(2577 S. K. m. 17, 45) (4925 S. K. m. 1, 2, 27) (Karayolu Taşıma Yönetmeliği m. 40, 67, 68)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirket adına Karayolu Taşıma Yönetmeliğinin 40/29. Maddesine aykırılıktan "10 uyarma cezası" verilmesine ilişkin 07.08.2019 tarihli UDHB-ELK-A 340111 Seri Sıra Nolu İhlal Tespit Tutanağı ile 40/32.maddesine aykırılık nedeniyle "10 uyarma cezası" verilmesine ilişkin 07.08.2019 tarihli UDHB-ELK-A 340117, Seri Sıra Nolu İhlal Tespit Tutanağının iptali istemiyle açılan davada; Karayolu Taşıma Yönetmeliği hükümleri uyarınca, H, R ve T türü yetki belgesi sahipleri hariç olmak üzere, diğer yetki belgesi sahiplerinin, işbu davada D1 yetki belgesi bulunan davacı şirketin, faaliyetlerini Bakanlığa bildirdiği merkez ve/veya şube listesinde kayıtlı şubeleri ile varsa acente listesinde kayıtlı acentesinde yürütmekle yükümlü olduğu hükmü ve faaliyetleriyle ilgili Bakanlıkça yayımlanan düzenleyici işlemlere uymakla yükümlü olduğu hükmü karşısında, davacı şirketin acentesi veya şubesi olmayan bir adreste faaliyetini yürüttüğü bununla beraber, izinli olmadığı Bursa-S.Gökçen Havalimanı güzergahında taşımacılık yaptığı anlaşılmış olup, davacının tek fiili ile anılan yönetmeliğin birden fazla maddesi ihlal edilmiş olduğundan ve de yönetmelikte tek fiil ile birden fazla ihlalin gerçekleşmesi halinde ayrı ayrı tespit tutanağının düzenleneceği öngörüldüğünden, davacı fiiline uyan mevzuat ihlallerinin tespiti üzerine tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin Bursa 4. İdare Mahkemesi'nce verilen 04/06/2020 tarih ve E:2019/490, K:2020/360 sayılı karara, davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunda; dava konusu işlemlere esas olmak üzere, usulüne uygun olarak tutulmuş tutanak bulunmadığı, davalı idarece yanlı davranıldığı, düzenleyici işlemlere uyulmamasında hangi eylemin ne suretle, nasıl işlendiği gibi bilgiler verilmeden ve ekli belge sunulmadan tesis edilen dava konusu işlemlerin hukuka aykırı olduğu iddialarıyla, kararın kaldırılarak dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Sekizinci İdare Dava Dairesi'nce 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17/2. maddesi uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
Dava, davacı şirket adına Karayolu Taşıma Yönetmeliğinin 40/29. maddesine aykırılıktan "10 uyarma cezası" verilmesine ilişkin 07.08.2019 tarihli UDHB-ELK-A 340111 sayılı ve 40/32. maddesine aykırılık nedeniyle "10 uyarma cezası" verilmesine ilişkin 07.08.2019 tarihli UDHB-ELK-A 340117 sayılı işlemlerin iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45/4.maddesinde, "Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir." hükmü düzenlenmiştir.
4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanununun Amaç başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı; karayolu taşımalarını ülke ekonomisinin gerektirdiği şekilde düzenlemek, taşımada düzeni ve güvenliği sağlamak, taşımacı, acente ve taşıma işleri komisyoncuları ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği ve benzeri hizmetlerin şartlarını belirlemek, taşıma işlerinde istihdam edilenlerin niteliklerini, haklarını ve sorumluluklarını saptamak, karayolu taşımalarının, diğer taşıma sistemleri ile birlikte ve birbirlerini tamamlayıcı olarak hizmet vermesini ve mevcut imkânların daha yararlı bir şekilde kullanılmasını sağlamaktır." Kanun'un Kapsam başlıklı 2.maddesinde, "Bu Kanun kamuya açık karayolunda motorlu taşıtlarla yapılan yolcu ve eşya taşımalarını, taşımacıları, taşıma acentelerini, taşıma işleri komisyoncularını, nakliyat ambarı ve kargo işletmecilerini, taşıma işlerinde çalışanlar ile taşımalarda yararlanılan her türlü taşıt, araç, gereç, yapıları ve benzerlerini kapsar.
