(2577 S. K. m. 45) (351 S. K. m. 16, 17) (6183 S. K. m. 37, 54, 55, 58) (5102 S. K. m. 2, 6) (Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Burs-Kredi Yönetmeliği m. 4, 15, 19, 20, 24, 31, 34)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu'ndan aldığı öğrenim ve katkı kredileri borcunu vadesinde ödemediğinden bahisle söz konusu alacağın 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tahsili amacıyla Konya Alaaddin Vergi Dairesi Müdürlüğünce 2016081166Bk30000752 ve 2016081166Bk30000910 sayılı ana takip dosya numaraları ile başlatılan takip kapsamında düzenlenerek 05.11.2019 tarihinde tebliğ edilen ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davada; davanın reddi yolunda Konya 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 17/07/2020 günlü, E:2019/1259, K:2020/656 sayılı kararın, davacı tarafından; alacağın tahakkuk ettirilerek tebliğ edilmesi gerektiği halde ödeme emri düzenlendiği, mevzuata ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusu kapsamında incelenerek kaldırılmasına karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü;
Dava, davacının Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu'ndan aldığı öğrenim ve katkı kredileri borcunu vadesinde ödemediğinden bahisle söz konusu alacağın 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tahsili amacıyla Konya Alaaddin Vergi Dairesi Müdürlüğünce 2016081166Bk30000752 ve 2016081166Bk30000910 sayılı ana takip dosya numaraları ile başlatılan takip kapsamında düzenlenerek 05.11.2019 tarihinde tebliğ edilen ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine İlişkin Kanun'un 2. maddesinde; "Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu; yurt içinde yüksek öğrenim gören ve bu Kanuna göre çıkarılacak yönetmeliklerle belirtilen usul ve esaslar dahilinde yeterlikleri ve ihtiyaçları tespit edilen öğrencilere burs-kredi verebilir.(...)" hükmüne yer verildikten sonra 6. maddesinde; Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığınca müştereken çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği düzenlenmiştir.
Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Burs-Kredi Yönetmeliği'nin 4. maddesinde; Burs: Bu Yönetmelik hükümlerine göre, öğrenciye karşılıksız verilen para, Kredi: Burs aldıktan sonra başarısızlığı sebebiyle bursu kesilen öğrencilere, 351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Kanunu çerçevesinde uygulanan Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Öğrenim Kredisi Yönetmeliği hükümlerine göre verilen borç para olarak tanımlanmış, 15. maddesinde; "Burs almaya hak kazanan öğrenci, metni ve alınma usulü Genel Müdürlükçe hazırlanan taahhütnameyi Kuruma vermekle yükümlüdür. Öğrencinin tabi olacağı mükellefiyetler, öğrenciden alınacak taahhütnamede ayrıca belirtilir" hükmüne, 19. maddesinde; "Öğrenciye; öğrencilik halinin devam etmesi ve burs almasına engel bir durumunun olmaması koşuluyla, öğrenim gördüğü öğretim kurumunun normal öğrenim süresi kadar burs verilir." hükmüne, 20.maddesinde; Kurumdan burs alan öğrencilerin başarı durumları her yıl Eylül ayı sonuna kadar öğretim kurumlarından istenir. Öğretim kurumları yetkili kurullarının belirleyecekleri esaslara göre başarısız olarak tespit ettikleri öğrencileri her yıl en geç Ekim ayı sonuna kadar Kuruma bildirirler." hükmüne, Başarısızlık Sebebiyle Bursun Kesilmesi başlıklı 24. maddesinde, "Öğretim kurumunca başarısız olduğu bildirilen öğrencilerin bursu kesilir. Bursu kesilen öğrencilere, burslarının kesildiği tarihten itibaren Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Öğrenim Kredisi Yönetmeliğinde belirlenecek esaslara göre kredi verilebilir." hükmüne, Bursun Tahsili başlıklı 31. maddesinin 2. fıkrasında; "Öğrenciye burs verilmekte iken, bursun kesilmesini gerektirecek bir durum ortaya çıktığında, bursun kesilmesini gerektiren durumun gerçekleştiği tarih itibarıyla bursu kesilir. Bu tarihten sonra ödenen burs miktarları öğrenim kredisi borcuna dönüştürülerek, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Öğrenim Kredisi Yönetmeliği hükümlerine göre tahsil edilir." hükmüne yer verilmiştir.
