(2577 S. K. m. 3, 5, 12, 14, 15, 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Ankara 3. İdare Mahkemesi'nce davanın reddi yönünde verilen 02/01/2020 gün ve E:2018/2418, K:2020/1 sayılı kararın; davacı vekili tarafından kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı savunularak talebin reddine karar verilmesi istenilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4.İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava; Milli Eğitim Bakanlığı hesabına, ……..Üniversitesi adına yurt dışında yüksek lisans ve doktora eğitimi alan davacı tarafından, İstanbul Üniversitesi Avrasya Enstitüsü Merkezine atama talebiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin Ankara 16. İdare Mahkemesi'nin 30.11.2016 tarih ve E:2016/3217, K:2016/4097 sayılı kararı ile iptaline karar verildiğinden bahisle, kendisine kasten görev verilmemesi ve 21.06.2002 tarihinden itibaren süresi içinde göreve başlatılmaması nedeniyle ortaya çıktığı ileri sürülen, yardımcı doçent, doçent ve profesörlük kadrolarına ilişkin ödenmeyen aylıkları ve diğer parasal haklarına ilişkin maddi ve yaşadığı mağduriyet ve ızdıraba karşılık manevi zararın karar tarihine kadar işletilecek yasal faiziyle hesaplanarak tarafına ödenmesine ve 15.08.1994 tarihinden dava açma tarihine kadar ödenmeyen emekli sandığı primlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu'na ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince, davacı tarafından 10.07.2009 tarihinde İstanbul Üniversitesi Avrasya Enstitüsü Merkezine atama talebiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada Ankara 16. İdare Mahkemesi tarafından, "...her ne kadar davalı idarece, davacının 2002 yılında görev talebinde bulunmasına karşın, 2009 yılının Haziran ayına gelinceye kadar atamasının yapıldığı görevlere başlamayarak mecburi hizmetini yerine getirmekten imtina ettiği, davacıya Bakanlık teşkilatında ve ……… Üniversitesinde görev verilmiş olmasına rağmen, hiçbir göreve başlamadığının ortada olduğu, dolayısıyla idarelerinin hiçbir kusurunun bulunmadığı ileri sürülmekte ise de, davalı idarece söz konusu görev tekliflerinin davacıya tebliğ edildiğine ilişkin dosyaya herhangi bir belge sunulamadığı, dolayısıyla davacının eğitimini tamamlayıp görev talebinde bulunduğu 21.06.2002 tarihinden itibaren süresi içinde ihtisasına uygun bir göreve başlatılmadığının kabulü gerektiği, bu nedenle davalı idarenin işlem tesis etmeme iradesinin haklı ve meşru bir gerekçeye dayandığından da söz edilemeyeceği sonucuna varıldığından, davalı idarece davacının başvurusunun değerlendirilerek bir işlem tesis edilmesi gerekirken, başvurunun zımnen reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı..." gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği; İdare Mahkemesi tarafından, davalı idarenin usulüne uygun tebligat yapıldığını ispat edememesi nedeniyle 21.06.2002 tarihinden itibaren süresi içinde ihtisasına uygun bir göreve başlatılmadığının kabul edildiği görülmekte ise de anılan davanın konusunun 21.06.2002 tarihindeki görev talebi üzerine davacının göreve başlatılmaması işlemi olmadığı, davalı idarenin doğrudan davacıyı atama ya da göreve başlatma yetkisi olmadığı, eğitim bursunu sağlayan makam olması itibariyle sürecin takibine ilişkin yükümlülüklerinin bulunduğu, davacının görev talep ettiği tarihten itibaren 25.06.2002 tarihindeki yazısı ile talebin karşılanması için davacının ......... Üniversitesiyle ve Yükseköğretim Kuruluyla yapılan yazışmalar, davacının ilk etapta ......... Üniversitesi'ne atanamaması üzerine mecburi hizmet yükümlülüğünün düşmemesi bakımından aday memur olarak atanması şeklinde gösterilen irade, daha sonra ......... Üniversitesi'ne atanabileceğinin anlaşılması üzerine sürecin davalı idarece takibi, davacının bildirmiş olduğu adrese hitaben her aşamada yazı yazılmış olması, davacının