(2577 S. K. m. 45, 46, 49) (667 S. KHK. m. 2)
İSTEMİN ÖZETİ: Balıkesir ili, Gömeç ilçesinde bulunan 3009 parsel sayılı taşınmazını ..... Vakfı'na bağışladığı, bu bağış karşılığında anılan Vakıf tarafından hastalığında baktırılıp tedavisinin yaptırılmasının, kalabileceği mekan tahsisinin, çamaşırlarının yıkanmasının, dış ve iç giyiminin temininin, kaydı hayat şartıyla bakımının üstlenilmesinin, ömrünün hitamında cenaze masraflarının karşılanarak kaldırılmasının ve Tire İlçe Mezarlığına gömülmesinin taahhüt edilerek bu taahhüdün karar defterine kaydedildiği, ancak vakfın bugüne dek yükümlülüklerini yerine getirmediği, bundan sonra da yerine getirme ihtimalinin bulunmadığı, vakfın 667 sayılı KHK kapsamında Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatıldığı, bu nedenle aldatılarak elinden alınan taşınmazına karşılık 10.000,00-TL tazminatın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; 23.07.2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 6749 sayılı Kanun ile kanunlaşan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesinde, kapatılan vakıfların her türlü borçlarından dolayı hiçbir şekilde Hazineden veya Vakıflar Genel Müdürlüğünden bir hak ve talepte bulunulamayacağı düzenlendiğinden, kapatılan vakıfların her türlü taşınır ve taşınmazları ile her türlü mal varlığı, alacak ve haklarının davalı idareye bedelsiz olarak devredilmesinden kaynaklı olarak davalı idarenin kapatılan vakıflardan talepte bulunan kişilere karşı herhangi bir tazmin yükümlülüğü bulunmadığından, öte yandan, idare hukukunun genel ilkelerine göre idarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek için ortada bir zararın bulunması ve bunun idareye yüklenebilen bir işlem veya eylemden doğması gerekeceğinden, olayda ise, davacı tarafından uğranıldığı ileri sürülen zararın özel hukuk ilişkisi kapsamında olduğu, nitekim dava dilekçesi ekinde yer alan bilgi ve belgelere göre davacı ile Vakıf arasındaki uyuşmazlığın adli yargı mercilerince karara bağlandığı, uyuşmazlıkta davalı idarenin zarar doğurucu bir eylemi ya da işleminin bulunmadığı görülmekte olup, idarenin tazmin sorumluluğu açısından gerekli şartlar oluşmadığından, genel hükümlere göre de idarenin tazmin sorumluluğundan bahsetme olanağının bulunmadığı açık olduğu gerekçesiyle davanın reddi yolunda İzmir 1. İdare Mahkemesi Hakimliğince verilen 09/06/2020 tarih, E:2019/379, K:2020/619 sayılı kararın; bağış karşılığında anılan Vakıf tarafından hastalığında baktırılıp tedavisinin yaptırılmasının, kalabileceği mekan tahsisinin, çamaşırlarının yıkanmasının, dış ve iç giyiminin temininin, kaydı hayat şartıyla bakımının üstlenilmesinin, ömrünün hitamında cenaze masraflarının karşılanarak kaldırılmasının ve Tire İlçe Mezarlığına gömülmesinin taahhüt edilerek bu taahhüdün karar defterine kaydedildiği, ancak vakfın bugüne dek yükümlülüklerini yerine getirmediği, bundan sonra da yerine getirme ihtimalinin bulunmadığı, vakfın 667 sayılı KHK kapsamında Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatıldığı, bu nedenle aldatılarak elinden alınan taşınmazına karşılık zararının ödenmesi gerektiği ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması istemidir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesince; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "... İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir.
Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir..." kuralına yer verilmiş; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde Bölge İdare Mahkemelerinin kararlarının tebliğini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay’da temyiz edilebileceği öngörüldükten sonra temyize tabi kararlarının hangileri olduğu sayma yoluyla sınırlanarak belirlenmiş, "temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında, "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" kaldırma nedenleri olarak sayılmıştır.
Dosyadaki belgeler ile başvuru dilekçesindeki iddiaların incelenmesinden, istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; İzmir 1. İdare Mahkemesi Hakimliğince verilen 09/06/2020 tarih, E:2019/379, K:2020/619 sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine, aşağıda ayrıntısı gösterilen yargılama giderlerinin istinaf isteminde bulunan üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan tutarın Mahkemesince yatırana iadesine, 24/11/2020 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)