(5510 S. K. m. 102) (2577 S. K. m. 45, 46, 49)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından; İzmir İli, Tire İlçesi, ……. adresinde bulunan ve …… sicil numaralı ve ''kokoreç satış yeri'' faaliyet konulu işyeri ile ilgili olarak 09.04.2019 tarihinde yapılan denetim neticesinde düzenlenen 28.06.2019 tarih ve 2019/EMG/039 sayılı denetmen raporuna istinaden, işyeri bildirgesinin ve Y.K. ile ilgili olarak işe giriş, işten ayrılış bildirgesinin ve aylık prim ve hizmet belgesinin yasal süresinde Kuruma verilmediğinden bahisle 5510 sayılı Kanun'un 102'nci maddesine istinaden 15.603,00 TL para cezası verilmesine ilişkin 15.10.2019 tarih ve E.15601273 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; davalı idare yetkililerince 09.04.2019 tarihinde anılan işyerinde yapılan denetim neticesinde düzenlenen 20.06.2019 tarihli tutanakta; ''...işyerinde sigortasız olarak çalışan ve 1 numaralı satıra kaydedilen Y.K'nın o gün için (09.04.2019) yardım amaçlı geldiği hususunun işveren …… tarafından kabul ve beyan edildiği, işyerinde başka çalışana rastlanılmadığı...''ifadesine yer verildiği, anılan tutanağın davacı tarafından imzalandığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacıya ait işyeri ile ilgili yapılan denetim sonucunda düzenlenen tutanak ile, bahsi geçen Y.K'nın işyerinde fiilen çalıştığının tespit edilmesi karşısında, işyeri bildirgesinin ve anılan kişi ile ilgili olarak işe giriş, işten ayrılış bildirgelerinin ve aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresinde Kuruma verilmemesi sebebiyle davacı adına 15.603,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda İzmir 5. İdare Mahkemesi Hakimliğince verilen 24/04/2020 tarih, E:2019/1606, K:2020/389 sayılı kararın; bir kişinin fiziken işyerinde görülmesinin orada çalıştığı anlamına gelmeyeceği, adı geçen kişinin sohbet için geldiği ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması istemidir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesince; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "2. İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir.
...
4. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir.
...
6. Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir. " kurallarına yer verilmiş; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde Bölge İdare Mahkemelerinin kararlarının tebliğini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay’da temyiz edilebileceği öngörüldükten sonra temyize tabi kararlarının hangileri olduğu sayma yoluyla sınırlanarak belirlenmiş, "temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinde,"1. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay;
a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar.
b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar.
2. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay;
a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması, sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozar.
3. Kararların kısmen onanması ve kısmen bozulması hâllerinde kesinleşen kısım Danıştay kararında belirtilir...." kuralına yer verilmiştir.
Dava, davacı tarafından; İzmir İli, Tire İlçesi, ……. adresinde bulunan ve ……. sicil numaralı ve ''kokoreç satış yeri'' faaliyet konulu işyeri ile ilgili olarak 09.04.2019 tarihinde yapılan denetim neticesinde düzenlenen 28.06.2019 tarih ve 2019/EMG/039 sayılı denetmen raporuna istinaden, işyeri bildirgesinin ve Y.K. ile ilgili olarak işe giriş, işten ayrılış bildirgesinin ve aylık prim ve hizmet belgesinin yasal süresinde Kuruma verilmediğinden bahisle 5510 sayılı Kanun'un 102'nci maddesine istinaden 15.603,00 TL para cezası verilmesine ilişkin 15.10.2019 tarih ve E.15601273 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Davanın; işyeri bildirgesinin ve davacının yanında çalıştığı belirlenen kişinin işe giriş ve aylık prim ve hizmet belgelerinin verilmemesi nedeniyle davacıya uygulanan idari para cezasına yönelik davanın reddine ilişkin kısmının hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Davanın, davacının yanında çalıştığı belirlenen kişinin işten ayrılış bildirgesinin verilmemesi nedeniyle uygulanan idari para cezasına gelince;
Davacının yanında çalıştığı belirlenen kişinin daha sonra işyerinden ayrıldığı yolunda herhangi bir belirleme yapılmaksızın süresi içinde işten ayrılış bildirgesi verilmemesi nedeniyle davacının idari para cezası ile cezalandırılmasında "neden" yönünden hukuka uyarlık bulunmadığından; dava konusu işlemin 255,00TL'lik kısmında hukuksal isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; İzmir 5. İdare Mahkemesi Hakimliğince davanın reddi yolunda verilen 24/04/2020 tarih, E:2019/1606, K:2020/389 sayılı karara yönelik davacı istinaf başvurusunun kısmen reddine, çalışana ait işten çıkış bildirgesinin verilmemesi nedeniyle uygulanan 255,00-TL idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden kabulüne, kararın bu kısmının kaldırılmasına, kaldırılan kısma yönelik olarak dava konusu işlemin 255,00-TL'lık kısmının iptaline, tarafların haklılık durumu gözönünde bulundurularak aşağıda ayrıntısı gösterilen davacı tarafından karşılanan 278,55 TL ilk aşama ve istinaf yargılama giderlerinin 270,00 TL'lik kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, 8,55 TL yargılama gideri ile davacı vekili için kararımızın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00 TL avukatlık ücretinin davalı tarafından davacıya ödenmesine, ilk aşamada Mahkemesince davalı vekili için avukatlık ücretine hükmedilmiş olması nedeniyle bu aşamada davalı idare vekili için vekalet ücretine hükmedilmemesine, bu aşamada davacı tarafından fazladan yatırılan 54,40-TL harcın ve yatırılan posta gideri avansından artan tutarın Mahkemesince yatırana iadesine, 12/11/2020 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)