(2577 S. K. m. 45) (3194 S. K. Geç. m. 16, Ek m. 1) (6546 S. K. m. 2) (Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar m. 6, 8)
İSTEMİN KONUSU: İstanbul 4.İdare Mahkemesinin 18/11/2019 tarih ve E:2019/1000, K:2019/2483 sayılı kararının istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul İli, Bahçelievler İlçesi, ... Mahallesi, 56 pafta, 254 ada 5 sayılı parsel üzerinde (... adresinde)bulunan yapı hakkında düzenlenen 18/09/2018 düzenleme tarihli ve Belge No:... yapı kayıt belgesinin iptal edilmesine ilişkin İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 16/10/2018 tarih ve 35848554-500-E.45732 sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararının özeti : İstanbul 4.İdare Mahkemesinin 18/11/2019 tarih ve E:2019/1000, K:2019/2483 sayılı kararı ile; " ....31/12/2017tarihinden önce yapıldığı sabit olan ve bu nedenle yapı kayıt belgesi alma hakkı bulunan yapıda yapı kayıt belgesi alındıktan sonra yapılan tadilatların yetkili Bahçelievler Belediye Başkanlığının basit tamir ve tadilat izni ile gerçekleştirilmiş olması ve yapılan imalatlar basit ve tamir tadilatı aşan ruhsat gerektiren esaslı işler olsa dahi mevcut yapı alanının dışına çıkılmamasından hareketle ilgili belediyece sadece yapının eski hale getirilmesine karar verilmesini gerektirmesi nedenleriyle; 31/12/2017tarihinden önce yapılan yapı için kazanılan hakkı da ortadan kaldıracak şekilde tesis edilen dava konusu işlemin;254ada, 5sayılı parsel için düzenlene...8/09/2018 tarih ve ... sayılı yapı kayıt belgesinin iptal edilmesine ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı" gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
İSTİNAFA BAŞVURAN İSTANBULVALİLİĞİ İDDİALARI: Davalı idare tarafından; mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu, taşınmazın imar planında park kullanımında olduğu, yapılan inceleme sonunda davacı tarafından yapılan imalatlar yasada belirtilen "basit tadil ve onarım" kapsamında olmadığı hususu tespit edildiği için yapı kayıt belgesinin iptal edildiği, yapının kısım kısım yıkılmak ve yerine yeni imalatlar yapılmak suretiyle tamamen yenilendiği hususunun dosya kapsamına sunulan fotoğraflar ile mahallinde yapılan inceleme neticesinde tanzim edilen tutanakla tespit edildiği, yapı kayıt belgesi almış olduğu yapıyı kendisinin yıktığı, daha sonra yeni imalatlar yapılmak suretiyle yeniden inşa etmeye çalıştığı, bu suretle yapı kayıt belgesinin hükmünü yitirdiği ileri sürülerek istinaf talebinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
İSTİNAFA BAŞVURAN ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI İDDİALARI: Davalı idare tarafından; mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu, yapılan imalatların basit onarım kapsamında değerlendirilmediği, yapının kısım kısım yıkılmak ve yerine yeni imalatlar yapılmak suretiyle tamamen yenilendiği hususunun mahallinde yapılan inceleme neticesinde tanzim edilen tutanakla tespit edildiği ileri sürülerek istinaf talebinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından; dava konusu işlemin iptaline dair kararın hukuka uygun olduğu, gayrimenkulün imar planında yeşil alanda kalmasının davanın konusu ile ilgisinin bulunmadığı, taşınmazın davacıya ait olması kaydıyla imar planında yeşil alanda bulunmasının yapı kayıt belgesinin geçerliliği açısından fark yaratmadığı, yapının kısım kısım yıkılarak yeniden yapıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı, delillerin ortadan kaldırılmak istenircesine alelacele yapının yıkıldığı, yapının 31.12.2017 tarihinden önce yapıldığı ve bu tarihten sonra herhangi bir ekleme yapılmadığı