ise 21.06.2002 tarihli ve 03.07.2002 tarihli başvuruları üzerine 2006 yılında hakkında alacak davası açılana kadar yaklaşık dört yıllık süre boyunca başvurusunun akıbeti hakkında davalı idareye herhangi bir başvuru yaptığına ya da dava açtığına ilişkin dosyada bilgi belge bulunmaması, davacının 19.01.2009 ve 20.01.2009 tarihli başvuruları üzerine yeniden göreve başlatılmak üzere alacak davasının durdurulması dikkate alındığında, davalı idarenin davacının başvurusu üzerine yetki ve yükümlülükleri kapsamında gerekli işlemleri tesis ettiği, davalı idarenin tazmin sorumluluğunu doğuracak bir hizmet kusurunun bulunmadığı, bu nedenle, 21.06.2002 tarihindeki talebi üzerine davacının göreve atanamamasında davalı idarenin tazminat sorumluluğunu doğuracak herhangi bir kusurunun bulunmadığının anlaşılması karşısında davacının tazminat talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından, bağlantılı 3 davaya rağmen ilk derece mahkemesi'nin yalnız 1 dava hakkında karar vermesinin hukuka aykırı olduğu, bağlantılı davalar birleştirilerek bütün davalar bakımından ayrı ayrı ama tek bir karar verilmesi gerektiği, davanın dayanağı İdare Mahkemesi kararının kesin hüküm olmasına rağmen, Mahkemece yeniden yargılama yapılarak aksi kanaatte hüküm verilmesinin ihsas-ı rey niteliğinde olduğu, Ankara 16. İdare Mahkemesi kararının yok sayılarak, usul ve kanunlara aykırı olarak yeniden yargılama yapılarak, Danıştay incelemesinden geçerek onanmış ve kesinleşmiş kararın hukuki gerekçelerinin tam tersi yönünde tespitler içeren ve hukuka aykırı ve isabetsiz bir karar verildiği, ne mecburi hizmetin devredildiği ......... Üniversitesi, ne atanmasının yapıldığı Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından kendisine mecburi hizmete ilişkin olarak tebligat yapılmadığı ileri sürülerek kararın kaldırılması istenilmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari Davaların Açılması" kenar başlıklı 3.maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinde, dilekçelerde, vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktarın gösterileceği belirtilmiş; "İptal ve tam yargı davaları" kenar başlıklı 12.maddesinde, "İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştay’a ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır.", 14.maddesinin 3.fıkrasında;"Dilekçelerin, Danıştay’da daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından: g) 3 ve 5 inci maddelere uygun olup olmadıkları, yönlerinden sırasıyla inceleneceği, 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde; “3/g bendinde yazılı halde otuz gün içinde 3 ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlemek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verilebileceği hükmüne yer verilmiş; 45.maddesinin 5.fıkrasında ise "Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir." hükmü yer almıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının 1416 sayılı Kanun uyarınca 17.08.1994-31.07.2000 tarihleri arasında Kars ......... Üniversitesi adına Milli Eğitim Bakanlığı hesabına Rus Dili ve Edebiyatı dalında (sonradan Uluslararası İlişkiler/Rusya ve Avrasya Etüdleri bölümüne geçmiş yapıldığı) Amerika Birleşik Devletleri'nde yüksek lisans ve doktora öğrenimi gördüğü, öğrenimini tamamladıktan sonra 21.06.2002 tarihli dilekçe ile görev talebinde bulunması üzerine 25.06.2002 tarih ve 16500 sayılı yazı ile görev atama sorumluluğunun ......... Üniversitesi'ne ait olduğu belirtilerek mecburi hizmet yükümlülüğünün adına öğrenim yaptığı ......... Üniversitesi'ne devredildiği, davacıya hitaben aynı tarih ve 16510 sayılı mecburi hizmetinin ......... Üniversitesi'ne devredildiğine ilişkin yazı yazıldığı, davacının 03.07.2002 tarihli dilekçe ile ......... Üniversitesi'nde branşı ile ilgili bir bölüm bulunmadığını belirterek doktora öğrenimini yaptığı branşta uygun bir