(6100 S. K. m. 333)
BAŞVURUNUN KONUSU: Davacının, 2014 yılı işlemlerinin damga vergisi yönünden incelenmesi sonucunda düzenlenen 03.12.2019 tarih ve 2019-B-880/11 sayılı vergi tekniği raporu ve davacının İzmir İli, Karşıyaka İlçesinde faaliyet gösteren Manavkuyu Şubesi'nin işlemlerine ilişkin takdir komisyonu kararlarına istinaden, 2014/1 ila 12 dönemlerine ait tek kat vergi ziyaı cezalı olarak salınan damga vergisi tarhiyatlarının kaldırılması istemiyle açılan davada; …. ile davacı banka arasında imzalanan Uluslararası Temsilcilik Sözleşmesi kapsamında yapılan işlemlerde para göndericisi, alıcısı ve ….. (bankalar) arasındaki hukuki ilişkinin havale ilişkisi olduğu, havalenin çifte yetkilendirme içeren tek taraflı bir hukuki işlem olduğu ve sözleşme olarak nitelendirilemeyeceği sonucuna varıldığından, para göndericisi/alıcısı ile acente sıfatı ile işlemlere aracılık ettiği anlaşılan davacı arasında düzenlenen para gönderme/alma formlarının sözleşme niteliğinde olduğu ve bu kapsamda 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun (1) sayılı tablosunun I.Akitlerle ilgili kağıtlar başlıklı bölümünün A/1 bendi (mukavelenameler) kapsamında nispi oranda damga vergisine tabi olduğundan bahisle, 03.12.2019 tarih ve 2019-B-880/11 sayılı vergi tekniği raporu ve takdir komisyonu kararlarına istinaden 2014/1 ila 12 dönemlerine ilişkin olarak yapılan birer kat vergi ziyaı cezalı damga vergisi tarhiyatlarında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 2014/1 ila 12 dönemlerine ilişkin olarak yapılan tek kat vergi ziyaı cezalı damga vergisi tarhiyatlarının kaldırılmasına ilişkin olarak İzmir Birinci Vergi Mahkemesi Hakimliği'nce verilen 17.09.2020 tarih ve E:2020/152, K:2020/636sayılı kararın; cevap dilekçelerinde ayrıntılı savunmaya yer verdikleri, tekrara düşmeme amaçlı bunları yeniledikleri ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Kanun koyucunun iradesinin aksine bu işlemin bir sözleşme olduğunu kabul etmenin mümkün olmadığı, o halde davalı idarenin tek taraflı olarak yasal düzenlemelere aykırı bir şekilde sözleşme nitelendirmesinde bulunması da hukuka uyarlı olmadığı, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu öne sürülerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
İzmir Birinci Vergi Mahkemesi Hakimliği'nce verilen 17.09.2020 tarih ve E:2020/152, K:2020/636 sayılı karar usul ve yasaya uygun olup, kararın kaldırılmasını gerektiren başka bir neden de bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE, aşağıda dökümü yapılan 30,00-₺ yargılama giderinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde ise kararın tebligat işlemlerinin tamamlanmasından sonra Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333'üncü maddesi uyarınca yatırana iadesine, kesin olarak 30.11.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)