hususunun İstanbul 2. İdare Mahkemesinin E:2019/324 sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğu, yeni bir alan kazanılmadığı, ilgili belediye yetkililerince de yapının eski yapı olduğu ve eski yapıda tadilat yapıldığının vurgulandığı, "basit tamir ve tadil" dışına çıkacak nitelikte bir faaliyet olmadığı, bu hususta yapılacak değerlendirme yetkisinin de belediyeye ait olduğu, yasada belirtilen iptal nedenlerinin hiçbirinin somut olayda mevcut olmadığı ileri sürülerek, istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesince;2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
İstinaf başvurusu; İstanbul İli, Bahçelievler İlçesi, ….. Mahallesi, 56 pafta, 254 ada 5 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan yapı hakkında düzenlenen 18/09/2018 düzenleme tarihli ve Belge No:…… sayılı yapı kayıt belgesinin iptali istemiyle açılan davada; dava konusu işlemin iptaline karar veren İstanbul 4. İdare Mahkemesinin 18/11/2019 tarih ve E:2019/1000, K:2019/2483 sayılı kararının davalı idare tarafından kaldırılması istemine ilişkindir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "istinaf" başlıklı (Değişik 6545 S.K./19. md.) 45. maddesinin 4. fıkrasında; Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir." 6. Fıkrasında ise, "Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükümleri yer almaktadır.
3194 sayılı İmar Kanununun 7143 sayılı Kanunla eklenen geçici 16’ncı maddesinde;
"Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.
Yapının bulunduğu arsanın 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden konutlarda yüzde üç, ticari kullanımlarda yüzde beş oranında alınacak kayıt bedeli başvuru sahibi tarafından genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere merkez muhasebe birimi hesabına yatırılır. 6306 sayılı Kanun kapsamında kullanılmak üzere kaydedilen gelirler karşılığı Bakanlık bütçesine ödenek eklemeye Maliye Bakanı yetkilidir. Bu ödenek, dönüşüm projeleri özel hesabına aktarılarak kullanılır. Kayıt bedeline ilişkin oranı iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar azaltmaya, yapının niteliğine ve bölgelere göre kademelendirmeye, ayrıca başvuru ve ödeme süresini bir yıla kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.
Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir. Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir.
Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun ve 2960 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir.
Yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, Yapı Kayıt Belgesi ile maliklerin tamamının muvafakatinin bulunması ve imar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edilmesi halinde yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilir. Bu durumda, ikinci fıkrada belirtilen bedelin iki katı ödenir.
Beşinci fıkra uyarınca kat mülkiyetine geçilmiş olması 6306 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmez.
Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlar Bakanlığa tahsis edilir. Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Bu durumda elde edilen gelirler bu maddenin ikinci fıkrasına göre genel bütçeye gelir kaydedilir. Ayrıca bu gelirler hakkında 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmü uygulanmaz.
Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların belediyelere ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bedeli ilgili belediyesine ödenmek kaydıyla taşınmazlar rayiç bedel üzerinden belediyelerce doğrudan satılır.
Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz.
Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır.
