(5510 S. K. m. 8, 11, 102) (2577 S. K. m. 45, 46, 49)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacıya ait ... plakalı ticari tahditli minibüste çalışan ... isimli şahsa ait sigortalı işe giriş-işten ayrılış bildirgeleri ile 2018/4. aya ait aylık prim hizmet belgesinin yasal süresi içinde Kuruma verilmediğinden bahisle 5510 sayılı Kanun'un 102. maddesi uyarınca 8.320,00 TL idari para cezası verilmesi işlemine karşı davacının yapmış olduğu itirazın reddine ilişkin 19.04.2019 tarihli yazı ile bildirilen 15.04.2019 tarihli Kemalpaşa Sosyal Güvenlik Merkezi işleminin iptali istemiyle açılan davada; davacı tarafından, minibüsüyle ilgili güzergah izin belgesi almak maksadıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığına başvuru yapılırken adına kayıtlı minibüste çalışan olarak bildirdiği ... isimli kişiyle ilgili olarak Sosyal Güvenlik Kurumuna gerekli bildirimleri yapmadığından bahisle davacıya para cezası verildiği, her ne kadar davacı tarafından başvuru yaptığı tarihte minibüste kendisinin çalıştığı, ... isimli kişinin minibüsünde çalıştığına dair Kurumca yapılmış bir tespit bulunmadığı ileri sürülmekteyse de; davacının bu iddialarını ispatlamaya elverişli bilgi ve belgeleri dosyaya sunmadığı, yine aracının o tarihte çalışmadığı gibi bir iddiasının da olmaması karşısında, güzergah izin belgesi alınması esnasında çalışanı olarak bildirdiği kişiyle ilgili olarak aylık prim ve hizmet bildirgesi ile işe giriş bildirgesini süresinde Kuruma vermediği açık olduğundan, 5510 sayılı Kanun'un 102. maddesi uyarınca davacıya idari para cezası verilmesinde hukuka aykırılık olmadığı, 5510 sayılı Kanunun 102/1-g maddesi uyarınca sigortalının işten çıkış bildirgesinin süresi içerisinde verilmediğinden bahisle uygulanan idari para cezasında, bildirimi yapılmayan kişi için işten ayrıldığına dair bir tespit bulunmadığından; dava konusu para cezasının, işten ayrılış bildirgesi verilmemesi nedeniyle 5510 sayılı Kanun'un 102/1-g maddesi uyarınca uygulanan 202,00 TL'lik kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacıya 8.320,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemin 202,00-TL'lik kısmının iptali, para cezasının geriye kalan 8.118,00 TL kısmı yönünden ise davanın reddi yolunda İzmir 6. İdare Mahkemesi Hakimliğince verilen 21/01/2020 tarih, E:2019/643, K:2020/45sayılı kararın; davacı tarafından; davanın kısmen reddine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, davalı idare tarafından kararın; dava konusu işlemin kısmen iptaline ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması istemidir.
SAVUNMALARIN ÖZETİ: Taraflarca savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesince; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "2. İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir.
...
4. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir.
...
6. Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir. " kurallarına yer verilmiş; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde Bölge İdare Mahkemelerinin kararlarının tebliğini izleyen 30 gün içerisinde Danıştayda temyiz edilebileceği öngörüldükten sonra temyize tabi kararlarının hangileri olduğu sayma yoluyla sınırlanarak belirlenmiş, "temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinde,"1. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay;
a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar.
b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar.
2. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay;
a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması, sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozar.
3. Kararların kısmen onanması ve kısmen bozulması hâllerinde kesinleşen kısım Danıştay kararında belirtilir...." kuralına yer verilmiştir.
