(2577 S. K. m. 45, 49) (4706 S. K. m. 5)
İSTEMİN ÖZETİ: İzmir İli, Çeşme İlçesi, … Mahallesi, … Mevkiinde bulunan mülkiyeti hazineye ait 2445 parsel sayılı 2.585.00m² yüzölçümlü taşınmazın 400m² sinin 4706 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca davacılara satılmak üzere Çeşme Belediyesi'ne devredilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Çeşme Kaymakamlığı Milli Emlak Müdürlüğü'nün 10/04/2019 tarih ve 38656 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; davacılar, dava konusu parsele uzun süredir zilyed olduğunu parsel üzerinde 30/12/2000 tarihinden önce yapılmış yapısının bulunduğunu, bu haliyle taşınmazı 4706 sayılı yasa uyarınca devir ve satın alma hakkının olduğunu ileri sürmüş ise de; davalı idare tarafından yapılan başvuru üzerine gerekli araştırmalara ve yazışmalara başlanıldığı, İl Kültür Turizm Müdürlüğü Yatırımlar Şube Müdürlüğü'nün E.291542 sayılı yazısında; söz konusu taşınmazın İzmir, Çeşme İlçesi Şifne Turizm Merkezi sınırları içerisinde kaldığı, İzmir 2 Numaralı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu'nun 11/01/2018 tarih ve 306 sayılı kararı doğrultusunda "Doğal Sit- Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı" olarak tescil edilen alanda kaldığı, taşınmazın bulunduğu alanda Bakanlıkça onaylanan herhangi bir ölçekte plan bulunmamakla birlikte Şifne Turizm Merkezi sınırları içinde Bakanlıkça 03/04/2018 tarihinde onaylanan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli İmar Planı sınırı dışında büyük kısmı doğal sit alanında bulunan ve söz konusu taşınmazı da kapsayan alanda Çeşme Belediye Başkanlığı tarafından planlama çalışmaları için ön izin istenildiği, gerekli çalışmaların devam ettiği, ayrıca bahse konu taşınmazın yüzölçümünün 2.585,00 m² olup yola cephesi olduğu, denize ulaşım mesafesi ve büyüklük itibariyle de planlama çalışmaları sonunda turizm amaçlı değerlendirilecek nitelikte bulunduğu, bu nedenle anılan taşınmazın satış amaçlı bedelsiz devir işleminin Bakanlıkça uygun görülmediği yönünde görüş bildirildiği, 4706 sayılı Kanun da Hazineye ait olup da üzerinde yapılaşma bulunan bütün taşınmazların belediyeye devredileceğine dair kesin ve bağlayıcı bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle davalı idarenin yargı kararıyla taşınmazı belediyeye devretmesi için zorlanamayacağı açık olduğundan bu yönüyle işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar veren İzmir 5. İdare Mahkemesi'nin 15/05/2020 gün ve E:2019/1110, K:2020/515 sayılı kararının; hukuka aykırı olduğu, davacıların devrini talep ettiği taşınmazın 400m²lik kısmın yola cephesinin bulunmadığı, taşınmazın belediyeye devrinden sonra davacılara satışı için ifraz işlemlerinin yapılacağı ve parselin bölüneceği, civarda aynı ada içerisinde bulunan ve davacılar ile aynı durumda olan diğer taşınmazların tapularının hak sahiplerine verildiği, eşitlik ilkesine aykırı davranıldığı, parselin büyüklüğü gerekçe gösterilerek turizm yatırımı için kullanılabileceğinden bahisle uygun görüş verilmemiş ise de, taşınmazın üzerinde davacılardan başka iki kişinin daha taşınmazlarının bulunduğu ve tüm bu yapıların yapı kayıt belgesi alınmak suretiyle yasal hale geldiği, diğer yapı sahiplerinin de aynı istemle başvurularda bulunduğu, dolayısıyla taşınmazın bölüneceği ve turizm yatırımı için cazip büyüklükte olmayacağı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 2017 yılında olumlu görüş vermesine rağmen aradan geçen süreden sonra çelişkili bir şekilde görüş değiştirdiği ileri sürülerek, istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
DAVALI İZMİR VALİLİĞİNİN SAVUNMA ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
DAVALI ÇEŞME KAYMAKAMLIĞININ SAVUNMA ÖZETİ: Husumetin davacılar başvurusu hakkında olumlu görüş vermeyen Kültür ve Turizm İl Müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiği, dayanak işlemin anılan kurum tarafından tesis edildiği, esasa ilişkin ise, istinaf yoluna başvurulan kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı, usul ve kanuna uygun olan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Yedinci İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların istinaf yolu ile incelenip kaldırılmaları, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 2. fıkrasının göndermede bulunduğu aynı kanunun 49. maddesinin 2. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.
İzmir 5. İdare Mahkemesi'nin 15/05/2020 gün ve E:2019/1110, K:2020/515 sayılı kararının dayandığı gerekçe usul ve yasaya uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davacının istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinin başvuran üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın mahkemesince başvurana iadesine, fazladan yatırılan 54,40-TL harç miktarının istemi halinde yatırana iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrasına göre kesin olarak, 18/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)