Bu madde hükümleri, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir." hükmüne yer verilmiş olup;
Anılan Yasa hükmüne dayanılarak hazırlanan ve 6 Haziran 2018 tarihli ve 30443 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin 6. maddesinde, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapıların maliklerinin, bu belgenin bir örneğini belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyesine, bu sınırlar dışında il özel idaresine vermek zorunda oldukları, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptal edileceği belirtilmiş, 20 Eylül 2018 tarihli ve 30541 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslarda Değişiklik yapılmasına Dair Usul ve Esasların 5. maddesi ile değişik 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında ise; “(2) Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Anılan Yasa hükmüne dayanılarak hazırlanan ve 6 Haziran 2018 tarihli ve 30443 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin 6. maddesinin birinci fıkrasında, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapıların maliklerinin, bu belgenin bir örneğini belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyesine, bu sınırlar dışında il özel idaresine vermek zorunda oldukları, aynı maddenin üçüncü fıkrasında, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptal edileceği belirtilmiş, ‘Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar’ başlıklı 8.maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, kesinleşmiş planlar neticesinde sosyal donatı alanı olarak belirlenmiş ve Maliye Bakanlığınca aynı amaçla değerlendirilmek üzere ilgili kurumlara tahsis edilmiş Hazineye ait taşınmazlar üzerinde bulunan yapılar hakkında Yapı Kayıt Belgesi düzenlemeyeceği kurala bağlanmış, 20 Eylül 2018 tarihli ve 30541 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslarda Değişiklik yapılmasına Dair Usul ve Esasların 5. maddesi ile değişik ikinci fıkrasında ise; “Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; İstanbul İli, Bahçelievler İlçesi, ... Mahallesi, 56 pafta,254 ada, 2,3, 4 ve 5 parsel sayılı (... adresinde)mülkiyeti davacıya ait taşınmazın 27.12.1984 tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planında yeşil alanda kaldığından bahisle 1986 yılında 5 yıllık imar programına alındığı, anılan taşınmazlarda avan proje doğrultusunda muvakkat botanik bahçesi (çiçekçilik, seracılık vs.) yapılmak istenilmesi üzerine, Bahçelievler Belediye Encümeninin 17.01.1994 tarihli, 147 sayılı kararıyla (inşa edilecek muvakkat yapının kriterleri belirtilmek, amaç dışında kullanılmamak ve amaç dışı kullanımının tespiti halinde verilen muvakkat ruhsat iptal edilmek şartıyla), 360 m2'lik ana yapı (tek katlı çelik konstrüksiyon) içi...5.03.1994 tarihinde "sera" kullanımına matuf Geçici Yapı Ruhsatı, 15/08/1994 tarihinde ise yine "sera" kullanımına imkan tanıyan Yapı Kullanma İzin Belgesi düzenlendiği, muvakkat yapının imalinden sonra kira ilişkisi içerisinde "sera" vasfı ile kullanılageldiği, son olarak taşınmazlar (kiracı) ... tarafından "... Çiçekçilik" işyeri ünvanı altında işletildiği, daha sonra davacı tarafından söz konusu parsellerin "restaurant ve cafe" olarak kullanıldığından bahisle 7143 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen Geçici 16. maddesi hükmü uyarınca yapılan başvuruya istinaden, tamamı 18/09/2018 tarihli olmak üzere,(2) sayılı parsel için ... numaralı, (3) sayılı parsel için ... numaralı, (4)sayılı parsel için ... numaralı, (5)sayılı parsel için ... numaralı yapı kayıt belgelerinin düzenlendiği, anılan yapıda kiracı olarak pastane/kafeterya işlettiğini iddia eden dava dışı ... tarafından 02/10/2018 tarih ve 14821 sayılı dilekçe ile Bahçelievler Belediye Başkanlığına başvurularak; "söz konusu taşınmaz üzerinde basit tadilatlar yapılmasına izin verilmesi" hususunun talep edildiği, Bahçelievler Belediye Başkanlığının 03/10/2018 tarih ve 14821 sayılı yazısıyla; "eski mevcut yapının dışına çıkılmamak kaydıyla söz konusu yerde basit tadilatlar yapılabileceği, aksi durumda mevcut yapının ölçülerinin dışına çıkılması halinde tüm sorumlulukların ilgilisine ait olacağı" hususunun belirtildiği, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapıda inşai faaliyet yürütüldüğüne ilişkin şifai ihbar üzerine Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü görevlilerince yapı yerinde yapılan kontrol sonucunda düzenlenen 11/10/2018 tarihli Yapı Tespit Tutanağında;" bahse konu parsellerde evvelce bulunan yapıda, esaslı bir inşai faaliyet yapıldığının tespit edildiği, eski mevcut yapının konstrüksiyonunu oluşturan çelik profillerin yatay ve dikey bağlantılarının yine çelik kutu profillerle tahkim edildiği ve bir kısmının beton cephe levhaları ile kaplandığı, bu tahkimat sırasında cephelerin sökülerek çelikten yapılan yeni konstrüksiyon ilaveleri ile cephenin değişikliğe uğradığı ve yatay ve dikey olukların yer yer yenilendiği" tespit edildiğinden bahisle İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 16/10/2018 tarih ve 35848554-500-E.45732 sayılı işlemiyle; 254 ada,2, 3, 4 ve5 numaralı parseller için düzenlenen yapı kayıt belgeleri iptal edildiği, anılan işlemin 5 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmına yönelik olarak bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; yapı sahibinin beyanına dayalı düzenlenen yapı kayıt belgesi ile kayıt altına alınan yapıların, belgenin düzenlenmesine temel oluşturan Yasanın Geçici 16.maddesi ile belirlenen şartları taşımadığının ilgili idaresince tespiti halinde anılan Kanuna dayanılarak hazırlanan Tebliğin 8.maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yine yetkili idaresince iptal edilmesi ve bu belgenin sağladığı hakların geri alınması mümkün olduğu gibi yargısal incelemesi devam eden davalarda da Yasanın istisna kapsamına aldığı alanlarda yapılan yapılar ile 31/12/2017 tarihinden sonra yapıldığı idaresince somut olarak kanıtlanan yapıların yapı kayıt belgesi ile sağlanan haklardan yararlanamayacağı açıktır.
