(4706 S. K. Ek m. 3)
İSTEMİN ÖZETİ: Mülkiyeti Hazineye ait olan Aksaray İli, Merkez İlçesi, ….. Mahallesi, 7927 ada, 183 sayılı (uygulama öncesi 1676 sayılı) parselde davacı lehine 49 yıl süreyle kurulan irtifak hakkının iptaline dair Millî Emlak Genel Müdürlüğü'nün 08.05.2019 tarih ve 107841 sayılı işleminin iptaline karar verilmesi talebi ile açılan davada, "dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, 24.02.2017 tarihinde irtifak hakkı tesis edilerek yer teslimi yapılan taşınmaz üzerinde 24.04.2019 tarihi itibariyle faaliyete başlanmadığının sabit olduğu, söz konusu gecikmenin davacı şirketin taşınmazın ifraz edilmesi taleplerinden kaynaklandığı, ifraz vb. işlemlerin ön izin sürecinde tamamlanması gereken işlemlerden olduğu, davacı şirketin ön izin ve irtifak hakkının tesis edildiği dönemlerdeki müteaddit tarihli ifraz taleplerinin idarece reddedilerek taşınmazın bu haliyle taahhüt edilen yatırımı yapmaya elverişli olduğunun bildirildiği, hal böyle iken yatırıma başlanmasına engel teşkil etmeyen bu durumun mücbir sebep veya kamudan kaynaklı gecikme olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığı, idarece teşvik edilen sektörlerde yapılacak yatırımlar için irtifak hakkı tesis edilen taşınmazın boş tutulmasının kamu yararına da aykırı olduğu anlaşıldığından, süresinde yatırıma başlanmayarak sözleşmesine aykırı hareket edilen irtifak hakkının iptaline dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine dair verilen Aksaray İdare Mahkemesi'nin 23.01.2020 tarih ve E: 2019/420, K: 2020/57 sayılı kararının; davacı şirket tarafından, irtifak hakkı tesis edildikten sonra sözleşmede belirtilen yatırımları yapmak için harekete geçildiği, taşınmaz üzerinde inşaat yapımına engel fiili ve hukuki manileri ortadan kaldırmak için yapılması gereken tüm işlemlerin yapıldığı, şirketin teşvik belgesinin yatırım süresinin 17.04.2021 tarihine kadar uzatıldığı, Bakanlıkça teşvik belgesinin süresinin uzatılmasından sonra 08.05.2019 tarihinde irtifak hakkının iptal edilmesinin hukuka aykırı olduğu, mahkemece bu konu hakkında gerekçe belirtmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu iddialarıyla istinaf yolu ile kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ :Davacı şirketçe irtifak tesisi sonrasında herhangi bir faaliyette bulunulmadığı ve parselin boş tutulduğu, taşınmazın başka amaçlarla da kullanılabilmesine imkan vermek üzere irtifak hakkının iptal edildiği, yapılan işlemlerde mevzuata aykırılık bulunmadığı, davacı itirazının reddi ile usul ve kanunlara uygun olduğu belirtilen kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 2 nci İdarî Dava Dairesi'nce, dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü;
Dava; mülkiyeti Hazineye ait olan Aksaray İli, Merkez İlçesi, ... Mahallesi, 7927 ada, 183 sayılı (uygulama öncesi 1676 sayılı) parselde davacı lehine kurulan irtifak hakkının iptaline ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi talebiyle açılmıştır.
