(5362 S. K. m. 65) (213 S. K. m. 112) (2576 S. K. m. 6) (488 S. K. 1 SAYILI TABLO)
BAŞVURULARIN KONUSU: Davacı .... Esnaf Odası'nın hissedarı olduğu, İzmir İli, Konak İlçesi, ....... Mahallesi, 7805 ada, 3 parselde kayıtlı taşınmazın İzmir Yedinci Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğu'nun 2018/17 satış dosyası ile 20.12.2018 tarihinde açık artırma sureti ile yapılan ortaklığın giderilmesi satış işlemi nedeniyle tahakkuk edilerek davacı odadan tahsil edilen 135.760,50-₺ tutarındaki damga vergisinin iptali ve ödenen tutarın tahsil tarihinden düzeltme fişinin davacıya tebliğ edileceği tarihe kadar işleyecek tecil faizi ile birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; 5362 sayılı Kanun'un 65'inci maddesi ile esnaf ve sanatkarlar meslek kuruluşlarının kuruluş amaçlarını gerçekleştirmek ve bu amaçlarına uygun olarak kullanılmak üzere iktisap ettikleri gayrimenkullerin katma değer vergisi ile emlak vergisi hariç her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğunun hüküm altına alındığı, davacı .... Esnaf Odası'nın da anılan Yasa kapsamında esnaf meslek kuruluşu niteliğinde olduğu, dolayısıyla Kanunda belirtilen muafiyet kapsamında bulunan davacı esnaf odasından hissedarı olduğu gayrimenkulün ortaklığın giderilmesi suretiyle gerçekleştirilen satışı sonucunda kendisi tarafından alınması nedeniyle alınan dava konusu damga vergisinde hukuka uyarlık bulunmadığı, haksız yere alınan vergi nedeniyle yoksun kalınan tutarın ödemenin yapıldığı tarihten itibaren, Danıştay'ın yerleşik hale gelen içtihatlarıyla da kabul edilen ve bu husustaki genel hükümleri içeren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun'da öngörülen oranda faiz uygulanarak ilgilisine ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, damga vergisi yönünden davanın kabulüne, davacı adına tahakkuk eden damga vergisinin iptali ile davacıdan alınan 135.760,50-₺ damga vergisinin tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine, faiz isteminin yasal faiz oranını aşan kısmı yönünden davanın reddine ilişkin olarak İzmir İkinci Vergi Mahkemesi'nce verilen 05.11.2019 tarih ve E:2019/280, K:2019/1433 sayılı kararın; davacı tarafından; faiz isteminin asıl alacağın ferisi niteliğinde olduğu, bu bakımdan tecil faizi yerine yasal faize hükmedilmesi nedeniyle, davalı idare lehine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmesinde isabet bulunmadığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112'nci maddesinin 4'üncü fıkrası uyarınca ödenen tutarların tecil faiziyle iade edilmesi gerektiği, davalı idare tarafından; Damga Vergisi Kanunu'na ekli 1 sayılı tablonun ''I Akitlerle ilgili Kağıtlar'', ''II Kararlar ve Mazbatalar'' başlıklı bölümleri uyarınca, ihale kararı ve sözleşmeden alınan damga vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek taraflarca aleyhlerine olan kısımların kaldırılması istenilmektedir.
DAVACI SAVUNMANIN ÖZETİ: 5362 sayılı Kanun'un 65'inci maddesi ile esnaf ve sanatkarlar meslek kuruluşlarının kuruluş amaçlarını gerçekleştirmek ve bu amaçlarına uygun olarak kullanılmak üzere iktisap ettikleri gayrimenkullerin katma değer vergisi ile emlak vergisi hariç her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğu, mahkeme kararının kısmen kabule ilişkin kısmının hukuka uygun olduğu öne sürülerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
DAVALI SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
İstinaf başvuruları, davacının .... Esnaf Odası'nın hissedarı olduğu, İzmir İli, Konak İlçesi, ....... Mahallesi, 7805 ada, 3 parselde kayıtlı taşınmazın İzmir Yedinci Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğu'nun 2018/17 satış dosyası ile 20.12.2018 tarihinde açık artırma sureti ile yapılan ortaklığın giderilmesi satış işlemi nedeniyle tahakkuk edilerek davacı odadan tahsil edilen 135.760,50-₺ tutarındaki damga vergisinin iptali ve ödenen tutarın tahsil tarihinden düzeltme fişinin davacıya tebliğ edileceği tarihe kadar işleyecek tecil faizi ile birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, damga vergisi yönünden davanın kabulüne, davacı adına tahakkuk eden damga vergisinin iptali ile davacıdan alınan 135.760,50-₺ damga vergisinin tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine, faiz isteminin yasal faiz oranını aşan kısmı yönünden davanın reddine karar veren Mahkeme kararının kaldırılmaları istemine ilişkindir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45'nci maddesinin 5'inci fıkrasında; bölge idare mahkemesinin, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye göndereceği, bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verdiği kararların kesin olduğu hükme bağlanmıştır
Özel görevli idari yargı yeri olarak vergi mahkemelerinin görev alanı, 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun 3410 sayılı Kanunun 2'nci maddesiyle değişik 6'ncı maddesinde gösterilmiştir. Bu maddenin (a) bendine göre; vergi mahkemeleri, genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davaların; (b) bendine göre, (a) bendindeki konularda 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasına ilişkin davaların; (c) bendine göre ise, diğer kanunlarla verilen işlerin çözümüyle görevlidir. Öte yandan; aynı Kanunun 5'inci maddesinde de, vergi mahkemelerinin görevine giren davalarla ilk derecede Danıştay’da çözümlenecek olanlar dışında, maddede belirtilen davaların idare mahkemelerince karara bağlanacağı hüküm altına alınmıştır.
Olayda, davacının hissedarı olduğu taşınmazın sulh hukuk mahkemesi tarafından ortaklığın giderilmesi suretiyle satışı sırasında ödenen damga vergisinin iadesi istemiyle açılan davada; taşınmazın sulh hukuk mahkemesi tarafından satılmasına ilişkin olarak her hangi bir itirazın olmadığı, tahakkuk ettirilerek ödenen vergilerin iadesine karar verilmesinin istenildiği, hukuka aykırı olarak tahsil edilen vergi tutarının iadesinin istenildiği, bu haliyle ortada bir vergi alacağının iadesinin dava konusu edildiği görülmekle uyuşmazlığın idari yargının ve vergi mahkemesinin görev alanın içinde kaldığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenle, istinaf başvurusuna konu İzmir İkinci Vergi Mahkemesi'nce verilen 05.11.2019 tarih ve E:2019/280, K:2019/1433 sayılı kararında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/4'üncü maddesinde sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından ve başvuru dilekçesinde ileri sürülen iddialar da söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden aynı Kanun'un 45/3'üncü maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURULARININ REDDİNE, karar yukarıda açıklanan gerekçenin eklenmesine, aşağıda dökümü yapılan toplam miktarı 204,50-₺ yargılama giderinden davacı tarafından karşılanan 166,50-₺ yargılama giderinin davacı üzerinde, davalı idare tarafından karşılanan 38,00-₺ yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, 492 sayılı Harçlar Kanunu ve buna bağlı tarife uyarınca belirlenen 54,40-₺ istinaf karar harcının davalı idarece davacıdan tahsiline, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde ise kararın kesinleşmesinden sonra Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333'üncü maddesi uyarınca yatırana iadesine, kesin olarak17.03.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)