İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirket tarafından, şirket uhdesinde bulunan S:200807583 sayılı ruhsat sahası için davalı idarece tesis edilen 29/04/2019 tarih ve E.422787 sayılı işlemin, Maden Kanunu'nun 7. maddesi kapsamında gerekli izinlerin alınmamış olması nedeniyle 46.579,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin kısmının iptali istemiyle açılan davada; Mardin 1. İdare Mahkemesince verilen 30/01/2020 gün ve E:2019/1798, K:2020/328 sayılı "davanın reddine" ilişkin kararın davacı vekili tarafından; mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu, Y:704980-X:411829 civarında yol yarması olarak yol açma faaliyetinin ÇED iznine tabi olmadığı, Y:704550- X:4118700 koordinatında yol açma ve şantiye platform faaliyetinde bulunulduğundan mermer ocağı açma faaliyetinin bulunmadığı, çalışmanın 2018 yılında tamamlandığı, alanda blok mermer satışı yapılmadığı, faaliyetin en son 2013 yılında tamamlandığı, bu tarihte Maden Kanunun 7.maddesinde idari para cezası öngörülmediği, idari para cezası verilse dahi 2019 yılı yeniden değerleme oranına göre verilemeyeceği, tespit raporunda da farazi olarak 2017 yılının fiil tarihi olarak belirtildiği, soruşturma zaman aşımının geçtiği, hukuki güvenlik ilkesine aykırı davranıldığı, davaya ilişkin yargı kararlarının bulunduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
KARAR: Dava, Davacı şirket tarafından, şirket uhdesinde bulunan S:200807583 sayılı ruhsat sahası için davalı idarece tesis edilen 29/04/2019 tarih ve E.422787 sayılı işlemin, Maden Kanunu'nun 7. maddesi kapsamında gerekli izinlerin alınmamış olması nedeniyle 46.579,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin kısmının iptali istemiyle açılmıştır.
3213 sayılı Maden Kanunu'nun tespit tarihi itibariyle yürürlükte olan; 7. Maddesinin 13. fıkrasında: ''Kamu hizmeti veya umumun yararına ayrılmış yerlere ve bu tür tesislere 60 metre mesafe dahilinde madencilik faaliyetleri Bakanlığın, binalara 60 metre, özel mülkiyete konu araziye 20 metre mesafe dahilinde ise mülk sahibinin iznine bağlıdır. Bu mesafeler, ihtiyaç halinde madencilik faaliyetlerinin boyutu, emniyet tedbirleri ve arazinin yapısı dikkate alınarak Bakanlıkça artırılabilir. Mesafeler yatay olarak hesaplanır.'' düzenlemesine, son fıkrasında ise; "(Değişik 21. fıkra: 04.02.2015-6592/4. md. ) Çevresel etki değerlendirmesi ile ilgili karar, işyeri açma ve çalışma ruhsatı, mülkiyet izni olmadan veya onüçüncü fıkraya aykırı faaliyette bulunulduğunun tespiti hâlinde 30.000 TL tutarında idari para cezası uygulanarak bu alandaki işletme faaliyetleri durdurulur. Bu ihlallerin üç yıl içinde üç kez veya daha fazla yapıldığının tespiti hâlinde ise ruhsat iptal edilir." kuralına yer verilmiş, anılan 21. fıkra 14.02.2019 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7164 sayılı Kanunun 8. Maddesiyle, "Çevresel etki değerlendirmesi ile ilgili karar, işyeri açma ve çalışma ruhsatı, mülkiyet izni olmadan veya onüçüncü fıkraya aykırı faaliyette bulunulduğunun tespiti hâlinde 46.579 TL tutarında idari para cezası uygulanarak bu alandaki işletme faaliyetleri durdurulur. Bu ihlalleri tespit eden kamu kurum ve kuruluşu diğer ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına durumu bildirir. Bu ihlallerin ilk tespit tarihinden itibaren, ilk tespit dâhil üç yıl içinde üç kez yapıldığının tespiti hâlinde ise ruhsat iptal edilir.'' şeklinde değiştirilmiştir.
Aynı Kanun'un 13. maddesinin 2. fıkrasında; "...bu Kanun gereğince uygulanan idari para cezaları her yıl 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranı nispetinde artırılır." hükmü yer almaktadır.
Dava dosyasının incelemesinden; Mardin İli Nusaybin İlçesi sınırları içerisinde ve davacı şirket uhdesinde bulunan S:200807583 sayılı II ( a ) grubu maden ( kalker+mermer ) işletme ruhsat sahasında davalı idarece mahallinde inceleme gerçekleştirildiği, sahada Y:704753-X:4118352 koordinatındaki kalker üretim ocağında faaliyetlerin projesine uygun olarak sürdürülmediği, Y:704980-X:4118295 koordinatı civarındaki kalker üretim faaliyetlerinin mevcut işletme izni ile ÇED ve orman izin alanı dışında kaldığı vb. çok sayıda eksikliğin, uygunsuzluğun tespit edildiği, bu tespitler üzerinde davalı idarenin davacı şirket hakkında farklı gerekçe ve madde hükümlerine istinaden 6 farklı idari para cezasını içeren 29/04/2019 tarih ve E.422787 sayılı işlemini tesis edildiği, anılan işleme karşı açılan davada ise her bir idari para cezasına ayrı dava açılması gerektiğinden dilekçenin reddine karar verildiği, bu karar üzerine yenilenen davalardan olan işbu davada ise davalı idarece tesis edilen 29/04/2019 tarih ve E.422787 sayılı işlemin, Maden Kanunu'nun 7. maddesi kapsamında gerekli izinlerin alınmamış olması nedeniyle davacı şirket hakkında 46.579,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin kısmının iptali istemiyle bakılmakta olduğu anlaşılmaktadır.
