(2577 S. K. m. 45, 49) (5901 S. K. m. 16)
İSTEMİN ÖZETİ: Mısır vatandaşı olan davacının evlenme yoluyla Türk vatandaşlığının kazanılması istemli başvurusunun; davacı ve eşi arasında Büyükçekmece Aile Mahkemesi'nin 2017/1144 esas sayılı dosyasında boşanma davalarının olduğu ve Büyükçekmece 3. Aile Mahkemesi'nin 2018/478 D. İş Esas sayılı dosyasında 6284 Sayılı Kanuna göre "Koruma kararı" verilmesi nedeniyle 5901 Sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 16. maddesinin (a) bendindeki "Aile birlikteliği içinde yaşama" şartını taşımadığından bahisle işlemden kaldırılmasına ilişkin 19.10.2018 tarih ve 90734 Sayılı İstanbul Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılan davada; davacının aile birlikteliği içinde yaşayıp yaşamadığı bir yana bırakılacak olursa başvuru için gerekli olan belgeleri tamamlayarak idareye sunduğu ve şekli müracaat koşullarını sağladığı görüldüğünden, bu aşamadan sonra davalı idarece kendi kanaatiyle birlikte dosyayı karar alınmak üzere İçişleri Bakanlığı'na göndermesi ve aile birlikteliğinin sağlanamaması durumunun Bakanlıkça değerlendirilmesi ve gereğinin takdir edilmesi gerekirken; aile birlikteliğinin sağlanamadığından bahisle başvurusunun doğrudan işlemden kaldırmasına yönelik dava konusu işlemde "yetki" yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin İstanbul 9. İdare Mahkemesi'nce verilen 26/09/2019 tarih ve E:2019/544, K:2019/1901 Sayılı kararın; davalı idare tarafından, davacının başvuru dosyasının düzenlenmiş olduğu ancak davacı tarafından tahkikat yapılabilmesi için müracaat edilmediği, idarelerince yapılan işlemin hukuka ve mevzuata aykırılık teşkil etmediği iddialarıyla 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dokuzuncu İdare Dava Dairesince dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
KARAR: 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ''İstinaf'' başlıklı 45. maddesinin 2. fıkrasında; istinafın temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu belirtilmiş, anılan maddenin 3. fıkrasında ise, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, kararda maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise, gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği hükme bağlanmıştır.
Aynı kanunun ''Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar'' başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında ise; ''görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksiklikler bulunması'' bozma nedenleri olarak belirlenmiş bulunmaktadır.
SONUÇ: Dava dosyasının incelenmesinden; istinaf yoluyla kaldırılması istenilen İdare Mahkemesi kararında kanunda sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından ve dilekçede ileri sürülen iddialar da sözkonusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden başvurunun reddine, aşağıda dökümü gösterilen kanun yolu aşamasına ait yargılama giderlerinin istinaf yoluna başvuran üzerinde bırakılmasına, başvuru sırasında tahsil edilen tebligat avansından artan kısmın Mahkemesince ilgilisine resen iadesine, kararın taraflara tebliği amacıyla dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, temyiz yolu kapalı olmak üzere kesin olarak, 01/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)