İSTEMİN ÖZETİ: Dava, davacının Van Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görevli olduğu dönemde 7068 sayılı Kanun'un 8-3/a-6 maddesi uyarınca 3 günlük aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezaya karşılık olarak 3 ceza puanının özlük dosyasına işlenmesine ilişkin Van Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu'nun 26.07.2019 tarihli ve 2019/145 numaralı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Trabzon İdare Mahkemesi'nin 26/12/2019 gün ve E:2019/858, K:2019/1402 sayılı kararıyla; davacı hakkında yapılan soruşturma sırasında, savunma istemine ilişkin Trabzon Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu Başkanlığı'nın 23.10.2018 tarihli yazısının "iddia" kısmında, "21/06/2018 günü Edremit Eski TOKİ Polis Lojmanları Üst Nizamiye Noktasında günün nöbetçi müdürü tarafından yapılan denetleme esnasında, nöbet kulübesi içerisinde sandalyede oturduğunuz ve arkanıza yaslanarak uyur vaziyette bulunduğunuz, ayrıca uzun namlulu silahı da yere bıraktığınız iddiası ile ilgili olarak hakkınızda hazırlanan dosya Kurulumuza gelmiş bulunmaktadır, bu husustaki savunmanızı yapınız?" ifadesine yer verildiği, davacının da 24.10.2018 tarihli savunmasında, savunma isteminde belirtilen eylemler yönünden savunma yaptığının görüldüğü, ancak disiplin cezasının selamlama ve tekmil ile ilgili talimatları ifa etmekte geciktiğinden bahisle verildiği, bu durumda davacının savunmasının alınmadığı bir konu nedeniyle tesis edilen dava konusu disiplin işleminde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptalinekarar verilmiştir.
Davalı idare tarafından; disiplin soruşturması kapsamında 23.10.2018 tarihli üst yazı ile davacıya sorulan iddiaların içerisinde davacının uzun namlulu silahını yere bıraktığı iddiasının sorulduğu, davacının 24.10.2018 tarihli son savunmasında kendi ikrarı ile silahı yere bıraktığı ve yorgunluktan geç ayağa kalkarak selamlama ve tekmil ile ilgili talimatlara ifa etmekte geciktiğini ifade ettiği, her halükarda uzun namlulu silahını yere bırakarak nöbet yeri ile ilgili mevzuat ve talimatlara aykırı davrandığının sabit olduğu ileri sürülerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca mahkeme kararının istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davalı idarenin istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Samsun Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nce dava dosyası 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi hükümleri doğrultusunda incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, davacının Van Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görevli olduğu dönemde 7068 sayılı Kanun'un 8-3/a-6 maddesi uyarınca 3 günlük aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezaya karşılık olarak 3 ceza puanının özlük dosyasına işlenmesine ilişkin Van Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu'nun 26.07.2019 tarihli ve 2019/145 numaralı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinin 6 numaralı alt bendinde, "Nöbet görevine gelmemek veya nöbet ya da nokta görevinde mevzuatla ve/veya talimatlarla belirlenen kurallara aykırı hareket etmek" fiilinin üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektiren fiillerden olduğu düzenlenmiştir.
Anılan Kanunun 130. maddesinde ise, "Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen tarihte savunmasını yapmayan memur savunma hakkından vazgeçmiş sayılır." kuralına yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Trabzon ili .... İlçe Emniyet Müdürlüğü bünyesinde polis memuru olarak görev yapmakta olan davacının, Van Emniyet Müdürlüğü'nde görev yaptığı dönem içerisinde hakkında yapılan soruşturma sonucu nöbet görevine gelmemek veya nöbet ya da nokta görevinde mevzuatla ve/veya talimatlarla belirlenen kurallara aykırı hareket etmek fiilini işlediği sabit görülerek Van Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu'nun 26.07.2019 tarihli ve 2019/145 numaralı kararı ile 3 günlük aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezaya karşılık olarak 3 ceza puanının özlük dosyasına işlenmesine karar verilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İdare Mahkemesince; disiplin cezası verilirken cezaya konu maddi sebep hakkında savunma alınması gerektiğinden ve savunması alınmayan eylemler yönünden disiplin cezası verilemeyeceğinden dolayı, davacının savunmasının alınmadığı bir konu hakkında disiplin cezası verilmesine ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de; disiplin soruşturması sırasında, davacıya tebliğ edilen savunma istem yazısında, 21/06/2018 günü Edremit Eski TOKİ Polis Lojmanları üst nizamiye noktasında günün nöbetçi müdürü tarafından yapılan denetleme esnasında, nöbet kulübesi içerisinde sandalyede oturduğunuz ve arkanıza yaslanarak uyur vaziyette bulunduğunuz, ayrıca uzun namlulu silahı da yere bıraktığınız iddiasına yer verildiği, davacının da savunmasında, denetim esnasında nöbetçi müdürüne hitaben, uyumadığını, sadece çelik yelek ve silahın ağırlığıyla beraber yorgun olduğundan dolayı ayağa geç kalktığını söylediğini, görevi başında silahını yere koymadığını, yaslanıp uyumadığını, ayağa geç kalkmasıyla ilgili amirine dikkatli ve duyarlı olacağını söylediğini ifade ettiği görülmekle, davacıya disiplin cezası verilmesine konu nöbet ya da nokta görevinde mevzuatla ve/veya talimatlarla belirlenen kurallara aykırı hareket etmek eylemine yönelik davacının savunmasının alındığı ve savunmada bulunduğunun anlaşılması karşısında, İdare Mahkemesinin aksi yöndeki kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 1.fıkrasında; idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine başvurulabileceği; 3. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkünse gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği; 4. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vereceği, bu halde bölge idare mahkemesinin işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği; 6. fıkrasında ise, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir hükümleri yer almaktadır.
Yukarıda yer verilen hükümlerde, Bölge İdare Mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği, kararı hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek, işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye göndereceği düzenlenmiş olup, bu hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden, İdare Mahkemesi tarafından, uyuşmazlığın esasına ilişkin olarak doğrudan bir değerlendirme yapılmadan hüküm verilen kararlara karşı istinaf incelemesi yapılırken Bölge İdare Mahkemesince bu tür durumlarda verilecek kararlar hakkında Kanunda açık bir düzenleme bulunmamakla birlikte, Bölge İdare Mahkemesinin, Mahkeme kararını kaldırarak uyuşmazlık hakkında kendisinin karar verebilmesi için gerekli olan ön şartın, İdare Mahkemesince uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmiş olmasına bağlı olduğunun anlaşılması gerektiği, aksi halde, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın esasına ilişkin hüküm kurulmayan dava konusu işlemle ilgili olarak Bölge İdare Mahkemesince, uyuşmazlığın esası incelenerek hüküm kurulması halinde Kanunun öngördüğü iki aşamalı yargısal denetimin gerçekleşmeyeceğinin açık olduğunun anlaşılması karşısında, iki aşamalı olması gereken yargısal denetimin ilk aşaması olan ilk derecede yargısal denetimin gerçekleştirilmesi için dosyanın işin esası ile ilgili değerlendirme yapılarak bir karar verilmek üzere İdare Mahkemesine gönderilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, Trabzon İdare Mahkemesi'nin 26/12/2019 günlü, E:2019/858, K:2019/1402 sayılı kararın kaldırılmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Trabzon İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, mahkemesince yeniden verilecek kararda yargılama giderleri hüküm altına alınacağından bu haliyle yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca 05/06/2020 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)