(193 S. K. m. 25, 61) (4857 S. K. m. 17)
İSTEMİN ÖZETİ: …… Doğalgaz Dağıtım Ticaret ve Taahhüt A.Ş.'de çalışmakta iken, 19.08.2016 tarihinde imzalanan protokol (ikale sözleşmesi) ile iş akdi sona erdirilen davacıya protokol (sözleşme) gereği ödenen 1.043.156,25-TL anlaşma bedeli (ek ödeme) ile 116.828,25-TL ihbar tazminatı üzerinden kesilen gelir vergisinin yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle Ertuğrulgazi Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yapılan düzeltme başvurusunun zımnen reddi üzerine, davalı idareye yapılan şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ve kesilen tutarın kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davada; çalışma ilişkisini sona erdiren işveren tarafından davacıya yasal bir zorunluluk olmaksızın yapılan ödemenin ücret niteliğinde olmaması ve 193 sayılı Kanun'un 25. maddesi uyarınca gelir vergisinden müstesna tutulması karşısında, söz konusu ek ödemeden gelir vergisi tevkifatı yapılması açık bir vergilendirme hatası niteliğinde olduğundan, dava konusu şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin anlaşma bedeli (ek ödeme) üzerinden kesilen gelir vergisine ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmediği, faiz istemine gelince; paranın tasarrufundan yoksun kalınan süre için, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüd Faizine İlişkin Kanun hükümlerine göre faiz ödenmesi gerektiğinden davacıya kesinti tarihinden itibaren faiz ödenmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı, davanın ihbar tazminatı üzerinden kesilen gelir vergisine ilişkin kısmına gelince: ihbar tazminatının, ihbar sürelerine uyulmadan iş verenin iş akdini feshetmesi halinde, 4857 sayılı İş Kanunu'nda belirtilen sürelerle ilgili olarak tazminat adı altında işçiye yapılan bir ödeme olduğu, bu ödemenin, işsizlik sebebiyle ve sosyal güvenlik kapsamında yapılan bir ödeme olmayıp, 193 sayılı Yasa'nın 61.madde hükmü karşısında ücret niteliğinde olduğu, davacıya ihbar tazminatı adı altında yapılan ödeme ücret olarak nitelendiğinden, tevkif edilen gelir vergisinin iadesi talebiyle yapılan şikayet başvurusunun zımnen reddinde yasa ve usule aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar veren Bursa 1.Vergi Mahkemesi'nin 30/01/2019 tarih ve E:2018/953, K:2019/68 sayılı kararının, davalı idare tarafından davanın kabulüne ilişkin kısmının; davacı tarafından ise davanın reddine ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu iddialarıyla kaldırılması istenilmektedir.
DAVACI SAVUNMANIN ÖZETİ: Davanın kabulüne ilişkin kısmına davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddi ile davanın kabulüne karar verilmesi istenilmektedir.
DAVALI SAVUNMASININ ÖZETİ: Davanın reddine ilişkin kısmına davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi ile davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Birinci Vergi Dava Dairesi'nce; Bursa 1.Vergi Mahkemesi'nin 30/01/2019 tarih ve E:2018/953, K:2019/68 sayılı kararına yapılan davacı istinaf başvurusunu reddeden, davalı idare istinaf başvurusunu kısmen kabul eden kısmen reddeden, kararı kaldıran ve davayı kısmen kabul eden kısmen reddeden, Dairemizin 11/07/2019 tarih ve E:2019/1528, K:2019/1792 sayılı kararının, Danıştay Üçüncü Dairesinin 24/02/2020 tarih ve E:2019/6731, K:2020/947 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak dava dosyası incelenip gereği görüşüldü:
