İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, Gölcük Deniz Ana Üs Komutanlığı emrinde Deniz Yüzbaşı olarak görev yapmakta iken 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26'ncı maddesiyle 27.06.1989/375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici madde 35/B gereğince kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin 13/03/2019 tarih ve 2019/4 sayılı Bakan oluru işleminin ve gemi adamlığı belgelerinin iptal edilmesine ilişkin işlemin iptali ile mahrum kaldığı maaş ve özlük haklarının karar tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; davanın reddine yönelik Kocaeli 2. İdare Mahkemesinin 03/03/2020 tarih ve E:2019/464, K:2020/266 sayılı kararının; hukuka ve usule aykırı olduğu, hakkında herhangi bir soruşturma yapılmadan kararın gerekçesi tarafına bildirilmeden işlem tesis edildiği, hakkında verilen mahkumiyet hükmünün henüz kesinleşmediği, işlemin ölçülü olmadığı, savunma hakkının ve adil yargılanma hakkının alenen ihlal edildiği, işleme dayanak maddenin iptali için Anayasa Mahkemesine başvuru yapılması gerektiği iddialarıyla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Yapılan ihraçların, devletin görevi ve vatandaşlarına karşı yükümlülüklerinin gereği, terör örgütleriyle mücadele ve yeni bir darbe kalkışmasını önlemeye yönelik, zorunlu, acil ve orantılı tedbir niteliğinde olduğu ve hukuka uygun olduğu, istinaf dilekçesinde belirtilen hususların mahkeme kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı, kararın usul ve hukuka uygun olduğu ileri sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdare Dava Dairesince, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; davacı tarafından, Gölcük Deniz Ana Üs Komutanlığı emrinde Deniz Yüzbaşı olarak görev yapmakta iken 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26'ncı maddesiyle 27.06.1989/375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici madde 35/B gereğince kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin 13/03/2019 tarih ve 2019/4 sayılı Bakan oluru işleminin ve gemi adamlığı belgelerinin iptal edilmesine ilişkin işlemin iptali ile mahrum kaldığı maaş ve özlük haklarının karar tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince "...Bakılan davada; davacının Kocaeli 4.Ağır Ceza Mahkemesinin E:2019/29 sayılı dosyasında 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan yargılandığı anılan Mahkemenin 21/01/2020 tarihli kararında davacıya 6 yıl 3 ay hapis cezası verildiği görülmektedir. Bu durumda; idare tarafından yukarıda yer verilen mevzuat kapsamında yapılan incelemede davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile üyeliği, mensubiyeti, irtibatı ve iltisakı değerlendirmesini yapması hususunda yetkililerin ortak kanaatleri doğrultusunda dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmış olup, bu itibarla davacının kamu görevinden çıkarılmasına ve gemi adamlığı belgelerinin iptal edilmesine ilişkin dava konusu işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, davacının tazmine ilişkin isteminin de reddi gerekmektedir." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari davaların açılması" başlıklı 3. maddesinde; idare mahkemelerinde davaların mahkeme başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı ve dilekçelerde; davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği hususlarına yer verildikten sonra, dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği belirtilmiş olup, aynı Kanun'un "Aynı dilekçe ile dava açılabilecek haller" başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında ise; her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı, ancak aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği düzenlemesine yer verilmiştir.
Anılan Kanunun 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (g) bendinde de; dava dilekçeleri üzerinde 3 ve 5. madde hükümlerine uygun olup olmadıkları yönünden ilk inceleme yapılacağı; 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde ise; 14. maddenin 3/g bendinde yazılı halde otuz gün içinde 3 ve 5. maddeye uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği düzenlemeleri yer almaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden, dava konusu 13/03/2019 tarih ve 2019/4 sayılı işlemin davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin olduğu, bu işlemde davacının gemi adamlığı belgelerinin iptaline ilişkin bir ibarenin bulunmadığı, davacı tarafından da dava dilekçesi ekine gemi adamlığı belgelerinin iptali yönündeki işlemin eklenmediği gibi dilekçede söz konusu işlemin tarih ve sayısının da belirtilmediği görülmüş olup, bu haliyle dosya içerisinde davacının gemi adamlığı belgelerinin iptaline yönelik herhangi bir işlem bulunmadığı halde mahkemece gemi adamlığı belgelerinin iptali işlemine ilişkin olarak da karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu gemi adamlığı belgelerinin iptaline ilişkin işlemin tarih ve sayısının dava dilekçesinde belirtilmemiş olduğu ve işlemin dava dilekçesine ekli olmadığı hususları ile davanın istinaf incelemesinin, kamu görevinden çıkarma işlemi ve gemi adamlığı belgelerinin iptali işlemi yönünden farklı dairelerin görevinde bulunduğu hususu dikkate alınarak dava dilekçesinin yukarıda yer verilen 3. ve 5. maddelerine uygun şekilde düzenlenmek üzere reddedilmesi suretiyle kamu görevinden çıkarılma işlemi ile bu işlem sebebiyle mahrum kalınan maaş ve özlük haklarının faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle ayrı, gemi adamlığı belgelerinin iptali istemiyle ayrı düzenlenecek dilekçelerle dava açılmasının sağlanması gerektiği sonucuna varılmış olup, ilk derece mahkemesince bu husus gözardı edilerek karar verilmesinde isabet görülmediğinden, belirtilen hususlarla ilgili gereği yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf talebinin kabulüne, Kocaeli 2. İdare Mahkemesinin 03/03/2020 tarih ve E:2019/464, K:2020/266 sayılı kararının kaldırılmasına, dava dosyasının yukarıda yer verilen hususlara uyulmak suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere Mahkemesine iadesine, Mahkemece yapılacak yargılama sonucunda verilecek karar ile yargılama giderleri hakkında da hüküm kurulacağından bu konuda ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45/5. maddesi uyarınca kesin olarak, 23/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)