İSTEMİN ÖZETİ: Şanlıurfa 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 01/06/2020 tarih ve E:2019/757, K:2020/414 Sayılı kararın istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacı tarafından istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinde belirtilen sebeplerden hiçbirine uymadığı ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 5.İdari Dava Dairesi'nce 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45.maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
KARAR: Dava; Şanlıurfa ili, Siverek İlçesi, Karabahçe Ortaokulunda öğretmen olarak görev yapan davacının, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/1.E-g maddesi uyarınca "Devlet Memurluğundan Çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun 14/02/2019 tarih ve 2019/54 Sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; dava dosyasında bulunan tüm bilgi ve belgeler ile Siverek Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma neticesinde alınan ifadelerin birlikte incelenmesinden, davacının, "öğrencisine telefon aldığı ve o telefondan iletişim kurduğu, bir çok kez görüşmek için yanına gittiğini" beyan ettiği ve üzerine atılı suçu işlediği hakkında yürütülen disiplin soruşturması ve Siverek Ağır Ceza Mahkemesi'nin 15.01.2019 tarih ve E:2018/408, K:2019/19 Sayılı kararıyla sabit olduğu anlaşıldığından; davacının, Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g maddesi uyarınca "Devlet Memurluğundan Çıkarma" disiplin cezası ile tecziyesine ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun 14/02/2019 tarih ve 2019/54 Sayılı dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, dava konusu işlemin hukuka aykırı olarak tesis edildiği, memuriyetten çıkarma cezasına neden olarak gösterilen eylemin sabit görülmediği, yargılama süreci neticesinde beraat etme ihtimalinin göz ardı edildiği, isnat olunan fiil ve hallerin meydana geldiğine dair inandırıcı ve yeterli kanıt bulunmadığı, davacının suçsuz olduğu ileri sürülerek İdare Mahkemesi kararının kaldırılması istenilmektedir.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/1.E-(g) maddesinde; "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili Devlet memurluğundan çıkarma cezası gerektiren eylem ve davranışlar arasında sayılmıştır.
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.
Dava dosyasının incelenmesinden; Şanlıurfa ili, Siverek İlçesi, Karabahçe Ortaokulunda öğretmen olarak görev yapan davacının, çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından Siverek Sulh Ceza Hakimliğinin 21.09.2018 tarih ve 2018/331 sorgu numaralı kararı ile tutuklanması üzerine konuya ilişkin olarak Şanlıurfa Valiliği'nce verilen 28.09.2018 tarih ve E.17806704 Sayılı soruşturma oluruna istinaden başlatılan disiplin soruşturması sonucunda düzenlenen 26.11.2018 tarih ve 51085128-663.(07)/101 Sayılı soruşturma raporunda özetle davacının ''...Siverek Cumhuriyet Başsavcılığına vermiş olduğu ifadede B.G. isimli kız öğrencisinin ona karşı duygusal olarak yakınlaştığı, sevdiğini söylediği, başlangıçta kendisinin bunu kabul etmediği, sonradan kendisinin de yakınlaştığını fark ettiğini, zamanla ona karşı bir şeyler oluştuğunu, okulun sonlarına doğru ona telefon aldığını, Diyarbakır’dan taksi tutup öğrencisini köyden alarak köye yakın başka bir okulun bahçesinde üç defa görüştüklerini beyan ettiği, öğrencinin ifadesinde, öğretmeni M. T. ile sevgili olduklarını, okulda buluştuklarında kendisine sarıldığını, elini tuttuğunu, bir kez yanağından öptüğünü beyan ettiği, söz konusu beyanların duygusal yakınlığı ortaya koyduğu, davacının kendisinin de beyan ettiği üzere öğretmenin öğrencisine telefon almasının onunla iletişim kurma isteği ile yapılmış olacağı, bu durumunda aralarındaki ilişkiyi destekler nitelikte olduğu, davacının 20.09.2018 gecesi köye kız kaçırmak için değil ikna ederek evine geri döndürmek için gittiğini beyan etmiş olsa da ikna etmek için gece taksi tutarak oraya gitmesine gerek olmadığı, kaldı ki kaçırmak için gitmese dahi bir öğretmenin 14 yaşındaki bir öğrencisi ile duygusal bir yakınlık yaşadığının sübuta erdiği" gerekçesiyle disiplin yönünden 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/1.E-g maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla tecziye edilmesi gerektiği şeklinde teklifte bulunulduğu, davacının savunmasının alınması akabinde anılan teklifin kabulüne ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun 14/02/2019 tarih ve 2019/54 Sayılı kararının tesis edildiği, bu kararın iptali istemiyle de bakılmakta olan işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta; dava dosyasında bulunan soruşturma raporu ve eki bilgi belgeler ile savcılık sorgusu esnasında düzenlenen ifade tutanakları birlikte değerlendirildiğinde, öğretmen olan davacının 14 yaşındaki kız öğrencisi ile duygusal yakınlık kurduğu, öğrencisine telefon aldığı ve o telefondan iletişim kurduğu, bir çok kez görüşmek için yanına gittiği, kız öğrencisinin davacı ile sevgili olduklarını, okulda buluştuklarında kendisine sarıldığını, elini tuttuğunu, bir kez yanağından öptüğünü beyan ettiği, bu bağlamda söz konusu tespitlerin davacının 14 yaşındaki kız öğrencisi ile duygusal yakınlığını ortaya koyduğu, öğretmen olan davacının sübut bulan söz konusu eylemlerinin mesleğinin önemi de dikkate alındığında memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler kapsamında değerlendirilmesinin yerinde olduğu sonucuna varılmaktadır.
Öte yandan, her ne kadar dava konusu olayla ilgili olarak ''sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma'' suçlarından davacı hakkında yapılan yargılama sonucunda sonuç olarak Siverek 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 09.11.2021 tarih ve E:2021/161, K:2021/247 Sayılı kararıyla beraatine karar verilmiş ise de, anılan ceza yargılamasına konu suç tipleri ile işbu disiplin cezasına konu suç tipinin faklı olduğu görülmektedir.
Bu durumda; davacının sübut bulan söz konusu eylemleri nedeniyle 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/1.E-g maddesi uyarınca "Devlet Memurluğundan Çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun davaya konu 14/02/2019 tarih ve 2019/54 Sayılı kararında ve sonucu itibariyle mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; Şanlıurfa 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 01/06/2020 tarih ve E:2019/757, K:2020/414 Sayılı karar sonucu itibariyle hukuka uygun olduğundan, istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine, istinaf aşamasında yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 227,10.-TL yargılama giderinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, fazladan yatırılan 54,40-TL karar harcının istemi halinde davacıya iadesine, posta gideri avansından artan miktarın talep edilmemesi halinde karar kesinleştikten sonra yatıran tarafa re'sen iadesine, kararın tebliğini izleyen tarihten itibaren 30 gün içeresinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 08/02/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)