17.12.1997 tarih ve 23203 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yüksek Öğrenim Kredi Ve Yurtlar Kurumu Katkı Kredisi Yönetmeliği'nin 4. maddesinde; katkı kredisi: Yükseköğretim kurumlarında bir öğrenci için cari hizmet ödeneği karşılığı Bakanlar Kurulunca tespit edilen miktarın Devlet katkısı dışında kalan ve borçlanma karşılığı Kurumca öğrenci adına üniversitesine ödenen para olarak tanımlanmış, 34. Maddesinde, "Borçlu her dönemin taksidini Kurumca belirlenen banka ve hesaba adı soyadı, kredi numarası ve ödeme miktarını belirtmek suretiyle ödeme döneminin son iş günü mesai bitimine kadar ödemekle yükümlüdür. Taksitleri daha sonraki bir tarihte ödeyenler zamanında ödememiş sayılırlar. Ödeme gününü kanıtlama yükümlülüğü borçluya ait olup, ödemelerde bir ihtilaf halinde Kurum kayıtları esas alınır. (Değişik fıkra: RG-6/2/2011-27838) Borç taksitlerini zamanında ödemeyenlerin birinci defada borçlarının bir seneliği tekrarında ise tamamı ivedilik kazanır. Bu tarihten itibaren borç 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre Mal Sandıklarınca tahsil olunarak Kuruma ödenir." hükmü yer almıştır.
351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredi Ve Yurtlar Hizmetleri Kanunu'nun 16.maddesinde; "Öğrenim kredisi alan öğrencilerin borcu, öğrenim kredilerinin verildiği tarihten öğrenim süresi bitimine kadar geçen sürede veya herhangi bir sebeple kredisinin kesildiği tarihe kadar öğrenim kredisi olarak verilen miktarlara, Devlet İstatistik Enstitüsünün toptan eşya fiyat endeksindeki artışlar uygulanarak hesaplanacak miktarın ilave edilmesi suretiyle tespit edilir. Öğrenci, borcunu öğrenim gördüğü öğretim kurumunun normal eğitim süresinin bitiminden itibaren iki yıl (öğrencinin lisansüstü eğitim yapması halinde dört yıl) sonra başlamak üzere, kredi aldığı sürede ve aylık dönemler halinde ödemek zorundadır.(...)" hükmü, "Taksitlerin zamanında ödenmemesi" başlıklı 17. Maddesinde ise; "Borç taksitlerini zamanında ödemiyenlerin birinci defada borçlarının bir seneliği, tekrarında ise tamamı ivedilik kazanır. Bu tarihten itibaren borç 6183 sayılı kanun hükümlerine göre malsandıklarınca tahsil olunarak Gençlik ve Spor Bakanlığına ödenir...." hükmü yer almaktadır.
Öte yandan,6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 37. Maddesinde: Amme alacakları hususi kanunlarında belli edilen zamanlarda ödenir. Hususi kanunlarında ödeme zamanı tesbit edilmemiş amme alacakları Maliye Vekaletince belirtilecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödenir. Bu ödeme müddetinin son günü amme alacağının vadesi günüdür, hükmü yer almış; 54.maddesinde; ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının, tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı, 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları gerektiğinin bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde de, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zaman aşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde itirazda bulunabileceği hükmü yer almıştır.
