(3194 S. K. m.32, 42, Geç. m. 16) (2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN KONUSU: İstanbul 6. İdare Mahkemesinin 25/02/2020 tarih ve E:2019/941, K:2020/431sayılı kararının istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul İli, Silivri İlçesi, … Mahallesi, 1165 ada, 2 parsel sayılı yerde kaçak ve ruhsatsız yapı yapıldığından bahisle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca davacıya 626,25 TL para cezası verilmesine ve 32. maddesi uyarınca yapının yıkımına ilişkin 27/09/2019 tarih ve 1979 sayılı encümen kararının iptali istenilmiştir.
İlk derece mahkemesi
kararının özeti: İstanbul 6. İdare Mahkemesinin 25/02/2020 tarih ve E:2019/941, K:2020/431sayılı kararı ile; ".... Dava konusu; Silivri Belediye Başkanlığı'nın 27/09/2019 tarih ve 1979 sayılı encümen kararının 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca yapının yıkımına ilişkin kısmı yönünden incelenmesinden; binanın bodrum katında yer alan ve garaj olarak kullanılması gereken ortak kullanım alanının bir kısmının ruhsat ve eklerine aykırı olarak meskene dönüştürüldüğü ve yapı kayıt belgesi ile kayıt altına alınan yapının 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. maddesi ile sağlanan haktan yararlanamayacağı açık olduğundan, 3194 sayılı İmar Kanununa geçici 16. maddesinin dava konusu yapı hakkında yıkım kararı tesisine engel olamayacağı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, Dava konusu; Silivri Belediye Başkanlığı'nın 27/09/2019 tarih ve 1979 sayılı encümen kararının 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca davacıya 626,25 TL para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden incelenmesinden; dava konusu Silivri Belediye Başkanlığı'nın 27/09/2019 tarih ve 1979 sayılı encümen kararının 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca davacıya 626,25 TL para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden davanın konusuz kaldığı sonucuna varıldığı" gerekçesi ile; Silivri Belediye Başkanlığı'nın 27/09/2019 tarih ve 1979 sayılı encümen kararının 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca yapının yıkımına ilişkin kısmı yönünden reddine, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca davacıya 626,25 TL para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
İSTİNAFA BAŞVURANIN
İDDİALARI: Davacı tarafından; mahkeme kararının redde ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu, alınan yapı kayıt belgesi iptal edilmeksizin alınan kararların hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN
SAVUNMASI: Davalı idare tarafından; davanın reddine dair kararın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek, istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "istinaf" başlıklı(Değişik 6545 S.K./19. md.)45. maddesinin;3. fıkrasında; “Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.”;6. fıkrasında ise, "Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmü yer almış olup, ilk derece mahkemelerinin nihai kararlarının istinafen kaldırılması ise; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/4. maddesinde yer alan sebebin varlığı halinde mümkün bulunmaktadır.
Her ne kadar yargısal incelemenin devamı sürecinde 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16.maddesinin 4.fıkrası ve Yapı Kayıt Belgesi verilmesine ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ'in 6.maddesinde yer alan "yapı kayıt belgesi ilgili belediyesine verildikten sonra 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilmeyen idari para cezalarının iptal edileceği" yönünde düzenleme yürürlüğe girmiş ise de sözü edilen düzenleme ihtilaf konusu işlemi tesis eden idarelere, yeni gelişen duruma göre işlem tesis etme yükümlülüğü getirdiğinden yargısal incelemesi devam eden davalarda yargı yeri tarafından verilecek karara etkisi bulunmamaktadır.
Zira 3194 sayılı İmar Kanununa 7143 sayılı Kanun ile eklenen Geçici 16. Madde, yargısal incelemesi devam eden davalar yönü ile bir düzenleme içermemekte, idarelere yapı kayıt belgesi düzenlenen yapılar yönü ile işlem tesis yükümlülüğü getirmekte olup idaresince her zaman mevcut duruma uygun yeni bir işlem tesisi mümkündür.
Bu itibarla; istinaf incelemesine konu karar usul ve hukuka uygun olup istinaf dilekçesinde ileri sürülen hususlar kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUNREDDİNE,
2-Aşağıda dökümü yapılan istinaf yargılama giderinin başvuran üzerinde bırakılmasına,
3-Artan posta giderinin mahkemesince istinaf isteminde bulunana iadesine,
4-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 6. fıkrası gereğince kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemesine gönderilmesine,
5-Aynı Kanun maddesi uyarınca kesin olarak24/11/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
3194 sayılı İmar Kanununa, (7143 sayılı Kanunla) eklenen geçici 16.maddesi hükümleri uyarınca, işlem tesisinden sonra uyuşmazlık konusu yer için yapı kayıt belgesi alındığı görülmektedir.
Buna göre, öncelikle söz konusu yapı kayıt belgesi ile kayıt altına alınan imalat ile uyuşmazlık konusu belediye encümeni kararına konu imalatların uyumlu olup olmadığının Dairemizce değerlendirilmesi, akabinde bu değerlendirmenin sonucuna göre işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, mezkur yapı kayıt belgesinin yargılaması devam eden davalara etkisinin bulunmadığı gerekçesiyle işin esası hakkında verilen çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)