İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından; İstanbul İli, Çekmeköy İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde ……. Jandarma Çavuş olarak görev yapmakta iken, hakkında başlatılan disiplin soruşturması neticesinde düzenlenen soruşturma raporu ile getirilen teklif doğrultusunda "Hizmetiçinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak” fiilini işlediğinden bahisle 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 8/5(b-2) ve 8/7 maddeleri uyarınca “16 Ay Uzun Süreli Durdurma” cezası ile cezalandırılmasına ve “Brüt Aylığının 1/2 sinin Kesilmesi”ne dair İstanbul Valiliği İl Jandarma Disiplin Kurulu’nun 02.04.2019 tarih ve 2019/29 esas, 2019/29 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada, "...Dosyada mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden; 04.07.2018 tarihinde önleyici Kolluk Devriyesi olarak görevlendirilen davacının, bu görevini ifa ettiği sırada daha önceden tanıdığı iki bayanı devriye aracına alarak, bu bayanlara jandarma yeleği giydirerek, bayanlarla birlikte devriye görevini ifa ettiği, devriye sırasında bayanlarla birlikte birkaç olaya müdahale ettikleri ve vatandaşın bu durumu görmesine sebebiyet verdiği, bu suretle davacının "hizmet içinde resmi sıfatın gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilini işlediği hususunun soruşturma dosyası kapsamında toplanan deliller ile sabit olduğu anlaşıldığından, davacının sabit olan fiiline karşılık gelen “16 Ay Uzun Süreli Durdurma” cezası ile cezalandırılmasına ve “Brüt Aylığının 1/2 sinin Kesilmesi”ne dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bir fiil ile birden fazla kanun hükmünün ihlal edilmesi olarak tanımlanabilecek fikri içtima müessesi ile "aynı fiilden dolayı iki kez yargılama olmaz" ilkesi gereğince, fail tarafından ihlal edilen kanun hükümlerinden en ağır cezayı öngören kanun hükmünün uygulanması ve faile tek ceza verilmesi öngörülmüştür. Nitekim, 7068 sayılı Kanunun 4. maddesinin 3. fıkrasında öngörülen "Bir fiilin birden fazla disiplinsizlik teşkil etmesi halinde ağır olan disiplin cezası verilir." şeklindeki hüküm ile Kanun Koyucu tarafından, 7068 sayılı Kanunun uygulanması bakımından fikri içtima müessesi kabul edilmiş bulunmaktadır. Buna göre, fikri içtima kurallarının uygulanabilmesi için failin tek fiil işlemesi, bu eylemin kanunun birden fazla hükmü ile suç olarak tanımlanması ve her suç için ayrı bir ceza öngörülmesi gerekmektedir. Fikri içtimanın varlığının saptanması için ise eylemin tekliğinin tespiti önem arzetmektedir. Bu bağlamda, failin disiplinsizlik teşkil eden hareketlerinin bir birinden ayrılabilmesi halinde eylemin tekliğinden söz edilemeyecek ve fikri içtima kuralları uygulanmayacaktır. Uyuşmazlık konusu olayda, davacı tarafından devriye görevini ifa ettiği sırada görev yerini terk etmesinin ayrı, devriye aracına aldığı bayanlara jandarma yeleğini giydirmesinin ayrı, söz konusu bayanlarla devriye faaliyetini icra etmesinin ise farklı bir eylem olduğu açık olduğundan, davacının olayda fikri içtima kurallarının uygulanması gerektiğine dair iddialarına da itibar edilmemiştir." gerekçesiyle davanın reddine ilişkin İstanbul 2. İdare Mahkemesinin 27/02/2020 tarih ve E:2019/1512, K:2020/343 sayılı kararının; esas ve usul yönünden hukuka aykırı olduğu, davalı tarafın Jandarma Genel Komutanlığı olarak gösterilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, savunma hakkının ihlal edildiği, 7068 sayılı Kanunun 29/1 maddesinde belirtilen 1 aylık zamanaşımı süresinin geçtiği, bahsi geçen kişilerle görev gereği görüştüğü, kurum aracına da bu nedenle bindirdiği iddialarıyla kaldırılması istenilmektedir.
İSTANBUL VALİLİĞİ SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı hakkında hazırlanan tutanağa istinaden başlatılan disiplin soruşturması sonucu tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu, savunma için davacıya mevzuata uygun olarak süre verildiği ve davacının yazılı savunmasını disiplin kuruluna sunduğu, istinaf dilekçesinde belirtilen hususların mahkeme kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı, kararın usul ve hukuka uygun olduğu ileri sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞI SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdare Dava Dairesince, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
İstinaf dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuki ve kanuni gerekçeleri Dairemizce de uygun bulunan İstanbul 2. İdare Mahkemesi'nin 27/02/2020 tarih ve E:2019/1512, K:2020/343 sayılı kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istinaf talebinin reddine, istinaf aşamasında yapılan 203,10-TL yargılama giderinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından varsa artan kısmın mahkemesince ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45/6. ve 46. maddeleri uyarınca temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak, 28/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)