4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi Ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un,
- Ek 3/1 inci maddesinde, "5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 32/A maddesi kapsamındaki yatırımlarla ilgili olarak talep edilen taşınmazın bulunduğu ilçenin mülkî sınırları içindeki organize sanayi veya endüstri bölgelerinde bu yatırımlar için tahsis edilebilecek boş parsel bulunmaması, gerçekleştirilecek yatırımın toplam tutarının, talep edilen taşınmazların maliki idarelerce takdir edilecek rayiç değerinin tarım, hayvancılık ve eğitim yatırımları için bir, turizm yatırımları için iki, diğer yatırımlar için üç katından az olmaması kaydıyla; Hazineye, özel bütçeli idarelere, il özel idarelerine veya belediyelere ait arazi veya arsaların üzerinde kırkdokuz yıl süreli bağımsız ve sürekli nitelikli irtifak hakkı tesis edilebilir. 6831 sayılı Orman Kanununa tabi alanlar hariç olmak üzere, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunması nedeniyle irtifak hakkı tesis edilemeyen taşınmazlar üzerinde ise aynı şartlarla kırkdokuz yıl süreli kullanma izni verilebilir" hükmüne,
- Ek 3/5 inci maddesinde, "İrtifak hakkı tesis edilecek veya kullanma izni verilecek taşınmazlardan imar planı bulunmayanların planları ile uygulama projeleri, bedelsiz olarak verilen ön izin süresi içinde yapılır. Ön izin süresi iki yılı geçemez" hükmüne,
- Ek 3/7 nci maddesinde, "Yatırımcının bu madde kapsamında belirlenen şartlara uymadığının veya mücbir sebepler hariç öngörülen sürede yatırımın tamamlanmadığının tespiti halinde, herhangi bir yargı kararı aranmaksızın irtifak hakkı veya kullanma izni iptal edilir. Bu durumda taşınmaz üzerindeki tüm yapı ve tesisler sağlam ve işler durumda tazminat veya bedel ödenmeksizin taşınmaz maliki idareye intikal eder ve bundan dolayı hak lehtarı veya üçüncü kişilerce herhangi bir hak ve talepte bulunulamaz. Ancak, öngörülen sürede yatırımın en az yüzde ellisinin gerçekleştirilmesine rağmen yatırımın tamamlanmaması veya öngörülen istihdam sayısına yüzde onu aşan oranda uyulmaması halinde ise irtifak hakkı veya kullanma izni bedelleri için sağlanan indirimler iptal edilir ve iptal tarihinden itibaren ayrıca hasılat payı alınır" hükmüne yer verilmiştir.
03.09.2009 tarih ve 27338 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kamu Taşınmazlarının Yatırımlara Tahsisine İlişkin Usul Ve Esasların "Tanımlar" başlıklı,
- 4/f maddesinde, "Ön izin: İrtifak hakkı tesis edilecek veya kullanma izni verilecek taşınmazlardan imar plânı bulunmayanların imar plânlarıyla imar uygulamalarının ve yapılacak tesislere ilişkin uygulama projelerinin yaptırılması, gereken hallerde tescil, ifraz, tevhit, terk ve benzeri işlemlerin yapılması amacıyla, fiili kullanım olmaksızın bir yıl süreyle ve bedelsiz olarak yatırımcıya taşınmaz maliki idarece verilen izin" olarak açıklanmış; anılan Usûl ve Esasların "Sözleşme ve Tescil" başlıklı,
- 18/2 nci maddesinde, "Kullanma iznine ilişkin sözleşme taraflarca imzalanarak noterce tasdik edilmeden veya irtifak hakkı tapu siciline tescil edilmeden taşınmazlar yatırımcıya teslim edilmez ve üzerinde herhangi bir inşaî faaliyete izin verilmez" hükmüne yer verilmiş; anılan Usûl ve Esasların "İrtifak Hakkı Ve Kullanma İzninin İptali, Tahliye Ve Geri Alma" başlıklı,
- 26/1 inci maddesinde, "Yatırımcının bu Usul ve Esaslarda ve sözleşmesinde yer alan hükümlere uymadığının veya mücbir sebepler hariç öngörülen sürede yatırımın tamamlanmadığının tespiti halinde, herhangi bir yargı kararı aranmaksızın irtifak hakkı veya kullanma izni iptal edilir. Bu durumda, taşınmaz üzerindeki tüm yapı ve tesislerle birlikte sağlam ve işler durumda tazminat ve bedel ödenmeksizin taşınmaz maliki idareye intikal eder ve bundan dolayı hak lehtarı veya üçüncü kişilerce herhangi bir hak ve talepte bulunulamaz. Taşınmaz maliki idarenin talebi üzerine irtifak hakkı tapu idaresince tapu kütüğünden resen terkin edilir" hükmüne yer verilmiştir.
