(3194 S. K. m. 15, 16, 17) (2577 S. K. m. 45) (2942 S. K. m. 35) (5393 S. K. m. 15)
İSTEMİN ÖZETİ: Van ili Merkez ilçesi Polatoğlu Mahallesi Karacehennem Arkı Mevkii Pafta no:90-91 Ada; 952 Parsel; 7 numaralı taşınmazının 5677 m2'sini imar yolu olmak üzere Tuşba Belediyesine bedelsiz olarak terk eden davacı tarafından, daha sonra yapılan imar planı değişikliği sonucunda terk etmiş olduğu alanın yol olmaktan çıkartılarak ticaret alanına dönüştürülen ve davalı Tuşba Belediyesi adına tescil edilen 390,01 m2'lik kısmının kendisine iade edilmesi istemiyle davalı idareye yapmış olduğu 02/10/2018 tarihli başvurusunun reddine ilişkin 19/10/2018 tarih ve E.3195 Sayılı işlem ile anılan taşınmazın dava dışı üçüncü kişilere trampa edilmek üzere Belediye Encümenine yetki verilmesine ilişkin 07/09/2018 tarih ve 260 Sayılı Meclis kararının iptali istemiyle açılan davada, "Yukarıda anılan 3194 Sayılı Yasa'da özel mülkiyete konu olan taşınmazlardan sahiplerinin rızası ile umumi hizmetlere bedelsiz olarak terk edilen ancak daha sonra yürürlüğe giren imar planı ile tahsis amacı değişen yerlerin bedelsiz olarak eski maliklerine geri verilmesi yolunda yasal bir düzenleme bulunmamakla birlikte hazine ve özel idareye ait arsa ve arazilerden kamu yararı amacıyla alınan taşınmazların imar planıyla kullanım amacı değiştirilip özel mülkiyete konu olabilecek hale getirilmesi halinde, bu yerlerin devir alınan idareye aynı usulle iade edileceğine ilişkin hükmünün kıyasen özel mülkiyete konu olan taşınmazlarda uygulanmasının mülkiyet hakkını koruyan Anayasaya ve sözleşmeye, adalet ve hakkaniyet ilkelerine uygun olacağı açıktır. Öte yandan, ilgililerin taşınmazlarının imar planında yol, yeşil alan gibi kamu alanlarında kalan kısımlarını bedelsiz terk etmelerinin nedeni taşınmazlarının kalan kısmında yapılaşabilmektir. Başka bir deyişle yapılaşabilmek için kamu alanlarında kalan taşınmaz kısımlarını kamu gücü karşısında bedelsiz terk etmek zorunda kalmaktadırlar. Bu durumda, kamu alanında kalan ve kamu yararı amacıyla kamu gücü kullanılarak davacıdan alınan taşınmazın daha sonra davalı idarece yapılan imar planı değişikliği ile özel mülkiyete tabi taşınmazlarla trampa yapılması amacıyla kullanım amacının değişmesi sonucunda davacıya bedelsiz iade edilmesi gerektiğinden aksi yönde tesis edilen dava konusu 19/10/2018 tarih ve E.3195 Sayılı işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Nitekim Danıştay 6.Daire'nin 09/11/2016 tarih ve E:2015/3354 K:2016/7151 Sayılı kararı da bu yöndedir. Diğer taraftan; dava konusu işlem olan 07/09/2018 tarih ve 260 Sayılı meclis kararı yönünden yapılan incelemede; davalı idarece, davacının bedelsiz olarak terk ettiği taşınmazın üçüncü kişilerle trampa edilmesi hususunda Belediye Encümenine yetki verildiği, anılan taşınmazın daha önce imar planında yol olarak düzenlenmesi nedeniyle davacı tarafından taşınmazın kalan kısmında yapılaşabilmek için davalı idareye bedelsiz olarak terk edildiği, sonrasında değişen imar planıyla anılan taşınmazın kullanım amacının yol olmaktan çıkarılarak özel mülkiyete konu olacak şekilde değiştirildiği, bu durumda daha önce kamu yararı amacıyla kullanılmak üzere davalı idareye bedelsiz olarak terk edilen taşınmazın yapılan imar planı değişikliği ile kamu alanı olma vasfını yitirmesi sonrasında davalı idarece anılan taşınmazın davacıya iadesi gerekirken üçüncü kişilere trampa edilmesi için Belediye Encümenine yetki verilmesine ilişkin 07/09/2018 tarih ve 260 Sayılı meclis kararında hukuka uygunluk görülmemiştir." gerekçesiyle Van 3. İdare Mahkemesince verilen dava konusu işlemin iptaline dair 