Dava, davacıya ait ... plakalı ticari tahditli minibüste çalışan ... isimli şahsa ait sigortalı işe giriş-işten ayrılış bildirgeleri ile 2018/4. aya ait aylık prim hizmet belgesinin yasal süresi içinde Kuruma verilmediğinden bahisle 5510 sayılı Kanun'un 102. maddesi uyarınca 8.320,00 TL idari para cezası verilmesi işlemine karşı davacının yapmış olduğu itirazın reddine ilişkin 19.4.2019 tarihli yazı ile bildirilen 15.4.2019 tarihli Kemalpaşa Sosyal Güvenlik Merkezi işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı İdarenin, istinafa konu kararın dava konusu işlemin bir kişiye ait işten ayrılış bildirgesinin yasal süresi içerisinde verilmediğinden bahisle davacıya verilen 202,00-TL idari para cezasının iptaline ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinden;
Dosyadaki belgeler ile başvuru dilekçesindeki iddiaların incelenmesinden istinaf başvurusuna konu kararın bu kısmının hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Davacının; kararın dava konusu işlemin davacıya ait işyeri ile ilgili olarak bir işçiye ait işe giriş bildirgesi ile 2018/4. aya ilişkin aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde verilmediğinden bahisle verilen 8.118,00-TL idari para cezasının bu kısmının reddine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinden;
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Sigortalı bildirimi ve tescili" başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasında, işverenlerin 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılan kişileri, 7 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalılık başlangıç tarihinden önce, sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirmekle yükümlü oldukları, sekizinci fıkrasında, bu maddenin ikinci ve beşinci fıkraları hariç olmak üzere, diğer fıkralarında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen ilgililer hakkında, 102 nci madde hükümlerine göre idarî para cezası uygulanacağı düzenlenmiş, "İşyeri, işyerinin bildirilmesi, devri, intikali ve nakli" başlıklı 11. maddesinin birinci fıkrasında, işyeri, sigortalı sayılanların maddî olan ve olmayan unsurlar ile birlikte işlerini yaptıkları yerler olarak tanımlanmış, üçüncü fıkrasında, işverenin örneği Kurumca hazırlanacak işyeri bildirgesini en geç sigortalı çalıştırmaya başladığı tarihte Kuruma vermekle yükümlü olduğu, yedinci fıkrasında, bu maddede belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyenler hakkında, 102 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca idarî para cezası uygulanacağı, idarî para cezası uygulanmasının, bu yükümlülüklerin yerine getirilmesine engel teşkil etmeyeceği düzenlenmelerine yer verilmiş, "Prim belgeleri ve işyeri kayıtları" başlıklı 86. maddesinin birinci fıkrasında, bu Kanunun 4 üncü ve 5 inci maddesine tabi sigortalılar ile sosyal güvenlik destek primine tabi sigortalılar için işverenlerce Kuruma verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgelerinin şekli, içeriği, ekleri, ilgili olduğu dönemi, verilme süresi ve diğer hususların Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikle belirleneceği, on birinci fıkrasında ise, bu maddede belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde, 102 nci maddeye göre işlem yapılacağı öngörülmüştür.
Anılan Kanun'un "Kurumca verilecek idarî para cezaları" başlıklı 102. maddesinin birinci fıkrasında, "Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle diğer kanunlarda aşağıda belirtilen fiiller için idari para cezası öngörülmüş olsa dahi ayrıca bu Kanunun; a) 2)8 inci maddenin birinci fıkrasında belirtilen bildirgenin verilmediğinin, mahkeme kararından veya Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden ya da diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarının kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden anlaşılması halinde bildirgeyi vermekle yükümlü olanlar hakkında her bir sigortalı için asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası uygulanır. b)11 inci maddesinde belirtilen bildirgeyi, Kurumca belirlenen şekle ve usȗle uygun vermeyenler veya Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde, anılan ortamda göndermeyenler veya bu Kanunda belirtilen süre içinde Kuruma vermeyenlere; 2)Diğer defterleri tutmak zorunda olanlar için asgari ücretin iki katı tutarında, idari para cezası uygulanır. c)86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilmesi gereken belgeleri, Kurumca belirlenen şekilde ve usȗlde vermeyenler ya da Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde anılan ortamda göndermeyenler veya belirlenen süre içinde vermeyenlere her bir fiil için; 4)Belgenin mahkeme kararı, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca yapılan tespitler veya diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde ya da bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden, hizmetleri veya kazançları Kuruma bildirilmediği veya eksik bildirildiği anlaşılan sigortalılarla ilgili olması halinde, belgenin asıl veya ek nitelikte olup olmadığı, işverence düzenlenip düzenlenmediği dikkate alınmaksızın, aylık asgari ücretin iki katı tutarında, idari para cezası uygulanır hükümlerine yer verilmiştir.
