İSTEMİN ÖZETİ: İstanbul İli, Esenyurt İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunun 8/4-a/1 maddesi uyarınca 4 ay kısa süreli durdurma cezası ile tecziyesine ve bu cezanın karşılığı olarak (4) ceza puanının özlük dosyasına işlenmesine ilişkin İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun 27/06/2019 tarih ve 1252 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İstanbul 6. İdare Mahkemesinin 17/03/2020 tarih ve E:2019/1896, K:2020/597 sayılı kararının; davacının göreviyle ilgili bir konuda yalan söylediğinin hakkında başlatılan disiplin soruşturması kapsamında elde edilen somut delillerle ortaya konulduğu, disiplin önlemlerinin ve cezaların amacının, kişiyi içinde bulunduğu çalışma düzeninin gereklerine uyumunu sağlamak, devlet memurları için meydana getirilmiş çalışma düzenini korumak ve dolayısıyla kamu hizmetlerinin arzulanan düzeyde yürütülmesini sağlamak olduğu, bu kapsamda davacının disiplin cezası ile tecziyesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdare Dava Dairesince, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, İstanbul İli, Esenyurt İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunun 8/4-a/1 maddesi uyarınca 4 ay kısa süreli durdurma cezası ile tecziyesine ve bu cezanın karşılığı olarak (4) ceza puanının özlük dosyasına işlenmesine ilişkin İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun 27/06/2019 tarih ve 1252 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; "...22/01/2020 tarihli ve 19/02/2020 tarihli ara kararları ile davacının 09/12/2018 tarihinde saat 08:00'de Bayrampaşa Yerleşkesi 8. Birlik Amirliği'nden ilişik keserek Üsküdar Yerleşkesi 13. Birlik Amirliği kadrosunda göreve başlaması gerektiğinin davacıya bildirilmesine ilişkin belgenin/bildirimin ve anılan görevlendirme yazısının davacıya tebliğine ilişkin belgenin istenilmesine karar verildiği, Mahkememize sunulan belgelerin incelenmesinden İstanbul Valiliği'nin 19/11/2018 tarihli evrakında gösterilen listede 20/11/2018 tarihi saat 08:00'den itibaren yeni birimlerde göreve başlayacak şekilde ilişiklerinin kesilmesi gerektiğinin belirtildiği anılan tarihin 09/12/2018 günü olan olay gününe ilişkin bir bilgilendirme içermediği, dolayısıyla davacının saat kaçta başlama yapması gerektiği hususunda da davacıya bir bilgilendirme yapıldığına ilişkin bir belge sunulamadığı, davacının 09/12/2018 tarihinde mesai bitimine kadar başlama yaptığı, dolayısıyla davacının beyanlarının "yalan" olduğu hususunun somut olarak ortaya konulamadığı dikkate alındığında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunun 8/4-a/1 maddesinde, "amir ve memurlara görevle ilgili olarak yalan söylemek" fiili 4 ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının Esenyurt İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapmakta iken "09.12.2018 günü Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü Bayrampaşa Yerleşkesi 8.Birlik Amirliği kadrosundan ilişik keserek aynı gün Üsküdar Yerleşkesi 13.Birlik Amirliği kadrosunda göreve başlaması konusuyla ilgili olarak amir ve memurlara görevle ilgili yalan söylediği" iddiasıyla hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucu düzenlenen 21.02.2019 tarih ve 2018/12279 sayılı soruşturma raporunda; davacının Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü kadrosunda çalışırken 19.11.2018 tarihli şube içi atama yazısına istinaden 09.12.2018 günü Bayrampaşa Yerleşkesi 8.Birlik'ten ilişik kesip Üsküdar Yerleşkesi 13.Birlik'e başlama yapması gerektiği hususunun 8.Birlik Amirliği kalemi tarafından 1 gün öncesinden kendisine söylendiği, 09.12.2019 günü saat 08.00 sıralarında Üsküdar Yerleşkesi grup şefi A.