Yükseköğretim Kurumu'na atanma talebinde bulunduğu, ......... Üniversitesi'nin 02.08.2002 tarih ve 2277 sayılı yazısı ile Rus Dili ve Edebiyatı alanında eleman ihtiyacı bulunmadığının belirtildiği, davalı idarenin 22.07.2002 tarih ve 18985 sayılı yazısı ile Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'ndan davacının dilekçesine istinaden görev yeri değişikliği yapılıp yapılamayacağı hususunda ve 08.08.2002 tarih ve 20810 sayılı yazı ile yapılacak işleme ilişkin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'ndan görüş sorulduğu, bu aşamada davacının 14.08.2002 tarih ve 20744 sayılı Bakanlık Makam Onayı ile Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne aday memur olarak atandığı, davacıya hitaben 15.08.2002 tarih ve 72046 sayılı aday memur olarak atandığı yazısının yazıldığı, yine davacıya hitaben zorunlu hizmetinin bir üniversiteye devredilmesi işlemleri tamamlanıncaya kadar geçici olarak Bakanlık teşkilatında atamasının yapıldığına ilişkin 27.08.2002 tarih ve 22145 sayılı yazının gönderildiği, bu arada ......... Üniversitesi'nin 20.09.2002 tarih ve 2718 tarihli yazısı ile davacının İngiliz Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi kadrosuna atanmasının düşünüldüğünün davalı idareye bildirildiği, Yükseköğretim Kurulu'nca da 14.10.2002 tarih ve 8636 sayılı yazı ile davalı idarenin görüş taleplerine karşılık davacının ......... Üniversitesi'nde İngiliz Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı'na atamasının yapılacağının bildirildiğinin belirtildiği, davalı idarenin 21.10.2002 tarih ve 27136 sayılı yazısı ile ......... Üniversitesi'ne davacının zorunlu hizmet yükümlülüğünün devredildiği hatırlatılarak göreve başlayıp başlamadığının sorulduğu, ......... Üniversitesi'nin 27.03.2003 tarih ve 723 sayılı yazısı ile davacı göreve başlamadığından atamasının iptal edildiğinin davalı idareye bildirildiği, 03.04.2003 tarih ve 9006 sayılı yazı ile davacıya neden göreve başlamadığının sorulduğu, 10.07.2003 tarih ve 17697 sayılı yazı ile de Ankara Valiliği'ne davacının geçici olarak atandığı aday memurluk görevine başlayıp başlamadığının sorulduğu, 18.07.2003 tarih ve 7467/8248 sayılı yazı ile davacının Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ndeki görevine de başlamadığının bildirildiği, 24.07.2003 tarih ve 19138 sayılı Bakanlık Makam Oluru ile davacının zorunlu hizmet yükümlülüğünü yerine getirmediğinden taahhütnamesine istinaden hukuki takibat başlatıldığı, davacı ve kefillerine karşı Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde E:2006/257 sayılı alacak davası açıldığı, dava devam ederken davacının 19.01.2009 tarihli dilekçesi ile mecburi hizmetine dair görev talebinde bulunduğu, 20.01.2009 tarihli dilekçesinde ise herhangi bir mecburi hizmet yükümlülüğü bulunmadığı gibi borcunun da olmadığını, 19.01.2009 tarihinde herhangi bir dilekçe vermediğini, yazılan dilekçesinin hukuki geçerliliği bulunmadığını belirttiği, 20.01.2009 tarihinde ihtisası dahilinde İstanbul Üniversitesi Avrasya Enstitüsü nezdinde ataması yapılarak mecburi hizmetini yerine getirmek karşılığında alacak davasından feragat edilmesini talep ettiği, 19.01.2009 tarih ve 1835 sayılı Bakanlık Makam Oluru ile alacak davasının durdurulduğu, para borcunun zorunlu hizmete dönüştürüldüğü, bu defa davacı tarafından 25.05.2009 tarihli dilekçe ile Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde davalı idare aleyhine mecburi hizmet yükümlülüğü bulunmadığı, borcu olmadığı tespiti ve taahhütname ile kefaletnamenin feshi talebiyle dava açıldığı, davacının mecburi hizmet yükümlülüğünün kaldırılması ve taahhütnamesinin feshi talebiyle yaptığı başvurunun zımnen reddi işleminin iptali istemiyle 27.05.2009 tarihinde açtığı davanın Ankara 12. İdare Mahkemesi'nin 10.06.2009 tarih ve E:2009/637, K:2009/751 sayılı kararı ile süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği, bu kararın Danıştay 8. Dairesi'nin 26.10.2009 tarih ve E:2009/7814, K:2009/6030 sayılı kararı ile onandığı, davacının 10.07.2009 tarihinde İstanbul Üniversitesi Avrasya Enstitüsü Merkezi'ne atamasının yapılması istemiyle başvurduğu, davalı idare aleyhine Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan dava nedeniyle görev talebi ile ilgili işlemlerin dava sonuçlanıncaya kadar ertelendiğinin 14.07.2009 tarih ve 20149 sayılı yazı ile davacıya bildirildiği, davacı tarafından 21.06.2002 tarihinden itibaren asgari aylığının aylık tahsisat olarak hesaplanıp işsizlik aylığı olarak ödenmesi ve resmi öğrenci statüsünde geçirdiği geçirmiş olduğu 9 yıl ve 21.06.2002 tarihinden itibaren sosyal ve sağlık sigorta primlerinin ilgili kurum nezdinde borçlandırılarak ödenmesi istemiyle yaptığı 15.06.2009 tarihli başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle Ankara 1. İdare Mahkemesi nezdinde açılan davada 22.07.2010 tarih ve E:2009/1325, K:2010/1229 sayılı karar ile davanın kısmen reddine, kısmen süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği, bu kararın Danıştay 8. Dairesi'nin 17.10.2014 tarihli kararı ile onandığı, davacı tarafından Ankara 16. İdare Mahkemesi nezdinde 10.07.2009 tarihli İstanbul Üniversitesi Avrasya Enstitüsü Merkezine atama talebiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada 28.10.2010 tarih ve E:2009/1369, K:2010/1335 sayılı karar ile davanın reddine karar verildiği, bu kararın Danıştay 8. Dairesi'nin 08.06.2015 tarih ve E:2011/2054, K:2015/5709 sayılı kararı ile bozulduğu, bozma kararı üzerine Ankara 16. İdare Mahkemesi'nin E:2016/3217, K:2016/4097 sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, bu kararın Danıştay 8. Dairesi'nin 26.03.2018 tarih ve E:2017/4344, K:2018/1670 sayılı kararı ile onandığı, davacı tarafından ise kendisine kasten görev verilmediğinden bahisle 21.06.2002 tarihinden itibaren süresi içinde göreve başlatılmaması nedeniyle ortaya çıktığı ileri sürülen atanması halinde yardımcı doçent, doçent ve profesörlük kadrolarına ilişkin ödenmeyen aylıkları ve diğer parasal haklarına ilişkin maddi ve yaşadığı mağduriyet ve ızdıraba karşılık manevi zararın karar tarihine kadar işletilecek yasal faiziyle hesaplanarak tarafına ödenmesine, 15.08.1994 tarihinden dava açma tarihine kadar ödenmeyen emekli sandığı primlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu'na ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, davacı tarafından işbu davanın açılmasından daha sonra Ankara 18. İdare Mahkemesi'nin E:2019/249 sayılı dosyasında "... Ankara 16.İdare Mahkemesi'nin 30.11.2016 tarih ve E:2016/3217, K:2016/4097 sayılı kararının uygulanmaması nedeniyle, kararın kesinleştiği tarihten emekliliğine kadar profesör doktor kadrosunda elde edemeyeceği uğradığı özlük hakları ile maddi ve manevi zararların tazminine, 21.02.2002 tarihinden itibaren bulunması gereken görev ve derece ve kademe üzerinden, görev yapmasının engellendiği sürelerin fiilen memuriyette geçmiş sayılarak bu sürelere ilişkin prim, kesenek ve kurum karşılığı gibi toplam yükümlülük tutarının Sosyal Güvenlik Kurumuna ödenerek emeklilik işlemlerinin yapılmasına karar verilmesi" istemiyle de dava açıldığı, Dairemizin 28.02.2019 tarih ve E:2019/793, K:2019/480 sayılı kararı ile "Ankara 18.İdare Mahkemesi'nin E:2019/249 sayılı dosyası ile Ankara 3.