24.02.2017 tarihinde tapu siciline şerh edilen İrtifak Hakkı Sözleşmesi'nin "İrtifak Hakkının Süresi, Başlama ve Bitiş Tarihi" başlıklı,
- 2/2 nci maddesinde, "hakkın süresi kırkdokuz (49) yıldır" hükmüne,
- 2/3 üncü maddesinde, "bu hak tapuya tescil tarihinde başlar" hükmüne yer verilmiş; anılan Sözleşme'nin "İnşaata Başlama ve Bitim Tarihleri" başlıklı
- 7/1 inci maddesinde, "İrtifak hakkı konusu taşınmazın hak lehtarına tesliminden itibaren yatırım teşvik belgesinde belirtilen yatırım sürecine göre inşaata başlanır ve inşaat belirtilen sürede tamamlanır. Süre uzatılmış ise uzatılan süreler göz önünde bulundurulur" hükmüne,
- 7/3 üncü maddesinde, "Yatırım teşvik belgesinde belirlenen süreler içerisinde tamamlanmayan yatırımların tamamlanması için için mücbir sebepler dışında ek süre verilmez" hükmüne yer verilmiş; anılan Sözleşme'nin "İrtifak hakkı Sözleşmesinin İptali" başlıklı,
- 17/1 inci maddesinde, "Bu sözleşme hükümlerine aykırı davranılması, mücbir sebepler hariç öngörülen sürede yatırımın tamamlanmadığının veya yatırıma başlama tarihinden itibaren bir yıl içerisinde herhangi bir yatırım yapılmadığının ya da işletmeye geçtikten sonra faaliyetin sona erdirildiğinin tesbiti, irtifak hakkı sözleşmesinin ağır şekilde ihlâli sayılır ve bu durumda herhangi bir yargı kararı aranmaksızın irtifak hakkı iptal edilir (...)" hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden;
1)Mülkiyeti Hazineye ait olan Aksaray İli, Merkez İlçesi, ... Mahallesi, 7927 ada, 183 sayılı (uygulama öncesi 1676 sayılı) parselin imar plânında Organize Hayvancılık ve Tarım Bölgesi kapsamında yer aldığı;
2)Parsele 450 büyükbaş entegre süt hayvancılığı tesisi kurulmak maksadıyla davacı tarafından idareden irtifak hakkı talep edildiği;
3)Davacının teşvik belgesi ve diğer proje evrakı incelendikten sonra, 12.02.2015 tarihli Millî Emlâk Genel Müdürlüğü onayı ile davacıya bir yıl süreli bedelsiz ön izin verildiği; bu bir yıllık süre içerisinde yükümlülüklerini yerin getirmez ise sürenin bir yıl daha Defterdarlık tarafından uzatılmasına, yine yükümlülükler yerine getirilmez ise ön iznin iptaline; ön izin süresinde yükümlülükler yerine getirilirse bedeli karşılığında 49 yıl süreli irtifak hakkı sözleşmesi akdine dair işlemin tesis edildiği;
4)Bu kapsamda davacı ile idare arasında 18.02.2015 tarihinde ön izin sözleşmesinin akdedildiği;
5)Defterdarlık Millî Emlâk Müdürlüğü'nün 04.03.2015 tarihli yazısı ile davacı tarafından hazırlanan uygulama projelerinin onay için Aksaray Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'ne gönderildiği; uygulama projelerinin 27.11.2015 tarihinde onaylandığı;
6)Defterdarlık Millî Emlâk Müdürlüğü'nün 11.11.2015 tarihli yazısı ile belediyeden, parsele yapılacak dört adet tesis için parselin ifrazının gerekip gerekmediğinin sorulduğu; Aksaray Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nün 17.11.2015 tarih ve 3490 sayılı yazısı ile parsel ifraz edilmeden yapı ruhsatı düzenlenmesinin mümkün olduğunun bildirildiği;
7)Bu esnada davacının (destekleme ödemesi ve kredi imkânlarından faydalanmak maksadıyla) parseli ifraz etme talebi ile 24.11.2015 tarihinde idareye müracaat ettiği; idarenin Millî Emlâk Genel Müdürlüğünden ifraza ilişkin olarak, davacının destekleme ödemesi alıp almayacağı bakımından da Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumundan görüş istediği; gelen görüşte davacının destekleme kapsamında olmadığının bildirilmesi üzerine Defterdarlığın 17.02.2016 tarihli yazısı ile ifraz talebinin uygun görülmediği;
8)Davacının 29.02.2016 tarihinde irtifak hakkı tesisi talebinde bulunduğu; 07.03.2016 tarihinde irtifak hakkı talebinin uygun görüldüğü ve 15 gün süre verilerek davacının sözleşme akdine davet edildiği, 21.06.2016 tarihinde irtifak hakkı sözleşmesinin akdedildiği, ancak sözleşmenin tapu siciline şerhine ilişkin resmî senet işlemlerinin yapılması kapsamında Tapu Müdürlüğü'ne gelmemesi nedeniyle şerhe ilişkin resmî senedin Tapu Müdürlüğü tarafından iptal edildiği;
