(5018 S. K. m. 71) (2577 S. K. m. 45, 46, 49) (Kamu Zararlarının Tahsiline ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik m. 10)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, Manisa Ağız ve Diş Sağlığı Merkezinde diş hekimi olarak görev yaptığı 04.10.2016/26.09.2018 tarihleri arasındaki döneme ilişkin olarak Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığınca yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 19.02.2020 tarih ve Dosya No:2018-01-319 sayılı tanzim raporuna istinaden, davacıya usulsüz ödendiği belirtilen ek ödemeler nedeniyle oluşan kamu zararı için borç çıkartılarak yapılan ödemelerin yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle tesis edilen Manisa Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Başhekimliğinin 06.05.2020 tarih ve 40 alacak dosya takip nolu 25.273,18-TL bedelli borç bildirim bildirgesinin ve bu bildirge ile talep edilen alacağın iptali ile söz konusu borç bildirim belgesine davacı tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin Manisa İl Sağlık Müdürlüğünün 12.06.2020 tarih ve 201940780-869 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; 5018 sayılı Kanun'un 71. maddesi uyarınca çıkarılan Kamu Zararlarının Tahsiline ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte, kamu zararından doğan alacakların doğrudan kamu görevlisinin maaşından kesinti yapılmak suretiyle istirdat edilebileceğine ilişkin bir tahsil usulüne yer verilmediği, rızaen ve sulhen ödenmeme durumunda genel hükümlere göre hükmen tahsil yoluna gidilmesinin öngörüldüğü, bu itibarla, anılan Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen ve davacıya gönderilen işlemin, anılan Yönetmeliğin 10. maddesi uyarınca tesis edilen ve kamu zararı olarak nitelendirilen ödemeyi rızaen ve sulh yolu ile ödemeye çağrı niteliğinde bir içeriğe sahip olduğu, ödememe durumunda davalı idarece genel hükümlere göre hükmen tahsil yoluna gidileceğinin anlaşılması ve bu belgeye dayanılarak davacının maaşından re'sen kesinti yapılmamış olması karşısında, dava konusu işlemin idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gerekli (icrai) işlem niteliğinde olmadığı, bu durumda, davacı tarafından iptali istenilen dava konusu borç bildirim belgesinin; davacıya yersiz ödendiği belirlenen 25.273,18-TL tutarınrıza en ödenmesinin istenilmesine ilişkin olduğu, bu haliyle dava konusu işlemin; rızaen ödemeye çağrı niteliğinde olup, kamu alacağının tahsili için ayrıca adli yargı yerinde dava açılacağından, idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem niteliğinde olmadığı, davanın incelenmeksizin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddi yolunda Manisa 2. İdare Mahkemesi Hakimliği'nce verilen 14/09/2020 tarih, E:2020/471, K:2020/452 sayılı kararın; iddia edilen fillerin 5018 Sayılı Kanun kapsamında tanımlanan kamu zararı tanımına girmediği, döner sermayeden ek ödeme yapılmasında herhangi bir müdahalesi olmadığı, hatalı bir ödeme var ise ödeme yapan idare olduğundan, kamu zararından bahsedilemeyeceği, Danıştay 11. Dairesinin de 2013/658 esas sayılı emsal kararı bulunduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması istemidir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacıya gönderilenin rızaen ve sulh yolu ile ödemeye çağrı niteliğine sahip bir belge olduğu, şu ana kadar da davacının maaşından kesinti yapılmadığı gibi idari bir davaya konu olabilecek herhangi bir icrai işlem de söz konusu olmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesince; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "... İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir.
Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir..." kuralına yer verilmiş; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde Bölge İdare Mahkemelerinin kararlarının tebliğini izleyen 30 gün içerisinde Danıştayda temyiz edilebileceği öngörüldükten sonra temyize tabi kararlarının hangileri olduğu sayma yoluyla sınırlanarak belirlenmiş, "temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında, "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" kaldırma nedenleri olarak sayılmıştır.
Dosyadaki belgeler ile başvuru dilekçesindeki iddiaların incelenmesinden, istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; Manisa 2. İdare Mahkemesi Hakimliği'nce verilen 14/09/2020 tarih, E:2020/471, K:2020/452 sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine, aşağıda ayrıntısı gösterilen yargılama giderlerinin istinaf isteminde bulunan üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan tutarın Mahkemesince yatırana iadesine, 24/11/2020 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)