(2577 S. K. m. 45) (213 S. K. m. 10) (6183 S. K. Mük. m. 35)
İSTEMİN ÖZETİ: Dava, davacı tarafından, .... İnş. Gıda Nak. İth. İhr. Taah. Tic. San. Ltd. Şti.'nin vadesinde ödenmeyen vergi borçlarının takip ve tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen 20/04/2019 tarih ve 02 takip numaralı ödeme emrinin 2009/3, 4, 6, 6, 7, 7, 8, 8, 9, 9, 10, 10, 11 dönemlerine ait 0071 kodlu ÖTV 1.Liste ve ferilerine ilişkin kısımları ile 20/04/2019 tarih ve 03 takip numaralı ödeme emrinin 2010/1, 2, 2, 3, 3, 4, 4, 5, 5, 6, 7, 7, 8, 8 dönemlerine ait 0071 kodlu ÖTV 1.Liste ve ferilerine ilişkin kısımlarının iptali istemiyle açılmıştır.
Diyarbakır Vergi Mahkemesi 21/11/2019 tarih ve E:2019/638, K:2019/908 Sayılı kararı ile; 20/04/2019 tarih ve 02 takip numaralı ödeme emrinin incelenmesinden; davacının, 07/09/2010-24/11/2010 tarihleri arasında kanuni temsilcilik görevinde bulunduğu dikkate alındığında 20/04/2019 tarih ve 02 numaralı ödeme emri içeriğinde yer alan 2009/3, 4, 6, 6, 7, 7, 8, 8, 9, 9, 10, 10, 11 dönemlerine ait 0071 kodlu ÖTV 1. Liste ve fer'ileri kısımlarına ilişkin vergi borçlarından sorumlu tutulması mümkün olmadığından 20/04/2019 tarih ve 02 takip numaralı ödeme emrinin dava konusu edilen kısımlarında hukuka uygunluk bulunmadığı, 20/04/2019 tarih ve 03 takip numaralı ödeme emrinin incelenmesinden; ödeme emrinin ilk 7 dönemine ilişkin davacının bu tarihlerde kanuni temsilcilik görevi bulunmadığından ödeme emrinin 2010/1, 2, 2, 3, 3, 4, 4, 5, 5, 6, 7, 7 dönemlerine ait 0071 kodlu ÖTV 1. Liste ve fer'ilerine ilişkin kısımlarında hukuka uygunluk bulunmadığı, 2010/8, 8 dönemine ilişkin olarak ise davacının sorumluluğunu tespit etmeye yönelik olarak, 23/08/2019 tarihli ara kararı ile; dava konusu ödeme emri ile takip edilen özel tüketim vergisinin, ÖTV Kanunu'na ekli listelerde yer alan mallardan hangisine ilişkin olduğu ve beyan edilme zamanı sorularak bu hususa ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesi istenilmiş olup, 11/09/2019 tarihli cevabi yazı ve eklerinin tetkikinden, 20/04/2019 tarih ve 03 takip numaralı ödeme emri içeriğinde 31, 32, 33 sıra numaralarında yer alan, 206.584,34-TL matrahlı özel tüketim vergisinin 1. aylık dilimde (25/08/2010 tarihinde) beyan edilerek ödenmesi gerektiği anlaşılmakla birlikte anılan dönemde davacının kanuni temsilcilik görevinin bulunmadığı görülmekte olup 20/04/2019 tarih ve 03 takip numaralı ödeme emrinin yukarıda belirtilen kısımlarında da hukuka uygunluk bulunmadığı, 20/04/2019 tarih ve 03 takip numaralı ödeme emri içeriğinde 24, 25, 26 sıra numaralarında yer alan, 2010/8 dönemi 38.502,03-TL matrahlı özel tüketim vergisinin ise, 2. aylık dilimde (10/09/2010 tarihinde) beyan edilerek ödenmesi gerektiği ve davacının bu tarihte kanuni temsilcilik görevinin bulunduğu görülmekte olup, 20/04/2019 tarih ve 03 takip numaralı ödeme emrinin bu kısmında ise hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 20/04/2019 tarih ve 02 numaralı ödeme emrinin dava konusu edilen kısımları ile 20/04/2019 tarih ve 03 numaralı ödeme emrinin 2010/1, 2, 2, 3, 3, 4, 4, 5, 5, 6, 7, 7, 8 (1. Aylık Dönem) dönemlerine ilişkin kısmının iptaline, 20/04/2019 tarih ve 03 numaralı ödeme emrinin 2010/8 dönemine (2. Aylık Dönemin) ilişkin kısmı yönünden ise davanın reddine karar vermiştir.