İdare Mahkemesinin iş bu E:2018/2418 esasına kayden açılan dava arasında bağlantı bulunduğu sonucuna varılarak dava dosyasının Ankara 3. İdare Mahkemesine gönderildiği ve anılan mahkemenin E:2019/903 esasına kaydedildiği; öte yandan davacı tarafından Ankara 11. İdare Mahkemesi'nin E:2019/1889 sayılı dosyasında da "... Ankara 16. İdare Mahkemesi'nin 30.11.2016 tarih ve E:2016/3217, K:2016/4097 sayılı kararının gereği olarak 1416 sayılı Kanunun 21/3.maddesi hükmü uyarınca, yurt dışında görmüş olduğu 7 yıllık öğrenim süresi dahil 21.06.2002 tarihinden bugüne kadar geçen bütün sürenin fiili hizmetten sayılarak, 1/4 memuriyet derece ve kademesinden asgari Dr. Öğretim Üyesi kadrosunda Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi nezdinde Uluslararası İlişkiler (Rusya ve Avrasya Etüdleri) ihtisas alanında sınavsız ve açıktan atamasının yapılması, kesinleşmiş yargı kararıyla iptal edilen işlemle birebir bağlantılı olarak davalı idarece SGK'ya başvurularak, 5510 sayılı Kanun hükümleri uyarınca idarece kuruma ödenmesi gereken toplam 251.363,66 TL tutarındaki prim borcunun ve 401.738,43 TL tutarındaki prim ceza ve faizin şahsı adına SGK'ya ivedilikle bildirilerek ödenmesi ve iptal edilen işlem nedeniyle yasal faizi dahil olmak üzere toplam 1.845.139,85 TL tutarındaki elde edemediği mali ve özlük haklarının ivedilikle kendisine ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle" de dava açıldığı, Dairemizin 17.10.2019 tarih ve E:2019/3706, K:2019/2764 sayılı kararı ile "Ankara 18.İdare Mahkemesi'nin E:2019/1889 sayılı dosyası ile Ankara 3.İdare Mahkemesinin iş bu E:2018/2418 ve E:2019/903 esasına kayden açılan davalar arasında bağlantı bulunduğu sonucuna varılarak dava dosyasının Ankara 3. İdare Mahkemesine gönderildiği ve anılan mahkemenin E:2019/2044 esasına kaydedildiği ve Dairemizin bağlantı kararları sonrasında Ankara 3. İdare Mahkemesi'nin E:2019/2044 ve E:2019/903 numaralarına kaydedilen dava dosyalarında karar verilmediği ve halen derdest oldukları anlaşılmıştır.
Bakılan uyuşmazlıkta davacı tarafından, İstanbul Üniversitesi Avrasya Enstitüsü Merkezine atama talebiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin Ankara 16. İdare Mahkemesi'nin 30.11.2016 tarih ve E:2016/3217, K:2016/4097 sayılı kararı ile iptaline karar verildiğinden bahisle, kendisine kasten görev verilmemesi ve 21.06.2002 tarihinden itibaren süresi içinde göreve başlatılmaması nedeniyle ortaya çıktığı ileri sürülen, yardımcı doçent, doçent ve profesörlük kadrolarına ilişkin ödenmeyen aylıkları ve diğer parasal haklarına ilişkin maddi ve yaşadığı mağduriyet ve ızdıraba karşılık manevi zararın bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle hesaplanarak, yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmış olup; uğranıldığı ileri sürülen maddi zararın Mahkeme tarafından tespit edilebilmesi mümkün olmakla birlikte; kişinin şan, şeref, kişilik hakları ve vücut bütünlüğüne yönelik eylem ve işlemler nedeniyle duyduğu derin ruhsal ve bedensel acı, üzüntü olarak tanımlanan manevi zarar miktarının, 2577 sayılı Kanunun yukarıda aktarılan hükümleri uyarınca dava dilekçesinde belirtilmesi gerektiğinden (manevi zarar miktarının niteliği itibarıyla bilirkişi tarafından hesaplanması mümkün olmadığından) uğranılan manevi zarar miktarının dava dilekçesinde belirtilmemesi nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilerek, usulüne uygun davanın açılmasının sağlanması gerekirken, uyuşmazlığın esası incelenmek suretiyle verilen kararda, usule ve hukuka uyarlık bulunmadığı ve bu haliyle verilen kararın istinaf incelenmesinin hukuken mümkün olmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararında bu nedenle hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davacının istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu mahkeme kararının kaldırılmasına; yeniden karar verilmek üzere dava dosyasının Mahkemesine gönderilmesine, Mahkemesince yeniden bir karar verileceğinden bu aşamada yargılama giderleri yönünden ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına, istinaf aşamasında fazladan yatırılan 54,40 TL harcın davacıya iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 5. fıkrası gereğince kesin olmak üzere, 22.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)