Öte yandan, Tebliğ'in "Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar" başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, kesinleşmiş planlar neticesinde sosyal donatı alanı olarak belirlenmiş taşınmazlar üzerinde bulunan yapılar hakkında Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyeceği, ikinci fıkrasında, Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesinin iptal edileceği, bu belgenin sağlamış olduğu hakların geri alınacağı hükme bağlanmış olup somut uyuşmazlığa bakıldığında, işleme konu yapının üzerinde bulunduğu İstanbul İli, Bahçelievler İlçesi, ... Mahallesi, 56 pafta, 254 ada 5 sayılı parselin 1/1000 ölçekli uygulama imar planında park alanında kaldığı, bu haliyle kesinleşmiş 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında tamamı sosyal donatı alanı olarak belirlenmiş olan taşınmaz üzerinde yapıldığı sabit olan yapıların Geçici 16.madde ile sağlanan haklardan yararlanma imkanı bulunmadığının kabulü gerekmektedir.
Bu durumda, kesinleşmiş planlar neticesinde sosyal donatı alanı olarak belirlenmiş taşınmaz üzerinde bulunan yapılar hakkında Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyeceğinden, dava konusu edilen yapı kayıt belgesinin iptaline ilişkin dava konusu işlemde netice itibariyle hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen istinafa konu İdare Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUNKABULÜNE,
2-İstanbul4.İdareMahkemesinin 18/11/2019tarih ve E:2019/1000, K:2019/2483sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Aynı kanun maddesi uyarınca davanın REDDİNE,
4-Aşağıda dökümü gösterilen davacı tarafından karşılanan 280,20-TL ilk aşama yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf safhasında davalı idarelerden İstanbul Valiliği tarafından karşılanan 58,50-TL ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından karşılanan 58,50-TL yargılama giderinin ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
5-İstinaf safhasında davalı idarelerin 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca muaf olması nedeniyle başlangıçta peşin alınmayan 121,30-TL (her idare için ayrı ayrı) istinaf başvurma harcı ile 73,10-TL Yürütme Durdurma harcının (İstanbul Valiliği yönünden) toplamı olan 315,70-TL tutarın davacıdan tahsili için ilk derece mahkemesince ilgili Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılmasına,
6-Artan posta giderinin mahkemesince istinaf isteminde bulunana iadesine,
7-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45.maddesinin 6.bendi gereğince kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemesine gönderilmesine,
8-Aynı Kanun maddesi uyarınca kesin olarak 11/06/2020 tarihinde esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 'I. Dürüst Davranma' başlıklı 2. maddesinde; "Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz." hükmüne, 'II. İyiniyet' başlıklı 3. maddesinde ise; "Kanunun iyiniyete hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyiniyetin varlığıdır. Ancak, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz." hükmüne yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nu.... maddesinde; herhangi bir sahanın, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamayacağı, 5. maddesinde yapının tanımına yer verilmiş olup, buna göre "Yapı; karada ve suda, daimi veya muvakkat, resmi ve hususi yeraltı ve yerüstü inşaatı ile bunların ilave, değişiklik ve tamirlerini içine alan sabit ve müteharrik tesislerdir." yine aynı madde de" Bina; kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarıyan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır." şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı yasanı....maddesinde; kuruluş ve kişilerce kendilerine ait tapusu bulunan veya kendilerine tahsis veya irtifak hakkı tesis belgeleriyle verilmiş bulunan arazi, arsa veya parsellerde yapılacak yapının imar planı, yönetmelik, ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılabileceği, 21. maddesinde; ruhsat alınmış yapılarda herhangi bir değişiklik yapılmasının da yeniden ruhsat alınmasına bağlı olduğu kurala bağlanmış, 32. maddesinde ise; "Bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığının ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası da muhtara bırakılır. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir." düzenlemesi yer almaktadır.
