İSTEMİN ÖZETİ: Dava, Giresun İli, Bulancak İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde …… olarak görev yapan davacının, Giresun İli, Merkez İlçe Jandarma Komutanlığı uhdesinde görev yaptığı dönemdeki eylemleri nedeni ile 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 8.maddesinin 1.fıkrasının “d” bendi uyarınca uyarma cezası ile cezalandırılmasına dair Giresun Valiliği Merkez İlçe Jandarma Komutanlığı’nın 31/05/2019 tarih ve 2019/2 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Ordu İdare Mahkemesi'nin 06/12/2019 gün ve E:2019/1373, K:2019/1778 sayılı kararıyla; soruşturma kapsamında ifadesine başvurulan personeller tarafından davacının 15/05/2019 tarihinde saat 08:15 sıralarında görevli bulunduğu karakol komutanlığı hizmet binasında olmadığının açık biçimde ifade edildiği, bu durumun 15/05/2019 tarihli tutanak ile de kayıt altına alındığı, bunun yanında tanık personel …...'nün 28/05/2019 tarihli ifadesinde 09/05/2019 tarihinde davacının saat 08:20 sıralarında hizmet binasında bulunmadığı, cep telefonundan aradığında uyuyakaldığını, halen misafirhanede olduğunu ve hemen geleceğini söylediği yönünde beyanlara yer verildiği, nitekim davacının da soruşturma kapsamında alınan 22/05/2019 tarihli savunmasında dava konusu işleme esas 09/05/2019 ve 15/05/2019 tarihlerinde mesaiye geç gelmediği, bu husustaki tutanak ve tanık beyanlarının doğru olmadığı yolunda herhangi bir iddia dile getirmediği, sadece mesaiye geç gelmesine ilişkin mazeretleri hususunda açıklamalarda bulunduğu, 09/05/2019 tarihinde uygulanan devriye faaliyetine fiilen katılmayan davacının söz konusu devriye faaliyetleri ile ilgili olarak Merkez İlçe Jandarma Komutanına kısa mesaj ile bilgi vermesinin takip eden mesai gününe geç gelmesi bakımından mazeret teşkil etmesine olanak bulunmadığı gibi davacı yanca 15/05/2019 tarihinde gece rahatsızlanması nedeni ile uyuyamadığı için mesaiye geç kaldığı iddia edilmesine karşın dosyaya söz konusu hususu somut olarak ortaya koyan herhangi bir sağlık raporu veya tıbbi kayıt sunulmadığı dikkate alındığında bu iddianın da kabul edilebilir olmadığı, dolayısıyla davacıya isnat edilen eylemlerin sübuta erdiği, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, savunmanın yasal sürede sunulmamasına karşın davalı idare vekili tarafından 29/11/2019 havale tarihli dilekçe ekinde sunulan bilgi ve belgelerin uyuşmazlığın çözümüne sağladığı katkı nazara alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362,00.-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından; 09/05/2019 tarihinde mesaiye 7 dakika, 15/09/2019 tarihinde 35 dakika geç kaldığı, her iki olayın da kabul edilebilir nedenlere dayanmasına karşın hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı, 09/05/2019 tarihinde devriye faaliyetlerini takip etmesi nedeni ile 15/05/2019 tarihinde ise mevcut sağlık sorunları yüzünden mesaiye geç kaldığı, söz konusu eylemleri kasten işlediğini somut olarak ortaya koyan herhangi bir bilgi veya belge olmadığı, ayrıca süresinde savunma vermeyen davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği ileri sürülerek mahkeme kararının istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Samsun Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nce dava dosyası 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi hükümleri doğrultusunda incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; Giresun İli, Bulancak İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde ……. olarak görev yapan davacının, Giresun İli, Merkez İlçe Jandarma Komutanlığı uhdesinde ….. olarak görev yaptığı dönemdeki eylemleri nedeni ile 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un 8.maddesinin 1.fıkrasının “d” bendi uyarınca uyarma cezası ile cezalandırılmasına dair Giresun Valiliği Merkez İlçe Jandarma Komutanlığı’nın 31/05/2019 tarih ve 2019/2 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İstinafa konu idare mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin kısmı hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektirecek neden bulunmadığından davacının kararın bu kısmına yönelik istinaf başvurusunun reddi gerekmektedir.
İstinafa konu idare mahkemesi kararının davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmı hakkında ise:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde; yargılama giderlerinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun uygulanacağı belirtilmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323. maddesinde vekalet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış olup, 326. maddesinde ise aleyhinde hüküm kurulan(davayı kaybeden) tarafın yargılama giderlerini ödemesine karar verileceği hüküm altına alınmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Avukatlık ücreti" başlıklı 164. maddesinin 1. fıkrasında; avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Tebligat ve cevap verme" başlıklı 16. maddesinin 3 numaralı bendinde; tarafların yapılacak tebliğlere karşı, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde cevap verebilecekleri, bu sürenin ancak haklı sebeplerin bulunması halinde, taraflardan birinin isteği üzerine görevli Mahkemenin kararıyla otuz günü geçmemek üzere ve bir defaya mahsus olmak üzere uzatılabileceği; aynı maddenin 4 numaralı bendinde ise; tarafların, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara ve ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemeyecekleri yolunda düzenlemelere yer verilmiştir.
Anılan maddelerin incelenmesinden; avukatın, hukuki yardımının karşılığı olan avukatlık ücretini almaya hak kazanabilmesi için, hukuki yardım olarak nitelendirilen hizmetini, yasa ile belirlenen süre içinde yerine getirmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; dava dilekçesinin 23/08/2019 tarihinde usulüne uygun olarak davalı idareye tebliğ edildiği, ancak davalı idarece süresi içinde savunma verilmediği, ancak Mahkemenin 05/11/2019 günlü ara kararına davalı idare vekilince cevap verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında, yukarıda yer verilen hükümlere göre süresinde savunma vermeyen davalı idare vekilinin, davanın reddedilmesinde, müvekkili olan idareye herhangi bir hukuki yardımının bulunmadığı açık olup; davalı idare vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; Ordu İdare Mahkemesi'nin 06/12/2019 gün ve E:2019/1373, K:2019/1778 sayılı kararının davanın reddine yönelik davacının istinaf isteminin reddine, anılan kararın Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine ilişkin kısmına yönelik davacının istinaf isteminin kabulü ile kararın bu kısmının kaldırılmasına, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine, aşağıda dökümü yapılan 234,50 TL istinaf yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasında fazladan alınan 113,30 TL harcın istemi halinde, artan posta avansının re'sen davacıya iadesine, 20/03/2020 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)