(6100 S. K. m. 333) (2464 S. K. m. 97)
BAŞVURUNUN KONUSU: Davacı tarafından, ..... plakalı araca ilişkin olarak "D plaka devir ücreti" adı altında tahsil edilen 13.125,00-₺ tutarın iadesi istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin 06.04.2020 tarih ve 30719 sayılı işlemin iptali ile ödenen tutarın yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; bireylere karşı bir hukuki güvence oluşturmak bakımından son derece önemli olan "Vergilerin Kanuniliği İlkesi" gereği mali yükümlülük anlamında getirilen sorumlulukların, doğrudan kanunla düzenlenmesi gerektiği, davacı adına yapılan tahakkukun dayanağının 2464 sayılı Kanunun 97'nci maddesi kapsamında belediye meclis kararı ve bu karar uyarınca düzenlenen gelir tarifesi olduğu, ancak söz konusu kanun maddesinin bahsedilen tarifeye hukuki dayanak noktasında uygulanamayacağı, bu kanun uyarınca harç ve katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı ifa edilen hizmetler için alınacak bedellere ilişkin olarak belediye meclisine yetki verileceği belirtilmişken, uyuşmazlık konusu olayda davalı Belediyece yapılmış bir hizmetin bulunmadığı, kanuni dayanağı olmaksızın davalı belediye meclisi kararı ile belirlenen gelir tarifesine göre yapılan tahakkukun kaldırılması ve ödenen tutarın iadesi amacıyla yapıldığı görülen şikayet başvurusunun reddine dair dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun katma değer vergisine ilişkin kısmı açısından; katma değer vergisine yönelik tesis edilecek tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinde yetkili makamın, ilgili vergi daireleri olduğu dikkate alındığında, katma değer vergisinin tarhı, tahakkuku veya tahsili hususunda yetkisi bulunmayan davalı Belediye tarafından tahsil edilen katma değer vergisinde de hukuka uyarlık bulunmadığı, bu itibarla yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine dair dava konusu işlemin bu kısmında da hukuka uyarlık bulunmadığından davacıdan tahsil edilen katma değer vergisinin de davacıya iadesi gerektiği, dava konusu işlem nedeniyle davacıya iadesi gereken ücretin, tahsil tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun'da öngörülen oranda faiz uygulanarak davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptali ile davacıdan tahsil edilen 13.125,00-₺ tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine ilişkin olarak Manisa Vergi Mahkemesi Hakimliği'nce verilen 17.09.2020 tarih ve E:2020/1092, K:2020/1138 sayılı kararın; davanın usul açısından süre yönünden reddi gerektiği, esas yönünden ise, davaya konu işlemin belediye meclisi tarafından kabul edilen ve yönerge hükümleri kapsamında alınan 2464 sayılı Kanun'un 97'nci maddesi kapsamında hizmet karşılığı alınan ücret olduğu, tahsil edilen bedelin vergi değil hizmet karşılığı alınan ücret olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davalı Belediyenin hiçbir hizmet vermeden ve kanunilik ilkesine aykırı şekilde yönetmeliğe dayanarak, umumun kullanımına açık olmayan tarifesi belirsiz devri temlik ücreti almasında ve tahsil etmesinde yasal isabet bulunmadığı dolayısıyla mahkeme kararının hukuka uygun olduğu öne sürülerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
Manisa Vergi Mahkemesi Hakimliği'nce verilen 17.09.2020 tarih ve E:2020/1092, K:2020/1138 sayılı karar usul ve yasaya uygun olup, kararın kaldırılmasını gerektiren başka bir neden de bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE, aşağıda dökümü yapılan 225,00-₺ yargılama giderinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde ise kararın tebligat işlemlerinin tamamlanmasından sonra Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333'üncü maddesi uyarınca yatırana iadesine, kesin olarak 30.11.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)