(2709 S. K. m. 172) (6502 S. K. m. 1, 2, 3, 62, 63, 77) (2577 S. K. m. 45) (4054 S. K. m. 13, 14) (Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği m. 28) (Reklam Kurulu Yönetmeliği m. 7)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirket tarafından, hakkında 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 77/13 üncü maddesi uyarınca 8.546,00-TL idari para cezası verilmesi ile haksız ticari uygulamanın durdurulmasına ilişkin Reklam Kurulunun 12/02/2019 tarihli ve 281 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada, davaya konu olan idari para cezasının 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanuna dayanarak uygulandığı, bu kanunun "Tanımlar" başlıklı 3. Maddesinin birinci fıkrasının i) bendinde Satıcı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi,(...) ifade eder." hükmü göz önüne alındığında davacının da "satıcı" kavramı içerisinde değerlendirilmesinin uygun olduğu, Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinin 28/1 maddesindeki "... Bir mal veya hizmete ilişkin tüketici işleminden önce, işlem sırasında veya işlem sonrasında haksız ticari uygulama yapılamaz. "düzenlemesi uyarınca da temel gıda maddelerinin tüketicinin eline geçmeden önceki aşamada tüketiciyi koruma amacı taşıdığı, öte yandan dava konusu işleme konu alış fiyatı ile satış fiyatı arasındaki fark hesaplanırken faturalar ile Hal Kayıt Sistemindeki verilerin esas alındığı bu verilerin ise resmi belge niteliğinde olduğu görüldüğünden ayrıca bu verilerde davacı tarafından düzenlenen faturada bir girdi maliyetinin de belirtilmediği, dolayısıyla ispat edilemeyen ve faturaya yansıtılmayan girdi maliyetlerinden bahsedilemeyeceği ayrıca ürünlerin alış fiyatı ile satış fiyatı arasında %284,62 oranındaki farkın girdi maliyeti ile açıklanamayacağı, bu haliyle haksız ticari uygulama niteliğinde olacağı değerlendirilerek davacı şirket hakkında 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 77/13 üncü maddesi uyarınca 8.546,00-TL idari para cezası verilmesi ile haksız ticari uygulamanın durdurulmasına ilişkin Reklam Kurulunun 12/02/2019 tarihli ve 281 sayılı kararında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle Ankara 15. İdare Mahkemesi'nce davanın reddine ilişkin olarak verilen 03/12/2019 gün ve E: 2019/672, K: 2019/2040sayılı kararın, davacıya yüklenen eylemin, 6502 sayılı Kanun kapsamına girmediği, anılan Kanunun uygulama alanının, taraflardan birinin tüketici olduğu işlemler veya sözleşmeler olduğu, davacının ise sebze meyve halinde komisyoncu olarak faaliyet gösterdiği ve ticari işlemlerinin tarafının 6502 sayılı Kanunda tanımlanan anlamda tüketici olmadığı, yetki sınırları aşılarak 6502 sayılı Kanun kapsamında işlem tesis edildiği, toptancı halleriyle ilgili olarak 5957 sayılı Kanunda düzenlemeler getirildiği ancak bu Kanunda yer alan yaptırımları uygulama yetkisinin de belediyelerde olduğu, komisyoncu olan davacının mal alma eylemi olmadığından, malın alış-satış fiyatını belirleme yetkisi de bulunmadığı, öte yandan, davalı idarece hesaplama yapılırken maliyet kalemlerinin dikkate alınmadığı, satılan ürünlerin, girdi maliyeti ve döviz kuru artışı gibi maliyet değişimlerinden etkilendiği ancak davalı idarece bu hususun değerlendirilmediği, işlemin dayanağı olan inceleme raporunun da eksik ve özensiz olarak hazırlandığı, tüm bu nedenlerden dolayı dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu davacı tarafından ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Dava konusu işlemin ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde usule ve hukuka uygun olarak tesis edildiği ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesi'nce 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesi uyarınca dosya incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, davacı şirket tarafından, hakkında 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 77/13 üncü maddesi uyarınca 8.546,00-TL idari para cezası verilmesi ile haksız ticari uygulamanın durdurulmasına ilişkin Reklam Kurulunun 12/02/2019 tarihli ve 281 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasa'nın "Tüketicilerin korunması" başlıklı 172. maddesinde, "Devlet, tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı tedbirler alır, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini teşvik eder." kuralı getirilmiştir.
