(2464 S. K. m. 97) (6100 S. K. m. 333)
KONUSU: Davacı vekili tarafından, …. plakalı araca ilişkin olarak "J plaka devir ücreti" adı altında tahsil edilen tutarın iadesi istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin 10.01.2020 tarih ve 2392 sayılı işlemin iptali ile ödenen tutarın yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; bireylere karşı bir hukuki güvence oluşturmak bakımından son derece önemli olan "Vergilerin Kanuniliği İlkesi" gereği mali yükümlülük anlamında getirilen sorumlulukların, doğrudan kanunla düzenlenmesi gerektiği, davacı adına yapılan tahakkukun dayanağının 2464 sayılı Kanunun 97'nci maddesi kapsamında belediye meclis kararı ve bu karar uyarınca düzenlenen gelir tarifesi olduğu, ancak söz konusu kanun maddesinin bahsedilen tarifeye hukuki dayanak noktasında uygulanamayacağı, bu kanun uyarınca harç ve katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı ifa edilen hizmetler için alınacak bedellere ilişkin olarak belediye meclisine yetki verileceği belirtilmişken, uyuşmazlık konusu olayda davalı Belediyece yapılmış bir hizmetin bulunmadığı, bu durumda kanuni dayanağı olmaksızın davalı belediye meclisi kararı ile belirlenen gelir tarifesine göre yapılan tahakkukun kaldırılması ve ödenen tutarın iadesi amacıyla yapıldığı görülen şikayet başvurusunun reddine dair dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun katma değer vergisine ilişkin kısmı açısından; katma değer vergisine yönelik tesis edilecek tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinde yetkili makamın, ilgili vergi daireleri olduğu, katma değer vergisinin tarhı, tahakkuku veya tahsili hususunda yetkisi bulunmayan davalı Belediye tarafından tahsil edilen katma değer vergisinde de hukuka uyarlık bulunmadığı, bu itibarla yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine dair dava konusu işlemin bu kısmında da hukuka uyarlık bulunmadığından davacıdan tahsil edilen katma değer vergisinin de davacıya iadesi gerektiği, dava konusu işlem nedeniyle davacıya iadesi gereken ücretin, tahsil tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun'da öngörülen oranda faiz uygulanarak davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptali ile davacıdan tahsil edilen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine ilişkin olarak Manisa Vergi Mahkemesi Hakimliği'nce verilen 17.09.2020 tarih ve E:2020/134, K:2020/1133 sayılı kararın; Usule ilişkin olarak, 2020 yılı içinde davacı vekilince Manisa Vergi Mahkemesi nezdinde açılan sayıca fazla dosya mevcut olup, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan 2020 yılı "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi"nin "seri davalarda ücret" başlıklı 22'nci maddesi gereğince vekalet ücreti yönünden hüküm kurulması gerekirken mahkemece araştırma yapılmadan tam ücret üzerinden hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğu, yasal süresinde dava açılmadığı, görevli mahkemenin idare mahkemesi olduğu, ihtirazi kayıt ileri sürülmeden ödenen ücretler için dava ehliyeti bulunmadan dava açıldığı, davanın öncelikle usulden reddi gerektiği, esasa ilişkin olarak ise Manisa ili sınırları içerisinde J plakalı servis araçlarına ait iş ve işlemlerin "J Plaka Tahsisli Umum Servis Araçları Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Yönerge" hükümlerine göre belirlendiği, Yönerge uyarınca UKOME'nin 2016/23 sayılı kararında bir dizi hizmetler öngörüldüğü, davacının talebi doğrultusunda davalı idarece bir dizi işlemlerin yapıldığı ve hizmet verildiği, idarece yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, davanın reddi gerektiği ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
Manisa Vergi Mahkemesi Hakimliği'nce verilen 17.09.2020 tarih ve E:2020/134, K:2020/1133 sayılı karar usul ve yasaya uygun olup, kararın kaldırılmasını gerektiren başka bir neden de bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE, aşağıda dökümü yapılan 230,50-₺ yargılama giderinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, 492 sayılı Harçlar Kanunu ve buna bağlı tarife uyarınca belirlenen 54,40-₺ istinaf karar harcının davalı idareden tahsili için mahkemesince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde ise kararın tebligat işlemlerinin tamamlanmasından sonra Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333'üncü maddesi uyarınca yatırana iadesine, kesin olarak 21.12.2020 tarihinde esasta oybirliğiyle, vekalet ücreti yönünden oyçokluğuyla karar verildi.
AZLIK OYU:
Davalı idare vekili tarafından verilen istinaf dilekçesinde, davacı vekili Avukat tarafından aynı konuda, aynı idareye karşı açılmış sayıca fazla dava olduğu, bu davaların seri dava olarak görülmesi gerektiği ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ''seri davalarda ücret'' başlıklı 22'nci maddesine göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken Mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmadan tam ücret üzerinden hüküm kurulduğu iddia edildiğinden, Dairemizce, Manisa Vergi Mahkemesinde Av. …… tarafından aynı konuda, aynı idareye karşı açılmış davalar araştırılarak ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 22'nci maddesi değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği görüş ve düşüncesi ile bu araştırma yapılmadan verilen istinaf başvurusunun reddine ilişkin karara katılmıyorum. (¤¤)