(2547 S. K. m. 35, 39) (2577 S. K. m. 45) (657 S. K. Ek. m. 34) (2576 S. K. m. 5, 7)
İSTEMİN ÖZETİ: Orta Doğu Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü'nde öğretim üyesi olarak görev yapan davacı tarafından, 01/08/2017 tarihli, Yurtdışına Gönderilen Kamu Personeline Mahsus Yüklenme Senedi ve Muteber İmzalı Müteselsil Kefalet Senedinden kaynaklanan ve ödemek zorunda kaldığı mecburi hizmet borçlanması tutarı olan 41.584,00 TL'nin iadesi ile söz konusu kefalet senedinin iptali istemiyle yaptığı 26/02/2018 tarihli dilekçe ile yaptığı başvurusunun reddine ilişkin 09/03/2018 tarih ve 41198481-640/226 sayılı işlemin ve 01/08/2017 tarihli, Yurtdışına Gönderilen Kamu Personeline Mahsus Yüklenme Senedi ve Muteber İmzalı Müteselsil Kefalet Senedinin iptali istemiyle açılan davada; dava konusu işlem davacı ile davalı idare arasında kefalet senedi hükümlerinden kaynaklandığından, dava konusu kefalet senedinin özel hukuk alanında tesis edilmiş bir sözleşme olması nedeniyle, anılan kefalet senedi uyarınca tesis edilen dava konusu işlemle ortaya çıkan uyuşmazlığın görevli adlî yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğinden, davanın görev yönünden reddi gerektiği sonucuna varıldığı, nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 01/04/2013 tarih ve E:2008/3482, K:2013/1167 sayılı kararında da kefalet senedinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda adli yargının görevli olduğunun belirtildiği, ayrıca Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 2017/283 İtiraz No'lu kararında 2547 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca üniversite ile araştırma görevlisi arasında imzalanan taahhüt ve kefalet senedinin iptali istemiyle İdare Mahkemesi'ne açılan bir davada, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın olumlu görev uyuşmazlığı çıkararak Uyuşmazlık Mahkemesi'ne başvurması üzerine, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 09/04/2012 günlü, E:2012/6, K:2012/66 sayılı kararıyla; taahhüt ve kefalet senedinin davacı ve kefilleri tarafından tek taraflı olarak imzalanarak idareye karşı taahhütte bulunulması karşısında, dava konusu taahhüt ve kefalet senetlerinin özel hukuk alanında tesis edilmiş bir sözleşme olması nedeniyle, davacı tarafından senedin iptali istemiyle açılan davanın görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğuna karar verildiği belirtilerek taahhüt ve kefalet senedinden kaynaklanan borç çıkarma işlemine ilişkin davanın da adli yargı yerinin görevine girdiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın görev yönünden reddi yönünde Ankara 10. İdare Mahkemesi'nce verilen 26/04/2019 gün ve E:2018/1631, K:2019/849sayılı kararın; davacı vekili tarafından, davacı hakkında tesis edilen işlemin görüm ve çözümünün idari yargının görev alanında olduğu, uzun yargılama süreci ve yargı birimleri arasındaki görev uyuşmazlığının müvekkil açısından hak kaybına neden olduğu, olumsuz görev uyuşmazlığının çözüme kavuşturulması için dosyanın, Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesi gerektiği ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf dilekçesine karşı cevap verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4.İdari Dava Dairesi'nce, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davanın konusunun, 01/08/2017 tarihli, Yurtdışına Gönderilen Kamu Personeline Mahsus Yüklenme Senedi ve Muteber İmzalı Müteselsil Kefalet Senedinden kaynaklanan ve ödemek zorunda kaldığı mecburi hizmet borçlanması tutarı olan 41.584,00 TL'nin iadesi ile söz konusu kefalet senedinin iptali istemiyle 26/02/2018 tarihli dilekçe ile yaptığı başvurusunun reddine ilişkin 09/03/2018 tarih ve 41198481-640/226 sayılı işlemin ve 01/08/2017 tarihli, Yurtdışına Gönderilen Kamu Personeline Mahsus Yüklenme Senedi ve Muteber İmzalı Müteselsil Kefalet Senedinin iptali istemine ilişkin olduğu anlaşıldığından, İdare Mahkemesi'nce davanın konusu olarak nitelendirilen "Orta Doğu Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümünde öğretim üyesi olarak görev yapan davacı tarafından, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 39. maddesine göre yurtdışında görevlendirildiği belirtilerek, ilgili görevlendirme nedeniyle verilen kefaletnamelere dayanarak, 657 sayılı Kanunu'nun Ek-34. maddesi delaletiyle yurtdışı görevlendirmesi sırasında kendisine ödenen yurtiçi aylıkların, dönüşte mecburi mecburi hizmet karşılığı çalışılan süreler düşülmek suretiyle kalan kısmının iki katı meblağın tahsiline ilişkin, davalı Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nin 09.03.2018 tarih ve 41198481-640/226 sayılı işlemin iptali" şeklindeki istem yerine "istem" aşağıdaki şekilde kurulmuştur.
