(3194 S. K. m. 32, 42) (2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN KONUSU: İstanbul 4. İdare Mahkemesinin 24.01.2020 tarih ve E:2019/1805, K:2020/110 sayılı kararının istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem : İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, …… Mahallesi, ….. Sokak, 357 ada, 23 parsel 4/1 kapı numaralı yerde bulunan yapıda ruhsat harici imalat yapıldığından bahisle tesis edilen 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca söz konusu yapının mühürlenmesine ilişkin olarak düzenlenen 24/05/2019 tarih ve 185/09sayılıyapı tatil tutanağının; 3194 sayılı İmar Kanununun 42/2. maddesi uyarınca yapı müteahhidi davacı adına 26.965,35.-TL para cezası verilmesine ilişkin 27/06/2019tarih ve 456 sayılı encümen kararının iptali istenilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararının özeti: İstanbul 4.İdare Mahkemesinin 24.01.2020 tarih ve E:2019/1805, K:2020/110 sayılı kararı ile; " ....a) Yapı tatil tutanağı yönünden: 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca; ruhsatsız ya da ruhsat ve eklerine aykırı yapı hakkında kanunda öngörülen yaptırımların uygulanabilmesi, ihtilaf konusu imalatın ilgili fen elemanları tarafından açık ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde saptanarak usule uygun şekilde düzenlenecek bir tutanağa bağlanması ile mümkündür. (Bkz: Danıştay 14. Dairesinin 05/06/2018 gün ve E:2015/3000, K:2018/4395 sayılı kararı.) olayda; dava konusu yapı üzerinde yapılan denetimde düzenlenen 24/05/2019 tarih, 185 cilt ve 09 yaprak numaralı yapı tatil tutanağında; yer alan tespite göre mevcutta çatı arasında iç prapetin 70 cm olması gerekirken 100 cm yapıldığı, teras ve teras aralarında bulunan çatı örtülerinin projeye aykırı yapıldığı ve terasa çıkış kapısının yanında bulunan (20cm) duvar yapılmayarak cam yapıldığı," şeklinde saptama yapılmasına karşın, ne kadarlık bir alanın ruhsatsız olarak oluşturulduğunun (aykırılıktan etkilenen alanın)ve yapının durumunun ve sınıfının kroki ile gösterilmemesi nedenleriyle; yapının durumunu açık ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde düzenlenmeyen söz konusu yapı tatil tutanağı bu haliyle, ne kadarlık bir alanın yıkılması gerektiğine ve aykırılıktan etkilenen alan büyüklüğüne göre temel para cezasının saptanmasına ve bunun üzerinden ceza artırımlarının yapılmasına sağlıklı bir veri teşkil etmediği sonucuna varıldığı, bu durumda; yapının durumunu açık ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde saptamaması nedeniyle usule aykırı düzenlenen yapı tatil tutanağında hukuka uygunluk bulunmadığı, b)Para cezası yönünden: 3194 sayılı Yasanın 42. maddesine göre kesilecek olan para cezasına dayanak oluşturan ve ruhsatsız yapının mühürlenerek durdurulmasına yol açan aynı Yasanın 32 maddesi uyarınca düzenlenen yapı tatil tutanağının; 42. maddede sayılan ve para cezasının verilmesinde esas alınması gereken kriterlerden, "yapının mülkiyet durumu, bulunduğu alanın özelliğini, durumunu, niteliğini ve sınıfını, yerleşmeye ve çevreye etkisini, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğini ve aykırılıktan etkilenen alanın büyüklüğünü" net bir şekilde ortaya koyacak açıklıkta düzenlenmesi gerekmekte olup, bu nitelikleri taşımayan yapı tatil tutanağına dayanılarak para cezası uygulanmasının olanaklı olmadığı, İdarenin işlemlerinin belirli, açık, kesin ve anlaşılır olması gerekmektedir. Bu nedenle bir idari işlem kim veya kimler hakkında tesis edilmiş ise, bu kişilerin açık ve kesin bir şekilde işlemde belirtilmesi zorunludur. Aksi takdirde, bu konudaki bir belirsizlik kişinin idari işlemin muhatabı olup olmadığı konusunda duraksamaya düşmesine, bunun akabinde bu işleme karşı yetkili mercilere itiraz hakkını ya da yargı mercileri önünde dava açma hakkını kullanamamasına neden olabilecektir. Böyle bir durumun hukuk devleti ilkesini, kişinin hak arama özgürlüğünü