Ancak, özel otomobillerle ve bunların römorklarıyla yapılan taşımalar, genel ve katma bütçeli dairelerle, il özel idareleri, belediyeler, üniversiteler ve kamu iktisadî teşebbüslerine ait otomobillerle yapılan taşımalar, Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğüne ait motorlu taşıt ve bunların römorkları ile yapılan taşımalar, lastik tekerlekli traktörlerle çekilen römorklarla yapılan taşımalar bu Kanun hükümlerine tâbi değildir. (3)
İl sınırları içerisindeki taşımalar ile yüz kilometreye kadar olan şehirlerarası taşımaların düzenlenmesi il ve ilçe trafik komisyonları ile işbirliği yapılmak suretiyle ilgili valiliklere, belediye sınırları içerisindeki şehiriçi taşımalar belediyelere bu Kanuna göre düzenlenecek yönetmelik esasları dahilinde bırakılabilir." hükümlerine yer verilmiş aynı Kanun'un, 27.maddesinde"Bu Kanunda yazılı idari para cezalarını uygulamaya Ulaştırma Bakanının yetkilendirdiği Bakanlık personeli, trafik polisi ve zabıtası, trafik polisinin görev alanı dışında kalan yerlerde rütbeli jandarma personeli, sınır kapılarında görev yapan gümrük muhafaza ve gümrük muayene memurları ile bunların amirleri, terminallerde görevli belediye zabıtası yetkilidir. Bu Kanun kapsamında faaliyet gösterenlere hangi hallerde uyarma, geçici durdurma ve iptal şeklinde idari müeyyideler uygulanacağına ilişkin hususlar yönetmelikle düzenlenir. Bu Kanuna göre verilen idari para cezaları, yönetmelikte düzenlenen uyarma, geçici durdurma ve iptal şeklindeki idari müeyyidelerin uygulanmasına engel teşkil etmez." hükmü düzenlenmiştir.
08/01/2018 tarihli 30295 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Karayolu Taşıma Yönetmeliğinin, 40/29. maddesinde, "H, R ve T türü yetki belgesi sahipleri hariç olmak üzere, diğer yetki belgesi sahipleri; bu Yönetmelik kapsamındaki faaliyetlerini, Bakanlığa bildirdikleri merkez ve/veya şube listesinde kayıtlı şubeleri ile varsa acente listesinde kayıtlı acentelerinin adreslerinde H, R ve T türü yetki belgesi sahipleri ise sadece yetki belgesi üzerinde bulunan adreslerinde yürütmekle yükümlüdürler. Yetki belgesi sahipleri, Bakanlığa bildirilmeyen yerlerde faaliyette bulunamazlar. Bu fıkraya uymayan yetki belgesi sahiplerine 10 uyarma verilir.",40/32.maddesinde,"Yetki belgesi sahipleri faaliyetleriyle ilgili olarak Bakanlıkça yayımlanan düzenleyici işlemlere uymakla yükümlüdürler. Bu fıkraya uymayan yetki belgesi sahiplerine 10 uyarma verilir." 67.maddesinde,"(1)Kanunda öngörülen ve bu Yönetmelikte belirtilen kusurları ve/veya ihlalleri işleyenler hakkında, 66 ncı maddede belirtilen görevliler tarafından idari para cezası ve/veya ihlal tespitine dair tutanak düzenlenir. (2)Tutanaklar, para cezası gerektiren kusurlar için idari para cezası karar tutanağı, uyarma gerektiren mevzuat ihlalleri için ihlal tespit tutanağı olmak üzere iki şekilde düzenlenir. (3)Birden fazla kusurun bir arada işlenmesi halinde her kabahat için ayrı idari para cezası karar tutanağı düzenlenir. (4)Birden fazla mevzuat ihlalinin bir arada işlenmesi halinde her ihlal için ayrı ihlal tespit tutanağı düzenlenir. (5)İdari para cezalarına ilişkin diğer hususlarda Maliye Bakanlığınca yayımlanan mevzuat esas alınır. (6)Bu maddeye göre düzenlenecek tutanaklar, elektronik olarak da düzenlenebilir. Elektronik olarak düzenlenecek tutanaklara ilişkin hususlar, Bakanlıkça düzenlenir.", 68/1.maddesinde,"Tutanak düzenleyenler tutanaklarla ilgili aşağıdaki yükümlülüklere uymak zorundadır. Buna göre: a)Tutanaklara, mensubu olduğu kurumun veya birimin adı bulunan kaşe veya damgayı basmak veya bu kurumun veya birimin adını yazmak. b)Tutanaklara, kendi adını, soyadını, görev unvanını ve sicil numarasını yazarak veya bu bilgilerin bulunduğu kaşe veya damgayı her nüshasına basarak imza etmek. c)Tutanakları, tebliğ yerine geçmek üzere, hakkında işlem yapılana veya temsilcisine imza ettirmek ve bir nüshasını vermek. ç)Tutulan tutanaklarda, tutanak tutulan yer, tarih, saat ve dakikayı belirtmek. d)Tutanakları imza etmekten