9)Bunun üzerine 24.02.2017 tarihinde irtifak hakkı sözleşmesinin yeniden akdedildiği ve 28.02.2017 tarihinde tapu siciline sözleşmenin şerh edildiği;
10)18.10.2017 tarihinde, yatırım teşvik belgesi süresinin dolacak olmasına istinaden, Ekonomi Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü tarafından davacının yatırım teşvik belgesi süresinin 16.04.2019 tarihine kadar uzatıldığı;
11)2017 yılı Aralık ayında davacının idareye yeniden müracaat ederek parseli ifraz etme talebini yinelediği; Defterdarlığın 03.01.2018 tarihli yazısı ile, davacının yatırıma başlamasına manî bir durumun olmadığı, kredi-destekleme ödemesi alıp almamanın davacının ihtiyarında olduğunun davacıya bildirildiği; davacının parseli ifraz talebini Maliye Bakanlığı'na intikâl ettirdiği, ancak Maliye Bakanlığı'nın ifrazı uygun görmediği;
12)10.05.2018 tarihinde Millî Emlâk Müdürlüğü personeli tarafından parselin bulunduğu mahalde inceleme yapıldığı, parselde herhangi bir faaliyetin bulunmadığı ve boş olduğunun tesbit edildiği;
13)Defterdarlık tarafından davacıya yazılan 14.05.2018 tarihli yazı ile "yatırım teşvik belgesi süresinin Ekonomi Bakanlığı tarafından 16.04.2019 tarihine kadar uzatılması nedeniyle, bu tarihe kadar yatırımın tamamlanması, aksi halde irtifak hakkının iptal edileceği"nin davacıya bildirildiği;
14)17.01.2019 tarihinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yatırım teşvik belgesi süresinin 17.04.2021 tarihine kadar uzatıldığı;
15) Davacının 25.03.2019 tarihinde yapı ruhsatı aldığı, ancak inşaata başlamadığı;
16)Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 08.05.2019 tarihli yazısına istinaden taşınmazın başka maksatlarla kullanımına imkân verilmesi amacıyla irtifak hakkının iptal edildiği; Aksaray Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Millî Emlâk Müdürlüğü tarafından Aksaray Tapu Müdürlüğü'ne yazılan 09.05.2019 tarihli yazı ile 28.02.2017 tarih ve 5140 yevmiye numaralı şerhin terkin edilmesinin istenildiği; 14.05.2019 tarihli Millî Emlak Müdürlüğü yazısı ile ruhsatların iptalinin belediyeden istenildiği, 27.05.2019 tarihinde yapı ruhsatlarının belediyece iptal edildiği;
17) İrtifak hakkının iptaline dair Millî Emlak Genel Müdürlüğü'nün 08.05.2019 tarih ve 107841 sayılı işleminin iptaline karar verilmesi talebi ile açılan davada ilk derece mahkemesince özetle, "24.02.2017 tarihinde irtifak hakkı tesis edilerek yer teslimi yapılan taşınmaz üzerinde 24.04.2019 tarihi itibariyle faaliyete başlanmadığının sabit olduğu, söz konusu gecikmenin davacı şirketin taşınmazın ifraz edilmesi taleplerinden kaynaklandığı, ifraz vb. işlemlerin ön izin sürecinde tamamlanması gereken işlemlerden olduğu, davacı şirketin ön izin ve irtifak hakkının tesis edildiği dönemlerdeki müteaddit tarihli ifraz taleplerinin idarece reddedilerek taşınmazın bu haliyle taahhüt edilen yatırımı yapmaya elverişli olduğunun bildirildiği, hal böyle iken yatırıma başlanmasına engel teşkil etmeyen bu durumun mücbir sebep veya kamudan kaynaklı gecikme olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığı, idarece teşvik edilen sektörlerde yapılacak yatırımlar için irtifak hakkı tesis edilen taşınmazın boş tutulmasının kamu yararına da aykırı olduğu anlaşıldığından, süresinde yatırıma başlanmayarak sözleşmesine aykırı hareket edilen irtifak hakkının iptaline dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği;
18)Davanın reddine dair kararın kaldırılması talebi ile istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmaktadır.
i) Hukukî sorun;
Uyuşmazlık, 4706 sayılı Kanun'un Ek 3 üncü maddesi ile Kamu Taşınmazlarının Yatırımlara Tahsisine İlişkin Usul Ve Esaslar kapsamında davacı lehine 49 yıl süreliğine tesis edilen irtifak hakkının idarece iptaline ilişkindir.
