(2709 S. K. m. 73) (2464 S. K. m. 97) (2577 S. K. m. 45)
BAŞVURUNUN KONUSU: Davacı vekili tarafından, 45 J 05.. plakalı araca ilişkin olarak "J plaka devir ücreti" adı altında tahsil edilen toplam 7.500,00-₺ tutarın iadesi istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin 07.07.2020 tarih ve 51087 sayılı işlemin iptali ile ödenen tutarın yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; bireylere karşı hukuki güvence oluşturmak bakımından son derece önemli olan vergilerin kanuniliği ilkesi gereğince, mali yükümlülük anlamında getirilen sorumlulukların doğrudan kanunla düzenlenmesi gerektiği ve kanun hükmü dışında yönetmelikle mali yükümlülük ihdas edilemeyeceği, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nca tahakkuk ettirilen J plaka araç devir ücretinin dayanağının 2464 sayılı Kanunun 97'nci maddesi kapsamında alınan belediye meclis kararı ve bu karar uyarınca düzenlenen gelir tarifesi olduğu, ancak söz konusu kanun maddesinin bahsedilen tarifeye hukuki dayanak noktasında uygulanamayacağı, bu kanun uyarınca harç ve katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı ifa edilen hizmetler için alınacak bedellere ilişkin olarak belediye meclisine yetki verileceği belirtilmişken, uyuşmazlık konusu olayda davalı Belediyece yapılmış bir hizmetin bulunmadığı, kanuni dayanaktan yoksun şekilde davalı belediye meclis kararı ile belirlenen gelir tarifesine göre yapılan tahakkukun kaldırılması ve ödenen tutarın iadesi amacıyla yapıldığı görülen düzeltme şikayet başvurusunun reddine dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, kanuni dayanaktan yoksun bir şekilde davacıdan tahsil edilen tutarın davacıya iade edilmesi gerektiği, yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun katma değer vergisine ilişkin kısmı açısından; katma değer vergisine yönelik tesis edilecek tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinde yetkili makamın, ilgili vergi daireleri olduğu dikkate alındığında, katma değer vergisinin tarhı, tahakkuku veya tahsili hususunda yetkisi bulunmayan davalı Belediye tarafından tahsil edilen katma değer vergisinde de hukuka uyarlık bulunmadığı, bu itibarla yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine dair dava konusu işlemin bu kısmında da hukuka uyarlık bulunmadığından davacıdan tahsil edilen katma değer vergisinin de davacıya iadesi gerektiği, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlem nedeniyle davacıya iadesi gereken katma değer vergisi dahil 7.500,00-₺ J plaka araç devir ücretinin, tahsil tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun'a göre hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacı tarafından ödenen ücretlerin, ödendiği tarihten bu karar gereğince iadenin yapılacağı tarihe kadar işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine ilişkin olarak Manisa Vergi Mahkemesi Hakimliği'nce verilen 02.10.2020 tarih ve E:2020/1571, K:2020/1556 sayılı kararın; usul yönünden 2020 yılı içinde davacı vekilince Manisa Vergi Mahkemesi nezdinde tespit ettikleri toplam 50'den fazla dosya mevcut olup 2020 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin seri davalarda ücret başlıklı 22'nci maddesi gereğince vekalet ücreti yönünden hüküm kurulması gerektiği, husumet ve taraf sıfatı bakımından ehliyet yönünden reddi gerektiği, esas yönünden ise, J plakaya tahsis edilecek aracın Yönergeye göre uygunluk tespit muayenesinin yapılması sonrasında ilgili noterlikten aracın tescilinin devir alan adına yaptırılarak yeni alıcı adına tahsis devri ile yeni çalışma ruhsatının düzenlendiği, bu işlemler esnasında Yönetmelik ve Yönerge gereği araç teknik muayenesi dahil yapılan hizmetlerin karşılığı olarak UKOME kararında belirtilen ücretin alındığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Belediyece ihdas edilen vergi benzeri mali yükümlülüklerin kanunla düzenlenmesi gereken alana ilişkin olması hasebiyle Anayasanın 73/3'üncü maddesine aykırılık teşkil ettiği, 5393 sayılı Belediye Kanunda ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyeleri Kanununda böyle bir ücretin alınması konusunda davalı idareye yetki verilmediği öne sürülerek davalı idarenin istinaf talebinin İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/3'üncü maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
Manisa Vergi Mahkemesi Hakimliği'nce verilen 02.10.2020 tarih ve E:2020/1571, K:2020/1556 sayılı karar usul ve yasaya uygun olup, kararın kaldırılmasını gerektiren başka bir neden de bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE, aşağıda dökümü yapılan 225,00-₺ yargılama giderinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, 492 sayılı Harçlar Kanunu ve buna bağlı tarife uyarınca belirlenen 54,40-₺ istinaf karar harcının davalı idareden tahsili için mahkemesince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde ise kararın tebligat işlemlerinin tamamlanmasından sonra Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333'üncü maddesi uyarınca yatırana iadesine, kesin olarak 30.11.2020 tarihinde esasta oybirliğiyle, vekalet ücreti yönünden oyçokluğuyla karar verildi.
AZLIK OYU:
Davalı Vergi Dairesi tarafından istinaf dilekçesinde, davacı vekili Avukat tarafından aynı konuda, aynı idareye karşı açılmış 50 den fazla dava olduğu, bu davaların seri dava olarak görülmesi gerektiği ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ''seri davalarda ücret'' başlıklı 22'nci maddesine göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken Mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmadan tam ücret üzerinden hüküm kurulduğu iddia edildiğinden, Dairemizce, Manisa Vergi Mahkemesinde Avukat …… tarafından aynı konuda, aynı idareye karşı açılmış davalar araştırılarak ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 22'nci maddesi değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği görüş ve düşüncesi ile bu araştırma yapılmadan verilen istinaf başvurusunun reddine ilişkin karara katılmıyorum. (¤¤)