zedeleyeceği açıktır. (Bkz: Danıştay 14. Dairesinin 15/05/2018 gün ve E:2017/2241, K:2018/3672 sayılı kararı.)olayda; dava konusu encümen kararına dayanak alınan yapı tatil tutanağında "aykırılıktan etkilenen alan büyüklüğü" ve yapının sınıfı gösterilmediği halde, para cezası hesaplama tablosunda etkilenen alan büyüklüğünün 416 m2, yapısının sınıf ve grubu III/B kabul edilerek para cezasının hesaplandığı, bu durumda, "aykırılıktan etkilenen alan büyüklüğünü" ve "yapının sınıfını" net bir şekilde saptamayan yapı tatil tutanağına dayanılarak tesis edilen dava konusu encümen kararının davacı adına 26.965,35-TLpara cezası kesilmesine ilişkin kısmında da bu gerekçeyle hukuka uygunluk bulunmadığı" gerekçesi ile dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
İSTİNAFA BAŞVURANIN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; dava konusu işlemlerin açık ve anlaşılır olduğu, aykırılıktan etkilenen alanın keşif bilirkişi incelemesi yaptırılarak tespit edilebileceği ileri sürülerek kararın istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
İstinaf başvurusu; İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, .... Mahallesi, .... Sokak, 357 ada, 23 parsel 4/1 kapı numaralı yerde bulunan yapıda ruhsat harici imalat yapıldığından bahisle tesis edilen 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca söz konusu yapının mühürlenmesine ilişkin olarak düzenlenen 24/05/2019 tarih ve 185/09 sayılı yapı tatil tutanağının; 3194 sayılı İmar Kanununun 42/2. maddesi uyarınca yapı müteahhidi davacı adına 26.965,35.-TL para cezası verilmesine ilişkin 27/06/2019tarih ve 456 sayılı encümen kararının iptali istemiyle açılan davada; dava konusu işlemlerin iptaline karar veren İstanbul 4. İdare Mahkemesinin 24/01/2020 tarih ve E:2019/1805, K:2020/110 sayılı kararının davalı idare tarafından kaldırılması istemine ilişkindir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "istinaf" başlıklı (Değişik 6545 S.K./19. md.) 45. maddesinin 4. fıkrasında; Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir." 6. fıkrasında ise, "Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükümleri yer almaktadır.
-Para cezası yönünden;
Dava konusu 3194 sayılı İmar Kanununun 42/2. maddesi uyarınca yapı müteahhidi sıfatıyla davacıya 26.965,35.-TL para cezası verilmesine ilişkin 27/06/2019 tarih ve 456 sayılı encümen kararının iptaline ilişkin kısmı yönünden mahkeme kararı usul ve hukuka uygun olup, davalı idarenin bu kısım yönüyle istinaf başvurusunun reddi gerekmektedir.
-24/05/2019 tarih ve 185/09 sayılı yapı tatil tutanağı yönünden;
3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesinde; bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığının ilgili idarece tespiti halinde belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumunun tespit edileceği, yapının mühürlenerek inşaatın derhal durdurulacağı, durdurmanın, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılacağı, bu tebligatın bir nüshasının muhtara bırakılacağı, bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibinin, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını isteyeceği, ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mührün belediye veya valilikçe kaldırılacağı ve inşaatın devamına izin verileceği, aksi takdirde ruhsatın iptal edileceği, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafının yapı sahibinde tahsil edileceği; 42. maddesinde ise; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere, maddede belirtilen şekilde hesaplanan idari para cezalarının uygulanacağı düzenlenmiş; (a) bendinde; yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için uygulanacak para cezalarının miktarları belirlenerek, bu miktarların her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında bir Türk Lirasının küsuru da dikkate alınmak suretiyle artırılacağı kurala bağlanmış; (c) bendinde ise artırım sebepleri sayılmıştır.
Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerine göre; ruhsatsız yapı ya da ruhsata aykırı imalatlar nedeniyle yaptırım uygulanabilmesi için, ruhsatsız yapıların veya ruhsata aykırı imalatların, nitelikleri, yapı sınıfı ve grubu ile birlikte aykırılığa konu alanın ve etkilenen alanın ne kadar olduğunun açık ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde saptanarak somut ve ayrıntılı olarak belirlenmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, .... Mahallesi, .... Sokak, 357 ada, 23 parsel 4/1 kapı numaralı adresde yapılan denetimde düzenlenen 24/05/2019 tarih ve 185/09 sayılı yapı tatil tutanağıyla; "....çatı arasında iç prapetin 70 cm olması gerekirken 100 cm yapıldığı, teras ve teras aralarında bulunan çatı örtülerinin projeye aykırı yapıldığı ve terasa çıkış kapısının yanında bulunan (20cm) duvar yapılmayarak cam yapıldığının "tespit edildiği, söz konusu yapı tatil tutanağı üzerine tesis edilen Üsküdar Belediye Encümeninin 27/06/2019 tarih ve 456 sayılı kararıyla; 3194 sayılı kanunun 42.maddesi uyarınca yapı müteahhidi sıfatıyla davacıya 26.965,35-TL idari para cezası verildiği, anılan encümen kararı ve dayanağı yapı tatil tutanağının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İdare Mahkemesince, her ne kadar dava konusu işlemin dayanağı yapı tatil tutanağında ne kadarlık bir alanın ruhsatsız olarak oluşturulduğunun (aykırılıktan etkilenen alanın) ve yapının durumunun ve sınıfının kroki ile gösterilmemesi nedeniyle yapı tatil tutanağının iptaline karar verilmiş ise de; yapı tatil tutanağında aykırılıktan etkilenen alana ve ölçülerine yer verilmemesi neticesinde, belirsiz metrekare nedeniyle idari para cezası uygulanabilmesi mümkün değil ise de, uyuşmazlık konusu ruhsata aykırı imalatların niteliği, bulunduğu yere yönelik yeterli ayrıntıya yer verildiği görüldüğünden "metrekare"nin gösterilmemesi yapı tatil tutanağının bizatihi hukuksal geçerliliğini etkilemediği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda; yapı tatil tutanağının 3194 sayılı Kanunun 32. maddesine uygun olarak düzenlendiği ve ruhsata aykırı imalatların somut olarak tespit ettiği sonucuna ulaşılmakta olup, yapı tatil tutanağı yönünden davanın reddi gerekirken Yapı Tatil Tutanağında aykırılığa konu alanının tespit edilmediği gerekçesiyle iptali yönünde verilen istinafa konu Mahkeme kararının bu kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. Fıkrası uyarınca kararın; yapı müteahhidi sıfatıyla davacıya 26.965,35.-TL para cezası verilmesine ilişkin 27/06/2019tarih ve 456 sayılı encümen kararının iptaline ilişkin kısmına yapılan İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE,
2-AynıKanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca yapı tatil tutanağının iptaline ilişkin kısmına yapılan İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KABULÜNE,
3-İstanbul4.İdareMahkemesinin 24/01/2020tarih ve E:2019/1805, K:2020/110sayılı kararının yapı tatil tutanağının iptaline ilişkin kısmının KALDIRILMASINA,
4-Aynı kanun maddesi uyarınca davanın yapı tatil tutanağına ilişkin kısmının REDDİNE,
5-Dava netice itibarıyla kısmen iptal kısmen retle sonuçlandığından, aşağıda dökümü gösterilen davacı tarafından karşılanan 184,60-TL ilk aşama yargılama giderinin haklılık oranında 92,30-TL'lik kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, 92,30-TL'sinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
6-İstinaf safhasında davalı idare tarafından karşılanan 178,60-TL yargılama giderinin, haklılık oranında 89,30-TL'lik kısmının davalı idare üzerinde bırakılmasına, 89,30-TL'sinin ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
7-İlk derece mahkemesince davacı lehine avukatlık vekalet ücretine hükmedildiğinden, bu aşamada tekrar vekalet ücretine hükmedilmesine mahal bulunmadığına,
8-Artan posta giderinin mahkemesince istinaf isteminde bulunana iadesine,
9-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45.maddesinin 6.bendi gereğince kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemesine gönderilmesine,
10-Aynı Kanun maddesi uyarınca kesin olarak 25.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)