Olayda, idari para cezası verilirken fiilin hangi kapsamda olduğunun herhangi bir duraksayamaya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması verilen idari para cezasının ( fiilin sübuta erip ermediği ve tipiklik koşulunun sağlanıp sağlanmadığının belirlenmesi gibi ) hukuki denetiminin yapılmasında zorunluluk arz etmektedir.
Uyuşmazlıkta, davacı şirketin 200807583 sicil numaralı ruhsatname ile, Mardin İli, Nusaybin İlçesi, Taşlıburun Köyünde bulunan maden ocağı ( kalker ve mermer ) işletmeciliğini, davalı idare tarafından verilen II-a grubu işletme ruhsatı ile yürüttüğü, ruhsat sahasının ( Y:704980-X:4118295 ) 24.10.2018 tarih ve 802171 sayılı Olur ile ilgili Bakanlığın 3 mühendis ve 1 mali uzmandan müteşekkil tetkik heyeti tarafından denetlendiği, yapılan incelemede (işbu davaya konu 3213 sayılı Kanunun 7. maddesi kapsamında aranan izinlere ilişkin olarak yapılan tespitlerde ); "Y:704980-X:4118295" temsili koordinatında çed izni dışında faaliyetin mevcut olduğu, ayrıca Y:704550-X:4118700 temsili koordinatında açılmış mermer ocağının izinlerinin bulunmadığı, Y:704980-X:4118295 temsili koordinatında orman izni dışında faaliyetin bulunduğu" hususlarının tespit edildiği, rapor kapsamında krokilerin düzenlendiği, sahaya ait fotoğraf çekimlerinin gerçekleştirildiği, yukarıda anılan tespitlerin hazır bulunan tetkik heyetince imza altına alındığı ve davacı şirket vekili Ahmet Batti'ye imza karşılığında bir nüshasının elden verildiği anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda, davacının maden ruhsat sahasında yapılan denetimlerde, yukarıda yer verilen mevzuata aykırı olarak, izin verilen ruhsat alanı dışında faaliyette bulunulduğunun yapılan tetkik ve denetimler sonucunda tespit edildiği, dava dosyasında bulunan teknik rapor ve diğer bilgi ve belgelerden davacı şirketin davaya konu sahada, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesi kapsamında alması zorunlu izinlerden olan ÇED ve orman izni alanı dışında faaliyette bulunulduğu fiilinin sübuta erdiğinden bahisle Maden Kanunu 7. maddesi hükümleri kapsamında idari para cezası uygulanmasında hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Öte yandan, cezalandırmaya konu fiilin 2018 yılında yapılan denetimde tespit edildiği, dava konusu işlemin ise 2019 yılında tesis edildiği nazara alındığında, davacı hakkında uygulanacak ceza miktarının uygulamaya esas yasa hükmünün mer'i olduğu tarih ve yeniden değerleme oranına esas alınacak tarih bakımından ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 5. maddesinde; "26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümleri kabahatler bakımından da uygulanır. Ancak, kabahatler karşılığında öngörülen idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından derhal uygulama kuralı geçerlidir. Kabahat, failin icraî veya ihmali davranışı gerçekleştirdiği zaman işlenmiş sayılır. Neticenin oluştuğu zaman, bu bakımdan dikkate alınmaz." kuralı yer almaktadır.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 5. maddesinde, kabahatin, failin icraî veya ihmali davranışı gerçekleştirdiği zaman işlenmiş sayılacağı ve neticenin oluştuğu zamanın, bu bakımdan dikkate alınmayacağı açıkça ifade edilmiştir.
Bu durumda; davacı şirketin, tespit tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. Maddesinin 21. fıkrası gereğince alınması gerekli çevresel etki değerlendirmesi ile ilgili kararının olmaması ve bu durumun tespit edildiği tarihte ki 2018 yılının karşılığı olan 37.645,00-TL idari para cezası verilmesi gerekirken, işlemin tesis edildiği tarih olan 2019 yılı için geçerli miktar olan 46.579,00-TL esas alınarak idari para cezası verildiği, dolayısıyla fiilin tespit edildiği tarihteki ceza tutarı üzerinden işlem tesis edilmesi gerekirken işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan ceza tutarı dikkate alınmak suretiyle davacı adına verilen dava konusu idari para cezasında bu yönüyle hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Mardin 1. İdare Mahkemesince verilen 30/01/2020 gün ve E:2019/1798, K:2020/328 sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümüne yer verilen ilk derece ve istinaf aşamasında yapılan toplam 658,60-TL (431,50 TL+227,10 TL) yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.550,00-TL vekalet ücretinin davalı İdareden alınarak davacıya verilmesine, posta gideri avansından artan tutarın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra Mahkemesince ilgili tarafa re'sen iadesine, kararın tebliğinden itibaren otuz (30) gün içinde Danıştay'a gönderilmek üzere Dairemize verilecek dilekçe ile Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 08.02.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)