(2709 S. K. m. 48, 49, 73) (6100 S. K. m. 333)
BAŞVURUNUN KONUSU: Davacı şirketin kod listesine alınmasına ilişkin davalı idarenin 03.01.2020 tarih ve E.221 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; Anayasa’nın 48/2, 49/2 ve 73/3 maddelerine göre, devletin çalışma hayatına ilişkin düzenlemeleri yapması ve buna dair tedbirleri alması bir görev iken, çalışma, çalışanlar açısından bir hak ve ödev olduğu, gerek bu alanda yapılacak düzenlemelerin, gerek çalışma hayatının bir sonucu olan vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerle ilgili düzenlemelerin yasa ile yapılması ise zorunlu bulunduğu, dayanağını Anayasa'ya uygun olarak çıkarılmış olan bu kanunlardan almayan düzenlemelerle bir takım hak ve yükümlülükler getirilemeyeceği, bu suretle çalışma barışının sağlanması yanında, özel teşebbüslerin güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasının da temin edilmiş olacağı, 01.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği'nin IV işaretli bölümünde yer alan düzenlemelerden bahisle dava dosyasının incelenmesinden; davacı şirketin ....... hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ile sahte belge kullandığının tespit edildiğinden bahisle Katma Değer Vergisi Genel Tebliği'nin "IV/E. Özel Esaslar" başlıklı bölümünde yer alan düzenlemeler uyarınca 18.11.2019 tarihi itibariyle özel esaslara tabi mükellefler listesine alındığı, bu durumun davalı idarenin 03.01.2020 tarih ve E.221 sayılı kararıyla öğrenilmesi üzerine bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı olayda Katma Değer Vergisi Uygulama Genel Tebliğiyle, Katma Değer Vergisi Kanunu'nun ilgili maddeleri kapsamındaki katma değer vergisi iadelerine ilişkin olarak, vergi incelemesi, teminata bağlama şeklinde güvenlik mekanizmaları öngörüldüğü, ancak, vergi güvenliğinin ve oto kontrolün sağlanması amacıyla vergi idarelerine tanınan bu hak ve yükümlülüklerin kullanımının ise; amacının ötesinde, inceleme yetkisinin dışında ve idarenin iddiasının aksine iç işleyişle sınırlı kalmayacak şekilde, üçüncü kişilere yansıtılarak mükelleflerin ticari hayatlarını olumsuz yönde etkileyecek biçimde, salt “olumsuz listelere” almakla tezahür etmesinin olanaklı olmadığı, zira, tartışılan meselenin mükelleflerin iade talepleriyle ilgili olarak ilgili Tebliğ uyarınca özel esaslara tâbi tutulup, vergi incelemesi yapılmasının önüne geçilmesi değil; olumsuz mükellefler, kod, risk grubu, tebliğin özel esaslar bölümüne göre işlem yapılacak mükellefler listesi gibi çeşitli adlar altında listelenip, bu listelerin de üçüncü kişilerin bilgisine yansıtılarak ticari hayatlarının olumsuz yönde etkilenmesi bulunduğu, bu şekilde yasal dayanağı olmadan yapılacak bir sınıflandırmanın, vergi barışını bozucu etki yaratacağı gibi, Anayasa'da güvence altına alınan temel kişi hak ve hürriyetlerine de aykırılık teşkil edeceği, ancak, mükelleflerin katma değer vergisi iadesi taleplerinin yerine getirilmesi bakımından vergi dairelerinin ya da ilgili diğer idari birimlerin kendilerine mevzuatla tanınan yetkiler çerçevesinde ve mükellefin durumuna göre teminat isteme yahut yükseltilmiş teminat isteme, iadeleri bunun karşılığında yapma...vs imkânının ise her zaman mevcut olduğu, yasal dayanağı olmadan davacının Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği'nin özel esaslar bölümüne göre işlem yapılacak mükellefler listesine dahil edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak Manisa Vergi Mahkemesi'nce verilen 11.09.2020 tarih ve E:2020/166, K:2020/1018 sayılı kararın; usul yönünden işlemin davacının hukuki durumunda değişiklik yaratmadığı, idari davaya konu edilemeyeceği, esasta ise muhtelif yasa hükümleriyle Bakanlığa tanınan yetki çerçevesinde çıkartılan ve bir iptal davasına konu edilmemiş bulunan Tebliğ'in kamu yararı gözetilerek alınmış hükümlerinin uygulanmasından ibaret işlem ile davacının sahte fatura kullanımının önüne geçilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
Manisa Vergi Mahkemesi'nce verilen 11.09.2020 tarih ve E:2020/166, K:2020/1018 sayılı karar usul ve yasaya uygun olup, kararın kaldırılmasını gerektiren başka bir neden de bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE, aşağıda dökümü yapılan 67,50-₺ yargılama giderinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde ise kararın tebligat işlemlerinin tamamlanmasından sonra Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333'üncü maddesi uyarınca yatırana iadesine, kesin olarak 30.11.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)