Dava; Orta Doğu Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü'nde öğretim üyesi olarak görev yapan davacı tarafından, 01/08/2017 tarihli, Yurtdışına Gönderilen Kamu Personeline Mahsus Yüklenme Senedi ve Muteber İmzalı Müteselsil Kefalet Senedinden kaynaklanan ve ödemek zorunda kaldığı mecburi hizmet borçlanması tutarı olan 41.584,00 TL'nin iadesi ile söz konusu kefalet senedinin iptali istemiyle 26/02/2018 tarihli dilekçe ile yaptığı başvurusunun reddine ilişkin 09/03/2018 tarih ve 41198481-640/226 sayılı işlemin ve 01/08/2017 tarihli, Yurtdışına Gönderilen Kamu Personeline Mahsus Yüklenme Senedi ve Muteber İmzalı Müteselsil Kefalet Senedinin iptali istemiyle açılmıştır.
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun "İdare Mahkemelerinin görevleri" başlıklı 5. maddesinde, "1. (Değişik: 24/2/1988 - 3410/1 md.) İdare mahkemeleri, vergi mahkemelerinin görevine giren davalarla ilk derecede Danıştayda çözümlenecek olanlar dışındaki: a) İptal davalarını, b) Tam yargı davalarını, c) (Değişik: 8/6/2000 - 4577/2 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklardan hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan idarî sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davaları, d) Diğer kanunlarla verilen işleri,
Çözümler. ...", "Tek hakimle çözümlenecek davalar" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında da, "Tek hakimle çözümlenecek davalardan, Uyuşmazlık miktarı yirmibeşbin Türk Lirasını aşmayan (2019 yılı için: 44.000,00 TL) ; a)Konusu belli parayı içeren idari işlemlere karşı açılan iptal davaları, b)Tam yargı davalarının,
İdare mahkemesi hakimlerinden biri tarafından çözümleneceği" hükme bağlanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; Orta Doğu Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü'nde öğretim üyesi olarak görev yapan davacı tarafından, 01/08/2017 tarihli, Yurtdışına Gönderilen Kamu Personeline Mahsus Yüklenme Senedi ve Muteber İmzalı Müteselsil Kefalet Senedinden kaynaklanan ve ödemek zorunda kaldığı mecburi hizmet borçlanması tutarı olan 41.584,00 TL'nin iadesi ile söz konusu kefalet senedinin iptali istemiyle 26/02/2018 tarihli dilekçe ile yaptığı başvurusunun reddine ilişkin 09/03/2018 tarih ve 41198481-640/226 sayılı işlemin ve 01/08/2017 tarihli, Yurtdışına Gönderilen Kamu Personeline Mahsus Yüklenme Senedi ve Muteber İmzalı Müteselsil Kefalet Senedinin iptali istemiyle, işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Bakılan uyuşmazlıkta; davanın konusunun, tek hakimle çözümlenecek "mecburi hizmet borçlanması tutarı olan 41.584,00 TL'nin iadesi" istemi ile birlikte, tek hakimle çözümlenemeyecek mahkeme heyeti tarafından çözümlenecek olan, borç çıkartma işlemine dayanak alınan 01/08/2017 tarihli, Yurtdışına Gönderilen Kamu Personeline Mahsus Yüklenme Senedi ve Muteber İmzalı Müteselsil Kefalet Senedinin iptali isteminin reddine ilişkin işlemin iptali ile söz konusu kefalet senedinin iptali istemlerinin davanın konusu olduğu görülmektedir.
Bu durumda, uyuşmazlığın konusu, belli bir parayı içeren işlem ile birlikte, belli bir parasal değeri içermeyen ve doğrudan iptal davasına konu olan kefalet senedinin iptali istemi de olduğundan, uyuşmazlığın mahkeme heyeti tarafından çözümlenip karara bağlanması gerekirken, idare mahkemesi hakimlerinden biri tarafından verilen kararda usul hükümlerine uyarlık, idare mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
Diğer tarafından, davanın yeniden görülmesi sırasında, uyuşmazlığın çözümünde idari yargının görevli olup olmadığı hususunda mahkemece bir değerlendirme yapılacağı da tabidir.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu mahkeme kararının kaldırılmasına; yeniden karar verilmek üzere dava dosyasının Mahkemesine gönderilmesine, Mahkemesince yeniden bir karar verileceğinden bu aşamada yargılama giderleri yönünden ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 5. fıkrası gereğince kesin olmak üzere, 22.01.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)