Davacı vekili tarafından; tebliğ evraklarının sunulamadığı, borcun zamanaşımına uğradığı, müvekkilinden önce asıl borçlu şirketin sorumluluğunun dikkate alınması gerektiği ileri sürülerek kararın davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılması istenilmektedir.
Davalı vekili tarafından; şirket adına yapılan takibin usulüne uygun şekilde bitirildiği ancak kamu alacağının şirketten tahsil edilemediği, ilgili dönemde temsilci olan davacının söz konu kamu alacağının tahsili açısından sorumluluğu bulunduğundan dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek söz konusu kararın davanın kabulüne ilişkin kısmının istinaf yolu ile incelenip kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Birinci Vergi Dava Dairesi'nce, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45.maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
KARAR: İstinaf dilekçesinde öne sürülen hususlar kararın davanın kabulüne ilişkin hükmünün kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden davalı idarenin istinaf isteminin reddi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; asıl brçlu şirket adına 2010/Ağustos 2.döneme ilişkin olarak tahakkuk eden kamu alacağının vadesinden ödenmediği, bunun üzerine şirket adına düzenlenen ödeme emrinin şirket yetkilisinin ikamet adresinde tebliğ edildiği, ödeme yapılmayıp dava da açılmaması üzerine yapılan malvarlığı araştırması yapıldığı, araştırma sonucunda kamu alacağının şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine davacı adına dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 10. maddesinde, "Tüzelkişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatlar gibi tüzelkişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevler kanuni temsilcileri, tüzelkişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirilir. Yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınmayan vergi ve buna bağlı alacaklar, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınır. Bu hüküm Türkiye'de bulunmayan mükelleflerin Türkiye'deki temsilcileri hakkında da uygulanır. Temsilciler veya teşekkülü idare edenler bu suretle ödedikleri vergiler için asıl mükelleflere rücu edebilirler. Tüzelkişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları, kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını da kaldırmaz." hükmü yer almıştır.
6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun mükerrer 35. maddesinde de "Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir." hükmü bulunmaktadır.
Belirtilen Yasa hükümleri uyarınca, tahsil imkansızlığı mevzuata uygun biçimde ortaya konulması şartıyla; limited şirket kanuni temsilcileri, şirkete ait ve temsilcilik dönemine ilişkin olup kendi icrai veya ihmali hareketleri sonucu doğan kamu alacaklarının ödenmesinden alacaklı vergi idaresine karşı sorumludur. Bir başka anlatımla; limited şirket yetkiisi adına cebri takip yapılabilmesi için ilgili yetkilinin davranışı ile kamu alacağının doğumu arasında illiyet bağının varlığı gerekmektedir.
İlk derece mahkemesince; ödeme emrine konu 2010/Ağustos 2.dönemine ilişkin özel tüketim vergisinin beyan tarihinde davacının şirket yetkilisi olduğu belirtilerek bu husus dikkate alınmak suretiyle hüküm kurulmuştur. Oysa ki; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda, kamu alacağının ilgili dönemde şirketin verdiği taahhüde aykırı şekilde davranarak vergi kaybına sebebiyet vermesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Davacının 07.09.2010 tarihinde şirket müdürü olarak atanmış olması ile vergi kaybına sebebiyet veren fiilin 15-31 Ağustos 2010 tarihleri arasında gerçekleşmesi göz önüne alındığında kamu alacağının doğumu ile davacı arasında bir illiyet ve dönemsel bağının bulunmadığı açıktır.
Bu durumda; kamu alacağının doğumunda bir dahli olmayan ve kamu temsilci olmadığı döneme ilişkin olan alacakla ilgili olarak davacı adına cebri takip yapılması hukuken mümkün bulunmadığından ödeme emrinin ilgili kısmında hukuka uygunluk, beyan tarihi dikkate alınarak verilen istinafa konu kararın davanın reddine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; davalı idarenin istinaf isteminin reddine, davacının istinaf isteminin ise kabulüne, Diyarbakır Vergi Mahkemesi'nin istinafa konu kararının kaldırılmasına, yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne 20/04/2019 tarih ve 02 ve 03 takip numaralı ödeme emirlerinin dava konusu edilen kısımlarının iptaline, davacı tarafından ilk derece ve istinaf aşamalarında yapılıp aşağıda dökümü gösterilen 436,05-TL yargılama gideri ile A.A.Ü.T uyarınca takdir edilen 1.512,00 TL vekalet ücretinin davalı idarece davacıya ödenmesine, davalı idarece yapılan 45,70-TL istinaf yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra Mahkemesince ilgilisine iadesine, kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren otuz (30) gün içerisinde Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 11/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)