18/11/2019 tarih ve E:2019/7, K:2019/1893 Sayılı kararın; hukuka aykırı olduğu, 3194 Sayılı Kanun'un 15 ve 16. maddesi gereği bireysel uygulamalarla yola terk edilen yerlerin plan tadilatı ile beraber tescile konu olması halinde eski maliklerine geri dönmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla dava konusu uyuşmazlığı aydınlatır mahiyetteki yüksek yargı içtihatları esas alınarak tesis edilen dava konusu işlemin tamamen ilgili yasal mevzuat hükümleri çerçevesinde tesis edildiği öne sürülerek 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf aşamasında savunma dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesince dosyanın istinaf tekemmülünün sağlandığı görüldüğünden yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin 2577 Sayılı Kanun'un 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
KARAR: 3194 Sayılı İmar Kanunu'nun "İfraz ve tevhid" başlıklı 15.maddesinde; "İmar planlarına göre yol, meydan, yeşil saha, park ve otopark gibi umumi hizmetlere ayrılan yerlere rastlayan gayrimenkullerin bu kısımlarının ifrazına veya tevhidine izin verilmez. İmar parselasyon planı tamamlanmış olan yerlerde yapılacak ifraz veya tevhidin bu planlara uygun olması şarttır. İmar planlarında parsel cepheleri tayin edilmeyen yerlerde yapılacak ifrazların, asgari cephe genişlikleri ve büyüklükleri yönetmelikte belirtilen esaslara göre tespit edilir. İmar planı dışında kalan alanlarda yönetmeliklerinde tayin edilecek miktarlardan küçük ifrazlara izin verilmez." hükmüne ve "Tescil ve şüyuun izalesi" başlıklı 16.maddesinde; "Belediye ve mücavir alan hudutları içindeki gayrimenkullerin re'sen veya müracaat üzerine tevhid veya ifrazı, bunlar üzerinde irtifak hakkı tesisi veya bu hakların terkini, bu Kanun ve yönetmelik hükümlerine uygunluğu belediye encümenleri veya il idare kurullarınca onaylanır. Onaylama işlemi, müracaatın belediyelere veya valiliklere intikalinden itibaren en geç 30 gün içinde sonuçlandırılır ve tescil veya terkini için 15 gün içinde tapuya bildirilir. Tapu dairesi, tescil veya terkin işlemini bir ay içinde sonuçlandırmak zorundadır. Bu Kanun hükümlerine göre şüyulandırılan gayrimenkullerin sahipleri ilgili idarenin tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde aralarında anlaşamadıkları veya şüyuun izalesi için, mahkemeye müracaat edilmediği takdirde ilgili idare hissedarmış gibi, şüyuun izalesi davası açabilir. Tarafların rızası veya mahkeme kararı ile şüyuun izalesi ve arazi taksimi de yukarıdaki hükümlere tabidir.", 17. maddesinde, “Belediye veya valilik, kendi malı olan veya imar planlarının tatbiki sonucu kamulaştırmadan artan parçalarla, istikameti değiştirilen veya kapanan yol ve meydanlarda hasıl olan sahalardan müstakil inşaata elverişli olmayan parçaları, bitişiğindeki arsa veya bina sahibine bedel takdiri suretiyle satmak, gayrimenkul sahiplerinin yola giden yerlerden dolayı tahakkuk eden istihkaklarını bedel takdiri suretiyle değiştirmek ve komşu gayrimenkul sahibi takdir edilen bedelle satın almaktan imtina ederse, şuyulandırıp satmak suretiyle imar planına uygunluğunu temin eder.” hükmüne yer verilmiştir.
2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 35. maddesinde; ''İmar mevzuatı gereğince düzenlemeye tabi tutulan parsellerden düzenleme ortaklık payı karşılığı olarak bir defaya mahsus alınan yol, yeşil saha ve bunun gibi kamu hizmet ve tesislerine ayrılan yerlerle, özel parselasyon sonunda malikinin muvafakatı ile kamu hizmet ve tesisleri için ayrılmış bulunan yerler için eski malikleri tarafından mülkiyet iddiasında bulunulamaz ve karşılığı istenemez." hükmü yer almaktadır.
