(2577 S. K. m. 2, 45) (213 S. K. m. 8) (492 S. K. m. 58)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacıların tapuda riskli yapı şerhi bulunan İstanbul İli, Zeytinburnu İlçesi, ..... Mahallesi, 2553 ada, 21 parselde kayıtlı bağımsız bölümün satın alımı sırasında ödenen 7.560,00 TL tutarında tapu harcının iptali ve tahsil edilen tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davada; gayrimenkullerin ivaz karşılığıında devir ve iktisabının harca tabi olduğu, ancak 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun uyarınca yapılacak devir ve tescillerin ise tapu harcından müstesna olduğu, satıcı ve alıcı tarafların herhangi bir vergi muafiyeti olup olmadığına bakılmaksızın işbu kanunlara bağlı satış, devir ve tescil işlemlerinin istisnasından kaynaklanan bir ayrıcalık tanındığı, buna göre anılan kanun uyarınca yapılan gecekondu önleme ve kentsel yenileme uygulamalarının belirtilen istisnadan yararlanacağı sonucuna varıldığı, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun ve 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği birlikte değerlendirildiğinde; 6306 Sayılı Kanun kapsamında yapılan uygulama neticesinde meydana gelen yeni yapıların ilk satış işlemlerinin istisna kapsamında olmasından dolayı yapılan tapu harcı tahakkukunun yasal olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu tapu harcı tahakkukunun iptaline, davacılardan tahsil edilen tapu harcının tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacılara iadesine karar veren İstanbul 2. Vergi Mahkemesi'nin 27/11/2019 gün ve E:2019/1267, K:2019/1966 sayılı kararının; 6306 sayılı Kanunda yer alan muafiyetlerin yeni yapılan binadaki bağımsız bölümlerin hak sahibi malikler ile müteahhitler adına tapuya tescili ile son bulan dönüşüm sürecinden sonra hak sahibi malikler ile müteahhitler adına tescil edilmiş bulunan dairelerin satımına yönelik olmadığı, davacı tarafın 6306 sayılı Kanunun istisna ile ilgili hükümlerinden yararlandırılmasının mümkün olmaması nedeniyle yapılan işlemlerin yasal olduğu iddialarıyla istinaf yoluyla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci Vergi Dava Dairesince gereği görüşüldü:
İstinaf başvurusu; davacıların tapuda riskli yapı şerhi bulunan İstanbul İli, Zeytinburnu İlçesi, ..... Mahallesi, 2553 ada, 21 parselde kayıtlı bağımsız bölümün satın alımı sırasında (alıcı adına ödenen 3.780,00-TL tapu harcı ile satıcı adına ödenen 3.780,00-TL tapu harcı olmak üzere) ödenen toplam 7.560,00-TL tutarında tapu harcının iptali ve tahsil edilen tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılan davanın kabulüne yönelik Mahkeme kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrasında; “Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.” hükmü yer almaktadır.
Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu taşınmazın satın alınması sırasında ödenen 3.780,00-TL tutarındaki tapu harcının iptaline ve ödenen tutarın yasal faiziyle birlikte davacılara iadesine ilişkin kısmı hukuka uygun olup, davalı idarenin istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bu kısmının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Dava konusu işlemin satıcı adına ödenen tapu harcına ilişkin kısmı yönünden;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin 1/a bendinde; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönünden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davası, idari dava türü olarak sayılmıştır. İdari Yargılama Hukukunda, davada taraf olma ehliyetinin bir koşulu olarak kabul edilen menfaat ihlali olmadan, iptal davası açılmasına olanak bulunmamaktadır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 8. maddesinde, mükellefin, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu terettübeden gerçek veya tüzel kişi olduğu, vergi kanunlarıyla kabul edilen haller müstesna olmak üzere, mükellefiyete veya vergi sorumluluğuna mütaallik özel mukavelelerin vergi dairelerini bağlamayacağı hüküm altına alınmıştır.
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 58. maddesinde, tapu ve kadastro harçlarını kanuna ekli tarifede belirtilen kişilerin ödemekle mükellef olduğu, Kanuna bağlı (4) sayılı tarifenin 20 (a) maddesinde de, gayrimenkullerin ivaz karşılığında veya ölünceye kadar bakma akdine dayanarak yahut trampa hükümlerine göre devir ve iktisabında gayrimenkulün beyan edilen devir ve iktisap bedelinden az olmamak üzere emlak vergisi değeri üzerinden devir eden ve devir alan için ayrı ayrı nispi harç hesaplanacağı hükme bağlanmıştır.
Olayda, alım-satım ilişkisinde devir alan konumunda olan davacıların alıcı tapu harcının yanısıra taşınmazı devreden ..... adına tahakkuk eden satıcı tapu harcını da ödediği görülmüştür.
Bu durumda; davaya konu edilen satıcı tapu harcı ..... adına tahakkuk etmiş olup, harcın mükellefi de adı geçen şirket olduğundan ve alıcı ile satıcı arasında yapılan anlaşma gereği söz konusu harcın ..... adına davacılar tarafından ödenmiş olması verginin mükellefini değiştirmeyeceğinden, 2577 sayılı Kanun'un aradığı anlamda menfaati ihlal edilmeyen davacıların satıcı tapu harcı yönünden dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmış olup, davanın 3.780,00-TL tutarında satıcı tapu harcının iptaline ve davacılara yasal faiziyle birlikte iadesine ilişkin Mahkeme kararının bu kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile Mahkeme kararının kısmen kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, kısmen 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15/1-b maddesi uyarınca ehliyet yönünden reddine,3.780,00-TL alıcı tapu harcı yönünden yapılan istinaf başvurusunun reddine, 3.780,00-TL satıcı tapu harcı yönünden yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının bu kısmının kaldırılmasına ve davanın satıcı tapu harcına ilişkin kısmının 2577 sayılı Kanunun 15/1-b maddesi uyarınca ehliyet yönünden reddine, aşağıda dökümü gösterilen ve dava aşamasında davacı tarafından karşılanan 205,40-TL yargılama giderinin 102,70-TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, geri kalan 102,70-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, istinaf aşamasında davalı idare tarafından karşılanan 57,00-TL posta giderinin 28,50-TL'sinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, kalan 28,50-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.890,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye ödenmesine, 54,40-TL maktu karar harcı ile 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi uyarınca harçtan muaf olması nedeniyle davalı idareden aranmayan 157,50-TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsiline, artan posta giderinin ilgilisine iadesine, temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak 11/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)