(2577 S. K. m. 45, 46, 49)
İSTEMİN ÖZETİ: 5510 sayılı Sosyal Güvenlik ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 102. maddesi uyarınca 33.892,00-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 25/04/2019 tarih ve 6331691 sayılı Bayraklı Sosyal Güvenlik Merkezi işleminin iptali istemiyle açılan davada; davalı idarenin sadece kimlik bildirme formları üzerinde bir inceleme yaparak bildirime konu tarihlerde bildirime konu kişiler için işe giriş bildirgeleri, aylık prim hizmet belgelerinin ve işten ayrılış bildirgelerinin verilmediği belirlenerek dava konusu işlem tesis edilmişse de sadece verilmiş kimlik bildiriminin çalışmaya karine alınarak davacının cezalandırıldığı, kimlik bildirimine konu kişinin davacının işyerinde çalıştığı yolunda açık, aksi ortaya konulması olanağı bulunmayan nitelikte bir belirleme yapılmadığı görülmüş olup salt bir başka mevzuatın gerektirdiği kimlik bildirimine dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda İzmir 3. İdare Mahkemesi Hakimliğince verilen 16/07/2020 tarih, E:2019/1299, K:2020/808sayılı kararın; kimlik bildirimine istinaden Buca İlçe Emniyet Müdürlüğü yazısına dayalı olarak dava konusu işlemin tesis edildiği ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması istemidir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesince; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "... İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir.
Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.
Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir..." kuralına yer verilmiş; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde Bölge İdare Mahkemelerinin kararlarının tebliğini izleyen 30 gün içerisinde Danıştayda temyiz edilebileceği öngörüldükten sonra temyize tabi kararlarının hangileri olduğu sayma yoluyla sınırlanarak belirlenmiş, "temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında, "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" kaldırma nedenleri olarak sayılmıştır.
Dosyadaki belgeler ile başvuru dilekçesindeki iddiaların incelenmesinden, istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacı şirketin yapmış olduğu iş ile ilgili olarak, alt yüklenicilerle işin yapımı ile ilgili sözleşmeler imzaladığının görüldüğü, kimlik bildiriminde bulunan isimlerin alt yükleniciler bünyesinde sosyal güvenlik kaydının bulunduğu da gözönünde bulundurulduğunda davalı idarenin denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları eliyle yapılacak bir soruşturma ve denetim sonucunda davacı şirket hakkında ceza uygulamasını gerektirecek bir durumun olup olmadığı hususu şüpheye yer bırakmayacak bir şekilde ortaya konulmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı değerlendirilmiş bu nedenle başvuruya konu kararda hukuksal isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; İzmir 3. İdare Mahkemesi Hakimliğince verilen 16/07/2020 tarih, E:2019/1299, K:2020/808 sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine, aşağıda ayrıntısı gösterilen yargılama giderlerinin istinaf isteminde bulunan üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan tutarın Mahkemesince yatırana iadesine, 24/11/2020 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)