5393 Sayılı Belediye Kanunu'nun 'Belediyenin yetkileri ve imtiyazları' başlıklı 15. maddesinin (h) bendinde, "Mahallî müşterek nitelikteki hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla, belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde taşınmaz almak, kamulaştırmak, satmak, kiralamak veya kiraya vermek, trampa etmek, tahsis etmek, bunlar üzerinde sınırlı aynî hak tesis etmek." belediyenin yetkileri arasında sayılmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının maliki olduğu Van ili Merkez ilçesi Polatoğlu Mahallesi Karacehennem Arkı Mevkii Pafta no:90-91 Ada; 952 Parsel No;7 numarada bulunan taşınmazından imar yolu olmak üzere bedelsiz olarak terk edilen 5677 m2 alandan 390,01 m2'sinin imar planı değişikliği sonucunda ticaret alanına dönüştürülerek davalı idarenin 07/09/2018 tarih ve 260 Sayılı meclis kararı ile dava dışı üçüncü kişilere trampa yoluyla devredilmesi için Belediye Encümenine yetki verildiği, davacı tarafından söz konusu taşınmazın tarafına iadesi istemiyle 02/10/2018 tarihinde yaptığı başvurunun davalı idarenin 19/10/2018 tarih ve E.3195 Sayılı işlemi ile reddedildiği, bunun üzerine davacı tarafından 19/10/2018 tarih ve E.3195 Sayılı işlem ile 07/09/2018 tarih ve 260 Sayılı meclis kararının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen Yasa hükümleri ile, tevhit, ifraz ya da parselasyon işlemi nedeniyle taşınmazların umumi hizmetlere ayrılmış olan bölümlerinin imar planında değişiklik yapılarak tahsis amacının değiştirilmesi, kamulaştırmadan artan parça ya da yol artığı haline dönüşmesi durumunda bu yerlerin eski maliklerine bedelsiz olarak terkedileceği konusunda herhangi bir kural getirilmemiş olup; aksine belirli koşulların varlığı halinde imar planına uygunluğu sağlamak amacıyla bu tür taşınmazların bedeli karşılığı özel mülkiyete geçirilmesine belediye veya valilikler yetkili kılınmış olmakla, taşınmazı bedelsiz olarak terk edenlere, tekrar bedelsiz olarak geri vermenin söz konusu olmayacağı öngörülmüştür.
Olayda, davacı tarafından taşınmazın kalan kısmında yapılaşabilmek amacıyla bedelsiz olarak yola terk edilen 5677 m2 alandan 390,01 m2'sinin davalı idarece imar planı değişikliği sonucunda Polatoğlu Mahallesi, 954 ada, 27 parselde ticaret alanı olarak kendi adına tescil edildiği, ardından 07/09/2018 tarih ve 260 Sayılı Meclis Kararı ile Abdurrahman Gazi Mahallesi, Bediüzzaman Caddesinde yapılan yol, asfalt ve kaldırım çalışmaları kapsamında yol güzergahında çalışmalara engel teşkil eden özel şahıslara ait 3 adet dükkanın yıkılarak Polatoğlu Mahallesi, 954 ada, 27 parsel sayılı 390,01 m2' lik taşınmazla trampa yapılması için Encümene yetki verildiği, bu duruma göre davacı tarafından bedelsiz olarak yola terk edildikten sonra davalı idarece ticaret alanı olarak kendi adına tescil edilen taşınmazın yol çalışmasına engel teşkil eden dükkanların taşınması için kullanılacağı, yani idarenin taşınmazı kamu yararı amacına tahsis ettiği, kaldı ki anılan mevzuat hükümlerine göre yola terk edilen bu kısmın davalı idarece bedelsiz olarak davacıya iadesinin söz konusu olamayacağı göz önüne alındığında, taşınmazın iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine yönelik işlemde ve trampa yapılmasına yönelik encümene yetki verilmesine dair 07/09/2018 tarih ve 260 Sayılı Meclis Kararında hukuka aykırılık, aksi yöndeki istinafa konu Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulüyle Van 3. İdare Mahkemesi'nin 18/11/2019 tarih ve E:2019/7, K:2019/1893 Sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine, aşağıda dökümü yapılan 318,20.-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 353,30-TL yargılama gideri ile kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 2.590,00.-TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye ödenmesine, kullanılmayan 59,10 TL Delil Tespiti Harcının istemi halinde davacıya, 73,10 TL Yürütmenin Durdurulması Harcının ise istemi halinde davalı idareye iadesine, artan posta ücretlerinin Mahkemesince re'sen yatıranlara iadesine, 2577 Sayılı Kanun'un 45/6. maddesi uyarınca kesin olarak, 19/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)