Dava; davacının iş sözleşmesinin sona erdirilmesi üzerine işveren …..Anonim Şirketi ile 19/08/2016 tarihli ikale sözleşmesinin imzalandığı, davacı tarafından, 749.350,11 -TL (Anlaşma bedeli-İkale tazminatı), 308.376,83- TL (Ek ödeme/İkale tazminatı), 116.828,25-TL (İhbar tazminatı) olmak üzere toplam 1.174.555,19-TL üzerinden 411.094,31-TL gelir vergisi tevkif edildiği belirtilerek söz konusu verginin 26/09/2016 tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte iadesi talebiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddedildiği, dava dilekçesinde, sözü edilen işlemin iptali ile 749.350,11 TL(Anlaşma bedeli-İkale tazminatı), 293.806,14 TL (240.863.31 TL + 52.942,83 TL) ( Ek ödeme- İkale tazminatı), 116.828,25-TL (İhbar tazminatı) olmak üzere 1.159.984,50-TL üzerinden gerçekleştirilen 405.994,57-TL gelir (stopaj) vergisinin kesintisinin yapıldığı tarihten yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılmıştır.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacı ile işvereni arasında yapılan protokolde; 31.138-TL işlemiş ücret, 126.078-TL kullanılmamış izin alacağı, 47.598-TL kıdem tazminatı, 75.052-TL ihbar tazminatı, 481.390-TL ondört aylık ücretine denk gelen ek ödeme, 154.733-TL dörtbuçuk aylık ücretine denk gelen prim ödemesi ve 34.011-TL ek ödeme kalemleri adı altında toplam 950.000-TL'nin davacıya ödenmesinin kararlaştırıldığı, sözü edilen kalemlerin net ödemeleri ihtiva ettiği, Ağustos 2016 dönemine ait bordroda; normal gün sayısı 27.574,50-TL, hafta sonu gün sayısı 7.353,32-TL, ikramiye NB 14,570,69-TL, izin parası NB 196.257,84-TL, kıdem tazminatı 47.961,64-TL, ihbar tazminatı 116.828,25-TL, prim NB 240.863,31-TL, prim 1 NB 52.942,83-TL, anlaşma bedeli 749.350,11-TL kalemlerinin yer aldığı, NB ifadesinin netin brütü anlamını taşıdığı, protokolde net tutarların, bordroda ise brüt tutarların yer aldığı, ihbar tazminatı üzerinden gelir vergisi kesintisi yapıldığı, kıdem tazminatından ise gelir vergisi kesintisinin yapılmadığı, buna göre, davacı tarafından ihbar tazminatı, prim NB (4,5 aylık ücretine denk gelen prim ödemesi), prim1 NB (ek ödeme), anlaşma bedeli (ondört aylık ücretine denk gelen ek ödeme) olarak belirtilen kalemlerin brüt tutarları üzerinden yapılan gelir (stopaj) vergisinin davaya konu edildiği anlaşılmıştır.
Davanın, 116.828,25 TL olarak ödenen ihbar tazminatının dışında davacıya ödenen 75.052,00 TL ihbar tazminatından yapılan gelir vergisi kesintisi bakımından;
İhbar tazminatı, ihbar sürelerine uyulmadan iş verenin iş akdini feshetmesi halinde, 4857 sayılı İş Kanununda belirtilen sürelerle ilgili olarak tazminat adı altında işçiye yapılan bir ödeme olup, anılan Yasanın 17 ve devamı maddelerinde belirtildiği şekliyle, peşin olarak yapılan bir ücret ödemesidir. Başka bir ifadeyle; işçi ile işveren arasındaki özel hukuk sözleşmesine dayalı olarak yani hizmet akdine göre çalışılması gereken ancak yasa hükmü uyarınca hizmet ifa edilmeksizin yapılan bu ödeme, işsizlik sebebiyle ve sosyal güvenlik kapsamında yapılan bir ödeme olmayıp 193 sayılı Yasanın 61.madde hükmü karşısında ücret niteliğindedir. Davacıya ihbar tazminatı adı altında yapılan ödeme ücret olarak nitelendiğinden, tevkif edilen gelir vergisinin iadesi talebiyle yapılan şikayet başvurusunun zımnen reddinde yasa ve usule aykırılık görülmemiştir.
Davanın,Prim1 NB ( 52.942.83 TL brüt ), Prim NB ( 240.863,31 TL Brüt )ödemelerinden yapılan gelir vergisi kesintisi bakımından;
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 61'inci maddesinin birinci fıkrasında, ücretin, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler olduğu; ikinci fıkrasında, ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olmasının veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartıyla kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunmasının onun mahiyetini değiştirmeyeceği; üçüncü fıkrasının 2'nci bendinde, evvelce yapılmış veya gelecekte yapılacak hizmetler karşılığında verilen para ve ayınlarla, sağlanan diğer menfaatlerin ücret sayılacağı; 94'üncü maddesinin birinci fıkrasının 1'inci bendinde, hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61. maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç) 103 ve 104'üncü maddelere göre tevkifat yapılacağı hükmü yer almaktadır.
