(6183 S. K. m. 55) (213 S. K. m. 10)
BAŞVURUNUN KONUSU: Davacı tarafından, Tas. Hal. ..... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin kanuni temsilcisi sıfatıyla adına düzenlenip tebliğ edilen 10.01.2018 tarih ve 20180110...9, 10 takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davada; ilgili Kanun hükümlerinin birlikte incelenmesinden, şirket ortak ve kanuni temsilcilerinin takibi için amme alacağının kesinleşmesi gerektiği, başka bir ifadeyle kamu alacağının tarh, tahakkuk ve tahsil aşamalarından geçmesi, yani asıl borçlu şirkete usulüne uygun olarak sıra ile re'sen/ikmalen tarhiyat yapılmışsa ihbarnamelerin ve ödeme emirlerinin tebliğ edilmesi ve şirket malvarlığı üzerine haciz tatbik edilmesi gerektiği, bunlara dava açılmaz ya da dava açılıp kaybedilir ise, anılan kararların kesinleşmesine binaen borcun, şirket ortak ve müdürlerinden tahsiline gidilmesine ve bu cihetle bahsi geçen şahıslar adına ödeme emri düzenlenmesine engel hukuki bir durum bulunmadığı, ancak şirket ortak/kanuni temsilcisi adına ödeme emri düzenlenmesinden önceki hukuki durumlarda sakatlık bulunması halinde bu şahısların takibinin yasal olarak mümkün olmadığı, uyuşmazlıkta, davacı adına düzenlenen 10.01.2018 tarih ve 20180110...10 takip numaralı ödeme emri içeriği vergi borçlarına ilişkin olarak, anılan hususların açıklığa kavuşturulması amacıyla Mahkemeleri tarafından yapılan 19.03.2018 tarihli ara kararıyla dava konusu ödeme emri düzenlenmeden önce amme alacağının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediğine ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesinin davalı idareden istenildiği, anılan ara kararımız üzerine davalı idare tarafından gönderilen cevabi yazı ve dosyaya ibraz edilen belgelerin incelenmesinden, davacının kanuni temsilcisi olduğu şirket hakkında düzenlenen 10/01/2018 tarih ve 20180110...10 takip numaralı ödeme emri içeriği vergi borçlarına ait ödeme emirlerinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun tebliğe ilişkin hükümlerine uygun şekilde tebliğinin sağlandığı hususunun davalı idare tarafından ortaya konulamadığı, bu durumda, davacının kanuni temsilcisi olduğu şirkete ödeme emri düzenlenerek usulüne uygun tebliğ edildiği ortaya konulamayan amme alacağının kesinleştiğinden bahsedilmesine olanak bulunmadığından, kesinleşmeyen amme alacağı nedeniyle kanuni temsilcisi takibine de olanak bulunmadığından davacı adına düzenlenen dava konusu 10.01.2018 tarih ve 20180110...10 takip numaralı ödeme emrinde yasal isabet görülmediği, olayda, davacı adına düzenlenen 10.01.2018 tarih ve 20180110...9 takip numaralı ödeme emri içeriği vergi borçlarına ilişkin olarak, söz konusu ödeme emri kalemlerinden 2011/1-12 dönemlerine ilişkin özel usulsüzlük cezalarına ait asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emri ve tebliğ alındısının dava dosyasına sunulmadığı, amme alacağının ne şekilde kesinleştiğinin davalı idarece ortaya konulamadığı ve yapılan işlemlerin hukuka uygun olarak gerçekleştiğini ortaya koyacak hiçbir bilginin davalı idarece dosyaya ibraz edilmemesi ve savunma dilekçesinde bu safhalara ilişkin herhangi bir açıklamanın da yer almaması nedeniyle, dava konusu ödeme emrinin 2011/1-12 dönemlerine ilişkin özel usulsüzlük cezalarına ait kalemlerinin hukuka uygunluğu davalı idare tarafından ispatlanamadığından 10.01.2018 tarih ve 20180110...9 takip numaralı ödeme emrinin 2011/1-12 dönemlerine ilişkin özel usulsüzlük cezalarına ait kalemlerinin hukuka aykırı olduğu, yine, davacı adına düzenlenen 10.01.2018 tarih ve 20180110...9 takip numaralı ödeme emri içeriği vergi borçlarına ilişkin olarak, davacının asıl borçlu Tas. Hal. ..... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nde bulunan hisselerini İstanbul 17. Noterliği'nin 26.11.2011 tarihli 03611 nolu hisse devir sözleşmesi ile devrettiği ancak şirket müdürlüğünün devam ettiği, bu durumun 08.02.2011 tarih ve 7747 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği, 18.08.2011 tarih ve 31335 ortaklar kurulu kararı ile de şirket müdürlüğü görevine son verildiği ve 25.08.2011 tarih ve 7888 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği, davacının kanuni temsilciliğinin 25.08.2011 tarihi itibari ile sona erdiğinin görüldüğü, bu tarihten sonraki dönemlere ilişkin muhtelif türdeki borçlardan sorumlu tutulabilmesi mümkün olmadığı, nitekim, davacıya tebliğ edilen 10.01.2018 tarih ve 20180110...9 ana takip numaralı ödeme emrinde yer alan vergi borçları kalemlerinden 2011/7-9 dönemine ilişkin muhtasar ve damga vergisinin vadesinin 26.10.2011 tarihi, 2011/7-9 dönemine ilişkin damga vergisinin vadesinin ise 17.11.2011 tarihi olduğu, bu nedenle; davacının kanuni temsilci olmadığı döneme ilişkin olarak adına düzenlenen 10.01.2018 tarih ve 20180110...9 takip numaralı ödeme emrinin 2011/7-9 dönemine ilişkin muhtasar ve damga vergisi ile 2011/7-9 dönemine ilişkin damga vergisi kalemlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı, yine davacı adına düzenlenen 10.01.2018 tarih ve 20180110...9 takip numaralı ödeme emri içeriği vergi borçlarına ilişkin olarak ise, 2011/1-3 dönemine ilişkin muhtasar ve damga vergileri ile 2011/1-12 dönemine ait damga vergisine ait ödeme emrinin 16.09.2011 tarihinde asıl borçlu şirketin işyeri adresinde yetkili .....'ye, 2011/4-6 dönemine ilişkin muhtasar ve damga vergisine ait ödeme emrinin ise 05.12.2011 tarihinde asıl borçlu şirketin işyeri adresinde işçi K3'e tebliğ edilerek kesinleştirildiği, davacının kanuni temsilci olduğu dönemde asıl borçlu Tas. Hal. ..... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin vergisel yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle şirketten tahsil imkanı kalmayan söz konusu vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen 10.01.2018 tarih ve 20180110...9 takip numaralı ödeme emrinin 2011/1-3 dönemine ilişkin muhtasar ve damga vergileri, 2011/1-12 dönemine ilişkin damga vergisi ile 2011/4-6 dönemine ilişkin muhtasar ve damga vergisi kalemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar veren İstanbul 7. Vergi Mahkemesi Hakimliği'nin 16/10/2019 tarih ve E:2019/1833, K:2019/1889sayılı kararına davalı idare tarafından istinaf başvurusunda bulunularak; kararın aleyhe olan kısımlarının hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Altıncı Vergi Dava Dairesi'nce dosyadaki belgeler incelenip davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu hakkında işin gereği görüşüldü:
Dava; davacı tarafından, Tas. Hal. ..... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin kanuni temsilcisi sıfatıyla adına düzenlenip tebliğ edilen 10.01.2018 tarih ve 20180110...9, 10 takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılmıştır.
İstinafa konu kararın, davanın reddine yönelik kısmına davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmadığı, davanın kabulüne yönelik kısmına ise davalı idarece istinaf başvurusunda bulunulduğu görülmekle, dava dosyası, istinafa konu kararın davanın kabulüne yönelik kısmına davalı idarece yapılan istinaf başvurusu yönünden incelenmiştir.
İstinaf başvurusuna konu kararın, dava konusu 10.01.2018 tarih ve 20180110...9 sayılı ödeme emrinin 2011/7-9 dönemi gelir stopaj vergisi ve damga vergisi ile 2011/1-12 dönemi özel usulsüzlük cezalarına ilişkin kısmının iptali isteminin kabulüne yönelik hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu yönünden;
Dayandığı gerekçeler karşısında, istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen kısmının hukuka ve usule uygun olduğu anlaşıldığından ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddialar söz konusu kararın belirtilen kısmının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden, davalı idare istinaf başvurusunun bu kısım yönünden reddi gerekmektedir.