3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesinin üçüncü fıkrasında;"18, 28, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 40 ve 41 inci maddelerde belirtilen mükellefiyetleri yerine getirmeyen veya bu maddelere aykırı davranan yapı veya parsel sahibine, harita, plan, etüt ve proje müelliflerine, fenni mesullere, yapı müteahhidine ve şantiye şefine, ilgisine göre ayrı ayrı olmak üzere ikibin Türk Lirası, bu fiillerin çevre ve sağlık şartlarına aykırı olması halinde dörtbin Türk Lirası, can ve mal emniyetini tehdit etmesi halinde altıbin Türk Lirası idari para cezası verilir." hükmü yer almaktadır.
Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde; "Basit tamir ve tadil: Yapılarda esaslı tadilat kapsamında olmayan, taşıyıcı sistemi, bağımsız bölümün dış cephesini, ıslak hacimlerin yerini ve sayısını değiştirmeyen; derz, iç ve dış sıva, boya, badana, oluk dere, doğrama, döşeme ve tavan kaplamaları, elektrik ve sıhhi tesisat tamirleri ile bahçe duvarı, duvar kaplamaları, baca, saçak, çatı onarımı ve kiremit aktarılması gibi her türlü tamir ve tadil işlemlerini,"(y) bendinde; "Esaslı tadilat: Yapılarda taşıyıcı unsuru etkileyen veya yapı inşaat alanını veya emsale konu alanını veya taban alanını veya bağımsız bölüm sayısını veya ortak alanların veya bağımsız bölümlerin alanını veya kullanım amacını veya ruhsat eki projelerini değiştiren işlemleri (Esaslı tadilat, ruhsata tabidir.), ifade eder" şeklinde tanımlanmış, "Yapı ruhsatı gerekmeyen inşai faaliyetler" başlıklı 59'uncu maddesinin birinci fıkrasında "(1) Basit tamir ve tadiller, balkonlarda yapılan açılır kapanır katlanır cam panel uygulamaları, korkuluk, pergola, çardak/kameriye ve benzerlerinin yapımı ile bölme duvar, bahçe duvarı, duvar kaplamaları, baca, saçak, çatı ve benzeri elemanların tamiri ve pencere değişimi ruhsata tabi değildir." hükmüne yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun Geçici Madde 16. maddesi uyarınca çıkarılarak 06.06.2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar'ın "Yapı kayıt belgesi müracaatı" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasında; "Yapı Kayıt Belgesi 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için verilir." hükmüne, "Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar" başlıklı 8. maddesinin 2. fıkrasında; "Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan ve yanlış beyanda bulunulan müracaat sahibi hakkında 10 uncu maddenin ikinci fıkrası uyarınca suç duyurusunda bulunulur." hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; İstanbul İli, Bahçelievler İlçesi, ... Mahallesi, 56 pafta,254 ada, 2,3, 4 ve 5 parsel sayılı (... adresinde)mülkiyeti davacıya ait taşınmazın 27.12.1984 tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planında yeşil alanda kaldığından bahisle 1986 yılında 5 yıllık imar programına alındığı, anılan taşınmazlarda avan proje doğrultusunda muvakkat botanik bahçesi (çiçekçilik, seracılık vs.) yapılmak istenilmesi üzerine, Bahçelievler Belediye Encümeninin 17.01.1994 tarihli, 147 sayılı kararıyla (inşa edilecek muvakkat yapının kriterleri belirtilmek, amaç dışında kullanılmamak ve amaç dışı kullanımının tespiti halinde verilen muvakkat ruhsat iptal edilmek şartıyla), 360 m2'lik ana yapı (tek katlı çelik