(2577 S. K. m. 45) (3194 S. K. Geç. m. 16)
İSTEMİN ÖZETİ: İzmir İli, Buca İlçesi, .... Mahallesi, .... Mevkiinde bulunan ve tapunun 222 ada, 3 parselinde kayıtlı olan taşınmaz üzerinde bulunan yapının İZSU Su Havzaları Koruma Yönetmeliği uyarınca Tahtalı Baraj Havzası Dere Koruma Alanında kaldığından bahisle, Havza Yıkım Yönetmeliğinin 7. maddesinin (f) bendi uyarınca yıkımına ilişkin İZSU Yönetim Kurulunun 21/7/2016 tarih ve 529 sayılı kararına istinaden 17/9/2019 tarihinde yıkımın yapılacağının bildirilmesine ilişkin 27.8.2019 tarihli işlemin iptali istemiyle açılan davada; yıkım kararına ilişkin İZSU Yönetim Kurulunun 21/7/2016 tarih ve 529 sayılı kararının taşınmazın o zamanki maliki -dava dışı- Dilek Akar'a tebliğ edilmesi üzerine Dilek Akar tarafından yıkım kararının iptali istemiyle dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda İzmir 3. İdare Mahkemesinin 25/5/2017 tarihli ve E.2016/1333, K.2017/744 sayılı kararıyla, davalı idarenin yıkım kararında mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, dolayısıyla yıkım kararında hukuka aykırılık bulunmadığının yargı kararıyla da ortaya konulmuş olduğu, bu nedenle söz konusu yıkım kararının uygulanacağının bildirilmesine ilişkin duyuru işleminin de hukuka uygun olduğu, davacı tarafından yapı hakkında 3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici 16. maddesi kapsamında yapı kayıt belgesi alınmışsa da 3194 sayılı Kanun'un Geçici 16. maddesi kapsamında yalnızca 3194 sayılı Kanun ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu uyarınca tesis edilen yıkım ve idari para cezalarına ilişkin işlemlerin iptali amaçlandığından 2560 sayılı Kanun ve bu Kanuna dayanılarak hazırlanan İZSU Su Havzaları Koruma Yönetmeliği ile İZSU Genel Müdürlüğü Havza Yıkım Yönetmeliği kapsamında tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddine ilişkin İzmir 6. İdare Mahkemesi'nce verilen 25/06/2020 gün ve E:2019/1003, K:2020/645 sayılı kararın, davacı tarafından; Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu, yargılamada değerlendirmeye alınmayan hususların bulunduğu, yapı kayıt belgesi alınmasına rağmen yıkım işlemi tesis edilmesinin hukuka uygun olmadığı, idarenin yönetmeliği keyfi uyguladığı, vatandaşa yönelik tehdit aracı olarak kullandığı, yönetmeliğin resmi gazetede yayımlanmadığı, bu nedenle yürürlükte olup olmadığının dahi şüpheli olduğu ileri sürülerek, istinaf başvurusunun kabulü ile kaldırılması, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacı iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğu, mevzuata uygun olarak işlem yapıldığı ileri sürülerek, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nce, işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrasında; “Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.” hükmü yer almaktadır.
İzmir 6. İdare Mahkemesi'nce verilen 25/06/2020 gün ve E:2019/1003, K:2020/645 sayılı kararın dayandığı gerekçe, usul ve yasaya uygun olup, istinaf başvurusunun kabulünü gerektiren başka bir neden de bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun REDDİNE, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinin istinaf yoluna başvuran üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın, Mahkemesince, HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırana geri verilmesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu Mahkemeye gönderilmesine,2577 sayılı Yasa'nın 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, Danıştay'a temyiz yolu KAPALI ve KESİN OLMAK üzere, 11/11/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)