İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, ...'in miras yolu ile intikal eden malvarlığı üzerindeki tüm tedbirlerin kaldırılması ve iade edilmesi istemiyle yapılan başvurunun yasal süre içerisinde cevap verilmeyerek zımnen reddedilmesine ilişkin davalı idare işleminin iptali ve 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. Maddesinin 3. Fıkrasının iptali istemiyle açılan davada; davacı tarafından, ...'in miras yolu ile intikal eden malvarlığı üzerindeki tüm tedbirlerin kaldırılması ve iade edilmesi istemiyle yapılan başvurunun yasal süre içerisinde cevap verilmeyerek zımnen reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığının görüldüğü, davalı idareye ait savunma dilekçesinde yer alan ifadeler ile ekinde yer alan bilgi ve belgelerden uyuşmazlığa konu malvarlığı üzerindeki incelemenin tamamlanmadığının görüldüğü, davacıya miras yoluyla intikal eden malvarlığına 05/08/2016 tarihinde el konulduğu, 10/10/2018 tarihinde yapılan başvuru tarihi itibarıyla iki yılı aşkın süredir davacıya ait malvarlığı üzerindeki incelemenin tamamlanmadığı görülmekte olup, Anayasa ile koruma altına alınan mülkiyet hakkının temini için makul sürede uyuşmazlığa ilişkin malvarlığı üzerindeki incelemenin ilgili yasal mevzuat hükümleri doğrultusunda tamamlanarak kapsam dışındaki malvarlığının davacıya iadesi gerekmekte iken bu durumun gerçekleştirilmediği görüldüğü, davacı tarafından ...'in miras yolu ile intikal eden malvarlığı üzerindeki tüm tedbirlerin kaldırılması ve iade edilmesi istemiyle yapılan başvurunun, ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda incelemesi yapılarak kapsam dışında olan malvarlığının bulunması halinde iadesine karar verilmesi gerekirken, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın başvurunun zımnen reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, davacı tarafından malvarlığının iadesi için Hazine ve Maliye Bakanlığı'na başvurulduğu görülmekte olup, uyuşmazlığa konu malvarlığın birden fazla hususu barındırdığından, ilgili malvarlığı yönünden işlem tesis edecek bakanlığın farklı olması halinde, bu durumun ilgili bakanlığa iletilmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak Ankara 4. İdare Mahkemesi'nce verilen 22/05/2019 gün ve E: 2018/2544, K: 2019/1122 sayılı kararın, davalı idare vekili tarafından, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava; davacı tarafından, ...'in miras yolu ile intikal eden malvarlığı üzerindeki tüm tedbirlerin kaldırılması ve iade edilmesi istemiyle yapılan başvurunun yasal süre içerisinde cevap verilmeyerek zımnen reddedilmesine ilişkin davalı idare işleminin iptali ve 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. Maddesinin 3. Fıkrasının iptali istemiyle açılmıştır.
23.07.2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. maddesinin 1. fıkrasında, "Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen;
a) Ekli (I) sayılı listede yer alan özel sağlık kurum ve kuruluşları kapatılmıştır."; 2. fıkrasında, "Kapatılan vakıfların her türlü taşınır ve taşınmazları ile her türlü mal varlığı, alacak ve hakları, belge ve evrakı Vakıflar Genel Müdürlüğüne bedelsiz olarak devredilmiş sayılır. Kapatılan vakıf yükseköğretim kurumlarının sağlık uygulama ve araştırma merkezleri ve kapatılan diğer kurum ve kuruluşlara ait olan taşınırlar ile her türlü mal varlığı, alacak ve haklar, belge ve evrak Hazineye bedelsiz olarak devredilmiş sayılır, bunlara ait taşınmazlar tapuda resen Hazine adına, her türlü kısıtlama ve taşınmaz yükünden ari olarak tescil edilir." şeklinde düzenlenmiştir.
670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 'Devir işlemlerine ilişkin tedbirler' başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında, "20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnameler gereğince kapatılan ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne veya Hazineye devredilen kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının her türlü taşınır, taşınmaz, malvarlığı, alacak ve hakları ile belge ve evraklarının (devralınan varlık); her türlü tespit işlemini yapmaya, kapsamını belirlemeye, idare etmeye, avans dahil her türlü alacak, senet, çek ve diğer kıymetli evraka ilişkin olarak dava ve icra takibi ile diğer her türlü işlemi yapmaya, devralınan varlıklarla ilgili olup kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle tevsik edilen borç ve yükümlülükleri tespite ve hiçbir şekilde devralınan varlıkların değerini geçmemesi, ek mali külfet getirmemesi, kefaletten doğmaması ve Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY)’ne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmayan kişilerle gerçek mal veya hizmet ilişkisine dayanması şartıyla bu varlıkların değerlendirilmesi suretiyle bunları uygun bir takvim dahilinde ödemeye, kapatılan kurum ve kuruluşların taahhüt ve garanti ettiği ancak vermediği mal ve hizmet bedellerinin ödemesini durdurmaya veya ödemeye, tahsili mümkün olmadığı anlaşılan veya tahsilinde ve takibinde yarar bulunmayan hak ve alacaklar ile taahhüt ve garantilerin tahsilinden vazgeçmeye, her türlü sulh işlemini yapmaya, devralınan varlıklarla ilişkili kredi veya gerçek bir mal veya hizmet ilişkisine dayanan borçlar nedeniyle konulmuş ve daha önce kaldırılmış takyidatları kredinin veya borcun ödenebilmesini sağlamak amacıyla kaldırıldığı andaki koşullarla tekrar koydurmaya ve ihyaya, menkul rehinleri dikkate almaya, devralınan varlıklara konulan takyidatların sınırlarını belirlemeye ve kaldırmaya, finansal kiralama