Gelir Vergisi Kanunu'nun 61'inci maddesinden anlaşılacağı üzere; ücret ve ücret sayılan ödemelerin ortak özelliğinin, bu ödemelerin çalışanın işverene bağlılığı ve hizmeti karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler olmasıdır. Ayrıca yasal düzenlemelerde, ücret veya farklı ad altında ödenip ücret niteliği taşıyan ödemelerden tevkifat yapılacağı da belirtilmiştir.
Davacı ile işveren şirket arasında akdedilen ikale sözleşmesi uyarınca düzenlenen hesap pusulasında, üzerinden kesinti yapılan tutarlar içerisinde yer alan prim; çalışan ile işveren arasındaki hizmet akdinin geçerli olduğu süre içinde çalışmaları karşılığında işverence belirlenen kıstaslar uyarınca, çalışana, aylık yahut yıllık olarak belirlenen tutarlarda yapılan bir toplu ödeme tipi olup, işverene bağlı ve hizmet karşılığı olarak yapılan bu ödemenin yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerine göre ücret sayılan ödemelerin ortak özelliğini taşıdığı, böylece, ücret olarak vergilendirilmesi gerektiği anlaşıldığından, tevkif edilen gelir vergisinin iadesi talebiyle yapılan şikayet başvurusunun zımnen reddinde yasa ve usule aykırılık görülmemiştir.
Davanın, anlaşma bedeli (749.350,11TL brüt ) ödemesinden yapılan gelir vergisi kesintisi bakımından;
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 61'inci maddesinin birinci fıkrasında, ücretin, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler olduğu; ikinci fıkrasında, ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olmasının veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartıyla kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunmasının onun mahiyetini değiştirmeyeceği; üçüncü fıkrasının 2'nci bendinde, evvelce yapılmış veya gelecekte yapılacak hizmetler karşılığında verilen para ve ayınlarla, sağlanan diğer menfaatlerin ücret sayılacağı; 94'üncü maddesinin birinci fıkrasının 1'inci bendinde, hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61. maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç) 103 ve 104'üncü maddelere göre tevkifat yapılacağı hükmü yer almaktadır.
Çalışma ilişkisini sona erdiren işveren tarafından davacıya yasal bir zorunluluk olmaksızın yapılan yukarıda anılan ödemenin ücret niteliğinde olmaması karşısında, söz konusu anlaşma bedeli ödemesinden gelir vergisi tevkifatı yapılması açık bir vergilendirme hatası olup, tevkif edilen verginin iadesi istemiyle yapılan düzeltme ve şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, bozma kararına uyulmasına, istinaf başvurusuna konu Bursa 1.Vergi Mahkemesi'nin 30/01/2019tarih ve E:2018/953, K:2019/68sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu anlaşma bedeli ödemesi üzerinden yapılan gelir vergisi kesintisi bakımından davanın kabulüne, ihbar tazminatı, Prim NB ve Prim 1 NB ödemeleri üzerinden yapılan gelir vergisi kesintileri bakımından ise davanın reddine, sonuç itibariyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, isteme konu Mahkeme kararının hüküm fıkrası Dairemizin işbu kararıyla değiştirildiğinden avukatlık ücreti ve yargılama giderlerine yönelik yeniden hüküm kurulmasına gerek görülerek, davadaki haklılık oranına göre aşağıda dökümü yapılan 656,65-TL yargılama giderlerinden takdir olunan 328,30-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, arta kalan 328,35-TL yargılama giderinden davalı idarece istinaf başvuru ve temyiz aşamasında karşılanan 126,65-TL'nin mahsubu sonrası kalan 201,70-TL'nin ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Mahkemesince açılan duruşmaya katılan davacı avukatı lehine belirlenen 2.450,00-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacı tarafa verilmesine, 659 sayılı KHK gereği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Mahkemesince açılan duruşmaya katılan davalı idare avukatı lehine belirlenen 2.450,00-TL avukatlık ücretinin davacı tarafından davalı idareye ödenmesine, davacı tarafından Danıştay aşamasında fazladan yatırılan 92,50-TL Temyiz Karar harcından 54,40-TL maktu karar harcının mahsubu sonrası kalan 38,10-TL'nin davacıya iadesine, posta avansından artan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay Başkanlığı nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 25/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)