İSTEMİN ÖZETİ: Rus uyruklu olan davacı tarafından, evlenme yoluyla Türk vatandaşlığı verilmesi amacıyla yaptığı başvurunun reddine ilişkin 24/10/2019 tarih ve 2148 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; davacının, Türk eşi ve Türk eşinin kardeşi hakkında Emniyet Genel Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı tarafından yapılan arşiv araştırması sonucu, bilgilerin elde edilmiş olduğu, suç ve cezanın bireyselliği ilkesi gereğince davacının Türk vatandaşı olan eşinin ve eşinin kardeşinin eylem ve kabahatlerinden sorumlu tutulamayacağı, dava konusu işleme dayanak olarak alınan mevzuat hükümleri açısından, davacı hakkında İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılan mülakat sonucu düzenlenen değerlendirme formunda, suç kaydına rastlanılmayan davacının, evlilikte iyi niyetli olduğu ve komisyonca herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadığının belirtildiği, davacının Türk vatandaşlığını kazanmaya engel olabilecek mahiyette ve hukuken kabul edilebilecek nitelikte bir tespit bulunmadığı gibi Türk vatandaşlığının kazanılması için öngörülen koşulları taşıdığı, davacının Türk vatandaşlığına alınmak amacıyla yaptığı başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak Ankara 6. İdare Mahkemesi'nce verilen 24/03/2020 gün ve E:2019/2278, K:2020/715sayılı kararın, davalı idare vekili tarafından; mevzuata uygun işlem tesis edildiği ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10.İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava; Rus uyruklu olan davacı tarafından, evlenme yoluyla Türk vatandaşlığı verilmesi amacıyla yaptığı başvurunun reddine ilişkin 24/10/2019 tarih ve 2148 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun "Yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığının kazanılması" başlıklı 10. maddesinde; "Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen bir yabancı, bu Kanunda belirtilen şartları taşıması halinde yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığını kazanabilir. Ancak, aranan şartları taşımak vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak sağlamaz.", "Türk vatandaşlığının evlenme yoluyla kazanılması" başlıklı 16. maddesinde, "Bir Türk vatandaşı ile evlenme doğrudan Türk vatandaşlığını kazandırmaz. Ancak bir Türk vatandaşı ile en az üç yıldan beri evli olan ve evliliği devam eden yabancılar Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuruda bulunabilir. Başvuru sahiplerinde;
a) Aile birliği içinde yaşama,
b) Evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmama,
c) Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmama,
şartları aranır." hükmüne yer verilmiştir.
Türk vatandaşlığının evlenme yoluyla kazanılması istemli başvurularda, vatandaşlığın kazanılması için başvuru sahiplerinin taşıması gereken mevzuatta öngörülen başvuru koşullarının sadece başvuran yabancı açısından değil her iki eşi de kapsayacak şekilde irdelenmesi gerekliliği vatandaşlık konusunda Devletin hükümranlık hakkının bir sonucudur.
Dava dosyasının incelenmesinden; Rus uyruklu olan davacının, ..... ile 05/11/2013 tarihinde evlendiği, davacının evlenme yoluyla Türk vatandaşlığını kazanmak amacıyla İstanbul Valiliği'ne başvuruda bulunduğu, İstanbul Valiliği'nce düzenlenen ve Bakanlığa intikal ettirilen dosya üzerinde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda; Emniyet Genel Müdürlüğü ile Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı'nın arşiv araştırması sonucu görüşünün olumsuz olduğu, davalı idarece de takdir yetkisi çerçevesinde davacının başvurusunun reddedildiği, bu işlemin iptali istemiyle de bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yapılan araştırma sonucunda; davacının eşi hakkında yağma, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından işlem yapıldığı, 15.07.2016 tarihinde darbe girişiminde tutuklandığı, bilahare tahliye edildiği, Türk vatandaşı eşin kardeşinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün darbe girişimi kapsamında arandığı, bu terör örgütü mensuplarınca kullanılan Bylock isimli uygulamayı kullandığı yönünde bilgi elde edildiği görülmektedir.
Dairemizce yapılan ara kararına cevaben gelen bilgi ve belgelerden davacının eşinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan yargılaması sonucu hakkında mahkumiyet kararı verilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Türk Vatandaşlığına kabul etme konusunun Devletin hükümranlık yetkisine ilişkin olduğu ve davacının eşinin durumu dikkate alındığında, davacının Türk vatandaşlığına alınma talebiyle yapmış olduğu başvurunun reddi yolunda tesis edilen işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı idare istinaf isteminin KABULÜNE, Ankara 6. İdare Mahkemesi'nce verilen 24/03/2020 gün ve E:2019/2278, K:2020/715 sayılı kararın KALDIRILMASINA, 2577 sayılı Yasanın değişik 45/4 maddesi uyarınca yeniden yapılan inceleme sonucunda DAVANIN REDDİNE, aşağıda dökümü yapılan mahkeme safhasına ait 210,95-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf safhasında davalı idare tarafından karşılanan 49,00-TL posta gideri ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, posta gideri avansından artan miktarın davalı idareye verilmesine, 2577 sayılı Yasanın değişik 45.maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak 19/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)