5957 sayılı Sebze ve Meyveler İle Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un 1. maddesinin birinci fıkrasında, "Bu Kanunun amacı, sebze ve meyveler ile arz ve talep derinliğine göre belirlenecek diğer malların ticaretinin kaliteli, standartlara ve gıda güvenilirliğine uygun olarak serbest rekabet şartları içinde yapılmasını, malların etkin şekilde tedarikini, dağıtımını ve satışını, üretici ve tüketicilerin hak ve menfaatlerinin korunmasını, meslek mensuplarının faaliyetlerinin düzenlenmesini, toptancı halleri ile pazar yerlerinin çağdaş bir sisteme kavuşturulmasını ve işletilmesini sağlamaktır.", ikinci fıkrasında, "Bu Kanun, sebze ve meyveler ile arz ve talep derinliğine göre belirlenecek diğer malların her ne şekilde olursa olsun alımı, satımı ve devri ile toptancı halleri ve pazar yerlerinin kuruluş, işleyiş, yönetim ve denetimine ilişkin usul ve esasları, uygulanacak yaptırımları ve bakanlıklar, belediyeler ile diğer idarelerin görev, yetki ve sorumluluklarını kapsar." kuralına; 6. maddesinin birinci fıkrasında, "Fiyatların, malların arz ve talebine bağlı olarak serbest rekabet şartlarına göre oluşması esastır.", ikinci fıkrasında, "Meslek mensupları, serbest rekabeti engellemek amacıyla kendi aralarında veya üreticilerle ticarî anlaşmalar yapamaz, uyumlu eylemde bulunamaz ve hâkim durumlarını kötüye kullanamaz.", üçüncü fıkrasında, "Bakanlık ve belediyeler, serbest rekabetin ortadan kaldırılmasına, engellenmesine ve bozulmasına yönelik eylemleri önlemek için gereken tedbirleri almakla görevli ve yetkilidir. 7/12/1994 tarihli ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun ilgili hükümleri saklıdır." kuralına; 13. maddesinin birinci fıkrasında, "Malların toptan veya perakende ticaretinde; a) Piyasada darlık yaratmak, fiyatların yükselmesine sebebiyet vermek veya fiyatların düşmesine engel olmak için malların belirli ellerde toplanması, satışından kaçınılması, stoklanması, yok edilmesi, bu amaçla propaganda yapılması veya benzeri davranışlarda bulunulması, ... yasaktır." kuralına; 14. maddesinin birinci fıkrasında, "Diğer kanunlara göre daha ağır bir ceza gerektirmediği takdirde; f) 6 ncı maddenin ikinci fıkrasına ve 13 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendine aykırı hareket edenler ile gerçeğe aykırı analiz raporu düzenleyenler veya bu raporun düzenlenmesini sağlayanlar hakkında on bin Türk Lirası, ... idarî para cezası uygulanır." kuralına; üçüncü fıkrasında, "Bu maddede öngörülen idarî para cezalarının verilmesini gerektiren fiillerin bir takvim yılı içinde tekrarı hâlinde, idarî para cezaları her tekrar için iki katı olarak uygulanır. Bu maddenin birinci fıkrasının (g) bendinde öngörülen idari para cezalarını Bakanlık, (ğ) bendinde öngörülen idari para cezalarını Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, diğer idari para cezalarını ise doğrudan veya Bakanlığın talebi üzerine belediyeler uygulamaya yetkilidir. İdari para cezası uygulama yetkisi Bakanlıkta ilgili genel müdürlük, belediyelerde ise belediye encümenince kullanılır." kuralına yer verilmiştir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı; kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı, tüketiciyi aydınlatıcı ve bilinçlendirici önlemleri almak, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konulardaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir." kuralı; 2. maddesinde, "Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar." kuralı