İSTEMİN ÖZETİ: Karaman İl Emniyet Müdürlüğü Koruma Şube Müdürlüğünde görev yapan davacının, görev sırasında amir veya üstlerine saygısız davranmak fiilini işlediğinden bahisle 7068 sayılı Kanun'un 8/4-a-7 maddesi uyarınca ''4 Ay Kısa Süreli Durdurma'' cezası ile tecziyesine ve öğrenim durumu itibariyle yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunması nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/5'inci maddesi uyarınca brüt aylığının 1/2 oranında kesilmesine ilişkin Karaman Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu Başkanlığı'nın 01.08.2019 tarih ve 2019/20 sayılı kararının iptali ile maaşından kesilen 2.368,00 TL'nin yasal faizi ile iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; davacı hakkında düzenlenen soruşturma raporu, alınan tanık ifadeleri ve dava dosyasındaki diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, davacının nöbetçi olduğu nöbet kulübesini denetlemek için 09.02.2019 tarihinde saat 1.00 sıralarında nöbetçi amirin aracı ile davacının bulunduğu yere geldiği ve nöbetçinin gelmesi için araçtan inmeden selektör yapıp kornaya bastığı, davacının nöbet noktasından çıkarak geldiği, aracı tanıyamadığı ve niçin sivil araç ile geldiklerini sorması üzerine nöbetçi amirin kendisinin duyarlılığını ölçtüğünü belirttiği, bunun üzerine olayın tarafı olmayan 3. kişi konumundaki aracın şoförü U.Y.'nin ifadesinden; davacının "beni denerseniz yanılırsınız, beni denemeye kalkmayın, daha önce böyle bir şey oldu, Çengelköy de böyle denediler." tarzında sözler sarf ettiği, davacının bu davranışlarıyla nöbet noktasında kendisini denetlemeye gelen nöbetçi amirine saygısızca tavırlar sergilediği anlaşıldığından, dava konusu işleme konu fiilinin sübuta erdiği sonucuna ulaşıldığı, bu durumda; davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan işlemde aykırılık bulunmadığından kesilen miktarın iadesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle Konya 1. İdare Mahkemesi'nce verilen davanın reddine ilişkin 28/01/2020 tarih ve E:2019/1026, K:2020/129 sayılı kararın, davacı vekili tarafından; mesnetsiz ve sübuta ermeyen iddialarla davacıya ceza verildiği, mahkemenin davacı hakkındaki davalarda gerekçeli kararın birinde sübuta ermediği halde, ikinci kararında sübuta erdiğinin belirtildiği, her iki karar arasında açık çelişki mevcut olduğu iddialarıyla istinafen incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü;
Evrensel bir hukuk kuralı olan "Ne Bis İn İdem (Aynı fiilden dolayı birden fazla ceza verilmez)" prensibi, disiplin hukukunda da uygulanması gereken genel bir ilke olup, bu ilke uyarınca suç teşkil eden bir fiile tek bir bir ceza tayin edilmeli, eğer bir fiil ile kanun veya kanunların değişik hükümleri ihlal edilmişse, bu durumda en ağır cezayı gerektiren kanun hükmü uygulanmalıdır. Kural olarak, ceza verilmesine neden olan eylemlerin birbirini izlemesi, bu eylemlerin içiçe geçmiş olması, eylemlerin aynı süreç ve zaman diliminde gerçekleşmiş olması ve eylemler arasında kopukluk olmaması, ihlallerin tek bir eylem olarak değerlendirilmesini zorunlu kılmakta ve böylece yaptırımlar birleştirilerek tek bir ceza uygulanması gerekmektedir.
Dolayısıyla, aynı soruşturma kapsamında, benzer ve birbirini takip eden ve birbirinin sonucu olan içiçe geçmiş ve aralarında kopukluk olmayan eylem ve işlemlerin her birinin ayrı birer fiil olarak nitelendirilmesi ve cezaların birleştirilmeyip her biri için ayrı bir disiplin cezası verilmesi hukuka uygun bulunmamaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının, 09.02.2019 tarihinde adliye lojmanları nöbet noktasında görevli iken denetlemeye gelen nöbetçi amirine saygısız konuşmalar yaptığı yönündeki iddialarla ilgili yapılan disiplin soruşturması sonucunda davacının kusurlu eylem ve davranışları ile "görev sırasında amir veya üstlerine saygısız davranmak" fiilini işlediğinden bahisle cezalandırılmasının teklif edildiği, getirilen teklif doğrultusunda dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile alınan ifadelerin değerlendirilmesinden davacıyı denetlemeye gelen amirine "demek beni deniyorsun, beni denersen yanılırsın, ben daha önce Çengelköy de sıktım, benden sana abi/kardeş tavsiyesi" diyerek denetleme görevini eleştirmesi nedeniyle "görev içinde veya dışında amir ya da üstlerinin eylem veya işlemlerini olumsuz yönde eleştirici nitelikte söz söylemek ya da yazı yazmak" fiilinin sübuta erdiğinden bahisle 7068 sayılı Kanun'un 8/4-b-5 maddesi uyarınca ''6 Ay Kısa Süreli Durdurma'' cezası ile tecziyesine ve öğrenim durumu itibariyle yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunması nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/5'inci maddesi uyarınca brüt aylığının 1/2 oranında kesilmesine ilişkin işlem tesis edildiği, aynı soruşturma kapsamında aynı sözler nedeniyle "görev sırasında amir veya üstlerine saygısız davranmak" fiilini işlediğinden bahisle 7068 sayılı Kanun'un 8/4-a-7 maddesi uyarınca dava konusu ''4 Ay Kısa Süreli Durdurma'' cezası ile tecziyesine ve öğrenim durumu itibariyle yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunması nedeniyle 657 sayılı Kanunu'nun 125/5'inci maddesi uyarınca brüt aylığının 1/2 oranında kesilmesine ilişkin işlemin tesis edildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacının adliye lojmanları nöbet noktasında görevli iken denetlemeye gelen nöbetçi amirine karşı söylediği sözlere yönelik yapılan soruşturma neticesinde davacıya birden fazla disiplin cezası vermek yerine bunlardan en ağır olan cezanın verilmesi gerektiği, Dairemizin 27.10.2020 tarihli ve E: 2020/1609, K: 2020/1466 sayılı kararında davacıya verilen 6 ay kısa süreli durdurma cezasının brüt aylığının 1/2 oranında kesilmesine şeklinde uygulanmasına dair disiplin cezasının hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verildiği görülmekte olup, aynı eylem nedeniyle birden fazla disiplin cezası verilmesine hukuken olanak bulunmadığından aynı eylemi ikince kez cezalandırma sonucunu doğuran dava konusu işlemde hukuka uyarlık aksi yöndeki Mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45 inci maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun KABULÜNE, başvuruya konu Konya 1. İdare Mahkemesi'nin 28/01/2020 tarih ve E:2019/1026, K:2020/129 sayılı kararının KALDIRILMASINA, dava konusu işlemin İPTALİNE, aşağıda dökümü gösterilen dava ve istinaf aşamalarına ilişkin toplam 349,70.-TL yargılama gideri ile yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00.-TL vekalet ücretinin davalı idarece davacıya ödenmesine, artan posta ücretinin Mahkemesi'nce davacıya iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45 inci maddesinin 6 ncı fıkrası uyarınca kesin olmak üzere, 27/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)