dahil sözleşmelerin feshine veya devamına karar vermeye, devralınan varlıkların idaresi, değerlendirilmesi, elden çıkarılması için gerekli her türlü tedbiri almaya, gerektiğinde devralınan varlıkların tasfiyesi veya satışı amacıyla uygun görülen kamu kurum ve kuruluşlarına devretmeye, devir kapsamında olmadığı belirlenen varlıkları iadeye, kapatılanların gerçek kişiye ait olması halinde devralınacak varlıkların kapsamını belirlemeye, tereddütleri gidermeye, uygulamaları yönlendirmeye, bütün bu işlemleri yapmak amacıyla usul ve esasları belirlemeye, vakıflar yönünden Vakıflar Genel Müdürlüğü, diğerleri yönünden Maliye Bakanlığı yetkilidir."; 4. fıkrasında, "Birinci fıkra kapsamında tespite konu edilebilecek borç ve yükümlülüklere ilişkin olarak hak iddiasında bulunanlarca bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altmış günlük hak düşürücü süre içerisinde ilgili idaresine kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle müracaat edilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılacak kapatma işlemlerinde ise altmış günlük süre kapatma tarihinden itibaren başlar." hükümleri;
675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 'Dava ve takip usulü' başlıklı 16. maddesinde ise, "(1) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17/8/2016 tarihinden önce açılan davalar ile bu kapsamda Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilen davalarda mahkemelerce, 15/8/2016 tarihli ve 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle red kararı verilir. Bu kararlar duruşma günü beklenmeksizin dosya üzerinden kesin olarak verilir ve davacılara resen tebliğ edilir. Tarafların yaptığı yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.
(2) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17/8/2016 tarihinden önce başlatılan icra ve iflas takipleri ile bu kapsamda Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilen takipler hakkında icra müdürlüklerince, 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi uyarınca düşme kararı verilir. Bu kararlar dosya üzerinden kesin olarak verilir ve takip alacaklısına resen tebliğ edilir. Tarafların yaptığı takip giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.
(3) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler veya kapatılma ya da resen terkin üzerine Maliye Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü aleyhine 17/8/2016 tarihi dahil bu tarihten sonra açılan davalar ile icra ve iflas takipleri hakkında 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi gereğince dava veya takip şartının bulunmaması nedeniyle davanın reddine veya takibin düşmesine karar verilir.
(4) Birinci ve ikinci fıkralar uyarınca verilen kararlarda davacı veya alacaklının 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesinde belirtilen usule uygun olarak ilgili idari makama, tebliğ tarihinden itibaren otuz günlük hak düşürücü süre içinde başvurabileceği belirtilir. İdari başvuru üzerine idari merci tarafından verilecek karar aleyhine idari yargıda dava açılabilir. İdari yargının verdiği karar kesin olup, uyuşmazlık adli yargıda hiçbir şekilde dava konusu yapılamaz." hükümleri yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; 670 sayılı KHK'nın 5. maddesinin 1. fıkrası kapsamında tespite konu edilebilecek haklara ilişkin olarak hak iddiasında bulunanların, öncelikle, anılan maddenin 4. fıkrası ile 675 sayılı KHK'nın 16. maddesinin 4. fıkrası uyarınca ilgili idareye başvuruda bulunmaları ve başvuru üzerine ilgili idari merci tarafından bir karar verildikten sonra, verilen karar aleyhine idari yargıda dava açabilecekleri, bir başka anlatımla, yukarıda yer verilen hükümlerle düzenlenmiş bir konuda, 2577 sayılı Kanun'un 10 ve 11. maddelerinde öngörülmüş olan usulün işletilmesi sonucunda oluşacak zımni ret üzerine dava açılmasına olanak bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu olayda; davalı Maliye Bakanlığı'nın savunmasından, sürecin halen devam ettiği anlaşılmaktadır.
Maliye Bakanlığına yapılan başvurunun 60 günlük süre içerisinde cevap verilmemek suretiyle zımnen reddedilmesi üzerine, idarece başvuru hakkında bir karar verilmesi beklenilmeksizin bakılan davanın açıldığı anlaşılmakta olup, 675 sayılı KHK'nın 16. maddesi uyarınca, idari yargıda dava açılmadan önce yetkili idareye başvurulması ve idarece başvurunun kısmen veya tamamen reddine ilişkin bir karar verildikten sonra dava açılması kuralına uyulduğundan bahsedilmesine olanak bulunmamaktadır.
Bu durumda, 675 sayılı KHK'nın 16/4 maddesi gereğince, idari yargıda dava açılabilmesi için, idareye yapılan başvurunun yetkili idari merci tarafından kısmen veya tamamen reddine ilişkin bir karar verildikten sonra dava açılması kuralına uyulmadığından, bu aşamada açılan davanın esasının incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davalı idarenin istinaf isteminin kabulüne, Ankara 4. İdare Mahkemesi'nce verilen 22/05/2019 gün ve E: 2018/2544, K: 2019/1122 sayılı kararın kaldırılmasına, davanın incelenmeksizin reddine, aşağıda dökümü yapılan mahkeme safhasına ait 239,45-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf safhasında davalı idarece karşılanan 50,70-TL posta gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.040,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, posta gideri avansından artan miktarın istinaf başvurusunda bulunan tarafa iadesine, 2577 sayılı Yasanın değişik 45.maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak 10/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)