Ç. tarafından da konunun kendisine hatırlatıldığı, saat 12.00'da 13.Birlik Amirliği kaleminden davacıya ulaşıldığı, kendisine nerede olduğu sorulduğunda, "8.Birlik yazıcısının kendisine 12.00'dan sonra gel dediğini, kendisinin de Bayrampaşa yerleşkesinde olduğunu, ilişiğini kesip hemen geleceğini" söylemesi üzerine personele tekrar uyarı yapıldığı, davacının beyanının doğruluğunu teyit etmek amaçlı 8.Birlik Amirliği kalemi ile görüşüldüğünde, "personele böyle bir bilgilendirme yapılmadığını, personelin saat 15.30 civarında Bayrampaşa'dan ilişiğini kestiğini" söylediği, davacının saat 16.50 itibariyle Üsküdar Yerleşkesi 13.Birlik Amirliği yazıhanesine gelerek başlama yaptığı ve kusurlu olduğunun bu yönde tanzim olunan tutanak ve grup amiri tarafından tutulan rapordan anlaşıldığı belirtildikten sonra davacının anılan eyleminin, "amir ve memurlara görevle ilgili olarak yalan söylemek" fiili kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, İstanbul Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun 27.06.2019 tarih ve 1252 sayılı kararıyla söz konusu soruşturma raporunda getirilen teklif doğrultusunda davacının 7068 sayılı Kanunun 8/4-a/1 maddesi uyarınca 4 ay kısa süreli durdurma cezası ile tecziyesine ve bu cezanın karşılığı olarak (4) ceza puanının özlük dosyasına işlenmesine karar verilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, davacı hakkında başlatılan soruşturmaya dayanak alınan ve grup amiri, grup şefi, 8. Birlik Amirliği kalem memuru ile 13.Birlik Amirliği kalem memuru tarafından tanzim olunan 09.12.2018 tarihli tutanakta; davacının Üsküdar Yerleşkesinde bulunan 13.Birlik Amirliğinde göreve başlayış yapmadığının anlaşılması üzerine Birlik kalem memuru tarafından telefonla arandığında davacının (8.Birlik Amirliğini kastederek)"birlik yazıcım bana 12.00'dan sonra gel dedi, ben de şu anda Bayrampaşa Yerleşkesindeyim, ilişik kesip hemen geleceğim" dediği, bu beyanın doğruluğunu teyit için 8.Birlik Amirliği yazıcısı arandığında ise, "bizim böyle bir bilgilendirmemiz olmadı, personel bizden 15.30 civarında ilişik kesti" şeklinde açıklama yapıldığının belirtildiği ve yapılan soruşturma neticesinde davacının 13.Birlik Amirliği kalem memuruna telefonda "birlik yazıcım bana 12.00'dan sonra gel dedi" demek suretiyle yalan söylediğinden bahisle dava konusu işlemin tesis edildiği görülmektedir.
Bu kapsamda, uyuşmazlık konusu disiplin cezasına dayanak alınan eylemin "davacıya 8.Birlik Amirliği yazıcısı tarafından öğleden sonra Bayrampaşa Yerleşkesinden ilişiğini kesip Üsküdar Yerleşkesinde başlayış yapabileceği söylenmediği halde 13.Birlik Amirliği yazıcısı tarafından telefonla aranarak neden Üsküdar Yerleşkesinde başlayış yapmadığının sorulması üzerine davacının 'kendi birlik yazıcım bana 12.00'den sonra gel dedi' demek suretiyle yalan beyanda bulunduğu" iddiasına dayandığı, davacıya yeni biriminde göreve başlayacağı saat konusunda önceden bilgilendirme yapılıp yapılmadığı hususunun ise yaptırıma konu edilen eylemle alakasının bulunmadığı açık olduğundan; İdare Mahkemesince "davacının saat kaçta başlama yapması gerektiği hususunda bilgilendirme yapıldığına ilişkin bir belge sunulmadığı ve davacının mesai bitimine kadar başlayış yaptığı" gerekçesinden yola çıkılarak "beyanlarının yalan olduğunun somut olarak ortaya konulamadığı" sonucuna varılmasında ve bu gerekçeyle dava konusu işlemin iptaline hükmedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Diğer taraftan, davacının soruşturma kapsamında alınan 14.02.2019 tarihli ifadesinde, "Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü kadrosunda görevli iken 19.11.2018 tarihinde şube içi atamasının yapıldığını, ancak acil müdahale eğitiminde olduğu için ilişiğini kesemediğini, 09.12.2018 günü saat belirtmeden ilişiğini kesmesi gerektiğinin kendisine önceden söylendiğini, aynı günün sabah saatlerinde Üsküdar Yerleşkesi 13.Birlik grubundan ismini bilmediği bir personelin kendisini arayıp içtimada neden olmadığını sorduğunu, kendisinin de Bayrampaşa Yerleşkesinden ilişiğini kesip Üsküdar Yerleşkesinde göreve başlayacağını söylediğini, daha sonra Üsküdar Yerleşkesi 13.Birlik yazıcısı olduğunu söyleyen birinin kendisini arayıp ne zaman başlama yapacağını sorduğunu, kendisinin de Esenyurttaki evinde olduğunu, genelde ilişik kesip başlama yapma işlemlerinin öğleden sonra yapıldığını, daha önce ilişik kesen arkadaşlarının