konstrüksiyon) içi...5.03.1994 tarihinde "sera" kullanımına matuf Geçici Yapı Ruhsatı, 15/08/1994 tarihinde ise yine "sera" kullanımına imkan tanıyan Yapı Kullanma İzin Belgesi düzenlendiği, muvakkat yapının imalinden sonra kira ilişkisi içerisinde "sera" vasfı ile kullanılageldiği, son olarak taşınmazlar (kiracı) ... tarafından "... Çiçekçilik" işyeri ünvanı altında işletildiği, daha sonra davacı tarafından söz konusu parsellerin "restaurant ve Kafe" olarak kullanıldığından bahisle 7143 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen Geçici 16. maddesi hükmü uyarınca yapılan başvuruya istinaden, tamamı 18/09/2018 tarihli olmak üzere,(2) sayılı parsel için ... numaralı, (3) sayılı parsel için ... numaralı, (4)sayılı parsel için ... numaralı, (5)sayılı parsel için ... numaralı yapı kayıt belgelerinin düzenlendiği, anılan yapıda kiracı olarak pastane/kafeterya işlettiğini iddia eden dava dışı ... tarafından 02/10/2018 tarih ve 14821 sayılı dilekçe ile Bahçelievler Belediye Başkanlığına başvurularak; "söz konusu taşınmaz üzerinde basit tadilatlar yapılmasına izin verilmesi" hususunun talep edildiği, Bahçelievler Belediye Başkanlığının 03/10/2018 tarih ve 14821 sayılı yazısıyla; "eski mevcut yapının dışına çıkılmamak kaydıyla söz konusu yerde basit tadilatlar yapılabileceği, aksi durumda mevcut yapının ölçülerinin dışına çıkılması halinde tüm sorumlulukların ilgilisine ait olacağı" hususunun belirtildiği, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapıda inşai faaliyet yürütüldüğüne ilişkin şifai ihbar üzerine Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü görevlilerince yapı yerinde yapılan kontrol sonucunda düzenlenen 11/10/2018 tarihli Yapı Tespit Tutanağında; "bahse konu parsellerde evvelce bulunan yapıda, esaslı bir inşai faaliyet yapıldığının tespit edildiği, eski mevcut yapının konstrüksiyonunu oluşturan çelik profillerin yatay ve dikey bağlantılarının yine çelik kutu profillerle tahkim edildiği ve bir kısmının beton cephe levhaları ile kaplandığı, bu tahkimat sırasında cephelerin sökülerek çelikten yapılan yeni konstrüksiyon ilaveleri ile cephenin değişikliğe uğradığı ve yatay ve dikey olukların yer yer yenilendiği" tespit edildiğinden bahisle İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 16/10/2018 tarih ve 35848554-500-E.45732 sayılı işlemiyle; 254 ada,2,3,4 ve5 numaralı parseller için düzenlenen yapı kayıt belgeleri iptal edildiği, anılan işlemin 5 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmına yönelik olarak bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; yapı sahibinin beyanına dayalı düzenlenen yapı kayıt belgesi ile kayıt altına alınan yapıların, belgenin düzenlenmesine temel oluşturan Yasanın Geçici 16.maddesi ile belirlenen şartları taşımadığının ilgili idaresince tespiti halinde anılan Kanuna dayanılarak hazırlanan Tebliğin 8.maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yine yetkili idaresince iptal edilmesi ve bu belgenin sağladığı hakların geri alınması mümkün olduğu gibi yargısal incelemesi devam eden davalarda da Yasanın istisna kapsamına aldığı alanlarda yapılan yapılar ile 31/12/2017 tarihinden sonra yapıldığı idaresince somut olarak kanıtlanan yapıların yapı kayıt belgesi ile sağlanan haklardan yararlanamayacağı açıktır.