Yukarıda anılan mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; sigortalılık başlangıç tarihinden önce sigortalı işe giriş bildirgesinin, sigortalı çalıştırmaya başlanıldığı tarihte en geç işyeri bildirgesinin Kuruma verilmesi gerektiği, ayrıca ilgili aya ait aylık prim ve hizmet belgesinin en geç takip eden ay içinde idarece belirlenen günde verilmesi gerektiği, bu yükümlülüklere uyulmaması halinde idari para cezası uygulanacağı, idari para cezası uygulanmadan önce cezaya sebep eylemin herhangi bir tereddüte yer bırakmayacak şekilde tespitinin gerekli ve zorunlu olduğu anlaşılmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden, İzmir Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığının 15.5.2018 tarihli ve E.125463 sayılı yazısına istinaden davacıya ait ... plakalı ticari tahditli minibüste çalıştığı tespit edilen ... isimli şahsa ait sigortalı işe giriş-işten ayrılış bildirgeleri ile 2018/4. aya ait aylık prim hizmet belgesinin yasal süresi içinde Kuruma verilmediğinden bahisle davacıya 5510 sayılı Kanun'un 102. maddesi uyarınca 8.320,00 TL idari para cezası uygulandığı, davacının cezaya Kurum nezdinde yapmış olduğu itirazın reddedilmesi üzerine de bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Kabahat karşılığı para cezası uygulanabilmesi için fiilin objektif bir biçimde tereddüte yer bırakmayacak açıklıkta ortaya konulması önem arz etmektedir. Olayda ise; davacı tarafından, yürütmekte olduğu taşımacılık faaliyeti kapsamında güzergah izin belgesi alınırken, ... isimli kişinin çalışan olarak bildirildiği, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Dairesi Başkanlığının yazısı üzerine gerekli bildirimleri süresinde yapmadığından bahisle iş veren sıfatıyla davacıya para cezası verilmiş ise de; davacının, bu kişiyi yalnızca güzergah izin belgesi alınması sırasında çalışan olarak gösterildiği, fiilen çalışmalarının olmadığı; davalı idarece anılan şahısın davacıya ait ticari araçta çalışıp çalışmadığının tespitine yönelik olarak herhangi bir inceleme, denetim veya tespit yapılmadığı görülmektedir.
Bu durumda, davalı idarenin, sigortalılığın tespiti, A.P.H.B. düzenlenmesi, işe giriş, bildirgelerinin süresinde kuruma verilip verilmediği gibi yetki ve sorumluluğunda olan hususlarda, kurum ve kuruluşlardan temin ettiği belgelerle işlem yapma yetkisi bulunmakta ise de; ceza karşılığı fiilin her türlü şüpheden uzak, aksine ihtimal verilemeyecek şekilde açık ve somut şekilde ispatlanması suretiyle olayın açıklığa kavuşturulması gerekirken, salt güzergah izin belgesi müracaatında davacı tarafından yapılan bildirim dikkate alınmak suretiyle tesis edilen idari para cezasına ilişkin işlemin bu kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, İzmir 6. İdare Mahkemesi Hakimliğince "kısmen davanın reddi, kısmen dava konusu işlemin iptali" yolunda verilen 21/01/2020 tarih, E:2019/643, K:2020/45 sayılı kararının "iptale" ilişkin kısmına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, "davanın reddi" kısmına yönelik davacı istinaf başvurusunun kabulüne, kararın redde ilişkin kısmının kaldırılmasına, kaldırılan kısım yönünden dava konusu işlemin iptaline; aşağıda ayrıntısı gösterilen ve davacı tarafından karşılanan dava ve istinaf yargılama giderleri toplamı olan 334,40-TL ile mükerrerlik oluşturmayacak şekilde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.040,00 TL avukatlık ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, aşağıda ayrıntısı gösterilen ve davalı idare tarafından karşılanan 11,00-TL istinaf yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avanslarından artan tutarların Mahkemesince kararın kesinleşmesinden sonra yatıranlara iadesine 24/11/2020 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)