DAVANIN KONUSU: Isparta Terörizmle Mücadele Eğitim ve Tatbikat Merkezi 40'ncı Piyade Eğitim Alayı 2'nci Piyade Eğitim Taburunda görev yapan davacı tarafından, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın 29.08.2019 tarihinden itibaren sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin KARKOM 291730C AGU 19 TSG'Lİ VE 22056540-138.02-2021028 sayılı mesaj emri işleminin iptali ile statü dışında geçirdiği sürelere ilişkin aylık ve özlük haklarının tahakkuk ettikleri aylardan ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Türk Silahlı Kuvvetlerinde istihdam edilecek sözleşmeli subay ve astsubayların sözleşme süresi en az 3, en fazla 9 yıl olarak belirlendikten sonra, personelin nitelik belgesi, sicili, takdir/ceza durumu, amir kanaatleri, almış olduğu eğitimler gibi hususlar çerçevesinde mesleki safahatları dikkate alınarak ilgili komutanlık personel ihtiyaçları doğrultusunda sözleşmenin yenilenmesi hususunda takdir yetkisi tanındığı, uyuşmazlıkta, dosyada mevcut bilgi ve belgelerden, Kara Kuvvetleri Komutanlığında 2019 yılında sözleşmesi yenilenecek personelin Yönetmelikte yer alan kriterler çerçevesinde belirlendiği, davacı hakkında sicil amirleri tarafından menfi kanaatlerde bulundukları, ayrıca bu değerlendirmede FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat/iltisak durumlarının da değerlendirildiği, bu bağlamda davacının söz konusu terör örgütü ile iltisaklı olduğu şüphesini doğuran bilgiler de değerlendirilerek sözleşmesinin yenilenmemesine karar verildiği, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacının Hakkari 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/228 esas sayılı dosyasında "Silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yargılandığı, öte yandan; ülke güvenliğini sağlayan emniyet hizmeti, sıkı bir hiyerarşik disiplin gerektiren ve icabında güç kullanma yetkisi olan, kamu düzeninin tesisi bakımından hayati öneme sahip bir kamu hizmeti olduğu, bu hizmetin aksamasının, kamu düzeni yönünden telafisi güç ve imkansız zararların doğmasına yol açabileceği, ateşli silah taşıma yetkileri bulunan söz konusu hizmet alanının kendine özgü bu önemi, bu alanda görev yapacak görevlilerin seçimi ve atanması hususunda idareye mevzuat hükümleri çerçevesinde geniş bir takdir yetkisi tanınması zorunluluğunu da beraberinde getirdiği, dolayısıyla, güvenlik ve emniyet hizmetlerinin önemi gereği ülke içinde bu hizmetin öngörülen seviyede ve aksama olmadan yürütülmesinin mutlak koşullarından birisinin de bu göreve atanacak kişilerin, kamu otoritelerinin genel menfaatini korumakta özveriyle sorumluluk alabilecek ve devlete özel bir sadakat ilişkisiyle bağlı olup bu bağlılığını ilanihaye yitirmeyeceği konusunda tereddüte mahal vermeyecek güvenilirlikteki kişilerden seçilmesi olduğu, bu durumda; dava konusu olayda sözleşmenin feshedilmesi değil, süresi sona ermiş olan bir sözleşmenin yenilenmemesi durumunun bulunduğu ve bu haliyle idarenin; emrinde, güvenlik hizmetinde görev vereceği personelin seçimi konusundaki takdir yetkisinin daha geniş olduğu gözetildiğinde, davacının her ne kadar doğrudan FETÖ/PDY terör örgütüne üye veya mensubiyeti olduğu ortaya konulmasa da idarenin, çalışacağı personelini seçmekte kullanacağı takdir yetkisini belirlerken, başvurucunun sözleşmesinin yenilenmesi talebinin reddi için örgütle bağının “üyelik” veya “mensubiyet” derecesinde olması zorunlu olmayıp söz konusu bağın, örgütle “iltisak” ya da “irtibat” düzeyinde olmasının da yeterli olacağı, idari yargı yetkisinin idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu ve bir personelle idarenin yeni dönemde yeniden sözleşme imzalamaya yargı kararıyla zorlamanın, idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceğine ilişkin anayasa ve yasa kurallarının ihlali anlamına geleceği, kaldı ki; kamu yararı ve hizmetin gerekleri kapsamında, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendiğinde de, davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üyelik iddiasıyla ilgili olarak Hakkari 1.Ağır Ceza Mahkemesinde adli kovuşturmanın yürütüldüğünden ve yakın amirlerinin davacı hakkında menfi kanaatte bulunduğundan bahisle sözleşmesinin yenilenmemesinin haklı ve somut gerekçelere dayandığı, ayrıca idarenin, kanunla kendisine tanınmış olan takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında keyfi kullandığı ve özel nedenlere dayandırdığı noktasında somut bir saptama da olmadığından dava konusu işlemin, idarenin sahip olduğu takdir yetkisinin hukuka uygun bir şekilde kullanılması suretiyle tesis edildiği sonucuna varılmış olup, sözleşme süresi dolan davacının sözleşmesinin yenilenmemesine yönelik tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, Isparta İdare Mahkemesi'nin 09/06/2020tarih ve E:2019/1387, K: 2020/744sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF DİLEKÇESİNİN ÖZETİ: Davacı vekili tarafından; davalı idare tarafından davacının ne suretle ve hangi yasal delile dayanarak FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat, iltisak, mensubiyet ve aidiyetinin bulunduğunda dair hiçbir açıklama yapılmadığı, bunu ortaya koyacak bir delillerinin de bulunmadığı, masumiyet karinesine göre davacının hakkında açılı soruşturma nedeniyle peşinen suçlu kabul edilmemesinin ve davacı hakkında tesis edilen kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek istinafa konu kararının kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Usul ve yasaya uygun mahkeme kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare Mahkemesi kararlarının istinafen incelenerek kaldırılması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45 inci maddesinin 4 üncü ve 5 inci fıkralarında yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
İstinaf başvurusuna konu karar usul ve hukuka uygun olduğundan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45 inci maddesinin 3 üncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
SONUÇ: 1) İstinaf isteminde bulunulan mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığından, istinaf isteminin REDDİNE,
2) İstinaf aşamasında yapılan 235,10-TL yargılama giderlerinin istinaf talep edenin üzerinde bırakılmasına,
3) Artan posta ücretinin istinaf isteminde bulunan tarafa Mahkemesince iadesine,
2577 sayılı Kanun'un 46. maddesi uyarınca bu kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere 10.12.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)