İSTEMİN ÖZETİ: Vergi Denetim Kurulu İstanbul Büyük Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı bünyesinde görev yapmakta iken 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, pasaportunun iptal edilmesine ilişkin işlemin kaldırılması ve el konulan pasaportun tarafına iade edilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 05.08.2019 tarih ve E.52520 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; Mahkemelerince UYAP ortamında yapılan sorgulamada davacı hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Sor. No:2019/80671 sayılı dosyasında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma yürütüldüğünün tespit edilmesi üzerine Mahkememizin 10.02.2020 tarihli ara kararı ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan; "davacı hakkında Sor.No:2019/80671 sayılı dosyanızda yürütülen soruşturmanın akıbetinin ve soruşturma kapsamında yurtdışına çıkış yasağı tedbiri ile ilgili alınmış bir karar olup olmadığının sorulmasına, bu hususlara ve soruşturma sonuçlandırılarak dava açıldı ise mahkemeye ilişkin bilgi ve belgelerin 2577 sayılı Kanun'un 20. maddesi uyarınca UYAP üzerinden gönderilmesinin istenilmesine" karar verildiği, anılan ara kararına cevaben gönderilen 18.02.2020 tarihli yazıda her ne kadar davacı hakkında alınmış herhangi bir adli kontrol kararı bulunmadığı belirtilmiş ise de hakkındaki soruşturmanın devam ettiği, bu durumda mevzuat gereği davacı hakkında tesis edilen uyuşmazlık konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak Ankara 18. İdare Mahkemesi'nce verilen 28/02/2020 gün ve E: 2019/1690, K: 2020/567sayılı kararın, davacı vekili tarafından, seyahat özgürlüğüne engel olunduğu, emsal kararlara aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava; Vergi Denetim Kurulu İstanbul Büyük Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı bünyesinde görev yapmakta iken 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, pasaportunun iptal edilmesine ilişkin işlemin kaldırılması ve el konulan pasaportun tarafına iade edilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 05.08.2019 tarih ve E.52520 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının "Yerleşme ve seyahat hürriyeti" başlıklı 23.Maddesinde; "Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir. Yerleşme hürriyeti, suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak; seyahat hürriyeti, suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlemesini önlemek; amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir. Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hakim kararına bağlı olarak sınırlanabilir. Vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda girme hakkında yoksun bırakılamaz." hükmüne yer verilmiştir.
5682 sayılı Pasaport Kanunu'nun "Pasaport veya vesika verilmesi yasak olan haller" başlıklı 22.maddesinde; "Yurt dışına çıkmaları; mahkemelerce yasaklananlara, memleketten ayrılmalarında genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere ve terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen yurtdışındaki her türlü eğitim, öğretim ve sağlık kuruluşları ile vakıf, dernek veya şirketlerin kurucu ve yöneticisi olduğu veya bu yerlerde çalıştığı İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere pasaport veya seyahat vesikası verilmez. Ancak, yabancı memleketlere gitmeleri mahkemelerce yasaklananlar dışında kalanlara, zaruri hallerde İçişleri Bakanının teklifi ve Başbakanın onayı ile pasaport veya pasaport yerine geçen seyahat vesikası verilebilir.
Bu durumda olanların açık kimlikleri (adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, ana ve baba adı ile nüfusa kayıtlı olduğu yer) ve tahdit sebebi, ilgili daireler tarafından mahallin polis makamlarına bildirilir.
İlgili polis makamları da bu bilgileri alır almaz bağlı bulunduğu İl Emniyet Müdürlüğü kanalıyla en seri haberleşme aracıyla yazılı olarak hudut kapısı bulunan Emniyet Müdürlüklerine, şahsın nüfusa kayıtlı olduğu İl Emniyet Müdürlüğüne ve Emniyet Genel Müdürlüğüne bildirir.
Bunların yurt dışına çıkışları engellenir ve kendilerine pasaport veya vesika verilmez, verilmişse geri alınır..." düzenlemesi bulunmaktadır.
