(6100 S. K. m. 333)
BAŞVURUNUN KONUSU: Davacı banka tarafından para gönderme işlemleri için ...... acentesi banka şubelerinde düzenlenen kağıtlar üzerinden hesaplanarak ödenmesi gereken damga vergisinin beyan dışı bırakıldığından bahisle takdir komisyonunca belirlenen matrah üzerinden davacı banka adına 2014/1 ila 12 arası dönemlere ilişkin re'sen tarh edilen tek kat vergi ziyaı cezalı damga vergisine ilişkin tarhiyatların kaldırılması istemiyle açılan davada; ...... sistemiyle acente banka şubelerinde para gönderme işlemlerine ilişkin düzenlenen kağıtların, para havalesi talep/talimat belgesi; para almak için düzenlenen kağıtların ise makbuz mahiyetinde olduğu, sözleşme olarak nitelenemeyeceği ve bu kağıtların olay tarihinde yürürlükteki hükümlere göre damga vergisine tabi olmadığı anlaşıldığından; ...... acentesi banka şubelerinde para gönderme ve alma işlemlerine ilişkin düzenlenen kağıtların tek seferlik ödeme sözleşmesi niteliğinde olduğu ve bunlar üzerinden hesaplanarak ödenmesi gereken damga vergisinin beyan dışı bırakıldığından bahisle, takdir komisyonunca belirlenen matrah üzerinden, davacı adına dava konusu dönemler için resen tarh edilen vergi ziyaı cezalı damga vergilerine ilişkin tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu vergi ziyaı cezalı damga vergisi tarhiyatlarının kaldırılmasına ilişkin İzmir Dördüncü Vergi Mahkemesi Hakimliği'nce verilen 03.09.2020 tarih ve E:2020/438, K:2020/719 sayılı kararın; acentalar tarafından form olarak isimlendirilse de bu formların; damga vergisi beyannamelerinin bazı aylarda verilmediği, verilmiş olduğu aylarda ise ...... sözleşmesine dayanılarak yapılan işlemlere ait damga vergisi beyanlarının beyannamelere tahsil edildiği, bu durumda re'sen tarh şartlarının oluştuğu, ileri sürülen bu iddianın maddi ve hukuki dayanağının bulunmadığı, vergi tekniği raporunda acentalar tarafından ''Form'' olarak isimlendirilse de bu formların; para gönderen veya alan kişi ve acenta görevlisi arasında düzenlenmesi, imzalanması, özel hüküm ve şartlarının olması, karşılıklı yükümlülükler yüklemesi sebepleriyle ''tek seferlik ödeme sözleşmeleri'' olarak kurulduğu ve damga vergisinin konusuna girdiği, düzenlenen belgelerde yer alan hususlar ve karşılıklı irade beyanlarının da formlara sözleşme niteliği kazandırdığı, bu nedenle ileri sürülen iddiaların maddi ve hukuki dayanağının bulunmadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davalı idarenin yasa hükümlerini sıralamaktan öte hukuken geçerli bir istinaf gerekçesi sunamadığı, vergi tekniği raporundan sonra nezdinde vergi incelemesi yapması gereken idarenin olayı takdir komisyonu önüne götürmesinin usule aykırı düştüğü, tarh edilen vergi ve cezalarda zamanaşımı olduğu, işlemin yasa hükmü ile de düzenlendiği üzere sözleşme niteliği taşımadığı, Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu öne sürülerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
İzmir Dördüncü Vergi Mahkemesi Hakimliği'nce verilen 03.09.2020 tarih ve E:2020/438, K:2020/719 sayılı karar usul ve yasaya uygun olup, kararın kaldırılmasını gerektiren başka bir neden de bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE, aşağıda dökümü yapılan 30,00-₺ yargılama giderinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde ise kararın tebligat işlemlerinin tamamlanmasından sonra mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333'üncü maddesi uyarınca yatırana iadesine, kesin olarak 27.11.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)