getirilmiş; "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde, "Bu Kanunun uygulanmasında; i) Satıcı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, k) Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, l) Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi, ifade eder." şeklinde tanımlanmıştır. Anılan Kanun'un 62. maddesinin birinci fıkrasında, "Bir ticari uygulamanın; mesleki özenin gereklerine uymaması ve ulaştığı ortalama tüketicinin ya da yöneldiği grubun ortalama üyesinin mal veya hizmete ilişkin ekonomik davranış biçimini önemli ölçüde bozması veya önemli ölçüde bozma ihtimalinin olması durumunda haksız olduğu kabul edilir. Özellikle aldatıcı veya saldırgan nitelikte olan uygulamalar ile yönetmelik ekinde yer alan uygulamalar haksız ticari uygulama olarak kabul edilir. Tüketiciye yönelik haksız ticari uygulamalar yasaktır." kuralı; dördüncü fıkrasında, "Haksız ticari uygulamaların tespit edilmesine ve bunların denetlenmesine ilişkin usul ve esaslar ile her hâlükârda haksız ticari uygulama olarak kabul edilecek uygulamalar yönetmelikle belirlenir. " kuralı getirilmiş; "Reklam Kurulu" başlıklı 63. maddesinin birinci fıkrasında, "Ticari reklamlarda uyulması gereken ilkeleri belirleme ve haksız ticari uygulamalara karşı tüketiciyi korumaya yönelik düzenlemeleri yapma, bu hususlar çerçevesinde inceleme ve gerektiğinde denetim yapma, inceleme ve denetim sonucuna göre durdurma veya aynı yöntemle düzeltme veya idari para cezası veya gerekli görülen hâllerde de üç aya kadar tedbiren durdurma cezası verme hususlarında görevli bir Reklam Kurulu oluşturulur. Kurul tedbiren durdurma kararı verme yetkisini Reklam Kurulu Başkanına devredebilir. Kurulun kararları Bakanlıkça uygulanır.", on birinci fıkrasında ise "Reklam Kurulunun ve ihtisas komisyonlarının kuruluşu, görevleri, çalışma usul ve esasları ile sekretarya hizmetleri ve diğer hususlar yönetmelikle belirlenir." düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı Kanun'un ceza hükümlerini düzenleyen 77. maddesinin on üçüncü fıkrasında, "Bu Kanunun 62 nci maddesinde belirtilen yükümlülüklere aykırı hareket edenler hakkında haksız ticari uygulamanın üç aya kadar tedbiren durdurulması veya durdurulması yaptırımı veya beş bin Türk Lirası idari para cezası uygulanır. Kurul, ihlalin niteliğine göre bu cezaları birlikte veya ayrı ayrı verebilir. İdari para cezası, aykırılık ülke genelinde gerçekleşmiş ise elli bin Türk Lirası olarak uygulanır. Aykırılığın reklam yoluyla gerçekleştirildiğinin tespiti hâlinde bu maddenin on ikinci fıkra hükümleri uygulanır." kuralı yer almıştır.
Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nin 28. maddesinin birinci fıkrasında, "Tüketiciye yönelik bir ticari uygulamanın; mesleki özenin gereklerine uymaması ve ulaştığı ortalama tüketicinin ya da yöneldiği grubun ortalama üyesinin, bir mal veya hizmete ilişkin ekonomik davranış biçimini önemli ölçüde bozması veya bozma ihtimalinin olması durumunda haksız olduğu kabul edilir. Bir mal veya hizmete ilişkin tüketici işleminden önce, işlem sırasında veya işlem sonrasında haksız ticari uygulama yapılamaz.", ikinci fıkrasında, "Tüketiciye yönelik ticari uygulamaların, ortalama tüketicinin bilinçli olarak karar verme yeteneğini azaltarak normal şartlar altında taraf olmayacağı bir tüketici işlemine taraf olmasına yol açması halinde, tüketicilerin ekonomik davranış biçimini önemli ölçüde bozduğu kabul edilir." kuralına yer verilmiştir.