6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Yürütülen soruşturmalarda alınacak tedbirler" başlıklı 5.maddesinde; "(1) Millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle haklarında idari işlem tesis edilenler ile aynı gerekçeyle haklarında suç soruşturması veya kovuşturması yürütülenler, işlemi yapan kurum ve kuruluşlarca ilgili pasaport birimine derhal bildirilir. Bu bildirim üzerine ilgili pasaport birimlerince pasaportlar iptal edilir.
(2) Birinci fıkraya göre ilgili pasaport birimine isimleri bildirilen kişilerin eşlerine ait pasaportlar da genel güvenlik açısından mahzurlu görülmesi halinde aynı tarihte İçişleri Bakanlığınca iptal edilebilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Yukarıda aktarılan mevzuatta; terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle haklarında idari işlem tesis edilenler ile aynı gerekçeyle haklarında suç soruşturması veya kovuşturması yürütülenlere pasaport verilmeyeceği ve bu gibi olanlara daha önce verilen pasaportların iptal edileceğinin düzenlendiği görülmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; Vergi Denetim Kurulu İstanbul Büyük Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı bünyesinde görev yapmakta iken 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacının, Maliye Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü'nün 04.04.2018 tarih ve 7455 sayılı yazısıyla davalı idareye bildirimde bulunulması üzerine idari karar (şerh) kaydı girilerek pasaportlarının kullanıma kapatıldığı, akabinde davacı tarafından pasaportunun iptal edilmesine ilişkin işlemin kaldırılması ve el konulan pasaportun tarafına iade edilmesi istemiyle yapılan başvurunun, talebinin Emniyet Genel Müdürlüğünün 04.07.2017 tarih ve 63044 sayılı yazısı gereği 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunun 16., 19., 20. maddelerine göre bilgi edinme hakkı kanunu kapsamı dışında olduğundan bahisle reddedilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, Mahkemelerince UYAP ortamında yapılan sorgulamada davacı hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Sor. No:2019/80671 sayılı dosyasında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma yürütüldüğünün tespit edilmesi üzerine Mahkememizin 10.02.2020 tarihli ara kararı ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan; "davacı hakkında Sor.No:2019/80671 sayılı dosyanızda yürütülen soruşturmanın akıbetinin ve soruşturma kapsamında yurtdışına çıkış yasağı tedbiri ile ilgili alınmış bir karar olup olmadığının sorulmasına, bu hususlara ve soruşturma sonuçlandırılarak dava açıldı ise mahkemeye ilişkin bilgi ve belgelerin 2577 sayılı Kanun'un 20. maddesi uyarınca UYAP üzerinden gönderilmesinin istenilmesine" karar verildiği, anılan ara kararına cevaben gönderilen 18.02.2020 tarihli yazıda her ne kadar davacı hakkında alınmış herhangi bir adli kontrol kararı bulunmadığı belirtilmiş ise de hakkındaki soruşturmanın devam ettiği, bu durumda mevzuat gereği davacı hakkında tesis edilen uyuşmazlık konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizin ara kararına İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen cevabın incelenmesinden; davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/80671 sayısına kayden yürütülen soruşturma sonunda kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında; TC. Anayasasının 13. maddesinde temel hak ve hürriyetlerin özüne dokunulmaksızın ancak kanunla sınırlanabileceğinin öngörülmesi ve hakkında mahkemece verilmiş herhangi bir karar olmadan davacının yurt dışına çıkma hürriyetinin kısıtlanmasına olanak bulunmaması gözetildiğinde davacıya pasaport verilmemesine ve pasaportuna şerh konulmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık, bu işlemin iptali istemiyle açtığı davanın reddi yolundaki idare mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı istinaf isteminin KABULÜNE, Ankara 18. İdare Mahkemesi'nce verilen 28/02/2020 gün ve E: 2019/1690, K: 2020/567 sayılı kararın KALDIRILMASINA, 2577 sayılı Yasanın değişik 45/4 maddesi uyarınca yeniden yapılan inceleme sonucunda DAVA KONUSU İŞLEMİN İPTALİNE, aşağıda dökümü yapılan mahkeme ve istinaf safhalarına ilişkin toplam 336,00-TL yargılama giderleri ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, posta gideri avansından artan miktarın istinaf isteminde bulunana iadesine, 2577 sayılı Yasanın değişik 45.maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak 13/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)