Ayrıca, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin "TANIMLAR" başlıklı 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının (y) bendinde; "Esaslı tadilat: Yapılarda taşıyıcı unsuru etkileyen veya yapı inşaat alanını veya emsale konu alanını veya taban alanını veya bağımsız bölüm sayısını veya ortak alanların veya bağımsız bölümlerin alanını veya kullanım amacını veya ruhsat eki projelerini değiştiren işlemleri (Esaslı tadilat, ruhsata tabidir.), ifade eder" şeklinde tanımlandığından, kayıt altına alınacak yapılar için ilgililerince yapılacak olan başvurunun, yalnızca yapının kontür ve sağladığı kullanım alanına yönelik değil, aynı zamanda kullanım amacına yönelik de gerçek bilgileri ihtiva etmesi gerekmektedir.
Bakılan davada, uyuşmazlık konusu ana yapının Bahçelievler Belediye Encümeninin 17.01.1994 tarihli, 147 sayılı kararıyla (inşa edilecek muvakkat yapının kriterleri belirtilmek, amaç dışında kullanılmamak ve amaç dışı kullanımının tespiti halinde verilen muvakkat ruhsat iptal edilmek şartıyla) 360 m2'lik ana yapı (tek katlı çelik konstrüksiyon) içi...5.03.1994 tarihinde "sera" kullanımına matuf Geçici Yapı Ruhsatı, 15/08/1994 tarihinde ise yine "sera" kullanımına imkan tanıyan Yapı Kullanma İzin Belgesi düzenlenmiştir. Muvakkat yapının imalinden sonra kira ilişkisi içerisinde "sera" vasfı ile hem söz konusu ana yapının hem de 2018 yılından önce imal edildiği belirtilen ruhsatsız kısımların kullanılageldiği davacının beyanları ile sunmuş olduğu bilgi ve belgelerden anlaşılacağı üzere sabittir. Yapı kayıt belgesi alınması adına yapılan 05.09.2018 tarihli yapı kayıt belgesi başvurusuna, bizzat davacı tarafından eklenen fotoğraflarda da görüldüğü üzere yapının muvakkat yapı ruhsatına istinaden "sera, çiçekçilik vb." amacıyla kullanımını sürdürdüğü görülmektedir. Yapının 2018 yılı öncesinde "restaurant ve kafe" olarak kullanıldığı yolunda ise anılan beyanı destekleyici bir bilgi ve belge, dava dosyasında bulunmamaktadır.
Buna karşın, aynı başvuru dilekçesinde, kullanım amacına ilişkin maddi gerçekliğe aykırı beyanda bulunularak yapının; "sera, çiçekçilik vb." olarak değil, "restaurant ve kafe" olarak kullanıldığı beyanında bulunulmuştur.
Davalı idarece 11.10.2018 tarihinde tespit edilen (bahse konu parsellerde evvelce bulunan yapıda, esaslı bir inşai faaliyet yapıldığının tespit edildiği, eski mevcut yapının konstrüksiyonunu oluşturan çelik profillerin yatay ve dikey bağlantılarının yine çelik kutu profillerle tahkim edildiği ve bir kısmının beton cephe levhaları ile kaplandığı, bu tahkimat sırasında cephelerin sökülerek çelikten yapılan yeni konstrüksiyon ilaveleri ile cephenin değişikliğe uğradığı ve yatay ve dikey olukların yer yer yenilendiği)imalatların ise; 2018 yılına kadar "sera, çiçekçilik vb." olarak kullanılagelen yapının, "restaurant ve kafe" olarak kullanılması adına "basit tamir ve tadil" adı altında yürütülen "esaslı tadilat" niteliğinde faaliyetler olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, yapının "kullanım amacına" yönelik davacının gerçek dışı beyanın yer aldığı 05.09.2018 tarihli başvuruya istinaden düzenlenen yapı kayıt belgesinin iptaline ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen istinafa konu İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmadığı gerekçesiyle, Dairemiz kararına gerekçe yönüyle katılmıyorum. (¤¤)