6183 sayılı Kanunun yukarıda anılan hükümlerine göre bir amme alacağının tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenebilmesi için ortada kesinleşmiş ve vadesinde ödenmemiş bir alacağın bulunması gerekmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi İnşaat Mühendisliği programına 04.08.2008 tarihinde kayıt olduğu, 2008-2009 eğitim-öğretim yılında yaptığı burs ve katkı kredisi başvurusu üzerine yapılan değerlendirme sonucunda 20092149502 sayılı numara ile burs ve katkı kredisi tahsis edildiği, Burs ve Kredi Taahhüt Senedini noterde tanzim ve tasdik ettirip ilgili mükellefiyetlerin kabul edilmesi sonrasında 2009 yılı Ocak ayı itibariyle davacıya burs ve katkı kredisi ödemesi yapılmaya başlanıldığı, öğrenim gördüğü Yüksek Öğretim kurumu kayıtlarında 2008-2009 eğitim-öğretim dönemi sonunda başarısız olduğunun bildirilmesi üzerine 2009-2010 eğitim-öğretim yılı başından (2010 yılı Ekim ayından) itibaren bursunun öğrenim kredisine dönüştürüldüğü ve kredinin aylık olarak 2013 yılı Temmuz ayına kadar ödendiği, katkı kredisinin ise 2009-2010, 2010-2011, 2011-2012 ve 2012-2013 öğretim yıllarında katkı payı karşılığı olarak öğretim kurumu hesabına davacı adına borç kaydedilmek suretiyle ödendiği, davacının söz konusu lisans öğrenimini 05.07.2013 yılında tamamlayarak mezun olması üzerine borcunu öğrenim gördüğü öğretim kurumunun normal eğitim süresinin bitiminden itibaren iki yıl sonra başlamak üzere, kredi aldığı sürede ve aylık dönemler halinde ödemesi gerektiğinden 31.08.2015 tarihi itibariyle vadesi gelen kredi borçlarına (davacının hesabına ödenen 10.320,00 TL kredi tutarına 1.124,02 TL endeks uygulanarak öğrenim kredisi ana borcu toplam 11.444,02 TL, katkı payı olarak ödenen 1519,00 katkı kredisine 404,82 endeks uygulanarak 1923,82 TL) ait geri ödeme taksitlerinin vadesinde ödenilmediğinden tamamı muaccel hale geldiğinden bahisle söz konusu borcun 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tahsili amacıyla Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğünce 01.08.2016 tarih ve E. 32686 yazı ile Konya Alaaddin Vergi Dairesi Müdürlüğüne bildirimde bulunulduğu, bunun üzerine söz konusu öğrenim ve katkı kredilerine yönelik 11.08.2016 tarihli ve 2016081166Bk30000752 ana takip dosya numaralı ödeme emrinin ile 12.08.2016 tarihli ve 2016081166Bk30000910 sayılı ana takip dosya numaralı ödeme emrinin düzenlendiği, anılan ödeme emirlerinin davacının mernis adresine tebliğe çıkarıldığı, davacının kapısına 21.10.2019 tarihinde yapıştırılan tebliğ pusulasının içeriğini vergi dairesine giderek sorması sonucunda 15.11.2019 tarihinde aldığı borç döküm belgesinde, tebliğ edilen ödeme emirleri içeriğinin yüksek öğrenim ve katkı kredisi borcu olduğunu öğrenmesinin akabinde, 05.11.2019 tarihinde tebliğ edilen söz konusu ana takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bakılan davada, dava konusu edilen ödeme emirlerinin katkı kredisine yönelik 11.08.2016 tarihli ve 2016081166Bk30000752 ana takip dosya numaralı ile ve öğrenim kredisine ilişkin olarak da 12.08.2016 tarihli ve 2016081166Bk30000910 sayılı ana takip dosya numaralı olarak düzenlendiği görülmekte olup, her iki ödeme emrinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir.
Öğrenim kredisine ilişkin olarak da 12.08.2016 tarihli ve 2016081166Bk30000910 sayılı ana takip dosya numaralı ödeme emri açısından;
İstinaf başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesinin 27/02/2020 günlü ara kararı ile İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörlüğünden davacının okula giriş ve mezuniyet yılları ile Rektörlüklerince Kredi Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğüne davacının başarısız olduğuna dair yazının yazılıp yazılmadığının sorulması üzerine, anılan Rektörlükçe verilen cevap ve eki bilgi, belgelerden davacının 04/08/2008 tarihinde kesin kayıt yaptırıp 05/07/2013 tarihinde mezun olduğu ve davacının 2008 - 2013 yılları arasında başarılı olma kriterlerine göre 5 yıllık süre içinde okulu bitirdiği gibi, davacının 2008-2009 tarihinde başarısız olduğu yönünde Yükseköğretim Kredi Yurtlar Kurumuna yazılan bir yazı da olmadığı ifade edilmiştir.
