(2577 S. K. m. 45, 46, 49) (6183 S. K. m. 35)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı adına düzenlenen 43.915,04.-TL tutarındaki 24.07.2019 tarihli, 2019072466NIQ00000007 sayılı Kordon Vergi Dairesi tarafından düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada; idari para cezasına neden olan fiilin 2008 tarihinde gerçekleştiği, davacının ise 25.03.2011 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilen karar ile 10 yıl süre ile şirket yetkilisi olarak tayin edildiği, davacının şirket yetkilisi olmadığı ve müdahale şansının bulunmadığı bir dönemde gerçekleşen ve cezai sorumluluğuna neden olan bir fiil nedeniyle sorumlu tutulamayacağı sonucuna varılmış olup, mükerrer 35. madde uyarınca şirketten tahsil edilemeyen ve tahsil edilemeyeceği anlaşılan idari para cezasına konu borcun tahsili için davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda İzmir 3. İdare Mahkemesi Hakimliği'nce verilen 29/05/2020 tarih, E:2019/1201, K:2020/524 sayılı kararın; Danıştay kararı sonrasında borcun tahsili aşamasına geçildiği, gerekli araştırmalar sonucunda şirketten kısmen tahsil edilemeyen borçtan 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi gereği davacının sorumluluğuna gidildiği ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması istemidir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf başvuru dilekçesine yanıt verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesince; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "... İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir.
Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir..." kuralına yer verilmiş; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde Bölge İdare Mahkemelerinin kararlarının tebliğini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay’da temyiz edilebileceği öngörüldükten sonra temyize tabi kararlarının hangileri olduğu sayma yoluyla sınırlanarak belirlenmiş, "temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında, "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" kaldırma nedenleri olarak sayılmıştır.
Dosyadaki belgeler ile başvuru dilekçesindeki iddiaların incelenmesinden, istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; İzmir 3. İdare Mahkemesi Hakimliği'nce verilen 29/05/2020 tarih, E:2019/1201, K:2020/524 sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine, aşağıda ayrıntısı gösterilen yargılama giderlerinin istinaf isteminde bulunan üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan tutarın Mahkemesince yatırana iadesine, 12/11/2020 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)