(2709 S. K. m. 2, 38) (5015 S. K. m. 4, 19) (2577 S. K. m. 45) (5326 S. K. m. 2, 3, 5) (5237 S. K. m. 7)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirketin bayisi olan ve ... adresinde faaliyet gösteren dava dışı ... Petrol İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketine ait istasyonda yapılan denetimde bayinin vaziyet planında olmayan düzenek veya ekipman kullandığının tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununun 4'üncü maddesinin 4. fıkrasının (l) bendi uyarınca 302.057,00-TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun 17.08.2017 tarih ve 7247-15 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; davacının bayisi olan ... Petrol İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketi adına 1.208.229,00.-TL idari para cezası verilmesine ilişkin işlemin iptali istemi ile açılan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemelerinin 31.05.2018 gün E:2017/3010 ve K:2018/1245 sayılı kararında ''..... davacı şirket yetkilileri hakkında dava konusu idari para cezasına konu eyleme ilişkin Kars 1. Asliye Ceza mahkemesinin 2016/348 Esas sayılı dosyasıyla görülmekte olan ceza davasında, mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporunda; Tankın içinde yer alan tahta parçası ve süngerin vaziyet planında olmayan düzenek veya ekipman olmadığı, söz konusu durumun tankın temizliği ve bakımı esnasında tankın içinde bırakılan ve unutulan 1 adet tahta parçasıyla 2 adet sünger parçasının kirlilik sebebiyle şamandıraya yapışması sonucu oluştuğu, kaldı ki söz konusu malzemelerin düzenek ya da ekipman olarak kabul edilebilmesi için demir, profil, saç gibi metal malzemelerden oluşmasının gerektiği hususlarının yer aldığı ve söz konusu ceza yargılaması sonucu mahkeme tarafından yukarıda anılan bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle, davacı şirket yetkililerinin üzerine atılı "Kaçak akaryakıt veya sahte ulusal marker elde etmeye, satmaya ya da herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmeye yarayacak şekilde lisansa esas teşkil eden belgelerde belirlenenlere aykırı olarak sabit ya da seyyar tank, düzenek veya ekipman bulundurmak" suçunun yasal unsurları oluşmadığı gerekçesiyle Kars 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/112 sayılı kararıyla ayrı ayrı beraat ettikleri hususu göz önüne alındığında, davacı şirketin kaçak akaryakıt satmaya ya da herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmeye yarayacak şekilde istasyon vaziyet planına aykırı ekipman ve düzenek bulundurmadığı sonucuna varıldığından, davacının eyleminin vaziyet planında olmayan düzenek ve ekipman kullanmak olarak değerlendirilip 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin 2 numaralı alt bendi uyarınca değil, otomasyon sisteminin doğru çalışmaması sebebiyle 5015 sayılı Kanun'daki diğer yükümlülüklere uymayanlar için uygulanabilecek olan 5015 Sayılı Kanun'un 19. maddesinin 7. Fıkrası kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.'' gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği ve davalı idarenin istinaf talebinin reddedildiği, bu durumda, ... Petrol İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketi adına 1.208.229,00.-TL idari para cezası verilmesine ilişkin işlemin iptali istemi ile açılan davada Mahkemelerince verilen iptal kararı dikkate alındığında; davacı şirket hakkında dağıtıcı lisansı sahibi olarak yükümlülüğün yerine getirilmediğinden bahisle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak, Ankara 9. İdare Mahkemesi'nce verilen 14/07/2020 tarih ve E:2018/432, K:2020/1243 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararın kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesince 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava; davacı şirketin bayisi olan ve ... adresinde faaliyet gösteren dava dışı ... Petrol İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketine ait istasyonda yapılan denetimde bayinin vaziyet planında olmayan düzenek veya ekipman kullandığının tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununun 4'üncü maddesinin 4.fıkrasının (l) bendi uyarınca 302.057,00-TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun 17.08.2017 tarih ve 7247-15 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 2. maddesinde kabahat deyiminin kanunun, karşılığında idari yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği belirtilmiş; “Genel kanun niteliği” kenar başlıklı 3. maddesinde, Kanun’un idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde, diğer genel hükümlerinin ise idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; “Zaman bakımından uygulama” kenar başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında, 26/09/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı kurala bağlanmış; söz konusu fıkra ile atıfta bulunulan 5237 sayılı Kanun’un “Zaman bakımından uygulama” kenar başlıklı 7. maddesinin 2. fıkrasında, “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” kuralı yer almıştır.
