(4458 S. K. m. 3, 15, 197, 234) (2577 S. K. m. 45) (3065 S. K. m. 51)
İSTEMİN KONUSU: Mersin 1. Vergi Mahkemesi'nin 14/11/2019 tarih ve E:2019/3, K:2019/1064 sayılı davanın kabulüne dair kararının davalı idare tarafından istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına tescilli 22.03.2018/IM016295 ve 31.05.2018/IM030727 tarih/sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyetı 5509.22.00.00.00 GTİP'li eşyaların, "hariç sektör" kapsamında %4 oranında gümrük vergisine tabi olmasına rağmen tavizli vergi oranından yararlanılarak ithalat yapıldığının tespit edildiğinden bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri üzerinden hesaplanarak 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının (a) bendi uyarınca alınan para cezası kararına vaki itirazın reddine dair 09.11.2018 tarih ve 184 sayılı Bölge Müdürlüğü işleminin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Olayda, 2018 yılından önce ithalat konusu eşyaya ilişkin gümrük vergisi oranının % 0 olduğu, gümrük vergisi oranındaki değişimin 31.12.2017 tarih ve 30287 sayılı mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2017-11168 sayılı Banlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe girdiği, eşyaya ilişkin ülke, üretici firma, eşyanın menşei, yurt içi yasal düzenlemeler ve muafiyet/uluslararası düzenlemelere ilişkin verilerin yükümlüler tarafından BİLGE sistemine girişinin yapılması, akabinde girilen veriler doğrultusunda sistem tarafından vergi oranının otomatik olarak belirlendiği, davacı şirket tarafından eşyaya ilişkin ülke, üretici firma, eşyanın menşei, yurt içi yasal düzenlemeler ve muafiyet/uluslararası düzenlemelere ilişkin verilerin yanlış girildiğine ilişkin bir tespitin bulunmadığı, girilen veriler doğrultusunda gümrük sistemi üzerinden otomatik olarak uygulanan vergi oranının yanlış belirlenmiş olmasında davacı şirkete atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığı hususları göz önüne alındığında davacı şirket adına alınan dava konusu 11.09.2018 tarih ve 18330100CK0008535 sayılı ceza kararına vaki itirazın reddine yönelik Bölge Müdürlüğü'nün 09.11.2018 tarih ve 18330000IT000184 sayılı işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF EDENİN İDDİALARI: Tekrara düşmemek adına daha önce sunulan savunma dilekçesindeki beyanları tekrar ederek, Mersin Gümrük Müdürlüğü'nün teftişi neticesinde düzenlenen 372-A/07 sayılı Cevaplı Raporda davacı şirketin Nepal'den ithal ettiği 5509.22.00.00.00 GTİP'li ürünün hariç sektör kapsamında bulunduğu, söz konusu ürünün %4 gümrük vergisine tabi tutulması gerekirken beyannamelerin GTS kapsamında %0 oranında beyan edildiğinin tespiti üzerine ek tahakkuk ve ceza kararlarının alındığı, yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu ileri sürülerek Mahkeme kararının istinaf yoluyla incelenerek kaldırılmasına karar verilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Adana Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesi'nce, Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi’nin 25/06/2020 tarih ve 565 sayılı kararı ile Adana Bölge İdare Mahkemesi’nin 01/09/2020 tarihi itibariyle faaliyete geçirilmesi kararlaştırılmış olup, uyuşmazlığa ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusunun çözüme kavuşturulması yetkisi bu haliyle Adana Bölge İdare Mahkemesi’nde olduğundan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45'nci maddesi uyarınca davalı idarenin istinaf başvurusu hakkında işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İstinafa Konu Mahkeme Kararının Kaldırılma Sebepleri:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45'inci maddesinin 1'inci fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine başvurulabileceği; 2'nci fıkrasında, istinafın, temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu; 3'üncü fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkünse gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği; 4'üncü fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vereceği, bu halde bölge idare mahkemesinin işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği hükme bağlanmıştır.
