(3194 S. K. Geç. m. 16) (2577 S. K. m. 45, 46) (5393 S. K. m. 18) (Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar m. 7)
İSTEMİN KONUSU: İstanbul 10. İdare Mahkemesinin 30.10.2019 tarihve E:2019/903, K:2019/2099 sayılı kararının istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. maddesi uyarınca 15/08/2018 düzenleme tarihli, F1O9EUDD belge nolu Yapı Kayıt Belgesi verilen ve belediyenin özel mülkiyetinde bulunan İstanbul İli, Sarıyer İlçesi, …… Mahallesi, 983 ada, 59 parsel sayılı taşınmazın rayiç bedel üzerinden satılması istemiyle yapılan 08/11/2018 tarihli başvurunun reddine ilişkin 21/01/2019 tarih ve 71777267-936.04 TN:14446 sayılı İstanbul Büyükşehir Belediyesi Emlak Yönetimi Daire Başkanlığı Mesken Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararının özeti: İstanbul 10. İdare Mahkemesince verilen 30/10/2019 tarih ve E:2019/903, K:2019/2099 sayılı kararda; ilgili mevzuat hükümleri ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte incelenip değerlendirildiğinde; satışı istenilen dava konusu taşınmazın tam hisse olarak davalı idarenin mülkiyetinde olup, hisse ve paylara ayrılmadığı, arsa ve arazi düzenlemeleri/imar uygulaması (parselasyon), ifraz ve/veya tevhit yapılmadığı, imar parsellerinin ve yapılaşma koşullarının oluşmadığı, bu haliyle bir taşınmazın hisselere ayrılmak suretiyle satışının yapılması ve tapuya alıcısı adına tescil edilebilmesi için gerekli olan vasıf ve niteliklerin (taşınmazın cinsi, sınırları, pafta, ada ve parsel numaraları ve sair) belirlenmediği, bu aşamada yapı kayıt belgesine konu taşınmazın satışının yapılmasına hukuken ve fiilen olanak bulunmadığı; diğer taraftan yapı kayıt belgesinin beyana dayalı olarak düzenlenmiş olması karşısında, bu belgenin ilgili idareye sunulması ile birlikte idarece taşınmazın yerinde ve imar işlem dosyasında yapılacak inceleme ile yapı kayıt belgesine konu yapının yerinde mevcut olup olmadığı, bu yapının hak sahiplerinin kim olduğu, 31/12/2017 tarihinden önce yapılıp yapılmadığı, yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılardan olup olmadığı, ilgili Kanunda öngörülen koşulları sağlayıp sağlamadığı ve sair hususların araştırılacağı anlaşılmakla, davalı idarece tesis edilen "yapı kayıt belgesi sahiplerinin satış taleplerinin başkanlıklarınca değerlendirilmekte olduğu, çalışmalar tamamlandıktan sonra 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16.maddesine göre davacının yaptığı satın alma talebinin değerlendirileceği" yönündeki dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, öte yandan, davacının başvurusunun, yapılan değerlendirme ve çalışmalar tamamlandıktan sonra davalı idarece reddedilmesi/olumsuz sonuçlanması durumunda, bu işleme karşı da yasal süreler içinde dava açılabileceğinin kuşkusuz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAFA BAŞVURANIN İDDİALARI: Davacı vekili tarafından; 3194 sayılı Yasanın geçici 16.maddesinde satışın yapılması için öngörülen şartların mevcut olduğu, yapının yapı kayıt belgesi düzenlenmeyecek yapılardan olmadığı, iddia edildiği gibi sosyal donatı alanında da kalmadığından bahisle kararın kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: İstinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "istinaf" başlıklı (Değişik 6545 S.K./19. md.) 45. maddesinin 4. fıkrasında; "Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir…”; 6. fıkrasında; "Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmü yer almaktadır.