11/04/2013 tarih ve 28615 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Gümrük Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 6455 sayılı Kanun ile 5015 sayılı Kanun'un Lisans sahiplerinin temel hak ve yükümlülükleri başlıklı 4. maddesine (l) bendi eklenmiş buna göre lisans sahipleri, "Kaçak akaryakıt veya sahte ulusal marker elde etmeye, satmaya ya da herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmeye yarayacak şekilde lisansa esas teşkil eden belgelerde belirlenenlere aykırı sabit ya da seyyar tank, düzenek veya ekipmanı bulundurmamak" ile yükümlü tutulmuşlardır.
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun fiil tarihinde yürürlükte olan "İdarî para cezaları" başlıklı 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendinde, Kanun'un 4. maddesinin 4. fıkrasının (I) bendinin ihlâli halinde sorumlulara bir milyon Türk Lirası idarî para cezası verileceği belirtilmiş, (b) bendinde ise "4. maddenin dördüncü fıkrasının (l) bendinin bayilik lisansı sahipleri tarafından ihlâli hâlinde bayinin sözleşme yaptığı dağıtıcı lisansı sahipleri hakkında (a) bendinde belirtilen cezanın dörtte birinin uygulanacağı kurala bağlanmıştır. Ancak aynı Kanun'un 19. maddesi, 14/02/2019 tarih ve 7164 sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 32. maddesiyle değiştirilmiş ve anılan değişiklikle 4. maddenin dördüncü fıkrasının (l) bendinin bayilik lisansı sahipleri tarafından ihlâli hâlinde bayinin sözleşme yaptığı dağıtıcı lisansı sahipleri hakkında (a) bendinde belirtilen cezanın dörtte birinin uygulanacağını öngören kurala madde metninde yer verilmemiştir.
Öte yandan, anılan kanun değişikliğinden önce Danıştay 13. Dairesinin 07/05/2018 tarih ve E:2018/797 sayılı kararıyla; 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca davacı şirkete 250.000,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin Kurul kararının dayanağını oluşturan kanun maddesinin Anayasa'nın 2. ve 38. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmuş, Anayasa Mahkemesi'nin 10/04/2019 tarih ve E:2018/160, K: 2019/23 sayılı kararıyla, "...Kanun’un 19. maddesinin ikinci fıkrasının itiraz konusu (b) bendinde, 4. maddenin dördüncü fıkrasının (l) bendinin bayilik lisansı sahipleri tarafından ihlali hâlinde bayinin sözleşme yaptığı dağıtıcı lisans sahipleri hakkında (a) bendinde belirtilen cezanın dörtte birinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
4. Kanun’un itiraz konusu kuralı içeren 19. maddesi 14/2/2019 tarihli ve 7164 sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 32. maddesiyle değiştirilmiştir. Anılan değişiklikle 4. maddenin dördüncü fıkrasının (l) bendinin bayilik lisansı sahipleri tarafından ihlali hâlinde bayinin sözleşme yaptığı dağıtıcı lisans sahipleri hakkında (a) bendinde belirtilen cezanın dörtte birinin uygulanacağını öngören itiraz konusu kurala madde metninde yer verilmemiştir.
5. Bu itibarla söz konusu değişiklik sonrasında bayilerin akaryakıt istasyonunda kaçak akaryakıt veya sahte ulusal marker elde etmeye, satmaya ya da herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmeye yarayacak şekilde lisansa esas teşkil eden belgelerde belirlenenlere aykırı sabit ya da seyyar tank, düzenek veya ekipmanı bulundurmama yükümlülüğünü ihlal etmeleri hâlinde dağıtıcıya idari para cezası verilmesi mümkün değildir.