İstinafa konu mahkeme kararının hüküm fıkrasında, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının (a) bendi uyarınca alınan para cezası kararına vaki itirazın reddi yolundaki Bölge Müdürlüğü işleminin iptaline karar verilmiş ise de; uyuşmazlığın çözümü, yasada cezayı gerektiren ve vergi kaybına neden olan eylemin vergi aslına bağlı ceza olduğundan vergi aslının hukukiliği incelenerek bir karar verilmiş olması halinde ayrıca ceza uygulanmasında vergi kaybının gerçekleşip gerçekleşmediğinin incelenmesine gerek olmadığından, olayda vergi kaybına neden olan ek tahakkuka karşı açılan davadan bağımsız olarak incelenerek eylemin gerçekleşmediği gerekçesiyle karar verilmiş olması nedeniyle Dairemizce hukuka uygun bulunmayan Mahkeme kararının kaldırılması gerektiği sonucuna varılarak, davada işin esasının yeniden incelenmesi suretiyle karar verilmesi gerekmektedir.
MADDİ OLAY:
Davacı şirket adına tescilli 22.03.2018/IM016295 ve 31.05.2018/IM030727 tarih/sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı 5509.22.00.00.00 GTİP'li eşyaların, "hariç sektör" kapsamında %4 oranında gümrük vergisine tabi olmasına rağmen tavizli vergi oranından yararlanılarak ithalat yapıldığının tespit edildiğinden bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının (a) bendi uyarınca alınan para cezası kararına vaki itirazın reddine dair 09.11.2018 tarih ve 184 sayılı Bölge Müdürlüğü işleminin iptali istemine ilişkindir.
İLGİLİ MEVZUAT:
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 3'üncü maddesinin 5'inci fıkrasında; "Karar" deyimi, bağlayıcı tarife ve menşe bilgileri de dahil olmak üzere, gümrük idaresinin, gümrük mevzuatı ile ilgili olarak belirli bir konuda bir veya daha fazla kişi üzerinde hukuki sonuç doğuracak idari tasarruf olarak tanımlanmış, aynı Kanun'un olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan şekliyle 234'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının (a) bendinde; 15'inci maddede belirtilen Gümrük Tarifesini oluşturan unsurlarda veya vergilendirmeye esas olan sayı, baş, ağırlık gibi ölçülerinde aykırılık görüldüğü ve beyana göre hesaplanan ithalat vergileri ile muayene sonuçlarına göre alınması gereken ithalat vergileri arasındaki fark %5’i aştığı takdirde, ithalat vergilerinden ayrı olarak bu farkın üç katı para cezası alınacağı hükme bağlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun "Matrah farklarına uygulanacak işlemler" başlıklı 51'inci maddesinde; mükelleflerin ithalde beyan ettikleri matrahla tahakkuk veya inceleme yapanların veyahut teftişe yetkili kılınanların buldukları matrahlar üzerinden hesaplanan vergi farkları hakkında Gümrük Kanunu uyarınca Gümrük Vergisindeki esaslar dairesinde ceza uygulanacağı hükümlerine yer verilmiştir.
TESPİT EDİLEN HUSUSLAR:
Dava dosyası ve Dairemizin E:2020/43 sayılı dosyasının birlikte incelenmesinden; davacı şirket adına tescilli 22.03.2018/IM016295 ve 31.05.2018/IM030727 tarih/sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri ile 5509.22.00.00.00 GTİP'te beyan edilen eşyaların %0 oranında indirimli tarifeden yararlanılarak ithalatının gerçekleştirildiği, ancak hariç sektör kapsamında bulunduğu halde, GTS kapsamında indirimli gümrük tarifesinden istifade ederek vergi kaybına yol açıldığının tespit edildiğinden bahisle düzenlenen 09.08.2018 tarih ve 372-A/07 sayılı Cevaplı Raporda, davacı şirketin 2018 yılında Nepal'den 4000 rejim kodu ithal edilen 5509.51.00.00.00 ve 5509.22.00.00.00 GTİP'li eşyaların hariç sektör kapsamında bulunup %4 oranında gümrük vergisine tabi tutulması gerekirken, GTS kapsamında %0 oranında indirimli tarifeden istifade edilerek 31.316,96 TL gümrük vergisinin eksik alındığı, eksik alınan gümrük vergisinin ve bundan kaynaklanan katma değer vergisinin ilgili kanunlar uyarınca tahsil edilmesi gerektiğinin belirtildiğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 197'nci maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca 11.09.2018 tarih ve 18330100ET000230 sayılı karar ile ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer ve gümrük vergileri üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının (a) bendi uyarınca alınan 11.09.2018 tarih ve 18330100CK0008535 sayılı para cezası kararına vaki itirazın reddine dair 09.11.2018 tarih ve 184 sayılı Bölge Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, aynı beyannamelere konu eşyaların, "hariç sektör" kapsamında %4 oranında gümrük vergisine tabi olmasına rağmen tavizli vergi oranından yararlanılarak ithalat yapıldığının tespit edildiğinden bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergilerine vaki itirazın reddine dair 09.11.2018 tarih ve 183 sayılı Bölge Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılan davada Mersin 2. Vergi Mahkemesi'nin 10/10/2019 tarih ve E:2019/4, K:2019/872 sayılı davanın reddine dair kararının davacı tarafça istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istemi Dairemizin 18.09.2020 tarih ve E:2020/43, K:2020/20 sayılı kararı ile reddedilerek Mahkeme kararının kesinleştiği görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Olayda, yukarıda kuralına yer verilen 4458 sayılı Kanun'un 234'üncü maddesi hükmüne göre, vergi tahakkuk ettirilmesine ilişkin işlem ile para cezası uygulanmasına ilişkin işlem ayrı işlemler ise de; para cezası kararı alınabilmesi için kıymet noksanlığına dayanan bir vergi kaybının bulunması gerekmektedir. Dolayısıyla, verginin ek tahakkukuna vaki itirazın reddine dair işleme karşı açılan davada, ek tahakkukun hukukiliği incelenerek vergi kaybının bulunmadığı sonucuna ulaşılması halinde para cezasının dayanağı kalmayacağından, para cezasına vaki itirazın reddine ilişkin işleme karşı açılan davada, ayrıca vergi kaybı olup olmadığının incelenmesine gerek bulunmadığı tartışmasızdır.
Bu durumda, davacı şirketçe para cezası kararının dayanağı ek tahakkuk işlemine karşı açılan davada, ek tahakkuk işleminin hukukiliği incelenerek işin esası hakkında Mersin 2. Vergi Mahkemesi'nin 10/10/2019 tarih ve E:2019/4, K:2019/872 sayılı kararıyla "davanın reddine" karar verildiği ve kararın istinaf aşamasından geçerek kesinleştiği görüldüğünden, bir başka anlatımla, davacı şirketin vergi kaybına sebep olan eylemde bulunduğu ve para cezası kararı alınmasının somut koşullarının gerçekleştiği sonucuna ulaşıldığından, dava konusu para cezası kararında ve bu karara vaki itirazın reddine dair Bölge Müdürlüğü işleminde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin istinaf başvurusun KABULÜNE, Mersin 1. Vergi Mahkemesi'nin 14/11/2019 tarih ve E:2019/3, K:2019/1064 sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. İstinaf incelemesi sonucu Mahkeme kararı kaldırıldığından yargılama giderleri yönünden yeniden hüküm kurulması gerekli olduğundan, aşağıda dökümü yapılan davacı şirket tarafından karşılanan 137,85 TL ilk derece yargılama giderinin davacı şirket üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasında davalı idarece yapılan 113,90 TL istinaf yargılama giderinin davacı şirket tarafından davalı idareye ödenmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca hüküm altına alınan tutarın binde 4,55'i oranında hesaplanan 276,98 TL nispi karar harcı ile aynı Kanun'un 13'üncü maddesinin (j) bendi uyarınca davalı idarenin istinaf başvurusunun harçtan muaf olması nedeniyle davalı idareden alınmayan 157,50 TL istinaf başvuru harcının davacı şirketten alınmasına, harçların tahsili için Mahkemesince davacı şirketin bağlı olduğu vergi idaresine harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
5. Davacı şirketçe ödenmek üzere Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 2.270,00-TL vekalet ücretine davalı idare lehine hükmedilmesine,
6. Artan posta giderinin kararın kesin olması nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333'üncü maddesi uyarınca Mahkemesince re'sen davalı idareye iadesine,
7. Kararın taraflara yedi (7) gün içinde tebliği için dosyasıyla birlikte Mahkemesine gönderilmesine,
8. Dava konusu tutar 2577 sayılı Yasa'nın 46'ncı maddesinin (b) bendinde belirtilen parasal sınırın altında kaldığından temyiz yolu kapalı olmak üzere kesin olarak, 09.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)