Her ne kadar davacı 2008-2009 yılında okuduğu hazırlık eğitiminde başarısız görünse de; bunun hazırlık eğitimi olduğu ve notlamaya dahil olmadığı gibi, bu durumun davacının mevcut eğitim süresini (hazırlık eğitimi dahil 5 yıl) uzatması gibi bir duruma da neden olmadığı açıktır. Buna göre; davacının bursunun krediye dönüştürülmesini gerektiren bir durum olmadığı ve burs ile kredi miktarının aynı olması nedeniyle davacının bu borcun varlığından haberdar olma durumu da bulunmamaktadır. Dolayısıyla davacının başarısız sayılması gibi bir durum söz konusu olmaması nedeniyle davacının bursunun öğrenim kredisine dönüştürülmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Hukuka aykırı olarak tesis edilen bir işlem nedeniyle davacının öğrenim kredisini ödemediğinden bahisle hakkında tesis edilen ödeme emrine ilişkin işlemde de davacının böyle bir borcu olmaması nedeniyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bu durumda, davacı hakkında öğrenim kredisine ilişkin olarak da 12.08.2016 tarihli ve 2016081166Bk30000910 sayılı ana takip dosya numaralı ilişkin işlemde hukuka uyarlık bu kısma yönelik olarak davanın reddi yolundaki kararda ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
Katkı kredisine yönelik 11.08.2016 tarihli ve 2016081166Bk30000752 ana takip dosya numaralı ödeme emri açısından;
6183 sayılı Kanun yukarıda aktarılan 37. maddesi uyarınca ödeme emri gönderilebilmesi için öncelikle bir ödemeye çağrı (ihbarname) gönderilmesi gerekmekte olup, davacı için bu şekilde bir ödemeye çağrı belgesi ile borcu tahakkuk ettirilerek buna karşı davacının başvuru yollarını kullanma imkanı tanınmadığı görülmektedir.
Her ne kadar istinaf başvurusuna konu kararda, "Uyuşmazlıkta, 2008-2009 öğretim yılında burs/kredi başvurusu yapan davacının bu başvurusuna ekli ve Beyoğlu 26.Noterliği'nin 18.12.2008 tarih ve 019344 sayılı yevmiye numarası ile noter tasdikli Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü Burs-Kredi Taahhüt Senedinin "Bursla İlgili Açıklamalar" başlığını taşıyan kısmının 3.bendinde "Öğretim kurumunda başarısız olmam durumunda bursumun kesileceğini, bursumun kesileceği tarihten itibaren tarafıma kurumca Öğrenim Kredisi Yönetmeliği esaslarına göre öğrenim kredisi verileceğini ve bu krediden doğacak borcumu uygulanacak TEFE ile birlikte geri ödeyeceğimi, öğrenim kredisini almak istemediğim takdirde ise bu durumu yazılı olarak kuruma bildireceğimi.... kabul ve taahhüt ederim" şeklinde beyanının bulunduğu, aldığı katkı kredisi ödemesinden kaynaklı borç taksitlerini de vadesinde ödemediği anlaşılan davacının, söz konusu borçlarının yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri doğrultusunda kamusal bir alacağa dönüştürülerek tahsil edilmesine ilişkin olarak düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, davacının anılan senedi verdiği tarih itibariyle 19 yaşında olan davacının verdiği bu taahhüdün anlamını bilmesine imkan bulunmadığı gibi davacının aldığı katkı kredisi miktarı ile bu miktarı ve ödemenin başlayacağı tarih ve taksit miktarı dikkate alındığında, davacıya bu borcunu ödemesi gerektiğine ilişkin yukarıda anılan 37. Madde uyarınca ödemeye çağrı yazısı yazılarak davacının bu borcundan haberdar edilmesi ve bu borcun gereğinin yerine getirilmemesi halinde ödeme emri düzenlenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bu durumda, davacı hakkında katkı kredisine ilişkin olarak 1.08.2016 tarihli ve 2016081166Bk30000752 sayılı ana takip dosya numaralı ilişkin işlemde davacıya önceden borcunu bildiren bir bildirimde bulunulmaması nedeniyle hukuka uyarlık bu kısma yönelik olarak davanın reddi yolundaki kararda ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf isteminin kabulüne, Konya 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 17/07/2020 günlü, E:2019/1259, K:2020/656 sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan toplam 479,40-TL yargılama giderlerinin ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.040,00 -TL avukatlık ücretinin davalı idare tarafından davacıya verilmesine, posta ücreti avansının artan kısmının davacıya iadesine, 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 6. fıkrası gereğince kesin olarak, 14/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)