...
8. Anılan düzenlemeler göz önünde bulundurulduğunda idari para cezası verilmesinin dayanağını oluşturan kuralın 5015 sayılı Kanun’un 7164 sayılı Kanun’un 32. maddesiyle değiştirilen 19. maddesinde yer almaması sonucu ortaya çıkan ve davacının lehine olan hukuki durumun itiraz başvurusunda bulunan Mahkemede bakılmakta olan davada dikkate alınması gerektiği açıktır. Nitekim Danıştayın içtihatları da bu doğrultudadır (DİDDK, E.2009/2519, K.2012/611, 19/4/2012; D13D, E.2012/3955, K.2014/3682, 20/11/2014). Bu itibarla Kanun’un 4. maddesinin dördüncü fıkrasının (l) bendinin bayilik lisansı sahipleri tarafından ihlali hâlinde bayinin sözleşme yaptığı dağıtıcı lisans sahipleri hakkında (a) bendinde belirtilen cezanın dörtte birinin uygulanacağını öngören itiraz konusu kuralın bakılmakta olan davada uygulanma imkânı kalmamıştır."
9. Açıklanan nedenlerle konusu kalmayan iptal talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir." Gerekçesiyle başvuru hakkında "karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.
Kabahatler Kanunu'nun 5. maddesi ile atıfta bulunulan Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca idarî yaptırım uygulanmasına ilişkin işlemin dayanağı olan kuralın yürürlükten kaldırılması veya işlemin tesisinden sonra idarî yaptırım uygulanan kişilerin lehine sonuç doğuracak nitelikte düzenleme yapılması hâlinde yeni hukukî durumun dikkate alınması gerekmektedir. Dolayısıyla işlendiği zamanın kanununa göre yaptırıma tâbi tutulan bir fiilin daha sonra yürürlüğe giren bir kanunla yaptırım kapsamı dışına çıkarılmış olması hâlinde, fiili işleyen kişinin lehine olan sonraki kanun uygulanacak, önceki fiilden dolayı ceza verilemeyecektir.
5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinde yer alan ve bayilerin akaryakıt istasyonunda kaçak akaryakıt veya sahte ulusal marker elde etmeye, satmaya ya da herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmeye yarayacak şekilde lisansa esas teşkil eden belgelerde belirlenenlere aykırı sabit ya da seyyar tank, düzenek veya ekipmanı bulundurmama yükümlülüğünü ihlâl etmeleri hâlinde, dağıtıcı lisansı sahibine idarî para cezası verilmesini öngören kanun hükmü, 7164 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle değiştirildiğinden ve maddenin yeni hâlinde anılan düzenlemeye yer verilmediğinden, davacı şirkete değişiklikten önceki fiilinden dolayı verilen cezanın dayanağının kalmadığı açıktır.
Bu itibarla, fiilin işlendiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise idari para cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınması gerekmekte olup 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 4 üncü maddenin dördüncü fıkrasının (l) bendinin bayilik lisansı sahibi tarafından ihlal edilmesi halinde, bu ihlali yapan lisans sahibinin sözleşmeli bulunduğu dağıtıcı lisansı sahibi hakkında, yukarıda açık metinlerine yer verilen değişikliğe ilişkin hükümler sonrasında yaptırım uygulanmasına hukuki olanak bulunmadığından davaya konu Kurul kararında hukuka uyarlık, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, Ankara 9. İdare Mahkemesi'nce verilen 14/07/2020 tarih ve E:2018/432, K:2020/1243 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup istinaf başvurusunun kabulünü gerektiren bir neden bulunmadığından, davalı tarafın istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle REDDİNE, yargılama giderlerinin başvuruda bulunan taraf üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın istenilmesi halinde ilgili tarafa iadesine, 2577 sayılı Yasanın değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay ilgili Dairesine temyiz yolu açık olmak üzere, 04/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)