bu şekilde yaptıklarını, önceki yazıcıların da bu şekilde yönlendirdiğini bildiğinden öğleden sonra ilişiğini keseceğini, ayrıca ikamet ettiği Esenyurt ilçesinin Üsküdar İlçesine uzak olduğundan başlama işleminin gecikeceğini söylediğini, öğleden sonra Bayrampaşa Yerleşkesi 8.Birlik yazıcısının kendisini aradığını, "Üsküdar Yerleşkesindeki yazıcı tarafından öğleden sonra başlayış yapmasını istediğini teyit etmek için kendisinin arandığını, bu yönde bir şey söylemediği halde neden böyle söylediğini sorduğunu, kendisinin de 'bizzat bu şekilde söylendiğini değil, genel olarak yapılan uygulamanın bu şekilde olduğunu, bu nedenle öğleden sonra ilişik keseceğini belirttiğini' söylediğini ardından mesai bitiminden önce Üsküdar Yerleşkesi 13.Birlik Amirliğinde başlayışını yaptığını" ifade ettiği, dolayısıyla davacının 13.Birlik Amirliği kalem memuruna telefonda "kendi birlik yazıcım bana 12.00'den sonra gel dedi' şeklinde bir beyanda bulunup bulunmadığı, 8.Birlik Amirliğince verilen talimat konusunda başlayış yapacağı birimdeki memura yalan söyleyip söylemediği ve beyanının 8.Birlik Amirliği kalem memuru ile önceden yaptığı telefon görüşmesindeki konuşmaları yanlış anlamasından mı kaynaklandığı yoksa yalan beyanda bulunma kastıyla mı hareket ettiği hususunun doğruluğunun ilgili kalem memurlarının ifadelerinin alınmasıyla ortaya konulması mümkün olduğu halde idarece bu yönde bir araştırma yapılmadığı, sadece davacının ifadesine başvurularak, tanıkların konuyla ilgili beyanları alınmaksızın yürütülen soruşturma sonucu düzenlenen, herhangi bir tahlil ve irdeleme içermeyen, somut herhangi bir delile de dayandırılmayan soruşturma raporunda varılan kaanat doğrultusunda davacıya disiplin cezası verildiği görülmektedir.
Bu durumda, İstanbul İli, Esenyurt İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, Bayrampaşa Yerleşkesindeki 8.Birlik Amirliği yazıcısı tarafından öğleden sonra ilişiğini kesip Üsküdar Yerleşkesinde başlayış yapabileceği söylenmediği halde 13.Birlik Amirliği yazıcısı tarafından telefonla aranarak neden Üsküdar Yerleşkesinde başlayış yapmadığının sorulması üzerine davacının 'kendi birlik yazıcım bana 12.00'den sonra gel dedi' demek suretiyle yalan beyanda bulunup bulunmadığı hususunun, olayın muhatabı konumunda olan ve atandığı birimdeki içtimaya katılmaması üzerine tanzim edilen tutanakta unvanları yer alan emniyet görevlilerinin tanık sıfatıyla ifadelerinin alınmasıyla tespiti mümkün iken, soruşturma kapsamında bu yönde herhangi bir araştırma yapılmadığı, hakkında tanzim edilen tutanakta 8.Birlik Amirliği yazıcısıyla yapılan görüşme içeriğinin yer almadığı, dolayısıyla bahsi geçen tutanağın tek başına yeni görev yerinde başlayış yapacağı zaman dilimiyle ilgili kendisine verilen talimat konusunda beyanda bulunurken davacının yalan söyleme kastıyla hareket ettiğini tevsik eder nitelikte olmadığı, davacının "amir ve memurlara görevle ilgili olarak yalan söylemek" fiilini işlediği yönündeki iddianın doğruluğunu tevsik eder nitelikte somut başkaca bir delilin de dosyaya sunulamadığı anlaşıldığından, davacının 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/4-a/1 maddesi uyarınca 4 ay kısa süreli durdurma cezası ile tecziyesi ve bu cezanın karşılığı olarak (4) ceza puanının özlük dosyasına işlenmesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık, işlemin iptali yönünde verilen Mahkeme kararında ise sonucu itibariyle hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, İstanbul 6. İdare Mahkemesi'nin 17/03/2020 tarih ve E:2019/1896, K:2020/597 sayılı kararı hakkında yapılan istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile reddine, istinaf aşamasında yapılan 76,00-TL yargılama giderinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasındaki posta gideri avansından varsa artan kısmın mahkemesince ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45/6. ve 46. maddeleri uyarınca temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak,13/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)