Dava konusu işlemin hukuka uygun olup olmadığının açıklığa kavuşturulabilmesi için, irtifak hakkının iptali şartlarının maddî olayda mevcut olup olmadığının incelenmesi, bunun için ise olayda yatırıma başlama durumunun hangi tarihe kadar vuku bulmasının imkân dahilinde olduğunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
ii) Dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun incelenmesi;
4706 sayılı Kanun'un Ek 3/1 inci maddesinde yatırımlara ilişkin olarak kırdokuz yıl süreli irtifak hakkı tesis edilebileceğinden bahsedilmiş; Ek 3/5 inci maddesinde, uygulama projelerinin ön izin süresi içinde yapılacağı belirtilmiş; Ek 3/6 ncı maddesinde, işletmenin faaliyete geçtiği tarihten itibaren istihdam edilecek işçi sayısına beş yıl uymanın zorunlu olduğundan bahsedilmiş; Ek 3/7 nci maddesinde ise, yatırımcının maddede belirtilen şartlara uymadığının tesbiti halinde irtifak hakkının iptal edileceğinden bahsedilmiştir.
Olayda, 12.02.2015 tarihinde 1 yıl süreli ön iznin verildiği, uygulama projelerinin ise 27.11.2015 tarihinde onaylandığı anlaşıldığından, 4706 sayılı Kanun'un Ek 3 üncü maddesinde belirtilen uygulama projesinin onayı şartının gerçekleştirildiği görülmektedir.
İşletmenin henüz faaliyete geçmemesi nedeniyle, işçi çalıştırma durumunun söz konusu olmadığı, bu yönüyle halihazırda Ek 3/6 ncı maddenin olayda uygulanma imkânının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Kamu Taşınmazlarının Yatırımlara Tahsisine İlişkin Usul Ve Esaslarda ise, ön iznin ne olduğu tanımlanmış; "gereken hallerde" ifraz/tevhid vb işlemlerin bu ön izin süresi içerisinde yapılacağı belirtilmiştir. Olayda, uyuşmazlık konusu parselde mevzuata göre ifrazın yapılmasını gerektiren bir hal bulunmayıp, dosyadaki verilere göre ifraz yapılmadan da yatırımın gerçekleştirilmesinin mümkün olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla ön izin süresi içerisinde yapılması gereken bir ifrazın olayda mevcut olmadığı, bu nedenle davacının talep ettiği ifrazın ön izin süresi içerisinde yapılması gereken ifraz kapsamında kalmadığı görülmektedir.
Kamu Taşınmazlarının Yatırımlara Tahsisine İlişkin Usul Ve Esasların 26/1 inci maddesinde ise, "yatırımcının bu Usul Ve Esaslarda yer alan hükümlere uymadığının tesbit edilmesi" yahut "sözleşmede yer alan hükümlere uymadığının tesbit edilmesi" yahut "mücbir sebepler hariç öngörülen sürede yatırımı tamamlamaması" halinde, irtifak hakkının iptal edileceği belirtilmiştir. Dolayısıyla Usul ve Esaslarda irtifak hakkının iptal edileceği durumların (olay özelinde) üç ana başlık altında toplandığı görülmektedir.
Kamu Taşınmazlarının Yatırımlara Tahsisine İlişkin Usul Ve Esaslarda yatırıma hangi süre içerisinde başlanacağına ve hangi işin yatırıma başlama olarak değerlendirileceğine dair bir hükme yer verilmediği görülmektedir.
İrtifak Hakkı Sözleşmesinde ise, taşınmazın lehtara tesliminden itibaren "yatırım teşvik belgesinde belirtilen yatırım sürecine göre inşaata başlanacağı" belirtildikten sonra, "süre uzatılmış ise, uzatılan sürelerin göz önünde bulundurulacağı" hüküm altına alınmıştır (m.7). İrtifak Hakkı Sözleşmesinde ayrıca;
=>Sözleşmeye aykırı davranılması,
=>Öngörülen sürede yatırımın tamamlanmaması,
=>Yatırıma başlama tarihinden itibaren bir yıl içinde yatırım yapılmaması,
=>İşletmeye geçildikten sonra faaliyetin sona erdirilmesi halleri, irtifak hakkının iptali sebepleri olarak sayılmıştır.
