(2709 S. K. m. 43) (3194 S. K. Geç. m. 16) (2577 S. K. m. 45, 49)
İSTEMİN ÖZETİ: Muğla İli, Bodrum İlçesi, ….. adresinde faaliyet gösteren ve davacı tarafından işletilen içkili kafeterya faaliyet konulu işyerine ait (05/10/2018 tarihli talebe istinaden adresin güncellendiği) 07/06/2016 tarih ve 769 sayılı işyeri açma ve çalışma ruhsatının, tespit edilen eksikliğin 15 gün içinde giderilmediği gerekçesiyle İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatına İlişkin Yönetmelik'in 13 üncü maddesi uyarınca iptaline ilişkin Bodrum Belediye Başkanının Oluruyla tesis edilen 13/09/2019 tarih ve E.22982 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; Bir işyerinin işletilebilmesi için, kullanımının mülkiyet ya da intifa hakkına veya kullanma ve yararlanma hakkının devredildiği kira sözleşmesine bağlı bir hakka dayalı olması gerektiği, işletilmek istenilen işyerinde, malik ya da kiracı sıfatı bulunmayan veya kullanma ve yararlanma hakkı sahibi olmayan kişilerin, söz konusu işyerini işletmesinin mümkün olmadığı, haliyle kendi adlarına bu işyeri için işyeri açma ve çalışma ruhsatı da düzenlenemeyeceği, anılan Yönetmelik'in işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenebilmesi için ilk olarak başvuru aşamasında ortaya konulması gereken şartların ve belgelerin belirtildiği Örnek 1 veya 2'deki başvuru formunun 6 ncı maddesinde, işyerinin mülkiyet durumunun da yer almasıyla, işyerinin işletilebilmesi için olması gereken hak sahipliğinin Yönetmelik hükümlerinde de arandığının anlaşıldığı, olayda; işyeri açma ve çalışma ruhsatının, müdahil tarafından işletilen otel bünyesinde, davacıya arsa (plaj ve açık restaurant) olarak kullanılmak üzere kiralanan işyeri için düzenlendiği, ruhsatta işyeri adresi olarak belirtilen otel bloğuna ait olan ilk adresin davacının aldığı Yapı Kayıt Belgelerine istinaden güncellendiği, ancak işyerine ait kira sözleşmesi sona erdiği gibi, işyerinin zaten otel bünyesinde, parsel içinde değil, parselin deniz tarafında kıyı kenar çizgisi içinde, kıyıda kalan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanda bulunduğu, kesin yapılaşma yasağının bulunduğu, kullanımında kamu yararının esas olduğu kıyı alanında, anılan mevzuat hükümleri uyarınca davacının herhangi bir kullanma ve yararlanma hakkı bulunmadığından, bu alanda bulunan işyerini işletmesinin ve bunun için adına işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenmesinin de söz konusu olamayacağı, davacı tarafından her ne kadar söz konusu işyeri için alınan Yapı Kayıt Belgelerinin sonradan alınan kararla geçerli hâle geldiği ve bu nedenle işyeri açma ve çalışma ruhsatının geçerli olması gerektiği ileri sürülmüş ise de; söz konusu karara karşı Muğla 1. İdare Mahkemesinin E:2020/774 sayılı dosyasında açılan davada, Yapı Kayıt Belgelerinin geçerli hâle getirilmesine ilişkin kararın yürütülmesinin durdurulmasına karar verildiğinden, uyuşmazlık konusu işyeri için hukuken geçerli bir Yapı Kayıt Belgesi bulunmadığı gibi, anılan kararda da belirtildiği üzere, kesin yapılaşma yasağının bulunduğu ve özel düzenlemelerle korunan kıyı alanında bulunan yapıların Yapı Kayıt Belgesi alınarak korunmasına da zaten olanak bulunmadığından, davacı tarafından işletilen Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki kesin yapılaşma yasağının bulunduğu kıyı alanında kalan işyerine ait işyeri açma ve çalışma ruhsatının mevzuat hükümlerindeki usule uygun olarak, yapılan denetim üzerine verilen 15 günlük süre sonrasında iptal edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar veren Muğla 2. İdare Mahkemesi'nin 25/06/2020 gün ve E:2019/1167, K:2020/781 sayılı kararının; iş yeri ruhsatı alınan yapıya(binaya) ait Yapı Kayıt Belgesinin iptal edilip, edilmemesine konu dava Muğla 1. İdare Mahkemesi'nin 2020/774 esas sayılı dosyasıyla devam etmekte olup, davanın derdest olduğu ve ilgili Yapı Kayıt Belgesinin iptal edilip edilmeyeceğinin belli olmadığı, ilgili mevzuatta kıyıların, bu imar barışının uygulanmayacağı alanlar içerisinde de sayılmadığı, kıyıdaki ruhsatsız yapılara (davaya konu kıyıdaki ait ruhsatsız yapılara) İmar Kanunun Geçici 16. maddesinin uygulanmasının kanuni bir zorunluluk olup Kıyı Kanunun bunu emrettiği, ayrıca Mahkeme kararının Anayasanın 43. maddesine dayandırmasının da yanlış olduğu, çünkü 43. madde kıyıdan yararlanılmasında öncelikle kamu yararı gözetilir demekte olup, sadece kamu yararı gözetilir, kamunun bir parçası olan şahıs yararıysa hiç gözetilmez demediği ileri sürülerek, istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
DAVALI SAVUNMASININ ÖZETİ: İstinaf yoluna başvurulan kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı, usul ve kanuna uygun olan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
MÜDAHİL SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacıları .... ve … olan ve vekili Av. …. tarafından yapı kayıt belgelerinin iptal edilmesine konu olan komisyon kararlarına karşı idare mahkemesine açtığı tüm davaların reddedilmiş olduğu, daha önce .... ve ….'a ait yapı kayıt belgelerinin iptal olunmasına rağmen, bu belgelerin yeniden çanlandırılmasına dair; Yapı Kayıt Değerlendirme Komisyonun 17/02/2020 tarihli 1217 sayılı kararının iptali için YD talepli kendi taraflarından açılan davada; Muğla 1. İdare Mahkemesi'nin E:2020/774, 24/06/2020 tarihli kararı ile "açıkça hukuka aykırı olduğu ifade edilen 1217 sayılı komisyon kararının, oy çokluğu ile yürütmenin durdurulmasına dair karar verildiği, bu YD Kararına karşı davalı idarenin itiraz yoluna başvurmuş olup, itiraz sonucu olarak da, İzmir Bölge İdare mahkemesi Başkanlığı'na 4. İdari Dava Dairesinin 28/07/2020 tarihli, 2020/1229 YD İtiraz No'lu kararı ile reddine, kesin olarak, 28/07/2020 gününde oy birliğiyle karar verildiği ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Yedinci İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların istinaf yolu ile incelenip kaldırılmaları, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 2. fıkrasının göndermede bulunduğu aynı kanunun 49. maddesinin 2. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.
Muğla 2. İdare Mahkemesi'nin 25/06/2020 gün ve E:2019/1167, K:2020/781 sayılı kararının dayandığı gerekçe usul ve yasaya uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davacının istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinin başvuran üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın istem bulunmadığı takdirde hükmün kesinleşmesinden sonra mahkemesince başvurana iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrası kapsamında bulunmayan karara karşı tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 17/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)