(6100 S. K. m. 333) (488 S. K. 1 SAYILI TABLO)
BAŞVURUNUN KONUSU: Davacı hakkında 2014 hesap ve işlemlerinin damga vergisi yönünden sınırlı olarak incelenmesi neticesinde düzenlenen vergi tekniği raporuna istinaden takdir komisyonu kararına dayanılarak 2014/1-12 dönemlerine ilişkin re'sen tarh edilen tek kat vergi ziyaı cezalı damga vergilerinin kaldırılması istemiyle açılan davada; davalı idare tarafından davacı şirket ile …. arasında imzalanan uluslararası temsilcilik sözleşmesi kapsamında yapılan para alma/gönderme işi ile ilgili olarak düzenlenen formların sözleşme niteliğinde olduğu, bu sebeple nispi oranda damga vergisine tabi tutulması gerektiğinden bahisle davaya konu tarhiyatlar yapılmış ise de; 488 Sayılı Damga Vergisi Kanunu ve 6098 Sayılı Borçlar Kanunu hükümleri değerlendirildiğinde; para alma/gönderme işine acente sıfatıyla aracılık eden davacı ile para alıcısı/göndericisi arasında düzenlenen para alma/gönderme formlarının sözleşme niteliğinde olmadığı, sözleşmenin kurulabilmesi için gerekli kurucu unsurları taşımadığı, hukuki ilişkinin havale niteliğinde olduğu, havalenin çifte yetkilendirme içeren tek taraflı bir hukuki işlem niteliği taşıdığı, taraflarının havale göndericisi, havale alıcısı ve havale ödeyicisi (….. olduğu, bankanın acente sıfatıyla işleme aracılık ettiği, para gönderen kişinin ….'ın acentesi olan banka şubesine bir miktar parayı teslim ettiği, ….'ı (acentesi niteliğindeki bankayı) teslim ettiği paranın alıcıya ödenmesi için yetkilendirdiği, alıcıyı da teslim edilen paranın tahsiline yetkili kıldığı, böylelikle yeni bir borç ilişkisi doğmadığı gibi mevcut bir borç ilişkisi üzerinde bir değişiklik de meydana gelmediği, yapılan işlemin tek başına borçlandırıcı işlem ya da tasarruf işlemi niteliği de taşımadığı, açık bir havale ilişkisinin mevcut olduğu, para gönderenin ödeme yükümlülüğü, alıcının kabul yükümlülüğü bulunmadığı, bir sözleşmenin kurulabilmesi için karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları zorunlu iken somut olayda bir havale ilişkisi mevcut olduğundan havale göndericisinin beyanının yeterli olduğu, ….'ın yada acentesi niteliğindeki bankaların veyahut alıcının kabul beyanına gerek olmadığı, dolayısıyla yapılan ödemeyi tevsik edici nitelikte para göndericisi/alıcısı ile banka arasında düzenlenen para gönderme/alma formlarının sözleşme niteliğinde olmadığı, formlarda genel işlem koşulu niteliğindeki ibarelere yer verilmesinin de hukuki işleme tek başına sözleşme vasfı kazandırmayacağı, bu durumda, ….. ile davacı banka arasında imzalanan uluslararası temsilcilik sözleşmesi kapsamında yapılan işlemlerde para göndericisi, alıcısı ve ….. (bankalar) arasındaki hukuki ilişkinin havale ilişkisi olduğu, havalenin çifte yetkilendirme içeren tek taraflı bir hukuki işlem olduğu ve sözleşme olarak nitelendirilemeyeceği sonucuna varıldığından, para göndericisi/alıcısı ile acente sıfatı ile işlemlere aracılık ettiği anlaşılan bankalar arasında düzenlenen para gönderme/alma formlarının sözleşme niteliğinde olduğu ve bu kapsamda nispi oranda damga vergisine tabi olduğundan bahisle re'sen tarh edilen davaya konu vergi ziyaı cezalı damga vergisi tarhiyatında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu vergi ziyaı cezalı damga vergisi tarhiyatlarının kaldırılmasına ilişkin olarak Balıkesir Vergi Mahkemesi Hakimliği'nce verilen 30.09.2020 tarih ve E:2020/65, K:2020/599 sayılı kararın; davacı şirketin 2014 yılı hesap ve işlemlerinin damga vergisi yönünden sınırlı olarak incelenmesi neticesinde düzenlenen vergi tekniği raporunda davacının …. ile yapılan aracılık sözleşmesine istinaden para alma/gönderme formlarının tarafların imzasını taşıyan tek seferlik ödeme sözleşmesi veya adı sözleşme olmamakla birlikte mahiyeti itibariyle sözleşme olduğu, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'na ekli (1) sayılı tablonun "I. Akitlerle ilgili kağıtlar" bölümünün A.1. fıkrası kapsamında nispi oranda damga vergisine tabi olduğu, ilgili dönem damga vergilerinin beyan edilmemesi nedeniyle düzenlenen vergi tekniği raporu ve takdir komisyonu kararına istinaden re'sen tarh edilen damga vergisi ile kesilen cezaların yerinde ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Para gönderme ve alma işleminin havale niteliği taşıdığı, damga vergisine tabi olmadığı, Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu öne sürülerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
Balıkesir Vergi Mahkemesi Hakimliği'nce verilen 30.09.2020 tarih ve E:2020/65, K:2020/599 sayılı karar usul ve yasaya uygun olup, kararın kaldırılmasını gerektiren başka bir neden de bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE, aşağıda dökümü yapılan 78,50-₺ yargılama giderinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde ise kararın tebligat işlemlerinin tamamlanmasından sonra Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333'üncü maddesi uyarınca yatırana iadesine, kesin olarak 12.11.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)