İstinaf başvurusuna konu kararın, dava konusu 10.01.2018 tarih ve 20180110...10 sayılı ödeme emrininiptali isteminin kabulüne yönelik hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu yönünden ise;
6183 sayılı Amme Alacakları Tahsili Usulü Hakkındaki Yasa'nın 55. maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, "Ödeme Emrine İtiraz" başlıklı 58. maddesinde de; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zaman aşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi mahkemesi nezdinde itirazda bulunabilecekleri kurala bağlanmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde; tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilciler, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, bu kişilerin bu ödevlerini yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin vergi veya sorumlularının malvarlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin malvarlıklarından alınacağı hükme bağlanmıştır.
Yukarıda anılan yasal düzenleme uyarınca kanuni temsilci için öngörülen sorumluluk, kusura dayalı bir sorumluluk olduğundan, dayanağı vergi borcu olan kamu alacağının, kanuni temsilcinin yasa ile kendisine yüklenen ödevleri yerine getirmemesinden doğmuş bulunması gerekmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden, asıl borçlu Tas. Hal. ..... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin beyan üzerine tahakkuk eden ve vadesinde ödenmeyen 2011/1-12, 2011/1-3, 4-6, 7-9 dönemlerine ilişkin damga vergisi borçlarının şirketten tahsil edilemediğinden bahisle kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsilini sağlamak amacıyla dava konusu 10.01.2018 tarih ve 20180110...10 sayılı ödeme emrinin düzenlendiği görülmektedir.
Dosyada bulunan Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi örneklerinin incelenmesinden, davacının 02.10.2009 tarihinde tescil edilen ana sözleşme ile kurulan şirketin kurucu ortağı olup ilk 10 yıl için şirket müdürü seçildiği ve bu hususun 08.10.2009 tarihli gazetede ilan edildiği, 18.08.2011 tarihli ortaklar kurulu kararıyla davacının müdürlük yetkisinin sona ermesine karar verildiği, bu hususun 19.08.2011 tarihinde tescil, 25.08.2011 tarihinde ilan edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, ödeme emri içeriği borçların ödenmesi gereken (30.04.2012 ve 21.04.2012 olan) vade tarihlerinde davacının kanuni temsilci sıfatının bulunmadığı, dolayısıyla davacının bu borçların doğumuna kendi kusuru ile sebep olmadığı anlaşıldığından, dava konusu 10.01.2018 tarih ve 20180110...10 sayılı ödeme emrinde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davalı idare istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İstanbul 7. Vergi Mahkemesi Hakimliği'nin istinafa konu edilen 16/10/2019 tarih ve E:2019/1833, K:2019/1889 sayılı kararının; dava konusu 10.01.2018 tarih ve 20180110...10 sayılı ödeme emrinin iptali isteminin kabulüne yönelik hüküm fıkrasının kaldırılmasına, bu kısım yönünden yukarıda belirtilen gerekçe uyarınca davanın kabulüne, istinafa konu kararın; dava konusu 10.01.2018 tarih ve 20180110...9 sayılı ödeme emrinin 2011/7-9 dönemi gelir stopaj vergisi ve damga vergisi ile 2011/1-12 dönemi özel usulsüzlük cezalarına ilişkin kısmının iptali isteminin kabulüne yönelik hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine; sonuç olarak, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava kısmen kabul kısmen ret ile sonuçlandığından, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesi uyarınca, davacı tarafından yapıldığı anlaşılan ve aşağıda dökümü gösterilen228,45-TL yargılama giderinden, davadaki haklılık oranına göre hesaplanan 103,60-TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan 124,85-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, istinaf aşamasında davalı idare tarafından yapıldığı anlaşılan ve aşağıda dökümü gösterilen 57,00-TL yargılama giderinden, davadaki haklılık oranına göre hesaplanan 31,15-TL'sinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, kalan 25,85-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, tahsil edilen posta avansından artan kısmın ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak 30/09/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)