(2709 S. K. m. 38) (657 S. K. m. 125)
İSTEMİN ÖZETİ: Mersin İli, Erdemli Devlet Hastanesinde doktor olarak görev yapan davacı hakkında yürütülen soruşturma sonucunda 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/D-l maddesi uyarınca 2 yıl süreyle Kademe İlerlemesinin Durdurulması cezası ile tecziye edilmesine dair 20/03/2019 tarih ve 5 sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada; '' Erdemli Devlet Hastanesinde doktor olarak görev yapmakta olan davacı hakkında, Erdemli İlçe Sağlık Müdürlüğüne bağlı ... Mahallesinde açılan ... Geçici Sağlık İstasyonunda 05.07.2018 tarihi saat 22.00 civarlarında gerçekleşen yangın ile ilgili olarak; yangına davacının sebebiyet verdiği, ayrıca yangın öncesinde muhtara, yangın sonrasında kolluk kuvveti personellerine sinkaflı cümleler sarf ettiği iddiasıyla başlatılan soruşturma sonucunda düzenlen 17/01/2019 tarihli soruşturma raporunda özetle; davacının jandarmalara ve muhtara ''o.ç muhtar nerde, sana da o.ç müdüre de soracağım, o.ç, lan o.ç müdürü neden telefon ile aradın da bana laf söyletiyorsun, ben o o.ç müdür ve senle görüşeceğim'' gibi sinkaflı cümleler sarf ettiğinin tanık ifadeleri ile sabit olduğunun tespit edildiği, davacının bu fiiline uyan ve yukarıda metnine yer verilen 657 sayılı Yasa'nın 125/D-l maddesi uyarınca 3 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması yönünde getirilen teklif neticesinde "2 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması" cezası ile tecziyesine karar verilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığının anlaşıldığı, bu durumda, davalı idare tarafından dosyaya sunulan soruşturma raporu, davacı ve tanık ifadeleri ile diğer bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının jandarmalara ve muhtara hakarette bulunduğu ve tehdit ettiği iddiasının sübuta erdiği, bu nedenle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı'' gerekçesiyle davanın reddine dair Mersin 1. İdare Mahkemesinin 27/12/2019 gün ve E:2019/654, K:2019/1403 sayılı kararının, davacı vekili tarafından; soruşturmada adı geçenlerin davacının amiri ve himayesinde çalışan iş arkadaşları olmadığı, mesleğinde başarılı olduğu, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının mesleğinde ilerlemesine engel olacağı, hukuka ve mevzuata aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Dava konusu işlemin ve istinafa konu kararın usul ve yasaya uygun olduğu ileri sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
Karar veren Adana Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava; Mersin İli, Erdemli Devlet Hastanesinde doktor olarak görev yapan davacı hakkında yürütülen soruşturma sonucunda 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/D-l maddesi uyarınca 2 yıl süreyle Kademe İlerlemesinin Durdurulması cezası ile tecziye edilmesine dair 20/03/2019 tarih ve 5 sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/D-l maddesine; "Amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek," fiilinin kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektirdiği hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, Erdemli Devlet Hastanesinde doktor olarak görev yapmakta olan davacı hakkında, Erdemli İlçe Sağlık Müdürlüğüne bağlı ... Mahallesinde açılan ... Geçici Sağlık İstasyonunda 05.07.2018 tarihi saat 22.00 civarlarında gerçekleşen yangın ile ilgili olarak; yangına davacının sebebiyet verdiği, ayrıca yangın öncesinde muhtara, yangın sonrasında kolluk kuvveti personellerine sinkaflı cümleler sarf ettiği iddiasıyla başlatılan soruşturma sonucunda düzenlen 17/01/2019 tarihli soruşturma raporunda özetle; davacının jandarmalara ve muhtara ''o.ç muhtar nerde, sana da o.ç müdüre de soracağım, o.ç, lan o.ç müdürü neden telefon ile aradın da bana laf söyletiyorsun, ben o o.ç müdür ve senle görüşeceğim'' gibi sinkaflı cümleler sarf ettiğinin tanık ifadeleri ile sabit olduğunun tespit edildiği, davacının bu fiiline uyan ve yukarıda metnine yer verilen 657 sayılı Yasa'nın 125/D-l maddesi uyarınca 3 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması yönünde getirilen teklif neticesinde "2 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması" cezası ile tecziyesine karar verilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Disiplin cezaları, kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine karşı düzenlenen idari yaptırımlardır. Kamu hizmetlerinden sürekli uzaklaştırılabilmek gibi ağır sonuçlara neden olabilen disiplin cezaları, ağırlığı ve önemi sebebiyle Anayasa'nın 38. maddesindeki suç ve cezalara ilişkin kurallara tabi tutulmuştur.
"Kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesi uyarınca, ceza yaptırımına bağlanan her bir fiilin tanımının yapılması ve kanunun ne tür fiilleri suç sayarak yasakladığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Sözü edilen suç tanımlaması yapıldıktan sonra, suçun karşılığı olan cezanın ve suç sayılan fiili gerçekleştiren kamu görevlisinin hangi disiplin kuralını ihlal ettiğinin açık bir şekilde ortaya konulması da zorunludur. Sözkonusu fiil, mevzuatta öngörülen tanıma uymuyorsa verilen disiplin cezasının hukuka aykırı olacağı açıktır.
Uyuşmazlıkta; davacıya isnat edilen fiilin sabit olduğu anlaşılmakta ise de; olayın gerçekleştiği zaman dilimi ve yerde gerek muhtarın gerekse jandarma görevlilerinin davacının amiri, maiyeti, iş arkadaşları veya iş sahipleri olarak değerlendirilmesi mümkün olmayıp söz konusu fiilin "Amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek" suçu kapsamında bulunmadığı açıktır. Bu haliyle davacının fiilinin, anılan Kanun hükmündeki suç tanımına uymadığı, diğer bir ifadeyle, 657 sayılı Kanunun 125/D-l maddesiyle örtüşmediği ve disiplin hukukunda yer alan "tipiklik" şartının gerçekleşmediği anlaşılmış olup, bu sebeple davacının tecziyesine yönelik dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulüne, istinafa konu kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, davacı tarafından ilk dava aşamasında yapılan 141,15-TL ve istinaf aşamasında yapılan 241,60-TL yargılama giderleri toplamı olan 382,75-TL yargılama gideri ile işbu kararın verildiği tarih itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TL avukatlık ücretinin davalı tarafından davacıya ödenmesine, artan posta ücretinin Mahkemesince istinaf yoluna başvurana iadesine, 23.09.2020 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.