Bu hükümlere göre, "yatırıma başlama" kavramı ile "işletmeye geçme" kavramının farklı kavramlar olduğu; evvelâ parselde yatırıma başlanması (tesis inşasına başlanması), yatırım tamamlandıktan sonra (tesis inşa edildikten sonra) işletmeye geçilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
İrtifak Hakkı Sözleşmesinde yer alan taşınmazın lehtara tesliminden itibaren "yatırım teşvik belgesinde belirtilen yatırım sürecine göre inşaata başlanacağı" ve "süre uzatılmış ise, uzatılan sürelerin göz önünde bulundurulacağı" hükmü ile davacının yatırım teşvik belgesi süresinin 17.04.2021'e kadar uzatıldığı hususu birlikte dikkate alındığında; davacının, 17.04.2021 tarihine kadar yatırıma başlama süresinin bulunduğu, 17.04.2021 tarihine kadar herhangi bir tarihte davacının yatırıma başlamasının imkân dahilinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle Sözleşmede yer alan "öngörülen sürede yatırımın tamamlanmaması" hükmünün olayda uygulanabilmesi için evvelâ yatırıma başlanmasına imkân veren yatırım teşvik belgesindeki sürenin dolmuş olması gerektiği anlaşılmaktadır. Olayda ise, yatırım teşvik belgesindeki süre dolmadığından Sözleşmede yer alan" öngörülen sürede yatırımın tamamlanmaması" halinde irtifak hakkının iptal edileceği hükmünün uygulanamayacağı sonucuna varılmaktadır.
Öte yandan; Sözleşmede yer alan "yatırıma başlama tarihinden itibaren bir yıl içerisinde yatırım yapılmaması" hükmünün de olayda uygulanamayacağı, zîra olayda henüz yatırıma başlanmadığı, başlanmayan yatırıma yatırım yapılmasının söz konusu olmayacağı açıktır. İrtifak Hakkı Sözleşmesinde yer alan taşınmazın lehtara tesliminden itibaren "yatırım teşvik belgesinde belirtilen yatırım sürecine göre inşaata başlanacağı" ve "süre uzatılmış ise, uzatılan sürelerin göz önünde bulundurulacağı" hükmü ile davacının 17.04.2021 tarihine kadar yatırıma başlama süresinin bulunduğu hususları göz önünde bulundurulduğunda, Sözleşmenin "yatırıma başlama tarihinden itibaren bir yıl içerisinde yatırım yapılmaması" halinde irtifak hakkının iptal edileceği hükmünün de olayda uygulanmasının hukuken mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.
Olayda, başlanmış ve tamamlanmış bir yatırım henüz mevcut olmadığından, işletmeye geçme durumunun da söz konusu olmadığı, bu nedenle Sözlemenin "İşletmeye geçildikten sonra faaliyetin sona erdirilmesi" hükmüne dayanılarak da irtifak hakkının iptal edilemeyeceği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; davacının yatırım teşvik belgesi süresinin uzatıldığı 17.04.2021 tarihine kadar (İrtifak Hakkı Sözleşmesi hükümlerine göre) parselde yatırıma başlamasının mümkün olduğu, yatırım teşvik belgesinde belirtilen yatırıma başlama süresi hitamında yahut yatırım teşvik belgesi geçerlilik süresi daha erken sona ermeden, yatırıma başlanmadığından bahisle irtifak hakkının iptalinin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla; davanın reddine dair ilk derece mahkemesi kararında hukukî isabet görülmemiştir.
Hüküm;
Açıklanan nedenlerle;
1) Davacının istinaf başvurusunun KABULÜNE, Aksaray İdare Mahkemesi'nin 23.01.2020 tarih ve E: 2019/420, K: 2020/57 sayılı kararının KALDIRILMASINA ve dava konusu işlemin İPTALİNE;
2)İlk derece mahkemesi yargılama giderlerinin KALDIRILMASINA ve haklılık durumu dikkate alınarak;
Davacı tarafından gerçekleştirilen ilk derece aşamasına (431,60 TL) ve istinaf aşamasına ilişkin (227,10 TL) toplam 658,70 TL tutarındaki yargılama giderinin ve kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00 TL tutarındaki vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine;
3)Artan posta avansının istinaf başvurusunda bulunan davacıya iadesine;
4) 2577 sayılı İdarî Yargılama Usûlü Kanunu'nun 45/6 ncı maddesi mucibince kesin olmak üzere, 08.10.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)