(6100 S. K. m. 333) (488 S. K. 1 SAYILI TABLO)
BAŞVURUNUN KONUSU: Davacı şirket tarafından, 2014 yılı işlemlerinin damga vergisi yönünden incelenmesi neticesinde düzenlenen 06.12.2019 tarih ve 2019-B-980/3 sayılı vergi tekniği raporu ve takdir komisyonu kararlarına istinaden 2014/1 ila 12 dönemlerine ilişkin tek kat vergi ziyaı cezalı damga vergisi tarhiyatlarının kaldırılması istemiyle açılan davada; her ne kadar davalı idarece ...... ile davacı banka arasında imzalanan Uluslararası Temsilcilik Sözleşmesi kapsamında yapılan işlemlerde para göndericisi/alıcısı ile acente sıfatı ile işlemlere aracılık ettiği anlaşılan bankalar arasında düzenlenen para gönderme/alma formlarının sözleşme niteliğinde olduğu ve bu kapsamda 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun (1) sayılı tablosunun I. Akitlerle ilgili kağıtlar başlıklı bölümünün A/1 bendi (mukavelenameler) kapsamında nispi oranda damga vergisine tabi olması gerektiğinden bahisle tarhiyat yapılmış ise de, 488 Sayılı Damga Vergisi Kanunu ve 6098 Sayılı Borçlar Kanunu hükümleri değerlendirildiğinde; acente sıfatıyla işleme aracılık eden bankalar ile para göndericisi/alıcısı arasında düzenlenen para gönderme/alma formlarının sözleşme niteliğinde olmadığı, sözleşme vasfında olması için gerekli kurucu unsurları taşımadığı, hukuki ilişkinin havale niteliğinde olduğu, havalenin çifte yetkilendirme içeren tek taraflı bir hukuki işlem niteliği taşıdığı, taraflarının havale göndericisi, havale alıcısı ve havale ödeyicisi (...... olduğu, bankanın acente sıfatıyla işleme aracılık ettiği, para gönderen kişinin ......'un acentesi olan banka şubesine bir miktar parayı teslim ettiği, ......'u (acentesi niteliğindeki bankayı) teslim ettiği paranın alıcıya ödenmesi için yetkilendirdiği, alıcıyı da teslim edilen paranın tahsiline yetkili kıldığı, bununla yeni bir borç ilişkisi doğmadığı gibi mevcut bir borç ilişkisi üzerinde bir değişiklik de meydana gelmediği, yapılan işlemin tek başına borçlandırıcı işlem ya da tasarruf işlemi niteliği de taşımadığı, tipik bir havale ilişkisinin mevcut olduğu, para gönderenin ödeme yükümlülüğü, alıcının kabul yükümlülüğü bulunmadığı, bir sözleşmenin kurulabilmesi için karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları zorunlu iken somut olayda bir havale ilişkisi mevcut olduğundan havale göndericisinin beyanının yeterli olduğu, ......'un yada acentesi niteliğindeki bankaların veyahut alıcının kabul beyanına gerek olmadığı, dolayısıyla yapılan ödemeyi tevsik edici nitelikte para göndericisi/alıcısı ile banka arasında düzenlenen para gönderme/alma formlarının sözleşme niteliğinde olmadığı, formlarda genel işlem koşulu niteliğindeki ibarelere yer verilmesinin de hukuki işleme tek başına sözleşme vasfı kazandırmayacağı kanaat ve sonucuna varıldığı, bu durumda, ...... ile davacı banka arasında imzalanan Uluslararası Temsilcilik Sözleşmesi kapsamında yapılan işlemlerde para göndericisi, alıcısı ve ...... (bankalar) arasındaki hukuki ilişkinin havale ilişkisi olduğu, havalenin çifte yetkilendirme içeren tek taraflı bir hukuki işlem olduğu ve sözleşme olarak nitelendirilemeyeceği sonucuna varıldığından para göndericisi/alıcısı ile acente sıfatı ile işlemlere aracılık ettiği anlaşılan bankalar arasında düzenlenen para gönderme/alma formlarının sözleşme niteliğinde olduğu ve bu kapsamda 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun (1) sayılı tablosunun I. Akitlerle ilgili kağıtlar başlıklı bölümünün A/1 bendi (mukavelenameler) kapsamında nispi oranda damga vergisine tabi olduğundan bahisle 06.12.2019 tarih ve 2019-B-980/3 sayılı vergi tekniği raporu ve takdir komisyonu kararlarına istinaden 2014/1 ila 12 dönemlerine ilişkin olarak tarh edilen tek kat vergi ziyaı cezalı damga vergilerinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu tek kat vergi ziyaı cezalı damga vergilerinin kaldırılmasına ilişkin olarak Aydın Vergi Mahkemesi Hakimliği'nce verilen 29.09.2020 tarih ve E:2020/76, K:2020/440 sayılı kararın; her ne kadar acentalar tarafından "form" olarak isimlendirilse de bu formların karşılıklı yükümler yüklemesi sebebiyle "tek seferlik ödeme sözleşmeleri" olduğu, sözleşmelerin de damga vergisi konusuna girdiği, davacı bankanın 2014 yılında yapmış olduğu tek seferlik ödeme hizmet sözleşmeleri 6728 Sayılı Kanun ile Damga Vergisi Kanununda yapılan değişiklikler yürürlüğe girmeden yapılmış olduğundan damga vergisinden istisna olmadığı, yapılan cezalı tarhiyatın usul ve yasaya uygun olduğu öne sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: ...... işlemleri sırasında düzenlenen para gönderme/alma formlarının sözleşme olmadığı, ...... ile yapılan para transferleri Borçlar Kanunu'nun 555'inci maddesi kapsamında havale niteliğindeki bir üçlü ilişki yaratmadığı, davacı bankanın ...... işlemlerinde acenta olarak işlem yaptığı, Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu öne sürülerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
Aydın Vergi Mahkemesi Hakimliği'nce verilen 29.09.2020 tarih ve E:2020/76, K:2020/440 sayılı karar usul ve yasaya uygun olup, kararın kaldırılmasını gerektiren başka bir neden de bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE, aşağıda dökümü yapılan 78,50-₺ yargılama giderinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde ise kararın tebligat işlemlerinin tamamlanmasından sonra Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333'üncü maddesi uyarınca yatırana iadesine, kesin olarak 12.11.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)