(6100 S. K. m. 333)
BAŞVURUNUN KONUSU: ………. Tar. Mak. Tic. Ltd. Şti.'nin ödenmemiş vergi borcu ve cezalarının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen 12.11.2019 tarih ve 2019/8, 9, 10 ana takip no'lu ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davada; 2019/8 numaralı ödeme emri yönünden; ödeme emri içeriğinin asıl borçlu şirket adına verilen 2013 ve 2014 yılı muhtelif dönem ve türdeki vergi beyannameleri uyarınca tahakkuk eden damga vergisi borçlarından ibaret olduğu ve davacının ilgili dönemde şirketin kanuni temsilci olduğu, ödeme emrinin 1, 7, 8, 13, 14 ve 15'inci satırlarında yer alan alacakların tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen 2014/200 numaralı ödeme emrinin tasfiye girerken ilan edilen tasfiye memurunun adresinde 29.12.2014 tarihinde tebliğ edildiği ve şirket hakkında yapılan araştırmada haczedilebilir mal varlığının bulunmadığının tespit edildiği, anılan alacaklar yönünden davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık görülmediği, ödeme emrinin kalan satırlarındaki alacakların tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin ise şirket adresine veya tasfiyeye girerken ilan edilen tasfiye memurunun adresine tebliğe gönderildiği ancak hepsinin sadece dağıtım elemanının imzasını içeren şerhlerle iade edildiği ve tebliğ iadelerinin yasanın saydığı kişilere imzalatılmadığı, ardından ilanen tebliğ edildiği, dolasıyla asıl borçlu şirket hakkında tebliğ imkansızlığı usulüne uygun şekilde ortaya konulmadan yapılan ilanen tebliğin usulüne uygun olmadığı, bu alacaklar yönünden davacı hakkında ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık görülmediği, 2019/9 numaralı ödeme emri yönünden; ödeme emri içeriğinin asıl borçlu şirket adına verilen 2013 ve 2014 yılı muhtelif dönem ve türdeki vergi beyannameleri uyarınca tahakkuk eden damga vergisi borçlarından ibaret olduğu ve davacının ilgili dönemde şirketin kanuni temsilci olduğu ancak alacakların tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin şirket adresine veya tasfiyeye girerken ilan edilen tasfiye memurunun adresine tebliğe gönderilmekle beraber hepsinin sadece dağıtım elemanının imzasını içeren şerhlerle iade edildiği ve tebliğ iadelerinin yasanın saydığı kişilere imzalatılmadığı, ardından ilanen tebliğ edildiği, dolasıyla asıl borçlu şirket hakkında tebliğ imkansızlığı usulüne uygun şekilde ortaya konulmadan yapılan ilanen tebliğin usulüne uygun olmadığ, bu alacaklar yönünden davacı hakkında ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık görülmediği, 2019/10 numaralı ödeme emri yönünden; ödeme emri içeriğindeki alacakların 2010, 2012, 2013 ve 2015 yılları muhtelif dönem ve türdeki vergi beyannamelerinin verilmemesi sebebiyle kesilen özel usulsüzlük cezalarından ibaret olduğu, davacının bu dönemlerde asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olduğu, şirket adına kesilen özel usulsüzlük cezalarının bildirimi için düzenlenen 2016/25 ila 40 numaralı ihbarnamelerin, şirket tasfiyeye girerken tasfiye memuru adresi olarak bildirilen adreste 30.05.2016 tarihinde tebliğ edildiği, cezaların itirazsız kesinleşmesi üzerine şirket adına düzenlenen 2016/156 numaralı ödeme emrinin de aynı adreste 30.12.2016 tarihinde tebliğ edildiği, yapılan araştırmada şirketin haczedilebilir mal varlığı bulunmadığının tespit edildiği, anılan alacaklar yönünden davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 2019/9 numaralı ödeme emri ile 2019/8 numaralı ödeme emrinin 1, 7, 8, 13, 14 ve 15'inci satırlarında yer alan alacaklar yönünden iptaline, 2019/8 numaralı ödeme emrinin 2, 3, 4, 5, 6, 9, 10, 11, 12, 16'ncı satırlarında yer alacaklar ile 2019/10 numaralı ödeme emri yönünden istemin reddine ilişkin olarak İzmir Üçüncü Vergi Mahkemesi Hakimliği'nce verilen 08.04.2020 tarih ve E:2019/1672, K:2020/407 sayılı kararın; şirket hakkında düzenlenen ödeme emirlerinin muhtelif tarihlerde tebliğ edilerek ihtilafsız kesinleştiği, şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasında şirket adına kayıtlı mal varlığı bulunmadığı, şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağının tahsili için kanuni temsilci davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kabule ilişkin kısmının kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü.
İzmir Üçüncü Vergi Mahkemesi Hakimliği'nce verilen 08.04.2020 tarih ve E:2019/1672, K:2020/407 sayılı karar usul ve yasaya uygun olup, kararın kaldırılmasını gerektiren başka bir neden de bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE, aşağıda dökümü yapılan 57,00-₺ yargılama giderinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde ise kararın tebligat işlemlerinin tamamlanmasından sonra Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333'üncü maddesi uyarınca yatırana iadesine, kesin olarak 30.11.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)