5393 sayılı Belediye Kanununun 18.maddesinin (e) bendinde, “Taşınmaz mal alımına, satımına, takasına, tahsisine, tahsis şeklinin değiştirilmesine veya tahsisli bir taşınmazın kamu hizmetinde ihtiyaç duyulmaması hâlinde tahsisin kaldırılmasına; üç yıldan fazla kiralanmasına ve süresi otuz yılı geçmemek kaydıyla bunlar üzerinde sınırlı aynî hak tesisine karar vermek”, belediye meclisinin; 34.maddesinin (g) bendinde, “Taşınmaz mal satımına, trampasına ve tahsisine ilişkin meclis kararlarını uygulamak”, belediye encümeninin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
18/05/2018 günlü, 30425 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanununa eklenen Geçici 16. maddenin 1. fıkrasında; "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir." hükmüne, 7. fıkrasında; “Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlar Bakanlığa tahsis edilir. Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Bu durumda elde edilen gelirler bu maddenin ikinci fıkrasına göre genel bütçeye gelir kaydedilir. Ayrıca bu gelirler hakkında 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmü uygulanmaz.” hükmü yer almakta iken, 10 Temmuz 2019 tarih ve 30827 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7181 sayılı Kanunun 14.maddesi ile, 3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesinin yedinci fıkrasının ikinci cümlesine “akdi haleflerinin” ibaresinden sonra gelmek üzere “31/12/2019 tarihine kadar yapacakları satın alma” ibaresi eklenmiş, dördüncü cümlesinde yer alan “beşinci fıkrası” ibaresi “beşinci fıkrası, yapı ve tesisler hakkında ise onbirinci fıkrası” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya “Yapı kayıt belgesine konu taşınmaz için 24/2/1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre tapu tahsis belgesi alınması ve bu belgeye esas arsa bedellerinin ödenmiş olması hâlinde bu madde uyarınca ayrıca satış bedeli alınmaz. Yapı kayıt belgesi alınan taşınmazların satışa konu edilen kısımlarından yapı kayıt belgesi tarihi ile satış tarihi arasındaki dönem için ecrimisil alınmaz, tahakkuk ettirilen ecrimisiller terkin edilir, satış tarihi itibarıyla tahsil edilen ecrimisil tutarı satış bedelinden mahsup edilir, bu tutardan fazlası iade edilmez.” cümleleri eklenmiş, 8.fıkrasında; “Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların belediyelere ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bedeli ilgili belediyesine ödenmek kaydıyla taşınmazlar rayiç bedel üzerinden belediyelerce doğrudan satılır.” ve 9.fıkrasında; “Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz.” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan madde uyarınca 06/06/2018 günlü, 30443 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esasların 7.maddesinde, “(1) Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlardan özel kanunları kapsamında kalan ve bu özel kanunlara göre değerlendirilmesi gerekenler dışında kalanlar Bakanlığa tahsis edilir. Tahsis işleminden sonra, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bu taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Rayiç bedel Bakanlıkça tespit edilir veya ettirilir. Bu suretle yapılacak satışlarda satış bedeli, en az yüzde onu peşin ödenmek üzere beş yıla kadar taksitlendirilebilir. Taksit tutarlarına ödeme tarihine kadar kanunî faiz oranının yarısı uygulanır.
(2) Taşınmazın yüzölçümü büyük olmakla birlikte üzerindeki yapının küçük bir alanı kaplaması halinde yapının bulunduğu alan ifraz edilerek, ifrazın mümkün olmaması durumunda taşınmaz hisseli olarak satışa konu edilir.
(3) Birinci fıkra uyarınca yapılan satışlardan elde edilen gelirler genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere, Hazine ve Maliye Bakanlığının merkez muhasebe birimi hesabına yatırılır. Bu gelirler hakkında 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmü uygulanmaz.
(4) Belediyelerin özel mülkiyetinde olan taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olan yapılara Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Böyle bir durumda, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bedeli ilgili belediyesine ödenmek kaydıyla taşınmazlar rayiç bedel üzerinden belediyelerce doğrudan bunlara satılır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. maddesi uyarınca 15/08/2018 düzenleme tarihli, F1O9EUDD belge nolu Yapı Kayıt Belgesi verilen ve belediyenin özel mülkiyetinde bulunan İstanbul İli, Sarıyer İlçesi, A1 Mahallesi, 983 ada, 59 parsel sayılı taşınmazın rayiç bedel üzerinden satılması istemiyle 08/11/2018 tarihinde başvuruda bulunulduğu, bu başvurunun, 59 parsel sayılı taşınmazın yürürlükteki imar planlarında kısmen yol, park, ticaret alanı ve konut alanında kaldığı, yapı kayıt belgesi sahiplerinin satış taleplerinin Başkanlıklarınca değerlendirilmekte olup çalışmalar tamamlandıktan sonra satın alma talebinin değerlendirileceğinden bahisle 21/01/2019 tarih ve 71777267-936.04 TN:14446 sayılı İstanbul Büyükşehir Belediyesi Emlak Yönetimi Daire Başkanlığı Mesken Müdürlüğü işlemiyle reddedilmesi üzerine anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Kamu hukukunda bir makama verilen yetkinin, aksine bir hüküm bulunmadıkça o makam tarafından kullanılacağı tartışmasız olup, yukarıda hükmüne yer verilen 5393 sayılı Kanun uyarınca belediyelerin özel mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların satışına karar verme yetkisi belediye meclisine ait olduğundan, Yapı Kayıt Belgesi verilen ve belediyenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazın rayiç bedel üzerinden satılması istemiyle yapılan başvurunun belediye meclisine sunularak meclis tarafından bir karar verilmesi satış kararı alınması durumunda ise yine yukarıda alıntısı yapılan yasa hükmü gereğince kararı uygulamakla yetkili encümen tarafından satış ile ilgili sürecin tamamlanması gerekirken, yetkisiz makam olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Emlak Yönetimi Daire Başkanlığı Mesken Müdürlüğünce meclis gündemine alınmadan başvurunun reddedilmesinde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki Mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul 10. İdare Mahkemesinin 30/10/2019 tarih ve E:2019/903, K:2019/2099 sayılı kararının KALDIRILMASINA, dava konusu işlemin İPTALİNE,
2-Aşağıda dökümü yapılan 183,80.-TL dava ve 178,30.-TL istinaf gideri olmak üzere toplam 362,10.-TL yargılama giderlerinin ve kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00.-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
3-Artan posta giderinin mahkemesince istinaf isteminde bulunana iadesine,
4-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 6. bendi gereğince kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemesine gönderilmesine,
5-Aynı Kanun maddesi uyarınca kesin olarak 30/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)