kaçınanlar için “imza etmedi” kaydı koymak. e)Zorunlu hallerde sorumlular için "gıyabında" yazarak kayıt koymak. f)Tutanakların birer örneğini, tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren en geç 30 takvim günü içerisinde Bakanlığa göndermek." hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı IV. Bölge Müdürlüğü görevlilerince 07.08.2019 tarihinde saat: 13.17 sıralarında, ….. adresinde bilet acenteliği yapan işyerinde yapılan tespitte, firmanın şubesinin olmadığı, …. yetki belgesinde D2 belgesinde kayıtlı olmayan ve aralarında davacı şirketin de bulunduğu firmalara bilet kestiği, ilgili firmanın çalışanın imzadan imtina ettiği tutanak ile tespit edildiği, tutanak ekinde yer alan görüntü kayıtları ve biletlerinde bu durumu doğrular nitelikte bulunduğu, tespite konu acentenin davacı tarafından davalı idareye bildirilen acente listesinde yer almadığından bahisle, Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin 40/29 maddesi uyarınca 07.08.2019 tarih, UDHB-ELK-A 340111 nolu ihlal tespit tutanağı ile, "10 uyarma" cezası, fiilin aynı zamanda Yönetmeliğin 40/32.maddesi kapsamında Bakanlıkça yayımlanan düzenleyici işlemlere uyulmaması kapsamında değerlendirilerek 07.08.2019 tarih, UDHB-ELK-A340117 seri nolu ihlal tespit tutanağı ile "10 uyarma" cezası ile tecziyesine ilişkin işlemlerin tesis edilmesi üzerine, söz konusu işlemlerin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İdari yaptırımların uygulanmasında, ihlale ilişkin hükümlere aykırılığın tespitinde tespit tutanakları önem arzetmektedir. Tespit tutanağının yetersiz olması, gerçeğe aykırı bilgiler içermesi, yetkisiz kişiler veya tüzel kişiler nezdinde düzenlenmesi, düzenleyen kamu görevlisinin yetkisiz olması, ihlalin somut olarak belirtilmemesi veya hiç tutanak tutulmaması gibi hususların bulunması halinde, idari yaptırım içeren işlemin iptalini gerektiren hukuka aykırılıklar doğuracaktır.
Bu nedenle, ihlalin dayanağı olan düzenlemelere aykırılığın çok açık bir şekilde yer aldığı tutanakların düzenlenmesi, yaptırımın dayanağı mevzuata uygunluğun sağlanması ile birlikte, hak arama özgürlüğü kullanılarak yargı yerlerinde dava açılması durumunda da, yaptırım uygulanacak ihlal durumunun var olup olmadığı, şekli koşullara uyulup uyulmadığı yolunda yapılacak hukuki denetim, bu husustaki tespitlerin objektif ve somut olarak yapılmasına katkı sağlayacaktır.
Dava konusu olayda, usulüne uygun olarak 07.08.2019 tarihinde saat: 13.17'de tutulan tutanak ile, davacı şirketin davalı idareye bildirdiği acenteler dışında bir acenteden bilet düzenlettirdiği tespit edildiğinden yönetmeliğin 40/29. maddesi uyarınca "10 uyarma" cezası verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, diğer taraftan bakanlıkça yayımlanan düzenleyici işlemelere uymama fiiline yönelik olarak, hangi düzenleyici işlemlerin ihlal edildiğine yönelik yönetmeliğin 73. maddesi uyarınca açık ve anlaşılabilir somut bir tespit bulunmaksızın, aynı yönetmeliğin 40/32. Maddesi uyarınca "10 UYARMA" cezası verilmesinde ise hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, Bursa 4. İdare Mahkemesi'nin davanın reddine ilişkin 04/06/2020 tarih ve E:2019/490, K:2020/360 kararının 07.08.2019 tarih, UDHB-ELK-A340117 seri nolu işlem yönünden kaldırılmasına ve sözü edilen işlemin iptaline, 07.08.2019 tarih, UDHB-ELK-A 340111 nolu işlem yönünden davacı istinaf başvurusunun reddine, davada haklılık durumuna göre aşağıda dökümü yapılan 332,85.-TL yargılama giderlerinin yarısı olan 166.43-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, yargılama giderlerinin diğer yarısı olan 166,43-TL ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, dava aşamasında davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden bu hususta karar tesisine yer olmadığına, artan posta ücretinin karar kesinleştikten sonra ilgilisine iadesine, 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin (6) bendi uyarınca kesin olarak, 27/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)