Reklam Kurulu Yönetmeliği'nin "Kurulun görevleri" başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasında, "Kanunun 61 inci ve 62 nci maddelerinde belirtilen esaslara uygun olarak ticari reklamlarda uyulması gereken ilkeleri belirlemek ve haksız ticari uygulamalara karşı tüketiciyi korumaya yönelik düzenlemeleri yapmak ve Bakanlık kanalı ile duyurmak, b) Ticari reklam ve haksız ticari uygulamaları (a) bendinde belirlenen ilkeler çerçevesinde incelemek ve gerektiğinde denetim yapmak, c) İnceleme veya denetim sonuçlarına göre Kanunun 61 inci ve 62 nci maddelerinde belirtilen yükümlülüklere aykırı hareket edenler hakkında Kanunun 77 nci maddesinin onikinci ve onüçüncü fıkralarında belirtilen idari yaptırımları uygulamak." kuralı getirilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, sebze-meyve halinde sebze-meyve komisyoncusu olarak faaliyet gösteren davacının sattığı sebze-meyve ürünlerine ilişkin alım satım işlemlerinin Ticaret Bakanlığı, Ticaret Müfettişliği ve İstanbul Ticaret İl Müdürlüğü tarafından denetlendiği, denetim sonucu 6521 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 63. maddesince oluşturulan Reklam Kurulu Başkanlığı'nca incelemeye alındığı, Reklam Kurulu'nun 12/02/2019 tarih ve 281 sayılı toplantısında, satılan ürünün alış fiyatı ile satış fiyatı arasında fark bulunduğu, böylelikle söz konusu üründe fahiş kar oranları belirlenerek haksız fiyat artışına sebebiyet verildiğinden bahisle davacı tarafından gerçekleştirilen söz konusu ticari uygulamanın 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 62. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına, Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nin 28. maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarına, 29. maddesinin birinci fıkrasına, "Haksız Ticari Uygulama Olarak Kabul Edilen Örnek Uygulamalar" Ekindeki "Aldatıcı Ticari Uygulamalar" başlıklı 19. maddesi hükümlerine aykırılık teşkil etmesi nedeniyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 63. maddesi ve 77. maddesinin 13. fıkrası uyarınca 8.546,00 TL idari para cezası verilmesine ve söz konusu ticari uygulamanın durdurulmasına karar verilmesi üzerine, anılan kararın iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Yukarıda yazılı olan mevzuat ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacıya uygulanan idari para cezası ve haksız ticari uygulamanın durdurulması yaptırımının dayanağını 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un oluşturduğu; anılan Kanun'un amaç ve kapsam maddeleri incelendiğinde, tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını korumayı amaçladığı ve tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsadığı; dolayısıyla anılan Kanun'un uygulama alanının, taraflarından birisi tüketici olan sözleşmeler ve hukuki işlemler olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının toptancı halinde sebze - meyve komisyoncusu olarak faaliyet gösterdiği ve yaptığı ticari işlemlerin taraflarının 6502 sayılı Kanun'da tanımlanan anlamda tüketici olmadığı, bu nedenle de davacının ticari faaliyetinin ve yaptırıma bağlanan eyleminin, Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nin 28. maddesinde, ulaştığı ortalama tüketicinin ya da yöneldiği grubun ortalama üyesinin bir mal veya hizmete ilişkin ekonomik davranış biçimini bozan veya bozma ihtimali olan uygulama biçiminde tanımlanan eylem olmadığı; zira bu süreçte henüz tüketicinin ekonomik davranışına etki eden veya bozan uygulamaya gelinmediği, toptancılık yapan davacının ticari faaliyetinin diğer tarafının tüketici değil bir başka satıcı olan perakendeci olduğu, dolayısıyla anılan eylemin tüketici işleminden önce, işlem sırasında veya sonrasında yapılamayacağı kurala bağlanan haksız ticari uygulama kapsamında bulunmadığı görülmektedir.
Öte yandan, davacının ticari faaliyetini yürüttüğü toptancı hali ile ilgili özel düzenlemeler getiren 5957 sayılı Sebze ve Meyveler İle Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un bulunduğu ve bu Kanun'da ürün fiyatlarının denetlenmesi ile ilgili yasaklar ve cezalar ile bu cezaları uygulayacak idari mercileri düzenleyen hükümlerin getirildiği, anılan Kanun'da düzenlenen yaptırımları uygulamaya, doğrudan veya Bakanlığın talebi üzerine belediyelerin yetkili olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu tarafından yetki sınırları aşılarak, 6502 sayılı Kanun kapsamında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf isteminin kabulüne, Ankara 15. İdare Mahkemesi'nce verilen 03/12/2019 gün ve E: 2019/672, K: 2019/2040 sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü gösterilen ve davacı tarafından sarf edilen, mahkeme safhasına ilişkin 183,40 TL ve istinaf safhasına ilişkin 259,90 TL olmak üzere toplam 443,30 TL yargılama giderleri ile kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 2.590,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, posta gideri avansından artan miktarın istenilmesi halinde başvuruda bulunana iadesine, 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, kesin olmak üzere, 16/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)